Gök gürültüsü, havai fişek, silah sesleri ve yüksek ses içeren her türlü durum pek çok köpek ve kedinin korkulu rüyasıdır. Korku, tehlikelere karşı vücudun verdiği normal bir duygudur. Alışılmadık bir ses karşısında verilen geçici korku tepkisi doğaldır ve kısa zamanda tolare edilerek alışılabilir ancak bazı köpek ve kedilerde bu durum abartılı tepkilere yol açabilir ve hem kendi hem de köpek/kedi yakınının hayatını zorlaştırabilir.
Korku durumunda sempatik sinirlerin uyarımı sonucu adrenal medulladan epinefrin salgılanır ve bu durum hayatta kalmak için vücudun bildiğimiz ‘kaç-savaş’ taktiği gelişmesine neden olur. Bu durum, birden fazla sistemi etkileyip, uzun vadede farklı klinik semptomlara yol açabilir. Dokunulma ya da tutulmaya karşı muhtemel agresyon, aşırı dikkat kesilme, kaçınma davranışları, titreme, kendine zarar verme, HPA aksisin uyarılması sonucu glukokortikoidlerin üretimi ve vücuda salınımı, aşırı salivasyon, kusma, ishal, kalp hızının artması, göz bebeklerinin büyümesi, sürekli saklanması nedeni ile yemek yememe, iştahsızlığa bağlı kilo kaybı, kondüsyon düşüklüğü ve kendini aşırı yalama sonucu dermatolojik lezyonlar görülebilir.
İnsanlarda da gök gürültüsü fobisi (brontofobi) görülmektedir. Bu fobiler, özgül fobiler olarak adlandırılır ve belirli bir nesne veya durumla ilgili kayda değer düzeyde korku ve kaygı yaşanma durumu olarak tanımlanır. En önemli özelliği, kişinin korku duyduğu durumun sınırlı ve belirli olmasıdır.
Seslere karşı gelişen fobilerin oluşum zamanı ve nedeni belirlenemeyebilir. Genetik alt yapısından bahsedilse de gürültü duyarlılığının başlangıcı farklı gelişim veya yaşam aşamalarında özellikle sosyalleşme döneminde (3 ila 12 haftalık) veya ilk hassas korku döneminde (8 ila 10 haftalık) ortaya çıkabilirler. Köpek ve kediler, 8 haftalık olduklarında travmatik deneyimlerini hatırlamaya ve yetişkinliğe kadar korumaya başlayabilirler. Gürültüden kaçınma juvenil dönemde ortaya çıkabilir ve 2-3 yaşında belirgin hale gelebilir. Köpeklerin 1/3’ünde gürültülere karşı fobi görüldüğü bildirilmektedir.
Bu problemler, uyaran ortaya çıktığında görüldüğü için hasta yakınının verdiği anamnez yeterli gibi gözükse de ağrı yaratan durumlar belirtileri kötüleştirebilir. Tüm kedi ve köpeklerin genel muayenesi eksiksiz yapılmalı, hemogram ve serum biyokimyasal muayeneler tamamlanmalıdır. Yaşlı köpekler, bilişsel fonksiyon yetmezliği, endokrin hastalıklar, osteoartritis açısından özellikle muayene edilmelidir.
Gürültüye karşı geliştirilen fobi pek çok farklı stimulus tarafından tetiklenebilir. Gök gürültüsü bunlardan en çok görülenidir. Köpeklerde belirtilen klinik bulgulara eşlik eden sürekli saklanma, bazen aşırı ses çıkartma, sürekli yürüme-volta atma, yıkıcılık, kendine zarar verme ya da evden kaçma girişimleri sırasında yaralanma en korkulan sonuçlardır. Kedilerde saklanma belirtilerinin yanı sıra idrarla işaretleme, idrar yolu enfeksiyonları ve direkt olmayan agresyon görülebilir. Ses ile stimule olan epileptik nöbetler tanıda muhakkak düşünülmelidir.
Havai fişek gürültüsü de benzer etki yaratabilir. Özellikle düğün sezonu olan bahar ve yaz ayları, toplu kutlamalar kedi ve köpekler için azap olabilmektedir. Av sezonlarında kurşun sesleri, kaos ve gürültü ortamı olan futbol maçları, kutlama adı altında yapılan aşırı gürültü kedi, köpek, kuşlar ve pek çok yaban hayatında fobileri tetikleyen ilk başlatıcı unsur olabilirler. Belli insanların sesleri, kavga ve tartışma sesleri, tiz çocuk gürültüleri, anahtar ve bozuk para şıkırtısı ve tahmin edilemeyen pek çok rahatsız edici ve yüksek volümdeki sesler de gürültü/ses fobisine örnek verilebilir.
Bu hastaların tedavisi ve yönetimi akılcı ve uzun vadeli bir çalışmayı gerektirir. Çözüm önerilerini bir sonraki yazımda bulabilirsiniz. Bu hastaların tedavisi ve yönetimi akılcı ve uzun vadeli bir çalışmayı gerektirir. Çözüm önerilerini bir sonraki yazımda bulabilirsiniz.


















