Kediler yüzyıllardır bizimle birlikteler, özellikle toplumumuzun kedilerle ilişkisi daha da özel ve samimi. Dünyada her gün YouTube, TikTok, Instagram, Facebook gibi platformlarda milyarlarca video izleniyor. YouTube’da günlük toplam video izlenme sayısı 30 milyar civarında. Araştırmalara göre internette izlenen videoların %10 ila %15'i hayvan videoları, bunun da önemli bir kısmının kedi videoları olduğu biliniyor. Tabii bu videoların bir kısmı maalesef en iyi ihtimalle hayvan haklarına saygısızlık, en kötü ihtimalle de suiistimal sayılabilecek görüntüler içerebiliyor. İnsanların yüzyıllardır bu kadar merak ettiği, hatta içten içe saygı ve hayranlık duyduğu bu canlılar hakkında acaba bildiklerimiz doğru mu? En bilinen yanlışlara göz atarsak,
Yanlış İnanış: Kediler yalnızlıktan hoşlanırlar.
Kediler sosyal hayvanlardır, 5-10 bireylik gruplar oluşturabilirler, güvenlik ve dişiler arasında yavru bakımı ile ilgili yardımlaşma çalışmaları olabilir.
Yanlış İnanış: Kediler yan yana mama kaplarında sorunsuz yemek yiyebilirler, huzurla su içebilirler.
Kediler sosyal hayvanlar olmakla birlikte bireysel avcıdırlar, küçük böcekler ve nadiren kuşları avlasalar da yavruları dışında diğer kediler ile yemeklerini paylaşmak istemeyebilirler. Yan yana dizilmiş mama ve su kapları yerine, birbirlerinden uzak beslenmeleri daha az strese yol açar. Yan yana olan mama kapları kedilerin birbirlerini sürekli izleyerek huzursuz bir şekilde beslenmelerine, hızlı yemelerine ve kavgalara yola açabilir.
Yanlış İnanış: Kediler kavga etmiyorlarsa mutludurlar.
Kediler arasındaki gerginlik her zaman kavga ile sonuçlanmaz ama kavga etmemeleri de mutlu olduklarını göstermez. Kedilerin kavga etmemeleri streste olmadıklarını göstermez, sadece tahammül ediyor olabilirler ancak sürekli strese maruz kalmak hipotalamus hipofiz adrenal sistemin sürekli uyarılmasına ve sürekli kortizol salınımına yol açar, bu durum başta immun sistem olmak üzere tüm endokrin sistem üzerine olumsuz etki göstermektedir. Evde yaşayan kediler arasındaki ilişki, rekabet yaratan durumlar ve strese yol açan olaylar dikkatlice irdelenmeli ve akılcı çözümler getirilmelidir.
Yanlış İnanış: Kediler beklenmedik davranışlar gösterebilirler ve çoğu agresftir.
Her kedinin genetik yapısı, yaşadığı travmaları, sosyallik seviyeleri birbirinden farklıdır. Bir kediyi agresif, baskın, itaatkar, zorba, kurban gibi etiketlemek doğru bir davranış tarzı değildir, farklı durumlar karşısında her kedinin cevabı farklı olabilir. Durumlar karşısında farklı hareket ediyor olması kedinin öncelikleri hakkında bilgi sahibi olunmaması, tutarsız davranış sergilenmesi, altta yatan ağrı ve korku temelli olabilir.
Yanlış İnanış: Kediler nankördür.
Kedilerin tercihlerini anlatmadaki ve kişilerin beden dilini algılayabilme yetenekleri nedeni ile zaman zaman bu tip basmakalıp etiketlere maruz kalsalar da her kedinin farklı karakterde olduğu, insan ya da diğer kediler ile sosyalleşme istekleri unutulmamalıdır.
Yanlış İnanış: Kediler yakaladıkları fareleri yerler.
Kediler çoğu zaman yakaladıkları fareleri yemezler, yakalamak için verdikleri çaba, genellikle av içgüdüsünü tatmin amaçlıdır. Yakaladıkları fareleri sersemletip yavru kedilerin av davranışını geliştirmek için denek olarak kullandıkları bilinir.
Yanlış İnanış: Bir sosyal gruptaki kedilere eşit davranılması gerekir.
Sosyal bir gruptaki tüm kedilerin ihtiyaçları tabii ki karşılanmalıdır, ancak tüm kedilerin ihtiyaçlarının aynı olmadığı da unutulmamalıdır. Örneğin evdeki hasta olan kediler diğerlerine göre daha fazla bakım ve ilgi gerektirir ve bir kedinin, yakınının daha fazla zamanını ve dikkatini gerektiren özel tıbbi sorunları olabilir.
Yanlış İnanış: Kediler her zaman birden fazla sayıda bakılmalıdır.
Böyle bir bilimsel ve yönetimsel zorunluluk olmamakla birlikte türdeşleri ile birlikte olabilmesinin bazı davranış kalıplarını öğrenmesi, sosyal ihtiyaçlar, eğitim alma gibi nedenlerle tavsiye edildiği bilinmelidir ancak bu, tek yaşayan kedilerin mutsuz olduğu anlamına da gelmemektedir.
Yanlış İnanış: Erişkin kediler yeni bilgiler öğrenemez, eğitilemez ve oyun oynamazlar.
Öğrenme süreci süreklilik gösterir. Her kedi, karşılaştığı her olaydan bir deneyim çıkartır, değişmeye ve dönüşmeye devam eder. Kedilerin de, köpekler gibi ödülle eğitim almaları mümkündür.
Yanlış İnanış: Kediler anlaşamıyorlarsa ayırmak doğru değildir, gerekirse kavga ederek kendi ilişkilerini düzenlemelilerdir.
Aynı ortamda yaşamak istemeyen, kavga etmek yerine saklanmayı seçen bireyler diğer kediler ile iletişim kurmak için zorunlu hissetmemelidirler. Stres, korku ve kaygılarını görmezden gelerek savunmasız hale getirilen kedilerin iletişime zorlanması kavga ve yaralanmalara yol açarak gelecekte sorunların büyümesine neden olabilir.
Kediler ile ilgili doğru bilinen pek çok yanlış ve efsane bulunmaktadır. Konu hakkında eğitimsiz kişilerin bilimsel temele dayanmayan görüşlerinin kulaktan kulağa yayılması maalesef doğrulardan daha hızlı olmaktadır, kediler ile yakınları arasındaki ilişki çok özeldir ve bunu bozabilecek her türlü durumdan uzak durulmalı, bilgi sadece veteriner hekimlerden alınmalıdır.


















