Deprem ülkemizde en sık yaşadığımız doğal afetlerden birisi maalesef… Peki bizimle beraber yaşadığımız can dostlarımız için deprem sırası ve sonrasında neler yapmalıyız?
Evden çıkartılamaması durumunda ne yapılmalı? Deprem sırasında ağır hasarlı binalara girilmemesi önerilmektedir. Ancak eğer alınabilme durumu olursa, kedi/köpek korkutulmadan, ismi yumuşak tonda söylenerek çağrılması, eğer sahibi hayattaysa onun sesi ile kaydedilmiş bir video kedi/köpeğin size yaklaşmasını sağlayabilir. Karşılaşıldığında çok korktuğu dikkate alınarak yavaş ve sakin hareket edilmeli, ismi ile çağrılmalıdır. Eğer korku nedeni ile reaktivite durumu varsa gözüne bakmadan, yandan yaklaşılmalıdır. Aç ve susuz olduğu düşünülerek bir miktar kuru ve hatta yaş mama bulundurulmalıdır. Alırken dikkatli olmalı, ani hareketlerden kaçınılmalı, gerekirse eldiven kullanılmalıdır. Büyük ve korkutucu eldivenler yerine dayanıklı ve ten rengi olanlar daha kullanışlı olabilir. Yakalama sırasında büyük havluların ya da ince battaniyelerin kullanılması gereksiz yaralanmaların önüne geçebilir. Eldivenlere, havlulara ve taşıma kutularına feromon sprey sıkılması dokunulmayı kolaylaştıracaktır. Deprem anında taşıma kutularının bulunamaması ya da günler boyunca konulabilecek başka bir kafes bulunamadığı için taşıma kutusunda kalan kediler, ortamdaki kaos ve gürültü ile birleşince son derece strese girmektedirler. Kutuların üzeri hava alacak şekilde ince bir örtü ile kapatılması, her hareketten ve sesten etkilenmesini minumum hale getirecektir. Herhangi bir kanama durumunda baskı uygulayarak kanın durdurulmasına çalışılmalıdır. Mümkün olduğu kadar tırmalanma ve ısırılma riski en aza indirilmelidir. Deprem zamanı bulunması giderek zorlaşan kuduz ve tetanoz aşısı yapılma riski minumumda tutulmalıdır. Kırık ya da kafa travması riskine karşılık yaralı bulunan hastaların sevki sedye ile yapılmalı, hayvan sedyeye sabitlenmeli, çok zorunlu durumda sedasyona alınmalıdır. Tüm kedi ve köpekler çıktıkları enkaz ile birlikte fotoğraflanmalı, kayıtları dikkatlice tutulmalı ve deprem öncesi hazırlanan bir kayıp hayvan veri tabanına yüklenmelidir. Her şeye rağmen kedi, köpek ve kuşların yakalanamadığı durumlarda yardımcı ekip gelene kadar su ve gıda yardımı yapılmalı, mümkün olduğu kadar çok alana kuru mama serpilmelidir.
Deprem bölgesinden sahiplenilen hayvanlara karşı nasıl davranılmalı? Geçici olarak klinik, sahra çadırı ya da kafeste kalıyorsa mümkün olduğu kadar bir uygun bir alan sağlanmalıdır. Kediler kafeste kalmayı tercih ederken, köpekler tuvalet ihtiyacı nedeni ile gezdirilmek zorundadır. Köpeğin/kedinin beden diline dikkat edilmeli, özellikle ilk günlerde gereksiz streslerden kaçınılmalıdır. Zorla sevilmemeli, sürekli öpülmemeli, ani ses ve ışıktan kaçınılmalıdır. Kapalı ve elektriğin olduğu bir alansa feromon diffusorları işe yarayabilir, eğer elektrik sağlanamıyorsa feromon spreyler ile bölgeye alışması sağlanmalıdır. Adaptasyonun daha kolay olması için kaygı giderici ürün ya da ilaçlar kullanılmalıdır. Artçı sarsıntılar, oluşan kaos ve gürültüye, yakınlarının olmaması eklenince hayvanlar son derece gergin olabilir ve saklanmayı seçebilirler. Saklanabilecekleri alanlar yapmak, rahatsız etmemek, tırmanabileceği üst raflara çıkmalarını kolaylaştırmak yapılacak ilk işler olmalıdır. Deprem sonrası yardım amacı ile hızlıca alınarak başka evlere aktarılan kediler, evdeki diğer kediler ile gerginlik yaşamakta ve kavga oluşabilmektedir. Bu yüzden mümkünse alışma evresinde ayrı bir oda tahsis edilmesi ya da kedileri olmayan evlerde misafir edilmeleri tercih edilmelidir. Gelen kedi kadar evde yaşayan diğer kedilerin de strese girmesi önlenmeli, refah koşullarına dikkat edilmelidir.
Hasta yakınları ile doğru iletişim: Kedi ve köpeklerin stresini azaltmaya çalışırken aynı anda kendisi de mağdur olmuş, canı yanmış, yakınlarını kaybetmiş, kedi/köpeği için endişelenen insanlar ile de ilgilenilmesi gerekecektir. Kedi/köpeği enkazda kalmış, sonradan kurtarılmış, yaralanmış, çok korkmuş olan insanlar, normalden daha fazla endişelenecek, onları koruyamadığını düşünecek olabilirler. Deprem anında yakalayamadığı ya da hasarlı evlerine giremedikleri için kedi ve köpeklerini alamayan insanları yargılamak, hesap sormak, bulunan kedi/köpeklerini onlara geri vermemek daha da yıkıcı sonuçlara yol açacaktır. Bu nedenle konuşmalarda kelimeleri oldukça dikkatli seçmek, beden dilimiz ile yargılayıcı ya da suçlayıcı ifadelerden kaçınmak için özen gösterilmelidir. Ölüm korkusu altında herkesin aynı şekilde davranmadığı, koşulların ya da kayıpların bilinmediği ortamlarda yorumdan kaçınılmalıdır. Aynı davranış biçimini sadece veteriner hekimler değil tüm klinik personeli benimsemeli, hasta yakınları diğer kedi/köpek yakınlarından ayrı tutulmalı, hastaların hikayeleri yüz yüze ya da sosyal medyada uluorta paylaşılmamalı, hasta haklarına azami saygı gösterilmelidir.
Nakiller: Bölgeden uzaklaşma olanakları varsa kedi/köpek yakınları mümkün olduğu kadar hayvanlarını uzak bir bölgeye nakletmelidirler ancak yolların durumu, sağlık ve güvenlik nedenleri ile kedi/köpeklerinin yanlarında kalmaları daha mantıklı ise hayvanlar aşırı ses ve gürültüden korunmalıdır. Artçı sarsıntılar, sürekli çalan sirenler, gürültü ve kaos hayvanları daha da tedirgin etmektedir. Depremde aynı arabayı ya da çadırı paylaşmak zorunda kalındığı için kedi/köpek yakınları başka insanları rahatsız etmemek için daha fazla endişe yaşamaktadırlar. Çok korkan kediler ve köpekler sürekli ses çıkartmakta ve yalnız kalmak istememektedirler. Zaten çok gergin olan insanlar arasında bu durum tartışmalara yol açabilmektedir. Nakiller sırasında taşıma kutularına feromon spreyler sıkılabilir, köpekler için tasma olan formu denebilir. Hayvanı olan insanların birbirlerinin hayvanlarına da daha sabırlı ve anlayışlı olacağı düşünülerek başka bölgelere mümkünse aynı araç ile transferleri planlanmalıdır.
Sahiplendirme: Deprem bölgesinde bulunan kedi ve köpekler bir süre kliniklerde ya da bu iş için ayrılmış alanlarda bekletilmeli, sağlık sorunları giderilmeli, tek tek fotoğraflanmalı, tek bir sisteme kayıt edilmelidir. Karantina süresi beklenmeden bir anda bölgedeki hayvanların başka illere dağıtılması başta kuduz olmak üzere tüm viral hastalıkların yayılmasına yol açabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Sahiplendirme için acele edilmemeli, gönüllü evlere, hayvanlar kayıt altına alınarak verilmeli, ailesi tarafından geri istenen hayvanlar için zorluk çıkartılmamalıdır.
Başta deprem olmak üzere tüm afetler için önce bireysel, sonra da ülke çapında planlar oluşturulmalı, tatbikatlar yapılmalıdır. Gönüllü veteriner hekim organizasyonları mümkünse tek kurum üzerinden planlı şekilde organize olunarak gerçekleştirilmelidir.


















