Oyun ve avlanma davranışları kedilerin hayatlarının önemli bir parçasını oluşturur. Bir kedi, karnı tok dahi olsa günde 90-100 kez avlanma davranışı gösterir, bununla birlikte oyun davranışlarının temelinde de avlanma ve sosyal iletişim ihtiyacı vardır. Kedi yakınları ile kedileri arasındaki özel bağın kuvvetli olması, birlikte geçirdikleri kaliteli zaman ile yakından ilişkilidir. Kedi ebeveynleri, kedilerine oyuncaklar vasıtası ile oyun oynatma eğilimindedirler. Özellikle oltalı oyuncaklar hareket halindeki objelere olan ilgilerini tatmin etmek için en uygun oyuncaklardır. Yeterli oyun ve etkileşim sağlanmamış kediler daha stresli, yürürken ayaklara hamle yapan ve sürekli ısırma eğiliminde kediler haline gelebilir. Oyun, sosyal iletişimi arttırır, endorfin ve serotonin seviyesini yükseltir, stres ile baş edilmesini sağlar. Aynı zamanda hareket etmesine olanak vererek kilo kontrolüne yardımcı olur, gastrointestinal sistemin motilitesinin sağlanması açısından vazgeçilmezdir.
Oyun ve türe özgü avlanma davranışını teşvik etmek için lazer ışık işaretçilerinin kullanılması kedi yakınları arasında popüler bir davranıştır. Lazer kullanarak insan ve kedi arasındaki etkileşimli oyun, kedi yakını ve kedileri arasında etkileşime izin vermesi açısından dikkat çekici olsa da bazı sorunları barındırmaktadır. Lazer, içerdiği ışık sayesinde kedilerin dikkatini çekip hareket etmesi için motive eder. Bir çok kedi yakını kedilerinin sadece lazer ile oynadığını başka türlü aktive edilemediğini ve kilo kontrolü sağlamak için mecbur olduklarını ifade eder ve lazer ile oynatma konusunda ısrarcı davranırlar.
Kedilerde av davranışı saklanma, pusu kurma, saldırı ve yakalama sırası ile gerçekleşir. Lazer ile oynama sırasında kedi saklanır ve pusu kurar, hareketin yarı evresi tamamlanmış olur ancak harekete geçtiğinde kedi avını asla yakalayamaz. Bu durumun, kompulsif davranışlar da dahil olmak üzere kedi davranış sorunlarına ortak katkıda bulunan hayal kırıklığı ve stresi tetikleyebileceği öne sürülmüştür. Bu nedenle, kedilerle oynamak için lazer işaretleyicilerin kullanılması kompulsif davranışların gelişmesine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Konu ile ilgili çalışmalarda kedilerde dönüşlerin veya kuyruk takiplerinin meydana gelmesi, ışıkları veya gölgeleri kovalama, ışıklara veya yansımalara takıntılı bir şekilde bakma ve belirli bir oyuncağa odaklanma arasında önemli ilişkiler bulunduğu bildirilmektedir. Kompülsif davranışlar genellikle çatışmalardan kaynaklanır ve tekrarlayıcı, abartılı veya sürekli oldukları ve bağlam dışında sergilendikleri için anormal görünürler. Kedilerde kompulsif bozukluğun yaygın belirtileri olan aşırı yalama, kuyruk kovalama/ısırma, kendine yönelik saldırganlık gibi davranışlar ile birlikte gölgelere bakma veya ışık yansımalarını kovalama gibi halüsinasyon davranışları da görülebilir.
Kedilerde kompulsif bozuklukların tedavisinde öncelikle nedeni ortadan kaldırmak yani lazer ile oynamasını durdurmak esastır. Tedavi için veteriner hekime başvurulmalıdır. Çevresel zenginleştirmenin sağlanması, stresi ve strese bağlı davranış sorunları geliştirme riskini azaltmak için tasarlanmış tedavinin bir diğer önemli bileşenidir. Zenginleştirmeye yönelik oyuncaklarla etkileşimli oyunlar fayda sağlar. Israrla lazer işaretleyicilerle oynamak isteyen kedi yakınları için oyunun belli aşamalarında kuru mama ya da ödül maması ya da küçük bir oyuncak fare atmak, bu av davranışının yakalama kısmının da oluşturulmasına olanak verecektir.
Diğer önemli bir konuda lazer işaretleyicilerin gözde makula tabakasında hasara yol açması ve retinopati oluşturma riskidir, bu yüzden özellikle çocukların lazer ile kontrolsüz şekilde kedilerle oynamasına engel olunmalıdır. Bunun yanında lazere aşırı ilgi gösteren kedilerin kontrolsüzce hareketleri, ani atlama, zıplama da fiziksel zorlanma oluşturabilir. Kedilerde oluşan hüsran duygusu, stresi tetikleyebilir.
Sonuç olarak, kedilerle oynamak için lazer işaretleyicilerin kullanımı ile kompulsif bozukluklar arasında ilişkili olma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle kedi yakınlarının kedileri ile lazer işaretleyiciler vasıtası ile oynamamaları noktasında farkındalık sağlamanın gerekli olduğu düşünülmektedir.


















