Biz veteriner hekimler ‘Köpek ve kedilere eğitim verilmeli midir?’ sorusunu sıklıkla duyarız. Özellikle köpeklere eğitim verilmesinin zorunlu olduğunu düşünen kişi sayısı oldukça fazla. Köpekler tabii ki yeni şeyler öğrenmeliler ama bu asla şiddet ve zorla olmamalı. Köpekler, sadece sevdikleri ve oyun oynamak için insanları ile beraber olmayı, vakit geçirmeyi isterler ancak eğitim adı altında köpeklere maddi, manevi şiddet uygulamak, zorbalık yapmak kesinlikle engellenmelidir. Eğitim için bir çiftliğe bırakmak, köpeğiniz için yapılacak en uygunsuz davranışlardan biridir. Henüz çok genç ve neşeli bir köpeği bir çiftliğe bıraktığınızda aranızdaki güven bağı zedelenecektir, bırakılan süreyi anlayamayacağı için terk edildiğini düşünmesi normaldir. Sonrasında da eğitimi bozacağı söylenerek köpek-insan iletişiminin kesilmesi köpeğin mental sağlığına vurulacak olumsuz darbelerden bir diğeridir. Köpek eğitimi köpeğin ailesi yanındayken yapılmalı ve eğitimi nasıl devam ettireceği anlatılmalıdır. Eğitime aktif olarak dahil olmayan ailenin, öğretilen komutların tekrarını sağlaması imkansızdır, bu durum öğrenmenin sönümlenmesini beraberinde getirmektedir.
Eğitim adı altında dominant ve zorba olmak özendirilmemelidir. Bazı eğitmenler yıllar önce vazgeçilen dominantlık teorisini öne sürerek köpeğinizin sürü lideri olmanızı, patronun kim olduğunu göstermenizin gerektiğini iddia eder ve şiddet içerikli hareketler yapmanızı tavsiye ederler. Bu teori zamanla önce vahşi kurtlar sonra da köpek davranışlarını tanımlamak için kullanılsa da son 25 yılda yapılan etolojik, davranışsal ve nörobiyolojik çalışmalar, alfa teorisinin hem kurtların doğal sosyal yapısını hem de evcil köpeklerin insanlarla kurduğu ilişkiyi yanlış temsil ettiğini ortaya koymaktadır.
Eğitim adı altında boğma tasmalar takılmamalı ya da tasma ile boğma hareketleri kesinlikle yapılmamalıdır. Eğitim şiddeti mağduru pek çok köpek maalesef davranış kliniklerinin kapısını çalmaktadır, bu hastaların normal hayatlarına ve özgüvenlerine geri dönmelerini sağlamak aylar hatta yıllar almaktadır. Bu yüzden, köpekler çiftliklere bırakılmamalı, akla ve vicdana uygun olmayan hiçbir yöntem kabul edilmemelidir. Olumlu, yapıcı ve destekleyici yöntemler ile eğitim tabii ki mümkün.
Peki kediler dediğinizi duyar gibiyim. Çoğu insan kedilerin eğitilmesini imkansız kabul eder, kedileri fazla özgür hatta vefasız olmakla suçlarlar ancak acaba gerçek böyle mi? Tabii ki değil, kediler de eğitilebilirler, uygun, teşvik edici ödül mamaları ve sabır ile onlara pek çok şey öğretmek mümkün. Son yıllarda önce köpekler sonra da kediler ile iletişim kurmayı hedefleyen butonlar da oldukça popüler. Bu butonların talebi ifade etmeyi kolaylaştırma, iletişim kaynaklı stresi azaltma, insan-hayvan bağını arttırma ve bilişsel zenginleştirme gibi olumlu özellikleri olduğu gibi hayal kırıklığı, anksiyete, aşırı ses çıkartma, öğrenilmiş çaresizlik ya da obsesif şekilde buton kullanımı gibi olumsuz etkileri de olabilir.
Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın önemli olanın kedi ve köpeğin bu eğitime istekle katılması, yeni şeyler öğrenirken mutlu olması ve insan-hayvan bağının kuvvetlenmesi olduğu unutulmamalıdır. Hangi canlı eğitimin eziyet olmasını ister ki!


















