• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
11:10
Balıkesir Büyükşehir'den Manyas'ın geleceğine güçlü yatırım
10:40
Antalya'da toplu ulaşımda klima denetimi
10:25
Alanya'da kırsal mahalle yollarına yaz bakımı
09:40
EGO Otobüs filosu güçleniyor
09:05
Gebelere yaz uyarısı
09:05
Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
07:40
Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
  3. BİR FİNCAN ŞEKERDEN FAZLASI
Yayınlanma: 19 Mayıs 2026 - 18:38

BİR FİNCAN ŞEKERDEN FAZLASI

19 Mayıs 2026 - 18:38
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR

Annelerin gün yaptığı, apartmanların birbirine yabancı olmadığı zamanlardı.

“Annem bir fincan şeker istemişti.”

O kapının güler yüzle açılacağını bilerek söylenen bir cümleydi bu.

Okuldan gelmişsindir, mutfaktan gelen tıkırtılar evin içine yayılır, yeni yapılmış temizliğin kokusu fırından çıkan böreğin kokusuna karışırdı. Anneler de yetişmesi gereken bir şeylerin telaşı olurdu hep. Tam her şey tamam derken bir eksik fark edilirdi. Bazen şeker, bazen un… Ama çözüm belliydi. Komşu teyzemize gönderilirdik, daimi görevli olarak evin küçüğü ise çalardı kapıyı. Aynı cümle böylece tekrar edilirdi. Ama o kapıdan alınan hiçbir zaman sadece bir malzeme olmazdı. Bir eksik tamamlanırdı belki, ama asıl tamamlanan insanın insana olan desteğiydi, varlığıydı.

Çok geçmezdi; fırından çıkan kekin kokusu apartmana yayılırdı. Ardından bir tabak uzatılırdı kapıdan. O tabak hiçbir zaman boş dönmezdi. İçine mutlaka bir şey konurdu. Bazen bir dilim börek, bazen birkaç kurabiye… Çünkü o tabak sadece yiyecek taşımazdı; emek, düşünce ve hatır taşırdı.

Çocuklar için bu paylaşım daha da görünürdü. Okula giderken beslenmeye bir tane fazla koyulurdu; “arkadaşınla paylaşırsın” diye. Sokakta oynayan çocuklara su verilirken yanındakine de uzatılırdı. Bahçesi olan evlerde, ağaçtan toplanan meyveler komşulara dağıtılırdı. “Göz hakkı” denirdi buna.

Bazı komşu teyzeler vardı; insanın gerçek akrabası değildi belki ama sevgisi öyleydi. Annesi memlekette olan birine ablalık yapar, gerektiğinde annesinin yerini doldurmaya çalışırdı. Aynı apartmanda yaşayan kadınlar sadece komşu değil, birbirinin yükünü hafifleten insanlardı.

Komşuluk dediğimiz şey aslında buydu: insanın insana açılması. Aynı binada yaşamak değil, aynı hayatın bir parçası olabilmekti.

Belki de komşuluk, kültürümüzün en doğal yaşam boyu öğrenme biçimiydi. İnsan birbirinden sadece yemek tarifi değil; paylaşmayı, misafir ağırlamayı, büyüğe saygıyı, küçüğe sevgiyi öğrenirdi. Aynı apartmanda yaşayan insanlar fark etmeden birbirine hayatı öğretirdi.

Komşuluk, bu toprakların içinden gelen bir alışkanlıktı aslında. Türk misafirperverliği denilen şey sadece misafir ağırlamak değil, hayatı paylaşabilmekti. Yedek anahtarın komşuda olduğu bir dünyaydı o zamanlar. İnsan bazen evini, bazen çocuğunu, bazen sırrını emanet ederdi birbirine. Çünkü güven, anlatılan değil yaşanan bir duyguydu. O günlerde hayat bereketliydi, sadece bir evin içine sığmazdı. Biraz taşar, biraz paylaşılarak yaşanırdı.

Zamanla bu taşma azaldı. Kapılar daha az çalınır oldu. Aynı apartmanda yaşayan insanlar, birbirine bu kadar yakınken eskisi kadar temas etmez oldu. Kapılar yerinde durdu ama o kapıları çalmak zorlaştı. İnsanlar yan yana yaşamaya devam etti, fakat birbirinin varlığını unutarak.

Kentsel dönüşümle birlikte mahallelerin görüntüsü değişti, modernleşti belki ama değişen sadece binalar olmadı. Birçok insan çocukluğunun geçtiği sokakları, kapısını çalmaktan çekinmediği komşularını, apartman içinde kurulan o küçük samimi anıları da geride bıraktı. Zamanla güven de değişti. İnsanlar artık bir adım atmadan önce daha çokça düşünür oldu. Tanımadığı birine yaklaşmak yerine uzak durmak daha kolay geldi. Eldeki telefon daha güvenli bir alan gibi görünmeye başladı.

Teknoloji ve İletişim hiç olmadığı kadar arttı. Yüz yüze görüşmeler aynı oranda artmadı. İnsanlar birbirini görür ama eskisi kadar tanımaz oldu. Sosyal medya uzun önce günlük yaşamın içine girdi, sonra merkezine yerleşti. Birçok şeyi kolaylaştırdı, ama birçoğunu da sessizce yerinden etti.

Komşuluk, misafirperverlik ve geri çevirmemek bu kültürün doğal parçalarıydı. İnsanlar birbirine gerçekten ulaşabiliyordu. Şimdi ise herkes çevrim içi, herkes aktif, herkes ulaşılabilir görünüyor… Ama kimsenin kapısını rahatça çalabileceği bir “komşu teyzesi’’ kalmadı sanki.

Gün içinde en çok vakit geçirilen yerler değişti. Aynı apartmanda kimin yaşadığını bilmeden, kilometrelerce uzaktaki insanların hayatı takip edilir oldu. Zamanla bu bir alışkanlığa, bazıları de için bağımlılığa dönüştü.

Bir alana fazla yönelince, başka bir şey eksiliyor. İnsanlar daha çok izler oldu, daha az temas eder oldu. Daha çok yorum yapar oldu, daha az hâl hatır sorar oldu.

Hep birlikte düşünelim: Bu değişim gündelik hayatta da kendini nasıl gösteriyor? Birine “günaydın” demek, kapıda karşılaşınca selam vermek, birine “kolay gelsin” diyebilmek… Bunlar eskiden doğal refleks olarak yapılan şeylerdi. Şimdi çoğu zaman atlanıyor. Hatta bazen verilen bir selam bile insanları şaşırtıyor. Kısa bir nezaket cümlesi, garip karşılanabiliyor. Daha da önemlisi, bazı durumlar yavaş yavaş normalleşti. Görmezden gelmek, duymazdan gelmek, karışmamak… 

Ekranlarda izlenen kabalık, sertlik, haberlerde görülen olaylar, oyunlarda ve görüntülerde tekrar eden sahneler… Hepsi zamanla alışıldık hale geldi. İnsan, gördüğüne alıştıkça etkilenmemeye başlıyor.

Yok olmaz denilen bazı duygular, böyle böyle eksiliyor.

Nezaket, içtenlik, paylaşma…

Oysa mesele hiçbir zaman sadece komşuluk değildi. Mesele, insanın insana ne kadar yer açabildiğiydi. Bir kapıyı çalmak, birine selam vermek, bir şeyi paylaşmak…

Bunlar küçük gibi görünse bile bugün her şey değişmiş olabilir. Bu değişimin içinde tamamen kaybolmak zorunda değiliz.

Çünkü iyilik büyük şeylerle başlamaz. Bir selamla başlar. Dolu bir tabakla, bir hatır sormayla devam eder. Ve belki de eksik olan şey, bir fincan şeker değil… İnsanın, insana yeniden yüzünü dönmesidir. Belki hiçbir zaman tamamen kaybolmadı.

Bazı şeyler unutulmaz. Sadece yeniden yapılmayı bekler…  

                                     

Sevgili Ayşe Teyze’min Anısına…

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • BİR GÜN BUGÜNÜ DE ÖZLEYECEĞİZ… - 30 Haziran 2026
  • İLKYARDIM MI? İYİLEŞMEK Mİ? - 19 Nisan 2026
  • Masaldaki Ejderha: Bize Ne Öğretildi? - 21 Ocak 2026
  • MEVSİMLER AYNI, HİKAYELER FARKLI - 31 Aralık 2025
  • CUMHURİYET KADINIYIZ… PEKİ YORULDUK MU? - 06 Aralık 2025
    Köşe Yazarları
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    DİPLOMA DEĞİL, KENDİNE YATIRIM KAZANDIRACAK
    Dr. Özlem BAYKAL
    Dr. Özlem BAYKAL
    WOOLF'UN ODASINDAN BUGÜNE: KADININ ASLA OLMAYAN ODASI
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    ENERJİ TİCARETİNDE YENİ DÖNEM: ELEKTRON DEĞİL, ESNEKLİK KAZANDIRACAK
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    BİR GÜN BUGÜNÜ DE ÖZLEYECEĞİZ…
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    KEDİ VE KÖPEKLERDE NÖROPLASTİSİTE: BEYİN TEKRAR PROGRAMLANABİLİR Mİ?
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    STARTUPLAR İÇİN HUKUKİ PUSULA: FİKİRDEN ÇIKIŞA KRİTİK DURAKLAR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923)
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
    NAZAN AKINCI
    NAZAN AKINCI
    ‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    Gürkan KAYA
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
    SUZAN ÇATALOLUK
    SUZAN ÇATALOLUK
    YARIM KİLO KIYMA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    DEVRİMLERİN FELSEFESİ
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
    ATİLLA SAĞIM
    ATİLLA SAĞIM
    Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
    AV. AYDAN AYHAN
    AV. AYDAN AYHAN
    Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
    Elif Doğrul
    Elif Doğrul
    Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
    Siyasetin Balıbey atışması
    Muharrem KARABULUT
    Siyasetin Balıbey atışması
    Soykırıma Ses Çıkar
    Nurefşan OKUMUŞ
    Soykırıma Ses Çıkar
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    Sezen Tunca Mutlu
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Op. Dr. Elif ÖYE
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Kül Adam
    Oğuz Han AYAZ
    Kül Adam
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    Dr. İbrahim Öztahtalı
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    SOR?
    Duygu Özer
    SOR?
    Lavanta kokulu babam...
    Dilek İLHAN
    Lavanta kokulu babam...
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Mualla YILDIZ
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Çok Okunan Haberler
    Dışişleri'nden İsrail'e sert tepki!
    Dışişleri'nden İsrail'e sert tepki!
    Kayseri zabıtasından toplu taşıma denetimi
    Kayseri zabıtasından toplu taşıma denetimi
    Kayseri Melikgazi'de 95 daire sahibini buldu
    Kayseri Melikgazi'de 95 daire sahibini buldu
    Ana Sayfa
    Yaşam
    Gündem
    SPOR
    POLİTİKA
    SAĞLIK
    EKONOMİ
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    BURSA
    TÜRKİYE
    Siyaset
    Magazin
    NEWS
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • DÜNYA
    • EKONOMİ
    • Magazin
    • NEWS
    • POLİTİKA
    • Siyaset
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim