• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
09:05
KAYSO haziran ihracatını değerlendirdi
09:00
CarrefourSA resmen Yeni Mağazacılık'a satıldı
08:50
3 başkan ve 1 milletvekili AK Parti'ye geçiyor
07:30
Kayseri üretim gücünü korudu
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Oğuz Han AYAZ
  3. Kül Adam
Yayınlanma: 05 Mart 2021 - 11:33

Kül Adam

05 Mart 2021 - 11:33
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Kül Adam
Oğuz Han AYAZ

Otostop çekmeyi beleşçilik olarak düşünmekten ziyade birinin yaşamına tanık olmak, misafir kalmak gibi düşünmeyi daha doğru buluyorum. Bu yolculuklarda insan ya da insanlar tüm gizemlerini açık hale getirip kendini ortaya dökebiliyor. Nasıl olsa araçtaki ikili birbirini bir daha görmeyecektir. Ne de olsa aralarından bir tanesi yüzde doksan oranında yalan söyleyecektir. Nasıl olsa… Fakat hiçbir yolculuğum son bindiğim araçtaki kadar derin, anlamlı ve iz bırakır halde değildi.
Otostop çekerek bindiğim bu araçta tam tamına üç saate yakın bir zaman geçmişti. Yollar, ışıklar, tüneller, kentler, yerleşim yerleri birbiri ardına gerilerde kalıyordu. Aracına beni alan kişi orta yaşlarda hafif bıraktığı sakalları gece de olsa beyaz olduğu anlaşılan bir adamdı. Sakin bir ses tonu vardı ve kendini dinletmeyi başarıyordu. Ya da ben misafir olmaktan dolayı dinlemeyi tercih ediyordum. Karşıdan gelen araçların ışıkları yüzüne çarptığında gözlerindeki ıslaklık onun zihninden birazdan dökülecek olan derinlikleri anlatır gibiydi. Normal nefes alışı arada derinleşen bir iç çekmeye dönüşürken “oy oy” gibi hafif nidayla merakımı çekmeyi başarmıştı. İsteyerek ya da farkında olmadan… Edepsiz misafirlerin yaptığı gibi patavatsız ve izinsiz bir hamleyle ilk adımı attım.
 

  • İç çekmenin aslında çok faydalı bir dışavurum olduğunu söylerler.

Böylesi saçma bir varsayımı kimsenin ortaya atmadığını biliyordum ama yine de işe yaramıştı. Bir iki gülümsedi. Elini teybe attı. Track 1 çalıştı ve parça ile birlikte misafire açılması gereken tüm sırlar tek tek dökülmeye başladı.

Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
    iblisin talim ettiği yola minnet eylemem

 
  • Ben bir kül adamım. Nice aşklardan ve yollardan geçtim ve hepsinden yanarak çıktım. Söndüm iyileştim ve yine kendime yanacak bir yer daha buldum. Ben ne arıyordum hayatta? Ya da ne arıyorum? Bedenim sadece bir bocalama halinde. Ruhum çoktan gitmeyi tercih etmiş fakat bedenim gitmeyi asla kabul etmiyor.

Bir anda hiç beklemediğim bir yerde ve ne şekilde duracağımı bilmediğim bir misafirlikte hissediyordum kendimi. Parça ikinci bölümüne geldiğinde ufaktan mırıldanarak eşlik etmeye başladı kül adam. 

Bir acaip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Huda'dır kula minnet eylemem.

“Bir acayip dert” adam burayı o kadar içli söyledi ki gizemi yakalamış bir eda ile konuya girdim.
 
  • Dünyada o kadar büyük dertler var ki, insanların çektiği dertlerin yanında bizim yolculuklarımız şımarık bir çocuğun mızmızlanması gibi…

dedim. Büyük bir sorunu çözmüş bir eda ile. Adam tüm sakinliği ile gülümsedi ve devam etti. 
 
  • Ölüm dediğimiz olay aslında yeni bir doğuştur.  Bu doğuşta Ruh bedeni terk eder ve bir uyku halinden uyanmış olur. Yaşam insan yolculuğunda bir aradır ve ölümle birlikte bu ara biter ve yaratana kavuşmanın yolculuğu bir başka âlemde devam eder. Bocalayan ve bu dünyaya ait olmayan ruhları hemen fark edersin. Aslında onlar çoktan ölmüştür fakat bedenleri spatyum’a varmadan evvel dünyevi alışkanlıklarını terk edemezler. Bedenden çıkamayan ruh ise bocalar, sıkışır ve acı çeker. 

Parça bitiyor. Derin konuşmada üçüncü bölümü duymuyoruz bile… Ben sadece adamın ne demek istediğini anlamaya çalışıyorum. Bir insanın nasıl olurda ölüm gibi bir kavramdan bu kadar sakin bahsedebilmesini anlamaya ve çözmeye çalışıyorum. Ya da bu cümlelerin sebebi ne olabilir. Tüm şifreler o nefeste gizliydi. Karşıdan gelen araçların ışıkları adamın yüzüne vururken okunan sabah ezanına karşı hafiften gülümsedi. Derin derin dinledi ezanı, doğayı, kendini ve her şeyi…
 
  • Karşıdan doğan güneşi görüyor musun? Karanlığı nasılda yararak büyüyor, yükseliyor. Kader ikimizi bu yola koydu. Sen yaşam sevdası ile bu yolculukta iken ben ölüm sevdası ile ilerliyorum. Bu yol seni ailene, beni ise yaratıcıma götürüyor. Neden? Çünkü önemli olan yolculukta hangi durakta ineceğimizi bilmektir. Onu kaçırmamaktır. 
Bir sigara yakıyor yola derin bir gülümseme fırlatırken. “Hayır” demiyorum tabii. Devam ediyor.
  • Ben bir kül adamım. Her an her dakika bu bedenin içerisinde harıl harıl yanan ve bu dünyadaki hayatını artık tamamlamış biriyim. Bu teşevvüş hali boğuyor beni. Acı çekiyorum. 

Uzun bir süre konuşmuyoruz. Sadece arada birbirimize bakıp gülümsüyoruz. Yol bitiyor! Yolculuk şimdilik benim için sona eriyor ve inip aileme uzun uzun sarılmak için koşuyorum. Birkaç gün adamı ve anlattıklarını düşünüyorum. Düşünürken de öğreniyorum. O benim son otostopum oluyor.

Öğrendiklerim;
Spiritüalist görüşe göre, her ölüm aynı zamanda bir doğumdur; çünkü fiziksel bedenini terk etmek spatyumda doğmak demektir. Ruh’un amaç ve etki sahibi, şuurlu ve madde-dışı bir varlık olduğunu kabul eden pek çok düşünür, deneysel spiritüalistler gibi, dünya yaşamını geçici bir rüya, ölüm olayını ise rüyanın bitmesiyle uyanma ve ruhun asli vatanına dönüşü olarak yorumlamıştır. 
Ölüm aşama aşama gerçekleşen bir olay olup, can çekişmesi sırasında insan maddi belirtiler bakımından ölmüş sayılmasa da, ruh maddeden kısmen kurtulmuş durumdadır, yani spatyuma geçişi başlamış durumdadır. Ruh bu sırada adeta iki alemde yaşıyor gibidir. Bu durum, ruh ve beden ilişkisinin gevşediği hipnozdaki üç aşamayı andırır: Ölenin “teşevvüş” adı verilen bocalama hali hipnozdaki telkin aşamasına, öldükten sonraki uyuşukluk hali hipnozdaki katalepsi aşamasına, spatyumdaki lüsidite hali de hipnozdaki somnambül aşamasına benzer.
Yeryüzündeki son dakikasını bitiren, gözünü derhal öteki âlemde açmaz; bir geçiş dönemi geçirir. Bu geçiş aşamasının en belirgin özellikleri, dezenkarne olan (bedenini terkeden) varlığın, bedenini terk etmiş olduğunu anlayamaması ve maddeye bağlılığını, dünyevi alışkanlıklarını (dünyevi düşünme alışkanlığı vs.) terk edememesi yüzünden girmekte olduğu yeni âleme uyum gösterememesidir. Bu bocalama, kargaşa haline teşevvüş ve bu aşamaya “kendiliğinden imajinasyon aşaması” adı verilir.
 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Tuğçe Yerlikaya
5 yıl önce

Tebrikler

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • DİNMEYEN FIRTINANIN MEZAR KAZICISI - 09 Aralık 2020
  • Daireyi Kanatmak Beş Lira* - 23 Kasım 2020
  • Kibir Kulesi - 11 Kasım 2020
  • Bir aptalın anlattığı bir masal bu - 26 Ekim 2020
  • Maske Satıcısı - 12 Ekim 2020
  • Wakanda'nın Sesi - 29 Eylül 2020
  • İstasyonda bir Füg - 15 Eylül 2020
  • Bir arsa. Saklambaç ve ben! - 02 Eylül 2020
    Köşe Yazarları
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    KÖPEKLER, KEDİLER, MARTILAR... SIRADA KİM VAR?
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    DİPLOMA DEĞİL, KENDİNE YATIRIM KAZANDIRACAK
    Dr. Özlem BAYKAL
    Dr. Özlem BAYKAL
    WOOLF'UN ODASINDAN BUGÜNE: KADININ ASLA OLMAYAN ODASI
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    ENERJİ TİCARETİNDE YENİ DÖNEM: ELEKTRON DEĞİL, ESNEKLİK KAZANDIRACAK
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    BİR GÜN BUGÜNÜ DE ÖZLEYECEĞİZ…
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    STARTUPLAR İÇİN HUKUKİ PUSULA: FİKİRDEN ÇIKIŞA KRİTİK DURAKLAR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923)
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
    NAZAN AKINCI
    NAZAN AKINCI
    ‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    Gürkan KAYA
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
    SUZAN ÇATALOLUK
    SUZAN ÇATALOLUK
    YARIM KİLO KIYMA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    DEVRİMLERİN FELSEFESİ
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
    ATİLLA SAĞIM
    ATİLLA SAĞIM
    Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
    AV. AYDAN AYHAN
    AV. AYDAN AYHAN
    Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
    Elif Doğrul
    Elif Doğrul
    Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
    Siyasetin Balıbey atışması
    Muharrem KARABULUT
    Siyasetin Balıbey atışması
    Soykırıma Ses Çıkar
    Nurefşan OKUMUŞ
    Soykırıma Ses Çıkar
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    Sezen Tunca Mutlu
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Op. Dr. Elif ÖYE
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Kül Adam
    Oğuz Han AYAZ
    Kül Adam
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    Dr. İbrahim Öztahtalı
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    SOR?
    Duygu Özer
    SOR?
    Lavanta kokulu babam...
    Dilek İLHAN
    Lavanta kokulu babam...
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Mualla YILDIZ
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Çok Okunan Haberler
    Mirasçıların yıllardır beklediği o kanun çıktı
    Mirasçıların yıllardır beklediği o kanun çıktı
    Kayserili çocuklara Emniyet'ten trafik eğitimi
    Kayserili çocuklara Emniyet'ten trafik eğitimi
    Suç örgütlerini övenlere operasyon
    Suç örgütlerini övenlere operasyon
    Ana Sayfa
    Yaşam
    Gündem
    SPOR
    POLİTİKA
    SAĞLIK
    EKONOMİ
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    BURSA
    TÜRKİYE
    Siyaset
    Magazin
    NEWS
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • DÜNYA
    • EKONOMİ
    • Magazin
    • NEWS
    • POLİTİKA
    • Siyaset
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim