• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
10:10
Yapay zekâ raflara kadar indi!
10:05
İBB ekiplerinden yoğun atık mesaisi
09:27
MHP Kayapınar Kongresinde Baver Bulut yeniden başkan seçildi
09:24
Artaş Holding'den eğitim yatırımı
09:23
Kaymakam Yıldırım kamu kurumlarında incelemelerde bulundu
09:22
ABD ve Avrupa kirazda bu aromayı özellikle istiyor
09:21
Sultangazi, Türkiye Profesyonel Kick Boks Turnuvası'na ev sahipliği yaptı
09:18
Erzurum'da sağlık ordusu sahada: "Can Ebeleri" görev başında
09:16
Serbest piyasada döviz fiyatları
09:08
Hatay'da 3 ilçede planlı su kesintisi yapılacak
09:08
Mudanya'da şehitler anısına, beraberlik ve bereket için dua edildi
09:01
Bayburtlu aile yayla yolunda karşılaştıkları tilkiyi kekle besledi
08:58
Kayserispor'dan yabancı transferi
08:54
Arsuz'da sokak şenlikleri yoğun ilgi gördü
08:14
Binali Yıldırım Refahiye'deki Orçul Festivali'nde vatandaşlarla buluştu
07:30
Ankara'nın merkezine 32 katlı ikiz ultra lüks rezidans
07:15
Çerçeve yasa Meclis'te
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Oğuz Han AYAZ
  3. Bir arsa. Saklambaç ve ben!
Yayınlanma: 02 Eylül 2020 - 14:45
Güncelleme: 02 Eylül 2020 - 17:48

Bir arsa. Saklambaç ve ben!

02 Eylül 2020 - 14:45
Güncelleme: 02 Eylül 2020 - 17:48
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Bir arsa. Saklambaç ve ben!
Oğuz Han AYAZ

Hiç son tren ya da otobüsü kaçırdınız mı? Herhangi bir araç ta olur! Ben kaçırdım. Ne yaparsınız ki! Hayatta her zaman dakik olamıyoruz öyle değil mi? Bir saniyelik gecikme ya da erken hareket etme önemsiz gözükse de bazen çok küçük ama etkisi büyük hikâyelere sebep oluyor. İşte okuyacağınız bu hikâyem de tam olarak böyle başlıyor. Bir arsa. Saklambaç ve ben!

Biten bir gün kendini ertesi güne atarken kalakaldığım istasyon önünde derin bir nefes aldıktan sonra evime doğru yola koyuluyorum. Her ne kadar evime dört ya da beş km kadar olsa da ışıklı yolun cazibesi beni cezbetmiş ve henüz umutsuzluğa düşürmemişken yola koyuluyorum. Kulağımda her zamanki gibi beni derinlere götüren bir melodi ile… Düşünüyorum. Gelecekten, umutlardan, hayallerden, ilişkilerden… Kim düşünmüyor ki! Bazen çok fazla düşünüyoruz. Gerçekten! Saatler geçiyor fark etmiyoruz. Mesela ben geçen zamanı asla fark edemem! Bak yolu bitirmişim, neredeyse eve varmışım farkında değilim. Yürüyerek bir saat süreyi geçirmişim farkında değilim… Neyse… Kendi reel anıma döndüğümde o arsaya geldiğimi görüyorum. Mahallemin en kestirme yolu olan o arsa. Harabe evlerden oluşan o arsa… 

Burası biraz hayat gibi değil mi? Hayat ta böyle. Evet, bu şekilde! Hayat her zaman ışıklar içinde olmaz. Hayat yolunda bazen “aniden” karanlığa düşersin ve o karanlıktan geçmek zorundasındır. Acılı da olsa, zor da olsa… Korksan da geçmek zorunda kalırsın.

O arsadayken aklımda ilk beliren şey güzel anılarımı, zamanlarımı ya da hayallerimi düşünüp bulmak ve korkuyu uzaklaştırmak! Bir dostum her zaman şunu söylerdi; “Karanlık dediğin aydınlığı örten bir perdedir. Tek yapman gereken perdeyi açmak için sabır göstermek. Ve bu perdenin arkası her zaman tahmin edemeyeceğin aydınlıklarla doludur.” 

Karanlıkta ruhuma ilk çağrışım yapan kelime ise “Saklambaç” oldu. Çocukluğumuzda bu arsada ve mahalle aralarında arkadaşlarla yılmadan oynadığımız saklambaç. Akran olsun olmasın herkesin severek oynadığı ve bazen büyüklerin katıldığı o güzel oyun. Mesela ben çok iyi oynardım. Bir saklandım mı bulamazlardı. Tabi asla bulamazlardı. Sessizdim. Kamufle olurdum. Saatlerce arasalar bulamazlardı. Kendi isteğim olmasa yakalanmazdım. Arkadaşlarım da öyleydi! Şimdi düşünüyorum da, aslında her çocuk saklambaç oynarken iyi saklanır. Hatırlayın! Hepimiz çok iyi değil miydik? 

Arsa, saklambaç, çocuklar… Zihnim kendi başına harekete geçmeye, o andan itibaren  çocuklar değişmeye başladı. Zihnim o çocukları büyütmeye başladı. Sonra ne mi fark ettim?  Büyüdük ve hala saklanıyoruz. 

Saklambaç; TDK sözlüğündeki anlamlarından birinde şu şekilde tanımlanıyor; Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak.

 Saklıyoruz.  Kendimizi. Geçmişimizi. Geleceğimizi. Hayallerimizi. Ruhumuzu. İnançlarımızı. Düşüncelerimizi. Aşklarımızı. Kızgınlıklarımızı. Kırgınlıklarımızı. Korkularımızı. Ne varsa “saklıyoruz” işte. Çünkü hepimiz iyi bir saklambaç oyuncusuyuz. 

Mesela;

O çocuklardan C. çalıştığı iş yerlerinde uzun yıllar maruz kaldığı mobbinglerden sonra şu an çalıştığı yerde patronuna karşı kendini o kadar iyi saklıyor ki her defasında sobeleyen oluyor. Bukalemun gibi. Görünmüyor. Zarardan kaçmak için o anın insanı oluyor.

O çocuklardan H. küçükken çok asi ve başına buyruktu. Kızgındı. Çok bildiğini sanıyordu ve acımasızdı. Zarar vermekten de hiç korkmazdı. Hapislere düştü, çıktı. Hata yapmaya devam etti ta ki o sevdiği ile yolu birleşene kadar. Şimdi nişanlı ve sevdiği kişiden geçmişini saklıyor. Ortaya çıkmasın diye o kadar korkuyor ki yüzleşemediği o sırları saklarken tutunduğu dalda gizlenmiş olan bir yılan gibi yaşıyor. Kim bilir belki doğrusu da budur. Umarım avlanmaz.

O çocuklardan B. gördüğüm en yardımsever arkadaştı. Her daim neşe saçardı ama ailesi tarafından sevilmez ve eziyet edilirdi. Şimdi B, bu iyi niyetli gülen çocuğu derinlere defnetmiş ve yerine bir zorba müdür urbası geçirmiş üstüne. Ahtapot olmuş. Deniz dibine iyi gizleniyor ve avını beklenmedik anda yok ediyor. Sorsan içindeki o gülen çocuğu korumak için yapıyor. 

O çocuklardan M. içine kapanıktı. Biz öyle sanırdık. Az ama öz konuşurdu. Ciddiydi. Onu lider yapan bir enerjiye sahipti. Konuşsa kabul edilir ve sorgulanmazdı. Kendine güvenir ve ekibi için en doğruyu düşünürdü. Ekip onu böyle kabul etmişti. Şimdi ise bu çocuk sinmiş ve korkutulmuş olduğunu, özgüvensizliğini saklamak için her daim gülen hatta anlamsız gülen bir kişi olmuş. Kendini saklamış. İşe yaramaz paçavraya döndürmüş kendini. Yaprak Kelebek gibi saklamış kendini. Uçsa ne kadar güzel oysa ama kopmuş bir yaprak parçası gibi saklanmaya çalışıyor.

O çocuklardan ben D. her şeyimi saklamışım. Duygularımı, düşüncelerimi, hislerimi, ifadelerimi, hayallerimi, amaçlarımı… Pof! Her şeyi... Umursamaz gözükerek saklanmışım. Asıl düşüncemi ifade etmeyi tercih etmeyerek saklanmışım. Bazen “Evet”, bazen “Hayır” diyerek saklanmışım. Unutarak saklanmışım. Kaybolarak saklanmışım. Kendimi yok ederek saklanmışım. Dedim ya ben gerçekten iyi saklanırdım. Hepimiz iyi saklanırdık. 

Yaklaşan mahalle ışıkları karanlıkları geride bırakmaya başladığında kendime şunu sordum? 

Peki, “bu karanlıkları ben de geride bırakmış mıyımdır? Dostumun dediği o perdeyi aralayabilmiş miyimdir? Ummadığım bir aydınlanmaya gitmiş miyimdir?

Ama biliyorum ki o karanlıktan geçmeye karar verdim. Evin önüne geldiğimde kapıda durup arsaya doğru son bir kez baktım. O çocuklara… Saklanan o çocuklara. Bu yaşadığım her ne bilmiyorum. Ama hissettiğimi artık saklamak istemiyorum. Karanlıkları aydınlıklara bu şekilde dönüştürürüm belki. Kim bilir?

Ha bir de şunu biliyorum ki çocuğuma saklanmayı değil korkusuzca ortaya çıkmayı, saklanmaktan ziyade olduğu gibi durmayı öğreteceğim. 

    

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Zeynep Gül
5 yıl önce

Eline, yüreğine, kalemine sağlıkk

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Tuğçe Ayaz Yerlikaya
5 yıl önce

Hikaye aşırı güzel olmus karanlıklara boğulmadan elınden geleni yap ve yürü

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Hazal Kaya ayaz
5 yıl önce

Cok begendım ellerinize saglık basarılarınızın dev***ını gelmesini dilerim yazdıklarınız cok etkıleyıcıydı

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Nazlı ALTIN
5 yıl önce

Ne çok z***an geçirmişim sak***arak, kendimi yok sayarak. Kaleminize sağlık, sonraki yazınızda tekrar buluşuruz :)

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Tuğçe Ayaz Yerlikaya
5 yıl önce

Hikaye aşırı güzel olmus karanlıklara boğulmadan elınden geleni yap ve yürü

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Melisa Iclal
5 yıl önce

Kalemine yüreğine sağlık!

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Erol CESUR
5 yıl önce

Sürükleyici bir anlatım, çok güzel tespitlerle dolu bir yazı. Herkesin kendinden birşeyler bulacağına inanıyorum. Sak***dığım yerden hala çıkmadığımı anladım. Sonraki yazını sabırsızlıkla bekliyorum.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Batuhan Tozkoparan
5 yıl önce

karanlık z***anlarda içimi aydınlatan bir hikaye oldu. kendimiz olup sak***madan yaşayabilmek için elimizden geleni yapm***ız gerekiyor gerçekten. emeğinize sağlık...

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kül Adam - 05 Mart 2021
  • DİNMEYEN FIRTINANIN MEZAR KAZICISI - 09 Aralık 2020
  • Daireyi Kanatmak Beş Lira* - 23 Kasım 2020
  • Kibir Kulesi - 11 Kasım 2020
  • Bir aptalın anlattığı bir masal bu - 26 Ekim 2020
  • Maske Satıcısı - 12 Ekim 2020
  • Wakanda'nın Sesi - 29 Eylül 2020
  • İstasyonda bir Füg - 15 Eylül 2020
    Köşe Yazarları
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    DİPLOMA DEĞİL, KENDİNE YATIRIM KAZANDIRACAK
    Dr. Özlem BAYKAL
    Dr. Özlem BAYKAL
    WOOLF'UN ODASINDAN BUGÜNE: KADININ ASLA OLMAYAN ODASI
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    ENERJİ TİCARETİNDE YENİ DÖNEM: ELEKTRON DEĞİL, ESNEKLİK KAZANDIRACAK
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    BİR GÜN BUGÜNÜ DE ÖZLEYECEĞİZ…
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    KEDİ VE KÖPEKLERDE NÖROPLASTİSİTE: BEYİN TEKRAR PROGRAMLANABİLİR Mİ?
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    STARTUPLAR İÇİN HUKUKİ PUSULA: FİKİRDEN ÇIKIŞA KRİTİK DURAKLAR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923)
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
    NAZAN AKINCI
    NAZAN AKINCI
    ‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    Gürkan KAYA
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
    SUZAN ÇATALOLUK
    SUZAN ÇATALOLUK
    YARIM KİLO KIYMA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    DEVRİMLERİN FELSEFESİ
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
    ATİLLA SAĞIM
    ATİLLA SAĞIM
    Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
    AV. AYDAN AYHAN
    AV. AYDAN AYHAN
    Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
    Elif Doğrul
    Elif Doğrul
    Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
    Siyasetin Balıbey atışması
    Muharrem KARABULUT
    Siyasetin Balıbey atışması
    Soykırıma Ses Çıkar
    Nurefşan OKUMUŞ
    Soykırıma Ses Çıkar
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    Sezen Tunca Mutlu
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Op. Dr. Elif ÖYE
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Kül Adam
    Oğuz Han AYAZ
    Kül Adam
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    Dr. İbrahim Öztahtalı
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    SOR?
    Duygu Özer
    SOR?
    Lavanta kokulu babam...
    Dilek İLHAN
    Lavanta kokulu babam...
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Mualla YILDIZ
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Çok Okunan Haberler
    Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
    Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
    Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
    Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
    Bülent Nuri Çavuşoğlu'ndan Beyağaç'a çıkarma
    Bülent Nuri Çavuşoğlu'ndan Beyağaç'a çıkarma
    Ana Sayfa
    Yaşam
    Gündem
    SPOR
    POLİTİKA
    SAĞLIK
    EKONOMİ
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    BURSA
    TÜRKİYE
    Siyaset
    Magazin
    NEWS
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • DÜNYA
    • EKONOMİ
    • Magazin
    • NEWS
    • POLİTİKA
    • Siyaset
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim