• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
10:10
Yapay zekâ raflara kadar indi!
10:05
İBB ekiplerinden yoğun atık mesaisi
09:27
MHP Kayapınar Kongresinde Baver Bulut yeniden başkan seçildi
09:24
Artaş Holding'den eğitim yatırımı
09:23
Kaymakam Yıldırım kamu kurumlarında incelemelerde bulundu
09:22
ABD ve Avrupa kirazda bu aromayı özellikle istiyor
09:21
Sultangazi, Türkiye Profesyonel Kick Boks Turnuvası'na ev sahipliği yaptı
09:18
Erzurum'da sağlık ordusu sahada: "Can Ebeleri" görev başında
09:16
Serbest piyasada döviz fiyatları
09:08
Hatay'da 3 ilçede planlı su kesintisi yapılacak
09:08
Mudanya'da şehitler anısına, beraberlik ve bereket için dua edildi
09:01
Bayburtlu aile yayla yolunda karşılaştıkları tilkiyi kekle besledi
08:58
Kayserispor'dan yabancı transferi
08:54
Arsuz'da sokak şenlikleri yoğun ilgi gördü
08:14
Binali Yıldırım Refahiye'deki Orçul Festivali'nde vatandaşlarla buluştu
07:30
Ankara'nın merkezine 32 katlı ikiz ultra lüks rezidans
07:15
Çerçeve yasa Meclis'te
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Oğuz Han AYAZ
  3. Kibir Kulesi
Yayınlanma: 11 Kasım 2020 - 15:32
Güncelleme: 11 Kasım 2020 - 15:58

Kibir Kulesi

11 Kasım 2020 - 15:32
Güncelleme: 11 Kasım 2020 - 15:58
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Kibir Kulesi
Oğuz Han AYAZ

Çok güzel bir evde oturuyorum ben. Küçücük ve tek odası var. Ortada bir soba, sobanın etrafında yere serilmiş yataklar ve kapının karşısındaki duvarda bir küçük masa var. Annemin harika yemekleri orada yapılıyor.

Biliyor musunuz? Bu küçük ev her zaman huzurlu gelmiştir bana. Her zaman sıcak gelmiştir. Hele hele böylesi yağmurlu günlerde bu evi daha çok seviyorum. Mesela, her yağmur yağdığında bizim evde bir telaş olur. Ama nasıl güzel bir telaş bir görseniz; annem bir yandan, babam bir yandan, kardeşim ve ben bir yandan evimizi, damdan akan suyun hain saldırılarına karşı savunuruz. Sonra soba etrafında toplaşır mandalinamızı yerken herkes neyi, nasıl koruduğunu anlatır.

Bugün yine yağmur var. Ama telaşesi dündü. Dün evimizi yağmura karşı savunduk ve artık güvende. Bugün işe gitmeden evvel annemin hazırladığı hamurları yerken camdan bakıyorum. Yağmur çok güzel yağıyor. Camın buğusunu silmemle onu görmem bir oldu. Kibir Kulesi. Evin içi benim için ne kadar harika olsa da dışı tam aksine bir o kadar kötü. Çünkü evimiz, Kibir Kulesi’nin çok yakınlarında.

Kibir Kulesi çok yüksek katlı bir bina. O kadar yüksek ki babam oranın 100 kattan daha fazla olduğunu söylüyor. Orası hepimiz için korkutucu bir yer. Çünkü orada yaşayanlar hakkındaki hikayeler kanımın çekilmesine sebep oluyor. Her meslekten insanlar varmış orada. Ben yalnızca 10 kişiden biraz fazlasını gördüm. Bizde görmek o anı yaşamak anlamına gelir.

Gördüklerimden biri 7. Katta yaşayan bir ….. (mesleği siz doldurun).

Onu işe giderken görmüştüm. Geç kalmaktan korktuğum bir zaman, hızlı hızlı işe giderken o kişiye köşeden dönerken çarpmıştım. Kafamı kaldırdığımda onu gördüm. Saçları, kıyafeti çok güzeldi. Bir etek giymişti ve saçları arkadan toplanmıştı. O kadar güzeldi ki gözlerimi ondan alamıyordum. Çok nazik konuşuyordu. Başta çok şaşırdım. O sözleri hala bugün bile hatırlarım.


  • Bir daha önünüze bakın lütfen! Neye bu kadar telaş edip koşturuyorsun ama lütfen daha sakin olun. Üstüm kirlenebilir ve beni yere düşürebilirdiniz. Belki yaralanabilirdim hatta siz bile yaralanabilirdiniz. Neyse ki kaza olmadan atlattık. Gerçekten merak ediyorum! Lütfen cevaplayın; siz avamlar neden böylesiniz. Siz, avam insanlar, sakin olmayı bir öğrenemediniz. Okumuyorsunuz! İnsan ilişkilerini bilmiyorsunuz. Kabasınız. Kendinizi geliştirmiyorsunuz. Bir filozof bilmezsiniz ve sanattan hiç anlamazsınız. İhraç fazlasısınız sizinle aynı ülkede yaşamak gerçekten çok zor.  



O gün ilk defa Kibir Kulesi sakinlerinden biriyle tanışmıştım. Kadın beni, gittikçe vitesi yükselen dozer gibi ezdi.  Hem de defalarca üzerimden geçti.


  • Biz avam değiliz sadece yaşantımız bu.



 

Diyemedim tabi.


  • Bizde okuruz ama okuduklarımızı reklam etmeyiz.



Diyemedim tabi.


  • Mesela ben çok güzel resim çizerim mesela annem ise harika şiirler yazar. Ninni gibidir hepsi.



Diyemedim tabi. Korktum. Evet, çünkü biz Kibir Kulesi sakinlerinden her zaman çok korkarız. Kim bilir, belki bir gün diyebilirim.

Bugün yeni işe başlıyorum. Babam Kibir Kulesi’nin hemen yanındaki benzin istasyonundan bir iş ayarladı ve bugün ilk gün. Havada buz gibi bir yağmur var. Yere düşerken o buzun kırılma sesi duyulacak kadar bir boşluk var bu günlerde. Evimizin penceresinden kafamı çıkarmadan yağmuru izliyorum. Annem geldi.


  • Oğlum ekmeğin hazır! Sıkı sıkı giyindin mi bakayım?

  • Evet kraliçem.

  • Oğlum dikkatli ol. O benzin istasyonuna Kibir Kulesi’nin arabaları gelirmiş. Göz göze gelmemeye çalış, sakın rahatsızlık verme. Olur mu? Seni üzmelerini istemiyorum!

  • Merak etme anneciğim. Dediklerine ve öğrendiklerime harfiyen uyacağım.



İşe geldim. Yağmur var. Fırtına gibi. Çok heyecanlıyım. Dinle beni Kibir Kulesi, ben bir işe sahibim ve havada sevdiğim bir yağmur var. Bugün her şey çok güzel! Kıyafetlerimi giydim ve iş başladı. Birkaç arabaya baktım hatta. Yakıtını koydum. Camlarını sildim. Yağına baktım. İnanmazsınız ama bana bahşiş verdiler. Hem de bol bol. O kadar çok verdiler ki her gün bu şekilde toplarsam eğer neredeyse maaşım kadar bahşişim olur. Hatta bugün topladıklarımla eve “et bonfile ya da antrikot” bile alabilirim.

İşte bir araç daha geldi. Çok parlak bir siyah renkte bir araç! Kocaman. Çok güzel. Üzerinde kendimi görebiliyorum. Üzerimde benzin istasyonunun kıyafetleri var. Soğuktan hafiften morarmış dudaklarım. Araç sahibi rahatsız olmasın diye hızlıca dudağımı ısıtıyorum. Cama doğru gidiyorum. Bir adam camı açıyor.


  • Efendim hoş geldiniz!

  • Depoyu doldur canım.



Ne istediğini bilen bir adam sanırım. Pek konuşkan değil. Ben hemen heyecanla aracın plakasını sisteme giriyorum. Aracın yakıt deposunu açıp depoyu doldurmak için onaya gidiyorum. Bana ait olan parmaklıkla onay verince dolum başlıyor.

Bir anda kuvvetli bir sesin beni hırpalamaya başladığını hissediyorum. Adam bir hışım yanıma fırlıyor ve başlıyor bağırmaya. Çok korkunç. Bu fırtınadan daha korkunç!


  • Sen beni kandırabileceğini mi sanıyorsun? Adi pislik. O benzini doldurmadan evvel seni izledim. Orası tam sıfır değildi. 50 kuruştan başladı doldurmaya. Adi pislikler sizi. Pis işçiler. Sizi tepemizde taşıdığımız yetmediği gibi benden çalmaya kalkıyorsunuz. Bilirim ben sizin gibi işçileri, bu şekilde çalıp kar ettiğinizi sanırsınız ama hepiniz aptalsınız. Başınıza yıkacağım burayı. Kapattıracağım burayı sizi gidi aç sefiller. Burası kapanınca ne b*k yiyeceksiniz bakalım. Bizim sayemizde burada bir işe sahipsiniz fakat gel fakat gelin görün ki bizden mi çalıyorsunuz? Doldurma yeter! Bırak!



Sayenizde mi? Sayenizde mi karnımız doyuyor? Kibir Kulesi’nden bizi nasıl görüyorlar acaba? Bunlar bulundukları yerleri tanrı katında sanıyor olabilirler. Tepeden bize bakıp ekmek attıklarını sanıyorlar.

Gerçekten ilk defa böylesiyle karşılaştım. Kibir Kulesi’nden birkaç kişiyle karşılaştığım olmuştu ama bu başka bir şeydi! Kızdım. Çok kızdım. Çünkü biz çalmayız. Her şeyi kabul edebiliriz bizler ama asla hırsız damgasını kabul edemeyiz. Çünkü asla çalmayız. Konuşmam gerek. Bu sefer gerçekten söylenmem gerek. Derin bir nefes alıp sesleniyorum.


  • Ben bir şey çalmadım efendim. Benzin istasyonunun sistemi çalmamı istesem de engelleyecek biçimde kurulu. Ne olursa olsun o sayı sıfırdan başlar. İsterseniz kameralara bakın! Bakın ve çalmadığım gibi çirkin sıfatınızın çirkin panoramasını görün.



 

Daha fazlasını diyemedim. İnanamıyorum. Az da olsa söyledim. Biraz da olsa iyiyim. İçeriye girdiler. Sinirden midir, korkudan mıdır bilemem ama titriyorum. Bir süre sonra adam çıktı. Müdürle tokalaşıp aracına geldi bana korkunç bir bakış fırlattı ve aracına bindi gitti. Bir süre sonra müdür beni çağırdı.


  • Sen kim oluyorsun da böylesi değerli bir adama çirkin diyebiliyorsun. Nasıl böyle bir şey dersin. Adam sana hırsız dese de kabul edeceksin. Ses çıkarmayacaksın. Burası nasıl ayakta kalıyor sanıyorsun. O ağzın açlıktan kokarken buraya uzaktan bakarsın ve bu günü hatırlarsın. O adam kim biliyor musun? Kulenin 73.katında oturan bir zat. Kimleri kimleri tanıyordur o. Nasıl konuşursun o şekilde. Nasıl konuşursun bu şekilde. Bu asla kabul edilemez. Derhal pılını pırtın topla defol.



Hiç bir şey demedim. Çıkardım üstümü çıktım, gittim. Hava yağmurlu ve havaya sanki çok karanlık çökmüş! Aileme neyin nasıl olduğunu açık açık anlatmayı çok isterdim. Üzüldün mü derseniz eğer; hem de çok derim! Yaşadığıma değil de komşum olan benzin istasyon müdürünün Kibir Kulesi adayı olduğuna daha çok üzüldüm.

Eve girmeden evvel bahşişlerle bir yarım bonfile aldım. Çok güzel kokuyor. Tadı harika oluyor dedi babam. Daha evvel yemiş. Uzun uzun baktım bizimkilere ve ağzımdan tek cümle çıktı;


  • Kibir Kulesi’ni yıkmaya hazırlanıyorum!



 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Neşe lale
5 yıl önce

Mütüş guzel bir yazi biz zefkle okuduk tesekur ederiz

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Tuğçe Yerlikaya
5 yıl önce

Wooowwww mükemmeldiiiii

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Necla Ayaz Gül
5 yıl önce

İlk satirlar beni anlati bizi anlati ikincisi biraz uzuldum ***a cok basariliydi her satirinda insanlar kendini buluyr elerine saglik kalemine sahlik guzel ad***

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Zeynep gül
5 yıl önce

Gurur duyuyorum. Hep böyle dev*** etmeni istiyorum. Kalemine sağlık canımın içi.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kül Adam - 05 Mart 2021
  • DİNMEYEN FIRTINANIN MEZAR KAZICISI - 09 Aralık 2020
  • Daireyi Kanatmak Beş Lira* - 23 Kasım 2020
  • Bir aptalın anlattığı bir masal bu - 26 Ekim 2020
  • Maske Satıcısı - 12 Ekim 2020
  • Wakanda'nın Sesi - 29 Eylül 2020
  • İstasyonda bir Füg - 15 Eylül 2020
  • Bir arsa. Saklambaç ve ben! - 02 Eylül 2020
    Köşe Yazarları
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    DİPLOMA DEĞİL, KENDİNE YATIRIM KAZANDIRACAK
    Dr. Özlem BAYKAL
    Dr. Özlem BAYKAL
    WOOLF'UN ODASINDAN BUGÜNE: KADININ ASLA OLMAYAN ODASI
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    ENERJİ TİCARETİNDE YENİ DÖNEM: ELEKTRON DEĞİL, ESNEKLİK KAZANDIRACAK
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    BİR GÜN BUGÜNÜ DE ÖZLEYECEĞİZ…
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    KEDİ VE KÖPEKLERDE NÖROPLASTİSİTE: BEYİN TEKRAR PROGRAMLANABİLİR Mİ?
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    STARTUPLAR İÇİN HUKUKİ PUSULA: FİKİRDEN ÇIKIŞA KRİTİK DURAKLAR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923)
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
    NAZAN AKINCI
    NAZAN AKINCI
    ‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    Gürkan KAYA
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
    SUZAN ÇATALOLUK
    SUZAN ÇATALOLUK
    YARIM KİLO KIYMA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    DEVRİMLERİN FELSEFESİ
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
    ATİLLA SAĞIM
    ATİLLA SAĞIM
    Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
    AV. AYDAN AYHAN
    AV. AYDAN AYHAN
    Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
    Elif Doğrul
    Elif Doğrul
    Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
    Siyasetin Balıbey atışması
    Muharrem KARABULUT
    Siyasetin Balıbey atışması
    Soykırıma Ses Çıkar
    Nurefşan OKUMUŞ
    Soykırıma Ses Çıkar
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    Sezen Tunca Mutlu
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Op. Dr. Elif ÖYE
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Kül Adam
    Oğuz Han AYAZ
    Kül Adam
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    Dr. İbrahim Öztahtalı
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    SOR?
    Duygu Özer
    SOR?
    Lavanta kokulu babam...
    Dilek İLHAN
    Lavanta kokulu babam...
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Mualla YILDIZ
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Çok Okunan Haberler
    Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
    Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
    Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
    Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
    Bülent Nuri Çavuşoğlu'ndan Beyağaç'a çıkarma
    Bülent Nuri Çavuşoğlu'ndan Beyağaç'a çıkarma
    Ana Sayfa
    Yaşam
    Gündem
    SPOR
    POLİTİKA
    SAĞLIK
    EKONOMİ
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    BURSA
    TÜRKİYE
    Siyaset
    Magazin
    NEWS
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • DÜNYA
    • EKONOMİ
    • Magazin
    • NEWS
    • POLİTİKA
    • Siyaset
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim