• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
10:10
Yapay zekâ raflara kadar indi!
10:05
İBB ekiplerinden yoğun atık mesaisi
09:27
MHP Kayapınar Kongresinde Baver Bulut yeniden başkan seçildi
09:24
Artaş Holding'den eğitim yatırımı
09:23
Kaymakam Yıldırım kamu kurumlarında incelemelerde bulundu
09:22
ABD ve Avrupa kirazda bu aromayı özellikle istiyor
09:21
Sultangazi, Türkiye Profesyonel Kick Boks Turnuvası'na ev sahipliği yaptı
09:18
Erzurum'da sağlık ordusu sahada: "Can Ebeleri" görev başında
09:16
Serbest piyasada döviz fiyatları
09:08
Hatay'da 3 ilçede planlı su kesintisi yapılacak
09:08
Mudanya'da şehitler anısına, beraberlik ve bereket için dua edildi
09:01
Bayburtlu aile yayla yolunda karşılaştıkları tilkiyi kekle besledi
08:58
Kayserispor'dan yabancı transferi
08:54
Arsuz'da sokak şenlikleri yoğun ilgi gördü
08:14
Binali Yıldırım Refahiye'deki Orçul Festivali'nde vatandaşlarla buluştu
07:30
Ankara'nın merkezine 32 katlı ikiz ultra lüks rezidans
07:15
Çerçeve yasa Meclis'te
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Oğuz Han AYAZ
  3. Wakanda'nın Sesi
Yayınlanma: 29 Eylül 2020 - 11:03

Wakanda'nın Sesi

29 Eylül 2020 - 11:03
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Wakanda'nın Sesi
Oğuz Han AYAZ

Wakanda’nın Sesi    

Yüzyıllardır ruhunun geri getirilmesi ile 100 yıllık yaşam planını söylediğine ve bir sonraki ruh getirmeye kadar insanlara uyarılar yaptığına inanılan Wakanda en son 1920 yılında geri getirilmişti. İnsanlık için yaptığı uyarılar kabile dışında ne kadar dikkate alınmasa da bazı modern insanlar tarafından dikkat edilmeye ve dinlenilmeye başlanmıştır. Kabile gözlemcilerinden S. Genet ile yaptığımız röportajda;           

            “2020 yılı pandemisi ve küresel problemler, insanları, yaşadığı dünyada bir dar alana      sıkıştırmış ve yaşayamaz hale getirmiştir. Güvensizlik, toplumsal deformasyon, teknolojinin aile ve arkadaşlık ya da sosyal ilişkiler bütünündeki bozulmalarını bir üst    seviye olan insan zihnine taşıması gibi konular, insanı, sıkıştığı dar alanda kendi   geleceğinin merakına itmiştir. Öte yandan teknoloji sahiplerinin üzerinde bulunan,   “uzayda koloni kurma hayalleri artık gerçeğe o kadar yakın ki bunun getirdiği      bir        inanışla dünyayı daha da yaşanamaz hale getireceklerdir” algısı geleceğin merakı açısından bazı kesimleri hızlıca Wakanda’ya itmiştir. Savaşlar, açlıklar,        hastalıklar, sınıflar arası uçurum, doğanın yok oluşu, hayvanların katli, teknolojinin        dünyayı fethi, ırkçılık, yersiz ve yurtsuz kalmak, felaketler, kalabalık, tüketim,             acımasızlık, insanın af duygusunun   yozlaşması gibi konular artık felaket çarkından        kaçamayan bir nesil yaratmıştır. Tüm bunların penceresinden bile bakınca            “Wakanda’nın sesi”ni duymak istememek ne mümkün!”

sözlerini dile getirmiştir. Bugün bu sesi duymak için “toplu kabile ayinleri”ne devam eden bu kabileyi sizin için araştırıyorum.

 “Wakanda’nın Sesi” kabile içerisinde seçilmiş ve bu geri getirmeye hazırlanmış X kişisi tarafından yapılıyor. Bu kişi kabilenin ileri gelen bilginleri tarafından adını vermeyeceğimiz bir madde ile uyutuluyor. Bu madde kişinin seçilenle temasının ilk dakikalarında nabzını durduruyor ve fiili ölüm gerçekleşiyor. İşte bu ölüm Wakanda’ya gidilebilecek tek yol. Bu süreçte seçilen kişide neler olduğunu bilmiyoruz. Sadece tek bildiğimiz şu; bilinç geri geldiğinde seçilen kişi ilk dakikalarda Wakanda’nın ağzından konuşuyor olması. Konuşma sonrası 10 dakikalık derin düşünme ile Wakanda ruhunun hissedilmesi seansı var. Böylesi tarihi bir olaya dünya, en son 1920 yılında tanıklık etmiştir. O günün uyarılarının İkinci Dünya Savaşı olduğuna inanan ve kanıtlamak isteyen bazı araştırmacılar bulunmaktadır.

Evet, o tarihi an geldi sanırım. Kabile lideri Wakanda’ya bakıp eliyle arkasındakilere sessizlik işareti yaptı. Evet, tarihi ana tanıklık ederken sözlerimin yerini Wakandaya bırakıyorum;

            “Gehinnom’un ortasındayım. 2075 yılının Kasım’ındayız. İki yıldır virüse dirençsiz bir hastayım. Gehinnom’da ölme sıramı bekliyorum. Gökyüzünden boşanırcasına yağan yağmurun altında öylece bekliyorum. Daha çok yağsın diye bekliyorum.  Öldürsün diye! Öldüremezse uzaklara taşısın diye. Belki Nuh’un gemisini ayaklandıran sular gibi beni de hastalığın olmadığı kıyılara bırakır diye bekliyorum. Maalesef biliyorum ki yağmur beni ne boğacak ne de kaldırıp uzak kıyılara bırakacak. Bu yüzden burada hareketsiz kalmak ve yağmur damlalarının bir taşa dönüşmesini arzu ediyorum.

            Beni duyduğunuzu biliyorum. Beni takip ettiğinizi, beni izlediğinizi biliyorum. Gehinnom çevresine koyduğunuz ses cihazlarınızdan bahsetmişti 1518.  Sağlıklı evlerinde beni dinleyenlere sesleniyorum. Siz hiç ölümden korktunuz mu? Ben ölümden korkmayı bırakalı çok oldu.

            5964 numarayı sırtıma ilk astıklarında çok korkardım. Ölmekten, geçmişimi bırakmaktan, geleceğimi terk etmekten… Gehinnom’a ilk girdiğimiz gece yandaki konteynere koyulan 3147, virüse dirençsiz hastanın ölümü ile korkmayı bıraktım. Zamanla ölüm korkusunun yerini öldürme korkusu aldı. Virüsü dağıtma korkusu.

            Bizler dirençsiziz. Virüse karşı bağışıklığımız yok! Bizi burada teller ardında, dünyadan izole bir şekilde yaşatmanızı anlayabilirim. Çünkü korkuyorsunuz. Sevdiklerinizi kaybetmekten ya da kaybolmaktan… Ama anlamadığım çok şeye de sahipsiniz. Çünkü beni ötekileştirdiniz. Yaptınız bunu.

            Okuyalım diye göndermiş olduğunuz bir gazetede şunlar yazıyordu: “Korku, bir belirsizlik karşısında tehdit algısı ile tetiklenen, rahatsız edici ve olumsuz bir his. Korku, belirli bir ağrı veya tehdit olarak algılanan bir olay sonucunda, uyarıcı bir tepki olarak ortaya çıkan yaşamsal bir mekanizmadır. Korku görünüşte evrensel bir duygudur.” Tellerin ardından bana her baktığınızda bu cümlenin her kelimesini her harfini yüzlerinizde görebiliyorum.

            Ben de korkuyorum! Hepinizin korktuğundan daha çok korkuyorum. Ölmekten korkuyorsunuz. Ben de korkuyordum ama yüzleştim. Yalnızlıktan korkuyorsunuz. Korkuyla yüzleştim. Gehinnom içerisinde her ölenimiz için yaktığınız ağıtlar giderek sevinç naralarına dönüştüğünde yüzleştim. Turistik gezilerinizde teller ardında ellerinizdeki dürbünlerle hayatımızı mercek altına alıp tanrıya “iyi ki biz değiliz” bakışı attığınızda yüzleştim. Ama atladığınız şu var; Turistik gezi yapılan bir sirk hayvanı değilim merak ile çocuklarınıza gösterdiğiniz. Bir kahraman da olmak istemiyorum. Ben sadece virüsü taşıyan son kişi olarak kayıplara karışırken beni görmenizi istiyorum.  Bu yüzden size günlüğümden birkaç notu anı olarak bırakıyorum.

Hoşça kalın!

Mayıs 15, 2074, Dünya genelindeki virüse karşı dirençsizler adı verilen son hastalar grubu olarak kapatıldığımız bu bölgede tam olarak 2 yıl 2 ay 87 gün geçirmişiz. Benden önceki 7423 numaralı virüse dirençsiz hastanın yaşam savaşını kaybetmesiyle 5964 numaralı virüse dirençsiz hasta olarak tek başıma kaldım. Her şey zordu ve bundan sonrası ise daha zor olacak, biliyorum!

Temmuz 02, 2074, Dikenli tellerle çevrili karantina alanındaki yaşamım tek başıma devam ediyor. Tellerin ardında yaşam insanlar için normale döneli çok oldu ve artık onlar için türü tükenmekte olan hayvan gibiyim.  Bugün ilk defa turistik bir grup kafilesinin beni görmeye gelişine tanık oldum. Bu bölgedeki tek dostum olan o siyah köpeği görmeyeli çok oldu. Özledim.

Eylül 20, 2074, Tellerin ardından düzenli olarak sabah 07.00’de, öğlen 12.00’de, akşam ise 18.30’da yemek yememiz için istihkakımız içeriye atılırdı. Fakat ilk defa akşam yemeği ertelendi. Hala atmış değiller! Sabah ve öğlen yemeğini yemediğim için çok açım. Artık beni israf olarak görüyor olabilirler.

Aralık 22, 2074, Tellerin ardından iletişim kurduğum köpeğim tellerdeki elektrik sebebiyle gözlerimin önünde hayatını kaybetti. Tellere yaklaşmama dahi izin vermediler. Tüm sevdiklerim dirençsiz olarak hayatını kaybederken ne hissettiysem aynı duyguları hissediyorum. O benim tek dostumdu.

Aralık 23, 2074, Bugün içeriye bir turist tarafından taşa sarılı bir gazete fırlatıldı. Gazetedeki haberi olduğu gibi yazıyorum; “Teller ardındaki son dirençsizin idamı konusundaki izinini Birleşmiş Milletler Konseyi’ne götüren yetkililer konseyin vetosu ile karşılaştı. Virüsten bütünüyle temizlenmiş bir dünyada 5964 numaralı virüse dirençsiz hastanın herhangi bir insanla yapacağı teması sebebiyle dünya yeniden aynı zorlukları yaşayabilir. Veto konusundaki açıklamalarda yetkililer; dirençsizin son günü gelene kadar aynı bölgede kalacağı ve teller ardından ona ulaşmak isteyenlere karşı önlemlerin ilk olarak tellerin elektriklendirilmesi ile alındığı açıklamasını yaptı.

            Ben 5964 numaralı virüse dirençsiz hasta. Kendimi dünyaya ait olamayan bir insan olarak hissediyorum. Bazen insan bile değil! Bu dünyadan gitmeyi, beni göndermenizden daha çok istiyorum ama nasıl yapacağımı bilmiyorum. Bugün ilk defa ölmeyi arzuladım. Bugün yok olmayı…

 

Evet, sayın dinleyiciler! Son sözlerle, kanları donduracak ifadelerle birlikte Wakanda’nın sesi bir sonraki yüzüncü yıla kadar uzaklara gitti. Bu sözlerin ne anlama geldiğini ifade etmiştik. Tüm bunlar mitsel bir uyarı hâlinde kabileye teslim edildi.

Farklılıkları aradığımız ve bulduğumuz programımızda bu hafta “Wakanda’nın Sesi”ni izledik. Bir sonraki hafta görüşmek dileği ile hoşça kalın!

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Tuna Akbulut
5 yıl önce

Harika bir yazı. Tebrik ederim. Böyle yazarlar görmek ilh*** verici ve güzel.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Tuğçe yerlikaya
5 yıl önce

Yine mükemmel yine harika ellerine kalemine sağlık

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Can yavuz
5 yıl önce

Kendimi dünyaya ait ol***ayan bir insan olarak hissediyorum. Bazen insan bile değil! Bu dünyadan gitmeyi, beni göndermenizden daha çok istiyorum ***a nasıl yapacağımı bilmiyorum. Bugün ilk defa ölmeyi arzuladım. Bugün yok olmayı… Etkilenerek okudum yüreğe fena dokundu

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Can
5 yıl önce

Kendimi dünyaya ait ol***ayan bir insan olarak hissediyorum. Bazen insan bile değil! Bu dünyadan gitmeyi, beni göndermenizden daha çok istiyorum ***a nasıl yapacağımı bilmiyorum. Bugün ilk defa ölmeyi arzuladım. Bugün yok olmayı… Etkilenerek okudum yüreğe fena dokundu

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kül Adam - 05 Mart 2021
  • DİNMEYEN FIRTINANIN MEZAR KAZICISI - 09 Aralık 2020
  • Daireyi Kanatmak Beş Lira* - 23 Kasım 2020
  • Kibir Kulesi - 11 Kasım 2020
  • Bir aptalın anlattığı bir masal bu - 26 Ekim 2020
  • Maske Satıcısı - 12 Ekim 2020
  • İstasyonda bir Füg - 15 Eylül 2020
  • Bir arsa. Saklambaç ve ben! - 02 Eylül 2020
    Köşe Yazarları
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    DİPLOMA DEĞİL, KENDİNE YATIRIM KAZANDIRACAK
    Dr. Özlem BAYKAL
    Dr. Özlem BAYKAL
    WOOLF'UN ODASINDAN BUGÜNE: KADININ ASLA OLMAYAN ODASI
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    ENERJİ TİCARETİNDE YENİ DÖNEM: ELEKTRON DEĞİL, ESNEKLİK KAZANDIRACAK
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    BİR GÜN BUGÜNÜ DE ÖZLEYECEĞİZ…
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    KEDİ VE KÖPEKLERDE NÖROPLASTİSİTE: BEYİN TEKRAR PROGRAMLANABİLİR Mİ?
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    STARTUPLAR İÇİN HUKUKİ PUSULA: FİKİRDEN ÇIKIŞA KRİTİK DURAKLAR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923)
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
    NAZAN AKINCI
    NAZAN AKINCI
    ‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    Gürkan KAYA
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
    SUZAN ÇATALOLUK
    SUZAN ÇATALOLUK
    YARIM KİLO KIYMA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    DEVRİMLERİN FELSEFESİ
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
    ATİLLA SAĞIM
    ATİLLA SAĞIM
    Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
    AV. AYDAN AYHAN
    AV. AYDAN AYHAN
    Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
    Elif Doğrul
    Elif Doğrul
    Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
    Siyasetin Balıbey atışması
    Muharrem KARABULUT
    Siyasetin Balıbey atışması
    Soykırıma Ses Çıkar
    Nurefşan OKUMUŞ
    Soykırıma Ses Çıkar
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    Sezen Tunca Mutlu
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Op. Dr. Elif ÖYE
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Kül Adam
    Oğuz Han AYAZ
    Kül Adam
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    Dr. İbrahim Öztahtalı
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    SOR?
    Duygu Özer
    SOR?
    Lavanta kokulu babam...
    Dilek İLHAN
    Lavanta kokulu babam...
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Mualla YILDIZ
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Çok Okunan Haberler
    Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
    Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
    Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
    Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
    Bülent Nuri Çavuşoğlu'ndan Beyağaç'a çıkarma
    Bülent Nuri Çavuşoğlu'ndan Beyağaç'a çıkarma
    Ana Sayfa
    Yaşam
    Gündem
    SPOR
    POLİTİKA
    SAĞLIK
    EKONOMİ
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    BURSA
    TÜRKİYE
    Siyaset
    Magazin
    NEWS
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • DÜNYA
    • EKONOMİ
    • Magazin
    • NEWS
    • POLİTİKA
    • Siyaset
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim