• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
06:35
Kayseri Şeker'den çalışanlarına 157 milyon liralık promosyon
01:10
Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu: Hiçbir saldırı beni İYİ'lik yolundan döndüremez
00:45
Bursa Büyükşehir'den Mevlid Kandili'ne yakışır etkinlik
00:40
Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirdi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Dr. Özlem BAYKAL
  3. SINIRIN GÖLGESİNDE İSİMSİZ BİR AĞIT
Yayınlanma: 08 Mart 2026 - 11:24

SINIRIN GÖLGESİNDE İSİMSİZ BİR AĞIT

08 Mart 2026 - 11:24
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Dr. Özlem BAYKAL
Dr. Özlem BAYKAL

Dünya, haritalar üzerinde cetvelle çizilmiş keskin çizgilerden ibaret sanılırken, aslında o, çizgilerin üzerinden sızan kanın, tozun ve dilsizliğin hikâyesini barındırıyordu. Mürekkebin tayin ettiği bu düzenin içinde, payına sadece yok sayılmak düşenler de vardı. Kadın, pek çok coğrafyada bir sızıydı. Kimlik kartlarının soğuk beyazlığına hiç sığmamış, mühürlerin resmiyetine hiç değmemiş bir hayalden ibaretti. 

Fatima’nın öyküsü de böyle başlıyordu.

Fatima kırk yıl önce bir sınırdan diğerine “emanet” bir yük gibi bırakıldığında, aslında varlığını o sınır telinin üzerinde unutmuştu. Paslı tellerin rüzgârla çıkardığı o ince ses, sanki onun adıydı artık. O günden sonra kimse onu çağırmadı; yalnızca rüzgâr, kum ve gece çağırdı. Resmi kayıtlarda olmayan, toprağın ise ancak acısıyla tanıdığı bir gölgeydi. Şimdi bedeni, bir ülkenin siyasi felci gibi taş kesilmiş; ne geride bıraktığı vatanı var ne de içinde “yok” sayıldığı topraklar ona bir isim lütfetmiş... O, sınırın iki yanındaki “efendilerin” savaşında, kâğıtsız, mühürsüz ve dilsiz bir anıt. Fatima’nın elleri yıllar boyunca çorak toprağı eşeledi. O toprak bazen ekmek verdi, bazen sadece keder. Toprak her defasında ona aynı şeyi fısıldadı: “Sen varsın.” Oysa devletlerin dili başka bir şey söylüyordu: “Sen yoksun.”

Ve kızı Zahra...

Gözleri yeşil bir vaha gibi parlayan ama o vahada çiçek gibi açmasına izin verilmeyen çocuk-kadın... Gözlerinin içinde saklı küçük bir bahar vardı; fakat o baharın üstüne hep ağır bir kış indirildi. Onun dünyasında “oyuncak” kelimesi hiç yer almadı. Taşlar vardı, su bidonları vardı, sırtına erken yüklenen sorumluluklar vardı. Küçük elleriyle önce kardeşlerini, sonra yaşlı bir anneyi, sonra da umutsuzluğu taşımayı öğrendi. Zahra, çocukluğunu bir sabahın seherinde kaybetti. Kimse fark etmedi. Çünkü bu coğrafyada çocukluk, sessizce toprağa gömülen en sıradan şeylerden biridir. Geceleri, çadırın ince bezinden sızan ay ışığı yüzüne vurduğunda, Zahra bazen hayal kurardı. Hayallerinde sınırlar yoktu. Teller yoktu. İnsanların isimleri vardı, kimlikleri vardı ve kadınlar gölgeler gibi değil, güneş gibi yürüyordu. Ancak sabah olduğunda o hayaller rüzgârla birlikte uçup giderdi. Zahra’nın uyanıp gözlerini açtığı bu gerçeklik, masalarda çizilen o sert çizgilerin ve devasa hırsların ördüğü bir hapishaneydi.

Ortadoğu, küresel güçlerin satranç tahtasında bir kan gölüne dönerken en çok o kimliksiz kadınların çığlığı boğuluyor… Çünkü savaşın dili gürültülüdür, ama kadınların acısı çoğu zaman sessizdir. Emperyalist ve feodal duvarlara kadar uzanan bu kuşatmada kadın; politikanın nesnesi, savaşın ganimeti, geleneğin ise kurbanı haline getiriliyor. Erkeklerin çizdiği sınırlar, en çok kadınların hayatını bölüyor. Bütün bu yıkıntıların arasında, Fatima’nın nasırlı ellerinde hâlâ bir sıcaklık var. Zahra’nın gözlerinde hâlâ sönmeyen küçük bir ışık… Bu topraklarda kadınlar bedenlerinde yalnızca acıyı değil, direnci de taşıyor.

8 Mart, bu tozun ve kanın içinden başını kaldıran kadınların günüdür. Hayal kurması elinden alınmışların, birey olmaya layık görülmemişlerin, ağır bir hayatı sırtında taşıyanların günüdür. Ve belki bir gün, sınır telleri paslanıp toprağa karıştığında, Fatima’nın adı bir rüzgârda yeniden duyulacak. Zahra ise o gün ilk kez bir çiçek edasında yeşerecek. O gün geldiğinde dünya, rüzgârda saçlarını savuran kadınların rengine boyanacak. 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • WOOLF'UN ODASINDAN BUGÜNE: KADININ ASLA OLMAYAN ODASI - 14 Temmuz 2026
  • KABUĞA SIĞMAYAN KEDER: GELİNCİĞİN HÜZNÜ - 11 Haziran 2026
  • ‎KARDELENİNE HASRET BİR ANNE: BEDRİYE DOKU - 09 Mayıs 2026
  • "MODERN" CEHALETİN BEDELİ: SOSYOLOJİK ENKAZ - 18 Nisan 2026
  • DOKTORALI İŞSİZLİK: ÜRETİLEN UMUTLARIN ENFLASYONU - 26 Şubat 2026
  • SESSİZ İHTİLAL: KADIN VE VAROLUŞ SANCISI - 28 Aralık 2025
  • Şiddetle Mücadelede En Sessiz Çatlak: Kadının Kadına Mesafesi - 24 Kasım 2025
  • 21. Yüzyılın Tek Tip Güzelliği: Aynı Yüz, Aynı Beden ve Aynı Hikâye - 28 Ağustos 2025
  • Un Tozuna Karışan Vicdan: Sara Netanyahu - 28 Temmuz 2025
  • Yoksulluktan, Yoksunluktan, Yine de Ayakta: Kadın - 31 Mayıs 2025
  • Yanlış Evliliklerin Gölgesinde Kalan Kadınlar - 02 Mayıs 2025
  • Esma Esad ile Latife El Durubi: Kadın İmgesi Üzerinden Seküler Eleştirinin İkili Yüzü - 16 Nisan 2025
  • Kadınların Kalemi: Tanzimat'tan Pembe Pusula' ya Bir Miras - 03 Nisan 2025
  • Tekno-Feodalizm: Yeni Çağın Dijital Lordları - 12 Mart 2025
  • "Makbul" ve "Maktûl" Kadın: İki Uçlu Hikâye - 08 Mart 2025
  • Türkiye'nin Güvenlik-Çözüm Dengeleme Mücadelesi: Suriye Politikası ve Kürt Açmazı - 23 Şubat 2025
  • Rojin Kabaiş: Van Gölü'ne Gömülen Hayaller - 15 Şubat 2025
  • Afganistan'da Susturulamayan Bir Çığlık: Nadia Anjuman - 09 Şubat 2025
  • Füruğ Ferruhzad: Modern İran Şiirinin Devrimci Kadın Sesi - 31 Ocak 2025
  • Afgan Kızı Sharbat Gula: Savaşın Gölgesinde Kadın ve Mültecilik - 11 Ocak 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
GENÇLER GÜVENLİ LİMAN ARIYOR
DR. GİZEM ŞERİFOĞULLARI
DR. GİZEM ŞERİFOĞULLARI
NASIL YAŞAMALIYIZ?
OP. DR. HAKAN SAĞER
OP. DR. HAKAN SAĞER
HPV POZİTİF ÇIKTI… PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
SONRA BÜYÜDÜK
AYİNESİ NEDEN İŞTİR KİŞİNİN?
Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
AYİNESİ NEDEN İŞTİR KİŞİNİN?
NAZİFE İDİL ÖZKOL
NAZİFE İDİL ÖZKOL
ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ: BİR TEKNOLOJİ MESELESİNDEN DAHA FAZLASI
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
KÖPEKLER, KEDİLER, MARTILAR... SIRADA KİM VAR?
Dr. Özlem BAYKAL
Dr. Özlem BAYKAL
WOOLF'UN ODASINDAN BUGÜNE: KADININ ASLA OLMAYAN ODASI
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
STARTUPLAR İÇİN HUKUKİ PUSULA: FİKİRDEN ÇIKIŞA KRİTİK DURAKLAR
Prof.Dr. Betül BATIR
Prof.Dr. Betül BATIR
TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923)
NAZAN AKINCI
NAZAN AKINCI
‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
"14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
Gürkan KAYA
"14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
SUZAN ÇATALOLUK
SUZAN ÇATALOLUK
YARIM KİLO KIYMA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
DEVRİMLERİN FELSEFESİ
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
ATİLLA SAĞIM
ATİLLA SAĞIM
Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
AV. AYDAN AYHAN
AV. AYDAN AYHAN
Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
Elif Doğrul
Elif Doğrul
Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
Siyasetin Balıbey atışması
Muharrem KARABULUT
Siyasetin Balıbey atışması
Soykırıma Ses Çıkar
Nurefşan OKUMUŞ
Soykırıma Ses Çıkar
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
Sezen Tunca Mutlu
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Op. Dr. Elif ÖYE
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Kül Adam
Oğuz Han AYAZ
Kül Adam
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
Dr. İbrahim Öztahtalı
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
SOR?
Duygu Özer
SOR?
Lavanta kokulu babam...
Dilek İLHAN
Lavanta kokulu babam...
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Mualla YILDIZ
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Dik Durmanın Bedeli 5
Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
Dik Durmanın Bedeli 5
Çok Okunan Haberler
Köyceğiz'de Mevlid Kandili özel programlarla idrak edilecek
Köyceğiz'de Mevlid Kandili özel programlarla idrak edilecek
Kayseri Büyükşehir'den organik pazar
Kayseri Büyükşehir'den organik pazar
Vincenzo Italiano: "Böyle maçları kaybetmememiz gerekiyor"
Vincenzo Italiano: "Böyle maçları kaybetmememiz gerekiyor"
Ana Sayfa
Yaşam
Gündem
SPOR
POLİTİKA
SAĞLIK
EKONOMİ
KÜLTÜR SANAT
DÜNYA
BURSA
TÜRKİYE
Siyaset
Magazin
NEWS
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • Magazin
  • NEWS
  • POLİTİKA
  • Siyaset
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim