Dijital çağ...
Her şeyin birbiriyle bağlantıda olduğu ama insanın kendini gitgide daha yalnız hissettiği bir dönem.
Bir yandan kadınlara özgürlük, görünürlük ve söz hakkı verirken, diğer yandan onları görünmeyen bir kafese hapseden.
Dijital dünya, kadın için hem kurtuluş sahası hem de bir tehlike alanı.
Bugün kadınlar sosyal medyada, e-ticarette, dijital platformlarda hiç olmadığı kadar aktif. Artık sesimizi bastırmak mümkün değil.
Ama aynı zamanda hiçbir çağda bu kadar hedefte de değildik. Kadının fikir beyan ettiği, başarı kazandığı ya da sadece kendini gösterdiği her alanda, dijital bir linç duvarı örülüyor.
Kadınlar bugün sadece sokakta değil, ekranda da “var olma savaşı” veriyor.
Her tweetin, her paylaşımın, her yorumun altında bir tehdit, bir aşağılama ya da bir yargı gizli.
Bir kadın “ben varım” dediğinde, binlerce klavye kahramanı hemen onu susturmaya çalışıyor.
Ve bu saldırılar, çoğu zaman cezasız kalıyor.
Siber şiddet, yeni çağın en sessiz ama en yaygın şiddet biçimi.
Fotoğrafları izinsiz paylaşılan, özel mesajları ifşa edilen, dijital ortamda tacize uğrayan binlerce kadın var.
Bu kadınların çoğu artık kendi dijital kimliğinden korkar hale geldi.
Oysa internetin özgürlük olduğu söylenmemiş miydi?
Ama mesele tam da burada başlıyor.
Dijital özgürlük, kadınlar için her zaman özgürlük olmuyor.
Çünkü algoritmaların bile bir cinsiyeti var.
Kadın kullanıcıların karşısına güzellik, alışveriş, mutfak içerikleri çıkarılıyor, erkeklerin önüne teknoloji, yatırım, güç konuları.
Yani dijital dünya bile kadınları belli rollere sıkıştırıyor.
Bir kadının haberi, analizi, fikri değil, görüntüsü ön plana çıkarılıyor.
Ve biz farkında bile olmadan bu sistemin parçası hâline geliyoruz.
Sosyal medya ise artık bir aynadan çok, bir laboratuvar gibi.
Kadınlar sürekli beğenilme, görülme, onaylanma baskısı altında.
Filtrelerle süslenmiş hayatların içinde gerçeklik kayboluyor.
Bu yüzden dijital çağın kadınları, belki de tarihin en yorgun kadınları.
Çünkü her gün milyonlarca –like- arasında kaybolurken, en çok da kendilerini kaybediyorlar.
Kendimizi göstermek isterken görünmez hale geldik.
Duyulmak isterken sessizliğe itildik.
Ve tüm bunlar olurken dijital dünya, bir yandan bizi alkışlıyor, bir yandan da yavaşça tüketiyor.
Ama umut hâlâ bizim elimizde.
Çünkü biz kadınlar, her dönemde olduğu gibi, bu çağın da aklını ve vicdanını dönüştürebiliriz.
Bunun için önce dijital alanlarda bilinçli farkındalık yaratmalıyız.
Kendimizi, kız çocuklarımızı ve çevremizdeki kadınları dijital güvenlik, veri gizliliği, nefret dili ve manipülasyon konusunda eğitmeliyiz.
Çünkü -dijital şiddet- bir ekran meselesi değil, bir insanlık meselesi.
Kadınlar ancak dijital çağın diliyle konuşmayı öğrendikçe, o dilin kodlarını değiştirebilir.
Çünkü değişim her zaman kadından başlar.
Bugün internetin, sosyal medyanın, dijital ekonominin temelini erkekler atmış olabilir.
Ancak u sistemin içinde kendi alanını açacak, kendi dayanışmasını kuracak olan yine kadınlardır.
Dijital çağ bizi bölmeye değil, birleştirmeye hizmet etmeli.
Ve bu birleşmenin temeli, -kadın dayanışması- olmalı.
Kadın dayanışması sadece sokakta değil, ekranın öteki ucunda da yaşanmalı.
Çünkü geleceğin en güçlü devrimi, bir –paylaş-butonundan da başlayabilir.
Evet, dijital çağ kadına yeni yollar açtı.
Ama her yeni yol, aynı zamanda yeni bir sınav.
Bu çağın sınavı da, görünür olmakla, görünmemek arasında kalmış kadınların cesaretiyle verilecek.
Gerçek özgürlük, parmaklarımızın ucundaki ekranda değil, vicdanımızda, bilincimizde ve birbirimize uzattığımız o dijital ama samimi ellerde gizli.


















Kadın kadının iç kurdudur.Şirketlerde erkek yöneticiler yine kadınları kul***arak diğer kadına mobing uygular.Kendisinden daha iyi veya potansiyel gördüğü kadına destek olmak ancak kendisine ,bilgidisine güvenen kadınlardan çıkar.Onlarda bir elin parmakları kadardır.Bizim gibi az gelişmiş ülkelerde malesef liyakatli değil taraflı ,yanlı,çıkarcı el tut***alar,yükselişe izin vermeler ,destek olmalar vardır.Sandalyesini karşıdakinin potansiyeli ile tehdit görenler o kişilerin ellerinden pek tutmazlar.Kaba tabirle yaladığı sürece yanında tutarlar.Birde biz kadınlar gösterişi severiz.Bizi havalı gösterecek kişilerle daha çok prestij yaparız düşüncesindeyiz.Etrafımızda aksi,aykırı görüntü pek istemeyiz.Hav***ız sönmesin beya.????İş hayatı sosyal medyaya dijitsal ort***ada yansımıştır.Karakterler orada da kendilerinin gereklerini yaparlar.Çok fazla oynay***azlar.Kadınlar ekseri hem zekasını hem fiziksel görüntüsünü kul***ır her a***da.Erkeğin zaafını iyi bilir.Dartta oku nereye atacağınıda.