Bazı hikâyeler vardır, dışarıdan bakıldığında zarif, pürüzsüz ve kolay görünür.
Oysa gerçeği bilenler bilir. O yollar çoğu zaman dikenlidir.
Bir gazete görürsünüz mesela. Sayfalar, yazılar, başlıklar.
Ama o satırların arasına sıkışmış uğraşı, yorgunluğu, çabayı görmezsiniz.
Pembe Pusula 15 yaşında.
Vebiz bu 15 yılı takvim yapraklarıyla değil, azimle, emekle ve mücadeleyle saydık.
Bu gazete, masa başında çizilmiş bir hayalin değil, alanda verilmiş bir savaşın ürünüdür.
Kadınların sesi olmanın bedelini, çoğu zaman sessizliğin duvarlarına çarpa çarpa öğrendik.
Bize ‘ne gerek var’ dendi.
‘Kadın gazetesi mi olur?’ dendi. ‘Tutmaz’ dendi. ‘Kim okuyacak?’ dendi. ‘Sürdüremezsiniz, destek bulamazsınız’ dendi
Biz, o cümlelerin hiçbirine sığınmadık. Çünkü inandığımız şeyi savunuyorduk.
Kadının sesi varsa, toplumun vicdanı vardır.
15 yıl boyunca sadece haber yapmadık. Görmezden gelinenleri yazmaya, üstü örtülenleri açmaya çalıştık.
Yalnız kaldık. Anlaşılmadığımız, sorgulandığımız, görmezden gelindiğimiz çok zaman oldu.
Ama geri adım atmadık. Neredeyse hiç destek bulamadık, yine de vazgeçmedik.
Çünkü bu sadece bir gazete değildi. Bu bir duruştu. Bakış açısıydı, yaşam şekliydi, varoluştu.
Kadına şiddetin sıradanlaştığı bir dünyada, biz ‘bu normal değil’ demeye devam ettik.
Çocukların susmak zorunda bırakıldığı bir düzende, biz onların sesi olmaya çalıştık.
Toplumsal çürümenin hızlandığı bir çağda, biz vicdanı hatırlatmaya çalıştık.
Ama en çok ne acıttı biliyor musunuz? İnanmamaları değil. Hiç duymamaları.
Biz konuşurken duymamayı seçtiler. Biz yazarken görmemeyi seçtiler. Biz anlatırken yok saymayı seçtiler.
İşte en çok bu yordu. Çünkü bazen mücadele etmek kolaydır. Ama görünmez olmak, insanı yavaş yavaş tüketir.
Biz o görünmezliğin içinde büyüdük. Sessiz kalmadık. 15 yıl boyunca çok güçlü görünmeye çalıştık.
Gerçekte çok yorulduk, kırıldık. Fakat hiçbir zaman vazgeçmedik. Çünkü bu sadece bir iş değildi. Bu bir vicdandı.
Biz, geriye dönüp baktığımızda sadece bir gazete görmüyoruz.
Her haberde biraz daha içimize dokunan hayatları.
Bir annenin gözleri, bir çocuğun suskunluğu, bir kadının çaresizliğini.
Geceleri uykumuzu bölen gerçekleri görüyoruz
Evet eatık 15 yaşındayız.
Bu, yaptığı işi sevmenin, inanmanın, yılmamanın ve en önemlisi vazgeçmemenin 15 yılı
Çünkü benim için, bizim için Pembe Pusula, sadece bir gazete değil.
Pembe Pusula bir kadının ‘ben buradayım’ deme cesaretidir.
Susturulmak istenen her sesin yankısıdır.
Görmezden gelinenlerin görünür halidir.
Kadına bir saygı duruşudur.
Pembe Pusula, kadın olmamızın, anne, evlat, kız kardeş olmanın, toplumdaki tüm kadınsal rollerin toplamıdır.
Ve şunu herkes bilsin ki, biz buraya, bugüne kolay gelmedik.
Belki bu yolda çok şey kaybettik ama kendimizi kaybetmedik.
O yüzden buradan da kolay gitmeyiz.
Çünkü biz sadece bir yayın değiliz.
Kadının var olduğu her yerde yaşayacak bir mücadeleyiz.















