Bursa’da sandık kuruldu.
1 Ekim’de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yapılacak.
Ve işin rengi iyice değişti.
Kulisler, listeler, karalamalar…
Dün yan yana duranlar bugün karşı karşıya, dün karşı karşıya duranlar ise aynı masalarda…
Çünkü BTSO seçimi hiçbir zaman yalnızca bir oda seçimi olmadı, yine olmayacak.
O yüzden “BTSO Meydan Muharebesi” diyorum.
Peki neden?
Bir gazeteci, televizyoncu, iş insanı olarak Bursa’yı ve kentin kurumlarını yıllardır takip ediyoruz.
Dolayısıyla bugün seçim yaklaştı diye İbrahim Burkay’ı tanımış değiliz.
BTSO’nun attığı adımları, yaptığı işleri, hayata geçirdiği projeleri yıllardır sayfalarımıza taşıyor,
ekranlarda konuşuyoruz.
Burkay 2013 yılında BTSO Başkanlığına geldiğinde ortaya bir vizyon koydu. Bugün, 13 yılın ardından o vizyonun ne kadarının gerçekleştiğini tartışabiliriz. Hatta tartışmalıyız.
Çünkü hiçbir yönetim eleştiriden muaf değil. Ama ortada inkâr edemeyeceğimiz bir gerçek var:
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası bugün Türkiye’nin en görünür, en etkin ve proje üretme kapasitesi en yüksek meslek kuruluşlarından biri.
Ve bunun ardında bir yönetim iradesi var.
Şimdi sesli düşünelim?
Bir seçim geliyor diye bunları yok mu sayacağız?
Sırf ‘değişim’ kelimesi kulağa güzel geliyor diye Bursa’nın oluşturduğu kurumsal hafızayı bir kenara mı bırakacağız? Hayır.
Çünkü değişim tek başına bir proje değildir.
Değişim ancak daha iyisini ortaya koyabiliyorsanız anlamlıdır.
İşte 1 Ekim seçimlerinde bakılması gereken yer tam da burası .
Burkay’ın karşısına çıkan tüm adaylar önce şu sorulara cevap vermeli:
-Bursa için projeleriniz ne? -Sanayi için ne söylüyorsunuz? -İhracatçı için ne yapacaksınız?
-KOBİ’nin finansmana erişimi için hangi kapıyı açacaksınız?
-Yapay zeka ve yüksek teknoloji çağında Bursa sanayisini nasıl dönüştüreceksiniz?
-Kadın girişimcinin önünü nasıl açacaksınız? Gibi gibi
Çünkü mesele isimler değil.
Mesele Bursa.
BTSO koltuğu bir ödül değil, o koltuk Türkiye’nin en önemli üretim kentlerinden birinin ekonomik sorumluluğunu taşımak.
Tam da böyle bir dönemde Bursa’nın deneme-yanılmaya ayıracak zamanı yok
Yapılan her eseri, değeri, ayrı ayrı değerlendirebilir, eleştirebilir, daha iyisini talep edebiliriz hatta etmeliyiz
Ama yok sayamayız.
Çünkü eser siyaseti dediğimiz şey tam da budur:
Ortaya ne koydunuz?
Ben seçimlere böyle bakıyorum.
Söylenen söze değil, yapılan işe. Verilen vaade değil, ortaya çıkan sonuca. Fotoğrafa değil, geride bırakılan esere.
İbrahim Burkay’ın da en büyük avantajı bence burada.
Karşımızda yalnızca gelecek için konuşan bir aday yok. Geçmişinde gösterebileceği işler bulunan bir aday var.
Bu, eleştirilemez olduğu anlamına gelmez.
Tam tersine.
Ben Burkay’ın yeni döneminin eskisinden daha zor olacağını düşünüyorum.
Çünkü artık kendi rekoruyla yarışacak. Yeni dönemde daha fazla KOBİ’ye dokunmak zorunda.
Kadın girişimcilere çok daha geniş alan açmak zorunda. Gençleri karar mekanizmalarının içine almak zorunda. Bursa’nın kronik trafik, lojistik ve mekânsal planlama problemlerinde iş dünyasının sesini daha güçlü çıkarmak zorunda.
Ve en önemlisi, BTSO’nun büyük projelerini üyelerinin günlük hayatında daha fazla hissettirmek zorunda.
Yani daha büyük bir Bursa vizyonu istiyoruz.
Ve tam da bu yüzden Burkay’la devam edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü bazen bir yöneticinin en büyük sınavı koltuğa oturmak değildir.
O koltuğu doldurabilmektir.
BTSO kimsenin şahsi mülkü değildir.
Ama BTSO aynı zamanda kişisel hesaplaşmaların yapılacağı bir meydan da değildir.
Bu nedenle yaklaşan seçimin bir rövanş seçimine dönüşmesini Bursa adına doğru bulmuyorum.
Kimin kiminle problemi olduğu beni ilgilendirmiyor.
Ben bir gazeteci ve BTSO üyesi olarak tek bir şeye bakarım:
Bursa ne kazanacak?
Çünkü mesele bir dönem daha başkanlık yapmak değil.
Mesele Bursa’nın önündeki on yılı inşa etmek.
Türkiye’nin üretim başkentlerinden birini dünyanın rekabetçi üretim merkezlerinden biri haline getirmek.
Bursa’nın çocuklarına daha güçlü bir şehir bırakmak.
Ve bunu başarabileceksek…
Varsın 1 Ekim’in adı BTSO Meydan Muharebesi olsun.
Biz hangi tarafta olduğumuzu biliyoruz.
Biz Bursa’nın tarafındayız.





















