• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
07:55
Meteoroloji'den yağış ve rüzgar uyarısı!
06:40
KAYSO'dan 15 Temmuz mesajı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Muharrem KARABULUT
  3. NELER OLUYOR BİZE?
Yayınlanma: 03 Haziran 2013 - 00:00

NELER OLUYOR BİZE?

03 Haziran 2013 - 00:00
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
NELER OLUYOR BİZE?
Muharrem KARABULUT

İstanbul’da yapılan bir düzenleme çalışması ortalığı bir birine kattı.

Taksim Gezi Parkı’ndaki birkaç tane ağacın yer değiştirilmesi için haklı tepki gösterenlere provakatörler eklendi. Halkın içine sızıp, halkla polisi karşı karşıya getirdi.

Oysa, parktaki ağaçları korumak isteyen normal vatandaşlarımız, burada oturup nöbet tutmaya başlamışlar. Onlara destek olacaklarını söyleyen, bazı siyaset adamlarımız dahil, kendi ideolojik dayatmalarına bahane arayanlar ise aralarına sızıp olayların başlamasına ve büyümesine yol açtılar.

Bakın sonuçta neler oldu?

Bütün Türkiye hafta sonunu diken üstünde geçirdi.

Yaralananlar oldu. İşyerlerine saldırıldı. Belediye otobüsleri başta olmak üzere vatandaşların arabaları yakıldı. Yıkıldı. Orada yapılan direnişleri, eylemleri haber yapmak için bulunan meslektaşlarımızın arabaları devrildi. Camları kırıldı. Parçalandı.Sonra da olayları göstermiyor bahanesiyle medyaya veryansın edildi.

Olaylara karışıp karışmadığına bakılmaksızın binlerce vatandaşlarımız biber gazına maruz kaldı.

Acı bilanço, meydanların boşalmasından sonra ortaya çıktı.

Sadece İstanbul Taksim’de değil, senelerdir hain emellerine vatandaşları ortak etmek için uğraşan bölücüler, başka şehirlerde de yasaları çiğneyip başkaldırı gibi olaylar çıkardı.

Bursa’da da Taksim Gezi Parkı bahanesiyle eylemler ve gösteriler yapıldı. On binlerce halk yürüdü. Sonra, Heykele gelindi. Tam demokratik haklar kullanıldı. Protestolar yapıldı. Bu kentin, bu ülkenin yöneticilerine gerekli mesajlar verildi. Halkın istemi duyuruldu diye düşünürken, halkın arasına sızan, yüzleri maskeli ajan provakatörler Bursa’daki haklı eylem ve gösterilere gölge düşürdü. Durduk yerde vilayet binasına taş atılmaya başlandı.

Neden?

Taksim Gezi Parkı aslında bahane. Yasadışı bir takım eylemler planlayanlar, halkında bu duyarlılığından faydalanıp ortalığı savaş alanına çevirdiler.

Benim tanıdığım hiçbir doğasever, çevre sever ve çevre için mücadele eden insanlar bu tür olaylara pirim vermezler ve katılmazlar.

Onlar, demokratik haklarını kullanırlar. Onların ideolojik beklentileri yoktur.

Onların iktidar kavgası yoktur.

Ama, baktık ki, şu sosyal medya denilen internet ortamında verilen bilgilere, ortalığın daha fazla kan ve gözyaşı dökülmesi için sürekli pompalandığını hissettik. Yazılanlar öylesine kışkırtıcı boyutlara ulaştı ki, insanların eline silahları alıp sokağa çıkıp haykırması hiçten bile değil. Nitekim bazı bölgelerimizde aynen böyle oldu. Hainler emellerine ulaşmak için masum halkı kışkırtmak için ellerinden geleni yaptılar.

Bunlara bazı siyasi guruplarda destek oldu. Bazı meslek odaları da destek verdi. Hatta, telefon numaraları verilip “tıbbi yardım, hukuki destek gibi. Siz eylem yapın, biz sizlerin yanınızdayız. Destek olacağız” sözleriyle halkı galayana getirmeye gayret ettiler.

Peki, sonrasında ne oldu? Bir sürü istenmeyen olaylar. Yazık değil mi?

O biber gazını sıkan polise, o polise taş atan, sopa atan göstericilere, o araçları yakıp, işyerlerini harap eden göstericilere yazık değil mi? O araçlarla belki bu eylemlere katılanlar arasındaki vatandaşlarımız bugün işyerlerine gideceklerdi. Eyleme katılan öğrenciler belki okullarına gideceklerdi.

Ama, yakılıp yıkıldıkları, parçalandıkları için bugün o otobüsler sefere çıkamadılar.

Peki, olaylara karışanları, kışkırtanları bir kenara ayırırsak, masumane ağaç eylemi, yeşil alan eylemi yapan vatandaşlar üzerinden, böylesine bir ayaklanmaya kadar olayları provakite eden kişiler yüzünden biber gazına maruz kalan vatandaşlara yazık değil mi?

Bunları haklı duruma getirmek için mi bu halkın arkasına sığındılar?

Olaylara bakış açıları ve ideolojik düşüncelere göre yaşanılanları değerlendirmek, kişiden kişiye değişiyor. Kimisi, Taksim Gezi Parkı’nda yapılanları gerçekten protesto ediyor. Kimisi ise, bu işten ideolojik çıkar elde etmenin çabasında. Kimileri de kendi düşüncelerini başkalarına tahkim ettirme yarışında.

Bakın, Atatürk Posteri, Türk Bayrağı ve Apo posteri nasıl yan yana gelmiş?

Eylem sahalarında bunları gördük.

Benim Bursa’da protestolara katılan on binler bunu hak etmediler. Çünkü onlar, doğa sevgisi, insan sevgisi, yeşil alan sevgisi ve yapılan yanlışların halkın tepkisini çektiğini gösterilmesi için bu eylem ve yürüyüşlere katıldılar.

Bilselerdi, vilayet binasına taş atılacağını, onlar zaten bu yürüyüşe gelmezlerdi. Bilselerdi yasa dışı bir takım örgütlerin lehine sloganlar atılacağını, onlar zaten bu topluluk içinde yer almazlardı.

Bu konuda ne iktidar yanlısı ne de yasadışı olayları çıkaranların yanlısı olarak yazı yazmak istemiyorum.

Hak ve eşitlik mücadelesi için halkın uyarılması ve gerçeklerin gösterilmesini istiyorum.

İnternet ortamındaki sosyal medyaya yazmışlar. Eylemler 48 saat sürerse, Anayasa Mahkemesi hükümeti görevden uzaklaştırılacak. Sonra eylemler 48 saat devam ederse Avrupa Birliği Türkiye’deki hükümeti düşürecek. Tabi, hükümete ideolojik olarak sıcak bakmayanlar bu tuzağa düştüler gibi geldi. 48 saat geçtikten sonra ne oldu?

Ben, Anayasa Mahkemesi ile ilgili olayı Bursa’da bulunan başbakan yardımcısı Bülent Arınç’a sormuştum. “Delilik bu. Anayasa Mahkemesi’nin böyle bir görevi yoktur. Bunu da herkes bilir” cevabını vermişti. Sonrasında Avrupa birliği senaryosu gündeme getirildi.

Avrupa Birliği’nin de böyle bir görevi yok. Zaten Türkiye Avrupa Birliği’ne üye değil. Yani, ülkemizin iç işlerine müdahale etmesi, hükümetin görevden uzaklaştırılması mümkün değil. Masum halk burada da kandırıldı. Bu senaryolarla meydanların boşaltılması engellenmiş oldu.

Sözün kısası, bazı art niyetli kişiler, Taksim Gezi Parkı eylemini bahane edip ülkemizde bir ayaklanma başlatılmasının kaos yaşatılmasının provasını yaptılar.

Eylemciler için bir şey söylemek istemiyorum. Ama, masum vatandaşlarımız polisin birer gazıyla karınlarını doyurup, tazyikli suyuyla bir güzel duş aldılar.

Deneyimli siyasetçimiz Süleyman Demirel’in 1977 yılındaki Taksim olaylarıyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede dediği gibi, “yollar yürümekle aşınmaz.”

Bu kez yollar aşınmadı ama, tahrip edildi. Kaldırım taşları söküldü. Atık bidonları bile ateşe verilip yakıldı. Tahrip edildi.

Gelelim olayın Bursa tarafına. Bursa’da siz şimdiye kadar Nilüfer ilçesindeki 50-60 civarındaki parkın betonlaşmasına yönelik herhangi bir eylem planlayan marjinal guruplara, ideolojik düşüncesi sol olan kişilere rastladınız mı? Akademik odalar dahil.

Hayır.

Bunun nedeni, Nilüfer ilçesinde veya Bursa’nın başka bir yerinde yeşil alan ve ağaç katliamının olmadığının ispatı mıdır? Hayır, bireysel vatandaşlarımızın gösterdikleri tepkilerin bile basında, medyaya yer almaması için reklam gücünü kullanan bu düşünceyi kınamak yerine desteklemek nedendir? Yada, Nilüfer’deki yeşil alan katliamını görmezden gelip, Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçları bahane ederek eylem yapmak, demokratik hak olmasına rağmen eşitlik midir? Yoksa çifte standart mıdır?

Bunları da unutmayalım. Eylemlerin kişilerin ideolojik yapısı ve bakışına göre değil de halkın çıkarları doğrultusunda olması gerekmiyor mu?

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Siyasetin Balıbey atışması - 28 Kasım 2024
  • Ekonomi ve adalet - 18 Ekim 2024
  • Haklı gururumuz Zafer Bayramı! - 30 Ağustos 2024
  • Yangının külü - 21 Ağustos 2024
  • Gazetecilik ve baskılar - 10 Ocak 2024
  • Bu ceyran fena çarpar - 13 Şubat 2022
  • Raylar üzerindeki siyasetin gölgesi - 03 Şubat 2022
  • Saksıda yetişen servet - 28 Eylül 2021
  • Laf çok, icraat yok! - 16 Eylül 2021
  • İmar barışı kavgaya mı dönüşüyor ? - 12 Eylül 2021
  • Gençlere üniversite kapısı - 12 Ağustos 2021
  • Demokrasi nöbetleri - 15 Temmuz 2021
  • İş dünyasına korona dersi - 06 Temmuz 2021
  • İnsanları sevindiren karar - 24 Haziran 2021
  • Sokaklar yine dolu - 18 Nisan 2021
  • Halimiz ne olacak? - 11 Nisan 2021
  • Mavi olmak Bizim de hakkımız - 03 Nisan 2021
  • Parti kapatma - 23 Mart 2021
  • Bursa'nın 2040 öngörüsü - 11 Mart 2021
  • İnsanca yaşama hakkı (1) - 04 Mart 2021
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 9
Köşe Yazarları
AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
NAZİFE İDİL ÖZKOL
NAZİFE İDİL ÖZKOL
ENERJİ TİCARETİNDE YENİ DÖNEM: ELEKTRON DEĞİL, ESNEKLİK KAZANDIRACAK
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞİRKEN KAZANAN KİM OLACAK?
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
BİR GÜN BUGÜNÜ DE ÖZLEYECEĞİZ…
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
KEDİ VE KÖPEKLERDE NÖROPLASTİSİTE: BEYİN TEKRAR PROGRAMLANABİLİR Mİ?
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
STARTUPLAR İÇİN HUKUKİ PUSULA: FİKİRDEN ÇIKIŞA KRİTİK DURAKLAR
Prof.Dr. Betül BATIR
Prof.Dr. Betül BATIR
TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923)
Dr. Özlem BAYKAL
Dr. Özlem BAYKAL
KABUĞA SIĞMAYAN KEDER: GELİNCİĞİN HÜZNÜ
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
NAZAN AKINCI
NAZAN AKINCI
‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
"14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
Gürkan KAYA
"14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
SUZAN ÇATALOLUK
SUZAN ÇATALOLUK
YARIM KİLO KIYMA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
DEVRİMLERİN FELSEFESİ
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
ATİLLA SAĞIM
ATİLLA SAĞIM
Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
AV. AYDAN AYHAN
AV. AYDAN AYHAN
Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
Elif Doğrul
Elif Doğrul
Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
Siyasetin Balıbey atışması
Muharrem KARABULUT
Siyasetin Balıbey atışması
Soykırıma Ses Çıkar
Nurefşan OKUMUŞ
Soykırıma Ses Çıkar
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
Sezen Tunca Mutlu
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Op. Dr. Elif ÖYE
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Kül Adam
Oğuz Han AYAZ
Kül Adam
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
Dr. İbrahim Öztahtalı
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
SOR?
Duygu Özer
SOR?
Lavanta kokulu babam...
Dilek İLHAN
Lavanta kokulu babam...
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Mualla YILDIZ
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Dik Durmanın Bedeli 5
Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
Dik Durmanın Bedeli 5
Çok Okunan Haberler
Eskişehir'den Zeynep Özkara, Balkan Şampiyonu oldu
Eskişehir'den Zeynep Özkara, Balkan Şampiyonu oldu
İzmir Seferihisar'da selin izleri siliniyor
İzmir Seferihisar'da selin izleri siliniyor
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü 26 işçi alacak
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü 26 işçi alacak
Ana Sayfa
Yaşam
Gündem
SPOR
POLİTİKA
SAĞLIK
EKONOMİ
KÜLTÜR SANAT
DÜNYA
BURSA
TÜRKİYE
Siyaset
Magazin
NEWS
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • Magazin
  • NEWS
  • POLİTİKA
  • Siyaset
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim