Bilgi çağındayız ve bilginin değerini anlamıyoruz. Çünkü bilgiye gelişmiş teknoloji ile kolay ulaşıyoruz. Hatta araya aracı koymadan yani öğreticiye ihtiyaç duymadan ne öğrenmek istiyorsak bir tuşa basarak yüzlerce bilgi topluyoruz. Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü ise sadece kulaklarda kalan hoş bir seda. Oysaki bu söz ne kadar anlamlı ve ne kadar derin. Öğreticinin değerini, öğretmenin kıymetini nasıl da güzel ifade eder. İlkokul öğretmeninizi hatırlayın, liseyi, yükseköğretiminizi hatırlayın. Her bir öğretmeniniz nasıl da dokunmuştur hayatınıza. Ve özellikle eğitimin ilk basamağında tanıştığımız ilkokul öğretmenimiz, asla unutulmaz. İşte öğretmenlerini unutmayanların hikâyesi…Bahçecik halkının vefa örneği…

Kocaeli Kırım Tatarları Derneği Başkanı Sayın Ferit Toklu Bey, 25 Kasım 2025 tarihinde yapılacak Öğretmenler Günü kahvaltısına bizi arayıp davet etti. Yapılacak etkinlikte öğretmenleri Zeynep Ultav anılacaktı. Uzun yıllar Bahçecik (Kocaeli Başiskele ilçesine bağlı)’de öğretmenlik hizmetinde bulunan Zeynep Ultav 1992 yılında vefat etmişti. Aradan 33 yıl geçmiş ve dahası öğretmenlerinin beldelerindeki görevi ise 1968 yılında emekliliğiyle sona ermişti. Yani Zeynep Öğretmen en son 57 yıl önce beldelerinde öğretmen olarak hizmette bulunmuştu. Ama Bahçecik halkı Zeynep Öğretmenlerini hiç unutmamıştı, unutmuyordu ve unutturmuyordu. Ne muhteşem bir vefa örneği, ne güzel bir bağlılık örneği.
Gelelim Zeynep Öğretmene. Zeynep Öğretmen 1909 yılında Balkan topraklarında doğmuştu. İki yaşlarındayken başlayan Balkan Savaşları bölgenin tüm çocukları gibi onu ve ablasını da etkilemişti. Yetim kalan bu kız çocuğuna Balkan Savaşları’nda görev yapan Miralay Niyazi Hasan Bey sahip çıkmıştı. Üç yaşındaki bu kız çocuğunu beraberinde İstanbul’a getirmişti. Miralay Niyazi Hasan Bey’in üç kız bir erkek çocuğu vardı. “Soframda 5.inci çocuğu da doyururum” diyerek, dördüncü kızı olarak Zeynep’i de evlat edinmişti. Miralay Niyazi Hasan Bey, üç kızının eğitimini sağladığı gibi, en küçük kızı Zeynep Ultav’ı da Edirne Kız Öğretmen Okulu’na tahsili için göndermişti. Böylece kızlarını okutmuş ve kızlarından üçü (Ruşen, Gülşen ve Zeynep) öğretmen olmuştu. Zeynep Öğretmen, Edirne Kız Öğretmen Okulu’nda son sınıf öğrencisi iken Mustafa Kemal Atatürk’ün okullarını ziyaret ettiğini (24 Aralık 1930), kendisinin öğrenci olarak Atatürk’e kahve ikram ettiğini büyük bir gururla anlatıyordu öğrencilerine.

Öğretmen Zeynep, Kandıra’nın bir köyünde öğretmenlik yaparken 1935 yılında ailenin soyadını almış ve artık Zeynep Ultav olmuştu. Zeynep Öğretmen 1940-1968 yılları arasında tam 28 yıl Bahçecik Beldesinde, Bahçecik İlkokulu’nda öğretmenlik yapmıştı. Bu 28 yılda Bahçecik’de neler yapmamıştı ki! Bir Cumhuriyet öğretmeni, bir Cumhuriyet Kadını olarak Atatürk ilke ve devrimleri ışığında kız çocuklarının eğitimi için uğraşmıştı. Gerekirse kahveye girip kız çocuklarını okula göndermeleri için babalara öğüt vermişti. Kızları elinden tutup okula getirmişti. Zeki, okumak isteyen çocukları yüksekokullara yönlendirmiş, öğrenmesi kıt öğrencilere özel yöntemler geliştirmişti. Öğrencisini daima sevmiş, okulunu sevmiş, hizmet ettiği köyünü sevmiş, ülkesini sevmiş idealist Çalıkuşu Zeynep Öğretmen.
Bahçecik İlkokulu’nda 28 yıl öğretmenlik yapmış ve idarecilik de gözü hiç olmamıştı. Yıllar sonra öğrencisi okula Müdür olarak atanmış ve Zeynep öğretmen öğrencisi olan Müdür beyle (Avni Gülener) çalışmış, bundan asla gocunmamıştı. Bu ne büyük bir erdem…Çünkü, öğretmenlik görevi her zaman ağır basmıştı. Emekli olduğu 1968’den vefat ettiği 1992 yılına kadar Bahçecik beldesini ziyaret etmişti. Bahçecik onun yaşamında hep özeldi ve ayrı bir yeri vardı. Bahçecik halkı için de Zeynep Öğretmen özeldi.

Yıllar geçmesine rağmen Zeynep Öğretmene hâlâ sahip çıkan ve unut(a)mayan Bahçecik halkı, öğrencileri, çocukları, torunları onu hâlâ yaşatıyor. Öğrencileri Zeynep Öğretmenlerini bugüne taşıyor. Öğrencisi Kadem Duran (İşl. ve Elk Y. Müh.) ailesinden edindiği bilgiler ışığında yaptığı araştırmalarla biyografisi ve çalışmalarını konu edinen eserler yazıyor. Zeynep öğretmen anılarda yaşıyor, kitaplara konu oluyor ve çeşitli etkinliklerle yaşatılıyor.
Kocaeli Kırım Tatarları Derneği 25 Kasım günü çok güzel bir anma toplantısı hazırlamıştı. Dernek Başkanı Ferit Toklu Bey’in önderliğinde düzenlenen etkinliğe Kırım Dernekleri Federasyonu Başkanı Vefa İbrahim Aracı, İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Şendoğan, IMEAK Deniz Ticaret Odası Kocaeli Şube Başkanı Vedat Doğusel, Bahçecik Ortaokulu (Zeynep Ultav’ın görev yaptığı okulun şimdiki adı) Müdürü Hakkı Şimşek, Müdür Yrd. Mustafa Özkeroğlu, okulun öğretmenleri, Dernek üyeleri, Zeynep Ultav’ın yakınları (Emel Ultav, Niyazi Koray Ultav) ve ben etkinlikte yerimizi aldık. Konuşmaların ve anma törenin ardından Zeynep Öğretmeni, Bahçecik Mezarlığı’nda mezarı başında andık. Şunu belirtmem gerekir ki beni ayrıca hüzünlendiren, konuşmalarda aktarılan şu bilgi oldu: Zeynep Öğretmen vefat edince öğrencileri, Bahçecik halkı ve eski öğrencisi Belediye Başkanı İbrahim Gencer’in girişimleriyle ailenin de iznini alarak öğretmenlerinin cenazesini Bahçecik Mezarlığı’na getirip burada defnediyorlar. Bu nasıl bir sevgi, nasıl bir sahiplenme ve bağlılık. Öğretmenliğin ne anlama geldiğini gösteren bu olay beni bir kez daha duygulandırdı.
.jpg)
Mazide kalmış ama bugüne taşınan o anılar, çocuk hafızasına nakşedilmiş yaşanmışlıklar bugün altmışını geçmiş öğrencilerinin ağzından birer şiir gibi dökülüyor. Sanki kan bağı olan ailenin büyüğünü anlatıyor her biri, annesine duyduğu özlem gibi gözleri yaşarıyor Zeynep Öğretmen derken. Kocamış kalpleri çocuk sevinciyle atıyor. Törende konuşan yeğeni Koray Ultav’ın, çocukluk anılarında Zeynep teyzesinin anlattığı masalların yerinin ayrı olduğunu, sevgi ve şefkat dolu hatıralarının değerini, yıllar öncesi neşeyle paylaşması oldukça etkileyiciydi. Törende konuşan öğrencileri “Zeynep Öğretmenin sözünün üzerine söz edilmezdi, herkes onu dinler, sayardı” dediler.
Törenin ardından görev yaptığı Bahçecik Ortaokulu’nu ziyaret ettik. Mezarlıktan az ileride yokuşun başında Zeynep Ultav Sokağı ve Çeşmesi var. Sokağın sonunda Bahçecik Ortaokulu. Okulun Müdürü Sayın Hakkı Şimşek heyeti karşıladı. Kahve ikramının yanında sohbetin keyfi paha biçilemezdi. Zeynep Öğretmen birçok kişiyi bir araya getirmiş, görüş alışverişi yapılmasını sağlamıştı. Geriye okulun ismine Zeynep Ultav adının verilmesi kalmıştı. Ne isabetli bir hareket ve karar olur, gelecekte Bahçecik’te yenilenecek bir okula, kendini buraya adamış ve bir ekol olmuş yarım asırdır etkisi devam eden Zeynep Öğretmenin adının bir okulda yaşaması.
Öğretmenin değeri, öğretmenlik mesleğinin kıymeti ancak böyle yaşatılabilir ve Bahçecik halkı ne güzel, ne yüce bir davranışla bu gururu yaşatmış. Eğitimci bir aileden gelmem ve öğretmen yetiştiren bir akademisyen olmam hasebiyle geçirdiğim saatler, yaşadığım duygulu anlar ne kadar doğru bir meslekte olduğumu gösterdi. Yıllar evvel 1953’de, ilk görev yeri olarak Samsun Çinik köyüne atanan ilkokul öğretmeni Büyükannemi hatırladım. Kendisini 2011 yılında öğretmenlik yaptığı Çinik köyüne götürmüştüm. Köyde hâlâ yaşamını sürdüren öğrencilerini görünce heyecandan kalbi duracak sandım. Nasıl hasret giderdiler, öğretmenlerinin elinden öptüler, Öğretmenleri de onları tıpkı okuttuğu küçük öğrencileri gibi sevdi, sardı, başlarını okşadı. O anlar canlandı gözümde. Zeynep Ultav Öğretmen de yanımızdaydı, aramızdaydı, bize ışık oldu, başımızı okşadı. Bizi Bahçecik’te misafir etti, ağırladı ve mesaj verdi.
“İnsanlar ölür ama fikirler ölmez, eserler ölmez. Öğretmenlik mesleğini tam anlamıyla yerine getiren öğretmenler ise hiç ölmez”.
Zeynep Ultav Öğretmenle yeniden buluşmak üzere Bahçecik’ten ayrıldık. Ektiği tohumların yeşerdiğini ve onların da yeni tohumlara can verdiğini görmek paha biçilmez bir duyguydu. Bahçecik halkına değerlerini yaşattıkları için, binlerce teşekkür ve hepimize örnek olması temennisiyle…



















Değerli hoc*** 25 Kasım günü Kocaeli Kırım Tatarları Derneğindeki Zeynep Ultav öğretmenimizi anma progr***ında bende vardım. Unut***ayacağım bir öğretmenler günü yaşadım. Zeynep öğretmen unutulmayacak bunu gördüm. Ektiği tohumlar çok güçlü. Tıpkı onun eğitim için vermiş olduğu sarsılmaz ve ulvi mücadelesi gibi .Tüm sevenlerine saygılarımı arz ederim.