• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
10:15
Yazın boğaz enfeksiyonuna yol açan 7 hata!
10:10
Yapay zekâ raflara kadar indi!
10:05
İBB ekiplerinden yoğun atık mesaisi
09:34
Kütahya'da patates tarlalarında bitki pasaportu denetimleri başladı
09:27
MHP Kayapınar Kongresinde Baver Bulut yeniden başkan seçildi
09:24
Artaş Holding'den eğitim yatırımı
09:23
Kaymakam Yıldırım kamu kurumlarında incelemelerde bulundu
09:22
ABD ve Avrupa kirazda bu aromayı özellikle istiyor
09:21
Sultangazi, Türkiye Profesyonel Kick Boks Turnuvası'na ev sahipliği yaptı
09:18
Erzurum'da sağlık ordusu sahada: "Can Ebeleri" görev başında
09:16
Serbest piyasada döviz fiyatları
09:08
Hatay'da 3 ilçede planlı su kesintisi yapılacak
09:08
Mudanya'da şehitler anısına, beraberlik ve bereket için dua edildi
09:01
Bayburtlu aile yayla yolunda karşılaştıkları tilkiyi kekle besledi
08:58
Kayserispor'dan yabancı transferi
08:54
Arsuz'da sokak şenlikleri yoğun ilgi gördü
08:14
Binali Yıldırım Refahiye'deki Orçul Festivali'nde vatandaşlarla buluştu
07:30
Ankara'nın merkezine 32 katlı ikiz ultra lüks rezidans
07:15
Çerçeve yasa Meclis'te
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof.Dr. Betül BATIR
  3. "Medeni Kanun"un Kabulünün 99. Yılı Kutlu Olsun!
Yayınlanma: 17 Şubat 2025 - 11:04

"Medeni Kanun"un Kabulünün 99. Yılı Kutlu Olsun!

17 Şubat 2025 - 11:04
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof.Dr. Betül BATIR
Prof.Dr. Betül BATIR

 “Medeni Hukuk, hukukun temelidir” der hukuk uzmanları. Medeni hukuk insanca yaşamanın, yaşayabilmenin de gereğidir. Özgürlük, yaşam hakkı, miras hakkı, evlenme/boşanma hakkı, eğitim hakkı, seçme/seçilme hakkı, düşünme hakkı, toplumsallaşma hakkı gibi birçok hak ve hukuku içerir.

 Yakın tarihimize baktığımızda şer’i hükümlerle yönetilen ve şer’i hukuka dayalı Osmanlı İmparatorluğu’nda medeni kanunla ilgili ilk değişim Tanzimat dönemiyle başladı. Ahmet Cevdet Paşa tarafından yine fıkıha bağlı şekilde hazırlanan hukukî metinler Mecelle adıyla uygulamaya giren kanunlar oldu. Mecelle hukuku Osmanlı Devleti’nde toplumsal sorunlar ve yaşayış anlamındaki davaların çözümünde yani medeni hukuku içerecek şekilde olaylara cevap verebildi. Ancak aile hukuku ile ilgili kısımlar eksikti. Bu konuda yetersiz kalan Mecelle için Aile Hukuku ile ilgili kısımlar konusunda çalışmalar başlatıldı.

 İttihat ve Terakki döneminde 1917’de hazırlanan “Aile Hukuku Kararnamesi”yle konuya çözüm getirilmeye çalışıldı. Ancak eğitim, miras, evlenme, boşanma, çalışma gibi haklardan yoksun olan kadının bu reformlarda yeri yoktu. Erkekler de vatandaşlık haklarından bazılarını yeni kazanıyordu. Eğitim politikasında vatandaş yetiştirmek önemseniyordu. Vatandaş kavramı erkek bireyleri kapsıyordu.

Tanzimat sonrası başlayan eğitim reformlarıyla eğitim almaya başlayan kadınlar, kendilerine tanınmış bir yasal hak olmaksızın Fırka (parti) adıyla bir dernek kuracak kadar Cumhuriyet dönemine haklarının bilinciyle giriş yapmışlardı. Türk Kadınlar Fırkası Nezihe Muhittin öncülüğünde kurulmuştu. Bu hareketleriyle kadınlar, erkek yöneticilere de vatandaş kimliğinde kadınların da yer alması gerektiğini gösteriyordu. Mustafa Kemal Atatürk aslında başından beri eşitlik kavramında vatandaşlık kavramında kadın -erkek birlikteliğini vurguluyor, bu eşitliği savunuyordu. Ancak doğru zamanı beklemekteydi ki bu hareket görüşünü destekler nitelikteydi ve özellikle de kadınların etkinliğiyle gerçekleşmişti. Mustafa Kemal Atatürk, toplumun her alanında kadınları erkeklerle birlikte eşit haklara sahip kılmak, hayalindeki çağdaş Türkiye’yi var etmekte ilk adımdı. Kadın -erkek eşitliğinde çağı yakalamış, rasyonel bir hukuk olmalıydı ve bu, devrimler için de gerekliydi.

Cumhuriyet döneminde Avrupa’ya hukuk tahsili için gönderilen öğrenciler eğitimlerini tamamlayıp yurda döndüklerinde İtalya, Fransa ve Almanya gibi batılı devletlerin kanunlarını içeren yazılar yayınladılar. Kısa sürede kurulan uzman heyetleriyle hukuk devrimi yolunda ilk adımlar atıldı, çalışmalar başladı.

Kanun hazırlıklarında çeşitli komisyonlar kurulmuştu. 11 Mayıs 1924 tarihli komisyonda ahval-i şahsiye komisyonunda yer alan isimler arasında, dönemin ünlü hukukçuları Hacı Adil Bey, Şevket Bey, Muammer Raşit Bey, Şükrü Kaya Bey, Ahmet Samim Bey, Ömer Nasuhi Bey (sağlık sorunuyla ayrılması sonucu yerine Cemal Atıf Bey geçmişti) bulunmaktaydı. Bu komisyon evlenme ve boşanma konularını ele almıştı. Ancak komisyonların genel yapısı Mecelle ve Aile Kararnamesi hükümlerini yani fıkıh esasını temel alan bir kanun çıkarmaktı. Oysa ki bazı hukukçular batı kanunlarının alınmasından yanaydı. Adliye Vekili Mahmut Esat (Bozkurt) da batı kanunlarının örnek alınmasını savunmaktaydı. Ortak bir karara varılamayınca, komisyonlar dağıldı.

 Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş ve dönemin ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte hukuk kurallarına sahip olmasını sağlayacak genç hukukçuların yetiştirilmesi için 1925 yılında Ankara Hukuk Fakültesi açılmıştı. Mustafa Kemal Atatürk burada yaptığı konuşmasında da “yeni kanunları yapacak ve uygulayacaklar bu kurumdan yetişecektir” diyordu.

 Türk Medeni Kanunu’nun batı hukuku örnek alınarak yapılacağı fikri kuvvetlenerek İsviçre Medeni Kanunu’nun örnek alınması hükümet tarafından kabul edildi. Bu kanun bir heyet tarafından tercüme dilerek, hukukçu milletvekilleri, mahkeme başkan ve üyeleri, hukuk profesörleri ve avukatlardan oluşan 26 kişilik ilmî bir heyet tarafından Türk Medeni Kanunu hazırlandı.

Mahmut Esat Bey neden İsviçre Kanunu sorusuna verdiği cevapta 1804 tarihli Fransız kanunun eskiliği; Alman kanunun ise fazlaca soyut ve felsefik bir yapıya sahip olduğu oysa ki İsviçre Kanunun daha yeni, sade ve anlaşılır olduğunu söylemekteydi. Halkçı bir yapı arz eden İsviçre Medeni Kanunu yargıca hareket serbestliği tanıdığı gibi özellikle ekonomiyi destekleyici mahiyetiyle toplumsal hayata uyum sağlayan bir yapısı olduğunu belirtiyordu.

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Ferit Hakkı Saymen, Selahattin Sulhi Tekinay gibi Fransızcayı iyi bilen, yurtdışında eğitim almış hukukçuların da Türkiye’de var olması devrimi hızlandıran bir konu olmuştur. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk’ün daha II. Meşrutiyet döneminde Sofya’da askeri ataşe olarak görev yaptığı yıllardan itibaren savunduğu kadın-erkek eşitliği İsviçre Medeni Kanununda da yer almaktaydı. Bu husus ta İsviçre Medeni Kanunun örnek alınması için önemli bir nedendi.

Tasarının 17 Şubat 1926 tarihli meclis görüşmelerinde ilk sözü Adliye Vekili Mahmut Esat Bozkurt almıştı:

“Bu kanunları devrimin büyük liderlerinin ilhamından aldığım gür verimlilikle düşünerek teklif ettim. Bu kanunlar devrimin anlam ve kavramını belirteceklerdir. Devrimin anlam ve kavramını belirten bu kanunların yayımı iledir ki Türk halkı, devrimden, devrimin verimliliğinden yararlanacaklardır. Bu kanunların en önemlisi bulunan ve Türk’ün sosyal yaşantısında devrimin gereklerini ve durumunu anlatacak olan bu medenî kanun dünyanın uygarlık âleminin en tanınmış yazarlarınca beğenilen bir uygar yapıttır. Bize de memleketimizin en seçkin hukukçuları tarafından aktarılmıştır. Dokuz yüzden çok maddeyi içine alan Medenî kanunumuzun en önemli bölümlerini özellikle aile, hukuksal kuruluşlar, miras sorunları ve mallarla ilgili haklar meydana getirmektedir. Türk tarihinin, benim anlayışıma göre en acındırıcı insanı Türk kadınıdır. Yeni tasarının aile kuruluşu ve miras hükümleri şimdiye kadar istenildiği zaman kolundan tutularak bir tutsak gibi yerden yere vurulan fakat dünya kurulalı beri hanım olan Türk annesini gereken saygılı yerine getirecektir. Türk annesini gerçek ve saygı değer yerine getirecek olan bu kanun, unutmamak gerekir ki, aynı zamanda Türk toplumunu en güçlü ve en temelli bir surette kuvvetlendirmiş olacaktır.”

17 Şubat 1926 tarihinde İsviçre Medeni Kanununun örnek alındığı Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Kanun, 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girdi.

Dönemin Adliye Vekili Mahmut Esat Bozkurt’un, yapılan eleştirilere verdiği cevaplardan biri çok eşliliğin kaldırılmasıyla ilgiliydi: Birden fazla evlenen erkeğin hanımından da sadakat bekleyemeyeceğini ifade eden Bozkurt, “Viyana kapılarına kadar evladını yollayan Türk anasının elbette İsviçreli bir hizmetçi kadar değerli olduğunu” ifade edecekti.

Neden İsviçre Medeni Kanunu örnek alınmıştı?

-Öncelikle sade ve anlaşılır bir dile sahip olması,

-Kadın – erkek eşitliğine dayanan aile hukukunun sağlanmış olması,

-Hakimlere geniş takdir yetkisi vermiş olması,

-Yenilikçi, çağdaş (güncel şartlara uygun), demokratik ve laik olması.

Türk Medeni Kanunu ile neler elde edildi?

-Din temelli hukuk yerini aklî ve dünyevî temelli (laik sistem) bir hukuk sistemine bıraktı. Din ayrımı gözetilmeksizin tüm vatandaşlara uygulanacak bir hukuk sistemiydi.

Laik hukuk-hukukta laiklik önemlidir ve üzerinde durulması gerekir. Laiklik kavramını anlamak için Osmanlı İmparatorluğu’nun kozmopolit yapısını, Tanzimat döneminin batılılaşma çabalarıyla ayrışan toplum yapısını, Islahat Fermanıyla genişleyen kapitülasyon haklarıyla ortaya çıkan azınlık ve yabancı devletler işbirliğini, ol(a)mayan vatandaşlık haklarını iyi bilmek gerekir. Bu kozmopolit yapının ezici etkisi Lozan Barış Antlaşması’nda da hissedilir şekilde yaşanır. Evet kapitülasyonlar kaldırılmıştır ama bazı hukuki durumlarda hâlâ azınlık hakları devrededir. İşte böylesi bir durum da hukuk alanında yaşanmıştır. Şöyle ki azınlıklarla ilgili davalarda patrikhane ve konsoloslukların yargı yetkisi vardı. Lozan Barış Antlaşması’nın 42’nci maddesi ile Türkiye’deki azınlıklara, aile ve şahsın hukukunu kendi örf ve adetlerine göre belirleme imkanı sağlanmıştı. Bu amacı gerçekleştirmek üzere azınlık gruplarının temsilcilerinden oluşacak bir komisyon kurulması gerekiyordu. Bu ise tam bağımsızlık ilkesine aykırıydı. Türkiye Cumhuriyeti devleti tam bağımsızlık ilkesinden ödün veremezdi. İşte bu ilke laiklik ilkesiyle sağlanabilirdi, tüm vatandaşlar hukuk önünde de eşittir. Bu anlamda Türk Medeni Kanunu dinî içerikten uzak olup dünyevî karakter taşır. Dünyevî yani laik. Laiklik kavramını dünyevî karşılığıyla bir eğitim talimatnamesinde ilk kez kullanan kişi dönemin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’dir.

-Türk Medeni Kanunuyla, tüm vatandaşları içine alan hukuk sisteminde kadınlar da yer alıyordu.

-Kadınlar miras hakkına sahip oluyordu. Medeni kanuna göre kız-erkek eşit miras hakkına sahipti.

-Mahkemelerde ceza hukuku ile ilgili kadının şahitliği eşit değildi. İki kadının şahitliği bir erkek şahide denkti. Bu eşitsizlik de medeni kanunla giderildi.

-Evlenme ve boşanmada kadına da haklar tanındı. Erkeğin tek taraflı boşaması kaldırıldı.

-Şer’i hukukun kabul ettiği erkeğe dört kadınla evlilik hakkı kaldırılarak tek eşlilik kuralı getirildi.

-Dinî nikah (İmam nikahı) yerine resmî nikahın hukuki geçerliliğinin kabul edilmesi ve nikah için belediyelerin yetkilendirilmesi kabul edildi.

-Kadınlar istedikleri işlerde çalışma hakkını elde etti.

-Kadınlar vatandaşlık hakkını medeni kanunla elde ettiği gibi bu kanuna dayanarak kısa sürede siyasi haklara da sahip olmuştu. (1930 Yerel seçme ve seçilme hakkı, 1934 Genel seçme ve seçilme hakkını elde etmişlerdir.)

Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 tarihinde gözden geçirilerek güncellenmiştir (Yeni Medeni Kanun). Ülkemizde medeni hukuk kıstaslarının belirlenmesinde Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Kemal Oğuzman, Jale Akipek gibi pek çok hukuk bilim insanlarını da anmak gerekir. Kısaca söylemek gerekirse; Türk Medeni Kanunu, dönemin ekonomik, sosyal ihtiyaçlarının ve siyasi beklentilerini karşılayacak şekilde hazırlanmıştır. Türk Medeni Kanununa göre, tüm vatandaşlar din, cinsiyet, sosyal statü ayrımı yapılmaksızın eşit haklara sahiptir.

Kutlu Olsun!.. Hukuk devleti olmanın yüceliğiyle, nice yıllara…

Kaynaklar

Elif Dursunüst, “Kabul Edilme Sürecinde Türk Kanun-ı Medenîsi”,Usûl İslam Araştırmaları, Sayı:12, Temmuz-Aralık 2009, s.159-170.

Mahmut Goloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi -I, 1924-1930, Devrimler ve Tepkileri, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923) - 16 Haziran 2026
  • KÖY ENSTİTÜLERİNİN BAYRAMIDIR 17 NİSAN - 17 Nisan 2026
  • Bahçecik Beldesi'nde Bir Çalıkuşu: Zeynep Ultav Öğretmen - 08 Aralık 2025
  • Şapka Devrimi'nin 100. Yılında Cumhuriyet Bayramı Etkinlikleri - 16 Ekim 2025
  • "Bursa Sudan İbarettir" Evet Yanlış Görmüyorsunuz Bursa Su Demektir! - 01 Ağustos 2025
  • "Karakter ve Değer Eğitimi" Üzerine Birkaç Not - 27 Haziran 2025
  • UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesinde "İFTAR" - 24 Mart 2025
  • Aidiyet, Ait Hissetmek, Ait Olmak Ne Yüce Bir Erdemdir! - 05 Şubat 2025
  • Dünya Barışı Yolculuğunda Parlamentolararası Birliğin Kuruluşu ve Türkiye'nin Birliğe Katılışı - 20 Ocak 2025
  • Yeni Yıla Girerken Bir Tartışmaya Dikkat Çekelim ... - 23 Aralık 2024
  • "İnsan Kadın" Olabilmenin Mücadelesinde Kısa Bir Yolculuk...Bursa'da "İnsan Kadın 3: Mobbing Konferansı" düzenliyor - 02 Aralık 2024
  • Bursa'da Bilim Ziyafeti: "Cumhuriyet, Eğitim, Kültür ve Sanatta Hasan Âli Yücel'den Günümüze İletiler Sempozyumu" Düzenlendi - 27 Kasım 2024
  • Öğretmenlerimize ve Maarif Babaya İthâfen Bir Sempozyum - 15 Kasım 2024
  • Çocuklara Okul Yakışır Mezar Değil! - 05 Kasım 2024
  • Cumhuriyet ve Kadın - 25 Ekim 2024
    Köşe Yazarları
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    DİPLOMA DEĞİL, KENDİNE YATIRIM KAZANDIRACAK
    Dr. Özlem BAYKAL
    Dr. Özlem BAYKAL
    WOOLF'UN ODASINDAN BUGÜNE: KADININ ASLA OLMAYAN ODASI
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
    AYNI GÖKYÜZÜNÜN ALTINDA YABANCILAŞTIK
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    NAZİFE İDİL ÖZKOL
    ENERJİ TİCARETİNDE YENİ DÖNEM: ELEKTRON DEĞİL, ESNEKLİK KAZANDIRACAK
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    BİR GÜN BUGÜNÜ DE ÖZLEYECEĞİZ…
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    KEDİ VE KÖPEKLERDE NÖROPLASTİSİTE: BEYİN TEKRAR PROGRAMLANABİLİR Mİ?
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    STARTUPLAR İÇİN HUKUKİ PUSULA: FİKİRDEN ÇIKIŞA KRİTİK DURAKLAR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    TÜRK KADININ SİYASİ HAKLAR MÜCADELESİNDE TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI: KADINLAR HALK FIRKASI (15 HAZİRAN 1923)
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
    NAZAN AKINCI
    NAZAN AKINCI
    ‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    Gürkan KAYA
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
    SUZAN ÇATALOLUK
    SUZAN ÇATALOLUK
    YARIM KİLO KIYMA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    DEVRİMLERİN FELSEFESİ
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
    ATİLLA SAĞIM
    ATİLLA SAĞIM
    Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
    AV. AYDAN AYHAN
    AV. AYDAN AYHAN
    Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
    Elif Doğrul
    Elif Doğrul
    Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
    Siyasetin Balıbey atışması
    Muharrem KARABULUT
    Siyasetin Balıbey atışması
    Soykırıma Ses Çıkar
    Nurefşan OKUMUŞ
    Soykırıma Ses Çıkar
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    Sezen Tunca Mutlu
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Op. Dr. Elif ÖYE
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Kül Adam
    Oğuz Han AYAZ
    Kül Adam
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    Dr. İbrahim Öztahtalı
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    SOR?
    Duygu Özer
    SOR?
    Lavanta kokulu babam...
    Dilek İLHAN
    Lavanta kokulu babam...
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Mualla YILDIZ
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Çok Okunan Haberler
    Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
    Düzce Akçakoca'da korkutan kaza
    Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
    Kocaeli Büyükşehir kuvvetli sağanak sınavını başarıyla geçti
    Bülent Nuri Çavuşoğlu'ndan Beyağaç'a çıkarma
    Bülent Nuri Çavuşoğlu'ndan Beyağaç'a çıkarma
    Ana Sayfa
    Yaşam
    Gündem
    SPOR
    POLİTİKA
    SAĞLIK
    EKONOMİ
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    BURSA
    TÜRKİYE
    Siyaset
    Magazin
    NEWS
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • DÜNYA
    • EKONOMİ
    • Magazin
    • NEWS
    • POLİTİKA
    • Siyaset
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim