• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Genç Kalemler
  • FARKLI FİKİRLER
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Yaşam Siyaset Magazin Gündem NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
09:45
81 ilde göçmen kaçakçılığı denetimi!
09:35
İstanbul'da MLKP operasyonu! 11 gözaltı
09:20
Kayseri Kocasinan'da son hasat yapıldı
08:25
Meteoroloji'den kuvvetli yağış ve rüzgar uyarısı
07:25
Kayseri Kartal kKavşağı'nda ihale zamanı
01:54
Zelenskiy ile bir araya gelen Avrupalı liderler, Avrupa öncülüğünde çok uluslu güç teklif etti
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
  3. Türkçe varsa Türk de vardır ya da Vice Versa
Yayınlanma: 11 Haziran 2025 - 13:59

Türkçe varsa Türk de vardır ya da Vice Versa

11 Haziran 2025 - 13:59
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA

“Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı, onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Yeryüzünde yaşayan insanlar, farklı dilleri konuşurlar, ayrı dinlere inanırlar ve farklı kültürlere mensupturlar. Aynı dil, din ve kültürü paylaşan insanlara millet denir. Milletler, bir coğrafya üzerinde yaşarlar. Ülkenin ve medeniyetlerin ömrü ile coğrafyası arasında sıkı bir ilişki vardır. 

Türkler, tarihin çeşitli devirlerinde çok sayıda devletler kurmuşlardır. Türk devletlerinin ömürlerinin uzun olmasında, üzerinde yaşadıkları coğrafyanın etkisi büyük olmuştur. Bugün de yeryüzünde çok sayıda Türk devleti vardır. Ayrıca devlet olamayan azınlık durumunda olan Türkler de bulunmaktadır. 

Türklere ait ilk yazılı bilgilere MÖ 97 yıllarında Çin kaynaklarında rastlanmaktadır. En eski Türk yurdunun batıda Aral Gölü çevresinden doğuda Orhon ve Tula nehirlerine kadar uzanan geniş toprakları içine alan bir bölge olduğu kabul edilir. Ancak Türk yurdunun esas merkezini Altay dağları çevresi ile orta Yenisey sahası oluşturur.

Tarihin geçmiş dönemlerinde değişik ve uzun zaman dilimleri içinde birlik ve beraberlik içinde yaşayan Türk Dünyası, kurmuş olduğu medeniyetlerle tarihe altın harflerle adını yazdırmıştır. Ne yazık ki 19. Yüzyılda paramparça olmuş ve 20. Yüzyıla esaret altında girmiştir. Bu esareti ilk kez Türkiye kırmış ve bağımsızlığını kazanmıştır. Diğer Türk Dünyası ülkeleri 20. Yüzyılın sonunu beklemek zorunda kalmıştır. Öyle görünüyor ki tarihten aldığımız bilgiler ışığında 21. Yüzyıl Türk Dünyası’nın yeniden şahlanış asrı olacaktır. 

Türkler, az veya çok, bugün yeryüzünün hemen hemen her yerinde yaşamaktadırlar. Ancak bazı yerlerde azınlıkta olup bir devlet kuramamışlardır. Türkiye bir Türk ülkesidir. Yunanistan’daki Batı Trakya bir Türk Bölgesidir. Almanya’da yaşayan Türkler ise bir azınlığı oluşturur. 

Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı Türkçe sözlükte, Türk; Asya ve Doğu Avrupa’da yaşayan, Türkçe’nin çeşitli lehçelerini konuşan soy ve bu soydan gelen kimse diye tarif edilmektedir. Söz konusu bu kimselerden oluşan topluluklara Türkler denir. Türk sözcüğünün anlamı; “Güçlü, kuvvetli, miğfer, türemiş, şekil kazanmış” demektir. Türk kelimesinin geçtiği ilk devlet Göktürk devletidir. Orhun kitabelerinde Türk kelimesi, bazen Türk bazen de Türük olarak yazılmıştır. 11. Yüzyılda Kaşgarlı Mahmud; Türk adının Türkler’e Tanrı tarafından verildiğini belirterek, Türk adının “Gençlik, kuvvet, kudret ve olgunluk çağı” demek olduğunu yazar. 

Türk kelimesi, Tevrat’ta da geçmektedir. Tevrat’ta Türklerin Hz. Nuh’un oğlu Yafes’in soyundan geldiği kabul edilir. Yafes, öleceği sırada büyük oğlu Türk’ü yerine oturtup, diğer çocuklarına da Türk’ü kendinize Hakan bilip onun sözünden çıkmayın demiştir. Türkler, üç beyaz ırk grubundan “Europid” grubunun “Turanid” tipinden gelir. Kafa yapıları “Brakisefal” (Yuvarlak Kafalı) dir. Ortaçağ ve İran kaynaklarında Türk sözü, “Güzel insan” karşılığı kullanılmıştır. 

Türkler’in anavatanı Orta Asya’dır. 9. Yüzyıldan itibaren nüfuz fazlalığı, mer’a yetersizliği ve su kıtlığı gibi nedenlerle Orta Asya’dan Batı’ya doğru göç etmeye başlamışlardır. Bunun sonucunda 11. Yüzyılda Anadolu Türkleşmiş ve daha sonra Avrupa içlerine kadar yayılmışlardır. Alman bir araştırmacı (Blumenthal) “eğer Türk halkları olmasaydı, bugün Avrupa daha kötü durumda olurdu” demiştir.

Bugün Türklerin yoğun olarak yaşadığı topraklara Türk ülkesi ve bu ülkelerin tümüne de Türk Dünyası adı verilmektedir. Türk Dünyası’nın dil, din, ırk, kültür ve medeniyet bakımından ortak paydaları vardır. Söz konusu bu ortak paydalar, Türk Dünyası Birliği’nin yapılanmasında önemli rol oynamaktadır. Türkler tarihte çok sayıda devlet kurmuşlardır. Bu devletlerin sayısı yüzün üzerindedir. Tarihteki Türk devletlerinin sayısı ne olursa olsun, tarihin her döneminde Türkler, devlet geleneklerini korumuşlardır. 

Bugün Dünya kamuoyunda, Batı Dünyası tarafından işlenen bir teze göre, “Türklerin esas vatanı Orta Asya’dır, o halde bütün Türkler Orta Asya’ya gitmelidir” gibi bir safsata görüş vardır. Bu da milattan önce gerçekleşmiş olan göç hareketine dayandırılmaktadır. Öte yandan, Türk medeniyetinin tekrar kurulmaması için sanki tüm dünya elbirliği yapmış gibidir. Bugünün süper güçlerinin ideallerinde hep parçalanmış ve ezilmiş bir Türk Dünyası yatmaktadır.

Dünya ölçeğinde zaman ve mekân ilişkisi kurularak ve siyasi coğrafyanın süzgecinden geçirilerek denilebilir ki; Japon Denizi’nden Adriyatik Denizi’ne kadar uzanan geniş topraklar, Türk Dünyası olarak kabul edilebilir. Ve bugün Türk Dünyası, Batı Avrupa ve Rusya’yı güneyden bir hilal şeklinde kuşatmaktadır. 19. ve 20 yüzyılda aralıksız süren Türk soykırımına rağmen bu hilal dimdik ayaktadır.

Türklerin ilk dini bir vecd tekniği olarak tarif edilen Şamanizm’dir. Göksel yüce bir Tanrı’ya inanmaktadırlar. Gökyüzü Tanrı kavramı ile eş tutulmaktadır. Türklerin bireysel olarak Müslümanlığı kabul edişi 7. Yüzyıldan itibaren başlamış, kitleler hâlinde Müslüman olmaları özellikle 10. yüzyılda hız kazanmıştır. Devlet olarak İslamiyet’i kabul eden ilk Türk devleti Karahanlılar olmuştur. Türkler İslamiyet’le tanıştıktan sonra İslam’ın bayrağını çok geniş topraklar üzerinde dalgalandırmak için asırlar boyu at sırtından inmemişlerdir. İslam, Yesevi’nin yürüyüşüyle Orta Asya’yı baştanbaşa dolaşmış, Mevlâna ile Horasan’dan Anadolu’ya taşınmış, Yunus Emre ve Hâce Bektaşi Veli ile tüm Anadolu’yu sarmıştır.

Yeryüzünde kurulmuş olan ilk medeniyetler arasında Orta Asya Türk medeniyeti de yer almaktadır. Bu nedenle Eski Türklerin göçebe hayvancılık yanında, Orta Asya’daki geniş vahalarda ileri tekniklerle tarım yaptığı ve madencilikle meşgul oldukları bilinir. Yine o dönemlerde Orta Asya’da birçok şehrin önemli ticaret merkezleri oldukları görülür. Türk Dünyası bir bütün olarak ele alındığında çok zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. Ulaşım, ticaret ve turizm bakımından her ülke kendi bünyesinde gelişmiş olup, ancak Türk ülkeleri arasındaki bağlantı arzu edilen düzeyde kurulamamıştır. Oysa geçmişte bakıldığında Türk Dünyası Avrupa-Asya arasında önemli bir köprüyü oluşturmaktaydı. Tarihi yollardan ipek ve baharat yolları, Türk ülkelerini birbirine bağlıyor ve bu yollar sayesinde Türk Dünyası’nda canlı bir turizm ve ticaret yaşanıyordu. Ancak bugün çağın en modern ulaşım ağları ve taşıtları olmasına rağmen Türk Dünyası içinde canlı bir bağlantı kurulamamıştır. 

Türk ülkelerinin bulunduğu geniş topraklara geçmişte “Uluğ Türkistan” denilirdi. 20. Yüzyıl başlarında Uluğ Türkistan siyasi çalkantılara sahne oldu ve parçalandı. Çin ve Sovyetler Birliği’nin esaretine düştü. Uzun yıllar Türkiye Türk Dünyası’nın tek bağımsız Türk ülkesi olarak kaldı. 1991’de Sovyetler Birliği’nin çökmesinin ardından birbiri peşine Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarını elde ettiler. 

Coğrafyanın ve jeopolitiğin çizdiği kavram ve ölçüler çerçevesinde sağlam bir kale yani dünyanın kalbini aradığımızda. Anadolu bütün ölçütlere uygun düşmektedir. Çünkü Anadolu, Asya, Avrupa ve Afrika kara kütlelerinin bitişme noktasında yer almaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrilidir. Yükselti bakımından üç kıtanın ortalamasının üstündedir. Etrafında aşılması zor sıra dağlar yer almaktadır. Bütün bu genel özellikleriyle Anadolu tam bir kaleyi andırmaktadır. Kalenin Asya’ya açılan burcu Malazgirt, Avrupa’ya açılan burcu ise İstanbul’dur. Buna “Merkezi Hâkimiyet Teorisi” diyebiliriz. Bu teoriye göre, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu Anadolu kalesini çevreleyen iç çemberi meydana getirir. Bunların dışındaki kara parçaları ise dış çemberi ya da dünya adasını oluşturmaktadır. Dünya Kalesini yani Anadolu’yu elinde bulunduran bir millet iç çembere hükmeder. İç çembere hükmeden bir millet ise dış çembere yani dünyaya hâkim olur. İşte bu teori tarih boyunca üç kez ispatlanmıştır: MS 395’e kadar Roma, 1453’e kadar Doğu Roma (Bizans) ve 1923’e kadar Osmanlı Devleti. 20. Yüzyılda dünyamızda çok fazla sayıda bölgesel savaşların yaşanması, dünya kalesi ve iç çemberde birliğin sağlanamamasından kaynaklanmıştır. 21. Yüzyılda Türk Dünyası bu jeopolitik avantajını kullanarak yeniden dünya barışını sağlayacaktır. 

Fakat bugün ülkemizde bazı zümreler Türk’e dair ne varsa saldırmaktadır. Dış zümreleri anladık ta içerdekileri anlamak zor. Aslında zor olmasa gerek. Bugün Türk milleti kendi öz vatanında garip. Kimsesiz, yalnız. 

Dünya hâkimiyeti, Türklerin vazgeçilmez bir ülküsüdür. 11. Yüzyılda Kaşgarlı Mahmud şöyle der: “Tanrı, Devlet Güneş’ini Türklerin burcunda doğurmuş, göklerdeki dairelere benzeyen devletleri onun sultanı çevresinde döndürmüş, Türkleri yeryüzünün hâkimi yapmıştır.” 20. Yüzyılda Dünya imparatorluğuna soyunan milletler ne yazık ki dünya barışını koruyamadılar. Dünyanın dört tarafında sömürü düzeni sonucunda zulüm ve baskı rüzgârları estirildi. Yeryüzü savaşlarla kan gölüne çevrildi. Bunun için dünya barışına ve Türklere, Türk Birliği’ne büyük ihtiyaç vardır. Çünkü Türk, barış ve adalet için beklenendir! Ve bu nedenle büyük lider Atatürk’ün ilkesi de “Yurtta barış, dünyada barış” tır.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Saygılarımla…

 

 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • DEVRİMLERİN FELSEFESİ - 18 Eylül 2025
  • Belgelerin Dilinden 12 Eylül 1980 Darbesi ve Sonrası - 12 Eylül 2025
  • 30 AĞUSTOS: TÜRK'ÜN ZAFERİ - 26 Ağustos 2025
  • AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANLIĞI - 13 Ağustos 2025
  • AĞUSTOS TÜRK'ÜN ZAFER AYI: ANAFARTALAR ZAFERİ 110 YAŞINDA! - 10 Ağustos 2025
  • Türkiye'de Siyasi Partiler - 04 Ağustos 2025
  • Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine!...Ağaçların ve Ormanların Önemi - 28 Temmuz 2025
  • Lozan Barış Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Tapu Senedidir! - 23 Temmuz 2025
  • Araf'taki Ülke Türkiye - 16 Temmuz 2025
  • OSMANLI SARAYI'NIN BUZCUSU: BURSA'NIN KADİM AİLELERİNDEN BUZCUBEYLER (BUZCULAR) AİLESİ - 27 Haziran 2025
  • Bursa'da Gezek kültürü: Saz Başlar Söz Biter! - 04 Haziran 2025
  • 19 Mayıs 1919 Tarihinin Anlam ve Önemi...Milli Bayram Nedir? - 16 Mayıs 2025
  • Emek Kutsal, Dayanışma ise Haktır: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü - 28 Nisan 2025
  • Ermeni Soykırımı Yalanları ve Gerçekler - 24 Nisan 2025
  • 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Açılması ve Türkiye'de Milli Egemenlik İlkesinin Gerçekleştirilmesi - 21 Nisan 2025
  • Terör, Terörizm ve Psikolojik Harekât Polis Teşkilatımızın Kuruluşunun 180. Yılı Kutlu olsun. - 09 Nisan 2025
  • Oltadaki Balık Türkiye: Türk-Amerikan İlişkileri - 02 Nisan 2025
  • NEVRUZ: DOĞANIN TÜRKÜSÜ - 20 Mart 2025
  • ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! - 18 Mart 2025
  • Aydın ve Öncü Bir Hekim Besim Ömer (Akalın) Paşa - 14 Mart 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
NAZAN AKINCI
NAZAN AKINCI
KADINLARIN GÜCÜYLE İŞ DÜNYASINDA DEĞİŞİM: BAŞARI, CİNSİYET TANIMAZ
Prof.Dr. Betül BATIR
Prof.Dr. Betül BATIR
Bahçecik Beldesi'nde Bir Çalıkuşu: Zeynep Ultav Öğretmen
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
CUMHURİYET KADINIYIZ… PEKİ YORULDUK MU?
Yaraları Görmeyen Dünya Kadına Nasıl Şifa Olsun?
Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
Yaraları Görmeyen Dünya Kadına Nasıl Şifa Olsun?
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
İşletmelerde Hayatta Kalmanın Formülü "Verimlilik"
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
TOK KEDİLER FARE AVLAR MI?
Dr. Özlem BAYKAL
Dr. Özlem BAYKAL
Şiddetle Mücadelede En Sessiz Çatlak: Kadının Kadına Mesafesi
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
VİRÜS: İNSAN | AŞI: YAPAY ZEKA mı, YENİ BİR MUTASYON MU?
DÜNYA FELSEFE GÜNÜ
Gürkan KAYA
DÜNYA FELSEFE GÜNÜ
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
YARDIMCI OYUNCU OLARAK YAPAY ZEKA HEM DE MİZAH YAPIYOR!
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
CUMHURİYET'İN DÖNÜŞTÜRÜCÜ ETKİSİ VE KADIN
SUZAN ÇATALOLUK
SUZAN ÇATALOLUK
YARIM KİLO KIYMA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
DEVRİMLERİN FELSEFESİ
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
ATİLLA SAĞIM
ATİLLA SAĞIM
Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
AV. AYDAN AYHAN
AV. AYDAN AYHAN
Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
Elif Doğrul
Elif Doğrul
Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
Siyasetin Balıbey atışması
Muharrem KARABULUT
Siyasetin Balıbey atışması
Soykırıma Ses Çıkar
Nurefşan OKUMUŞ
Soykırıma Ses Çıkar
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
Sezen Tunca Mutlu
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Op. Dr. Elif ÖYE
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Kül Adam
Oğuz Han AYAZ
Kül Adam
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
Dr. İbrahim Öztahtalı
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
SOR?
Duygu Özer
SOR?
Lavanta kokulu babam...
Dilek İLHAN
Lavanta kokulu babam...
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Mualla YILDIZ
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Dik Durmanın Bedeli 5
Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
Dik Durmanın Bedeli 5
Çok Okunan Haberler
Mehmet Akif Ersoy ve Ela Rümeysa Cebeci'nin uyuşturucu testi 'pozitif' çıktı
Mehmet Akif Ersoy ve Ela Rümeysa Cebeci'nin uyuşturucu testi 'pozitif'...
Kabine yoğun gündemle toplanıyor
Kabine yoğun gündemle toplanıyor
Çoruh EDAŞ, yetkisiz müdahaleler nedeniyle 10 ayda bin 469 kesinti yaşandığını açıkladı
Çoruh EDAŞ, yetkisiz müdahaleler nedeniyle 10 ayda bin 469 kesinti...
Ana Sayfa
Genç Kalemler
FARKLI FİKİRLER
SPOR
POLİTİKA
SAĞLIK
EKONOMİ
KÜLTÜR SANAT
DÜNYA
BURSA
TÜRKİYE
Yaşam
Siyaset
Magazin
Gündem
NEWS
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • Magazin
  • NEWS
  • POLİTİKA
  • Siyaset
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim