• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Genç Kalemler
  • FARKLI FİKİRLER
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Yaşam Siyaset Magazin Gündem NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
09:20
Kayseri Kocasinan'da son hasat yapıldı
08:25
Meteoroloji'den kuvvetli yağış ve rüzgar uyarısı
07:25
Kayseri Kartal kKavşağı'nda ihale zamanı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
  3. Bursa'da Gezek kültürü: Saz Başlar Söz Biter!
Yayınlanma: 04 Haziran 2025 - 16:51

Bursa'da Gezek kültürü: Saz Başlar Söz Biter!

04 Haziran 2025 - 16:51
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA

İnsanlık tarihi kadar eski olan müzik, doğayı ve evreni tanıma yolculuğunda insanlığın sesi ve hikâyesi olmuştur. Hayatın her alanında kendisine yer edinmiş olan müzik ve ritim, toplumsal ilişkiler içinde, coğrafi şartlar, doğaya uyum ve inanç sistemlerine göre şekillenmiştir. Dünyaya geldiğimiz o ilk an, kendimize ait bestemiz ile merhaba deriz hayata. Hayatı musiki ile karşılarız. İşte müzik o andan itibaren yaşamın her alanında bizimle beraberdir. Hayatımızın bir parçasıdır adeta. O ilk merhabamız, bebekliğimizdeki o çok özel seslerden dinleyerek huzur bulduğumuz ninniler, okul dönemlerimizdeki marşlar, gençlik yıllarındaki önüne geçilmez duyguların tek ortağı ve şahidi güzel şarkılar, insan ruhuna nakşeden o muhteşem makamlar. İşte bu duygu yoğunluğunu yaşamaya çalışan insanlar, kültürümüzde var olan terbiye, tevazu, dayanışma ile sevgi ve saygıyı da yanlarına alarak belli zamanlarda bir araya gelmek suretiyle musiki ile yoğrulmuş bir dost meclisi oluşturmuşlardır. Böylece yüzyıllardır devam eden ve özellikle Bursa’da yerini bulan sazlı, sözlü bir “Gezek” kültürü oluşmuştur.

Müzik, insan ruhunu dinlendiren, ıslah eden insanlığın bulduğu belki de en sihirli bir buluş. Bursa, ülkemizin en musikişinas kentlerinden biridir. Her eski Bursalının evinde bir müzik enstrümanı ve bu enstrümanı çalan kişiler olurdu. Evlerde, tekkelerde, meyhanelerde hep müzik dinlenir, söylenir ve müziğin ritmine kapılıp oynanırdı. Ülkemizdeki birçok ünlü sanatçı da bu nedenle Bursa’dan yetişmiştir. Bu gelenek bir ölçüde günümüzde de gezeklerle sürüyor. Sanırım bu nedenle Bursalıların gönülleri daha geniş, ruhları ince ve sesleri güzeldir. Bursa’dan söz ederken mutlaka müzikten de söz edilmelidir. Çünkü Bursa sanat müziğinin kalesidir.

Osmanlı ilk başkenti olan Bursa, Orta Asya’dan Anadolu’ya taşınan müzik kültürünün, halk kültürünün her alanda kendine özgü değerlerinin buluştuğu önemli bir merkez olmuştur. Osmanlı musikisinde askerî müzik okulu niteliğinde olan, vurmalı ve nefesli sazlardan oluşan Mehterhanlık geleneği Bursa’da Osmanlıdan günümüze kadar yaşatılmıştır. Bunun yanı sıra Mevlânâ'nın tasavvufî fikirleriyle şekillenen Mevlevî kültürün temsilcisi olan Mevlevihanelerden, Bursa Mevlevihanesinde verilen geleneksel sema meşki ve müzik eğitimi ile sanatçı ve müzisyenler yetişmiştir.

Bursa Müzik kültürü, Karagöz gölge oyunu müziklerinden, âşıklık geleneğine, doğaçlama müzikle süslenen söyleşilere, törensel müziklerden oyun havalarına, güzelleme ve koçaklamalardan ağıtlara, ninnilere, harman türkülerine ve geleneksel sohbet toplantılarında (Gezek, Erfene, Danışık, Çıra Gecesi) söylenen Bursa halk türküleri ve Türk sanat müziği ezgilerine kadar zengin bir yapıya sahiptir. Bursa’da kullanılan halk müziği çalgıları çeşitlilik göstermektedir. Dağ yöresi olarak adlandırılan Keles, Orhaneli, Büyükorhan, Harmancık bölgesinde kaba çalgı adı verilen davul-zurna ve dümbek, ince çalgı adı verilen saz grubu, cümbüş, keman ve darbuka çalınmaktadır. Kadınların kına gecelerinde ve kendi aralarında yaptıkları eğlencelerde genel olarak “bakır” adı verilen, bakır tencere veya kazan ile çalınan “bakır” çalma geleneği günümüzde son temsilcileri ile yürütülmektedir.

Tarihin her döneminde göçlerle, mübadele gibi nüfus değişimleri ile Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya ve Anadolu’nun her bölgesinden Bursa’yı kendisine yurt edinen, insanların ezgilerini buluşturan Bursa, tef, zil, kaşık, divan sazı, bağlama, cura, zurna, düdük, klarnet, akordeon, tulum, dilli ve dilsiz kaval gibi sazlarıyla Bursa müzik kültürü içinde yerini almıştır. Dolayısıyla Bursa, musiki ve eğlence kültürü gelişmiş bir kenttir.

Bursa, Osmanlı’nın birçok açıdan hep başkenti oldu. Zaman içinde müziğe ilgi duyan, yeteneği olan yürekler birbirini buldu. Memurlar, esnaflar, zanaatkârlar. Her meslekten birçok insan bir araya geldi, birlik olup bu dostluk, muhabbet ve müzik meclislerini kurdular. Önceleri yalnızca keyif için toplanılan gezekler zamanla bir eğitim kurumuna dönüşmeye başladı. Türk Müziği’ne, burada öğrendiklerinin üzerine katıp kendini geliştiren nice müzisyenler kazandırıldı.

Gezek, her meslek ve ekonomik gruptan saz ve söz üstatlarının bir araya geldiği, her hafta gezek üyelerinden birinin evinde toplanıp belli bir program ve düzen içerisinde, şarkıların söylendiği, gezici, amatör, müzikli sohbet toplantıları olarak tanımlanabilir. Evden eve gezildiği için “Gezek” denmiştir. Kelime gezmek kökünden gelmiştir. Dolayısıyla gezek sözcüğü, Türkçe bir sözcük olup, gezmekten gelmektedir. Çünkü gezek, bir grup musikişinasın ev ev gezerek, eğlenceler düzenlemesidir.

Gezek, farklı yaş ve mesleklerden Türk müziği sevenlerin oluşturduğu amatör müzik toplulukları olarak düzenli bir şekilde üyelerin evlerinde toplanıp belli kurallar içinde sohbet etmesi ve müzik icra etmesini içerir. Kökü, kimi kaynaklara göre Orta Asya'ya, kimi kaynaklara göre Selçuklu Hanedanı'na dayanan bir gelenektir. Ahilik teşkilatından etkilenerek meydana gelmiş bir gelenektir.

Anadolu’da yaygın olan geleneksel müzikli sohbet toplantılarından olan gezekler, Osmanlı müzik kültürünün günümüz sosyo-kültürel hayatına yansıyan kültür mirasımız olarak sürdürülmektedir. Gezek kültürü Balıkesir'de "barana", Diyarbakır, Mardin, Gaziantep ve Şanlıurfa'da "sıra gecesi", Çankırı ve Simav'da "yaren", Isparta ve Akşehir'de "keyf" ya da "keşik, Afyonkarahisar ve Sandıklı'da "gezekferfene", Elazığ’da “kürsübaşı” sohbeti, Erzincan’da “velime geceleri”, Manisa’da “oturmah geceleri” adıyla bilinir.

Bursa gezeklerinin Anadolu'daki diğer geleneksel sohbet ortamlarından farkı Türk halk müziği değil, Türk sanat müziği icra edilmesidir. Topluluğun üyeleri için eğlence, dayanışma ihtiyacını karşılayan gezekler, kimi saz ve ses sanatçısının yetişmesinde bir nevi okul işlevi görmüştür. Mesela Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Yıldırım Gürses, Kutlu Payaslı, Erdinç Çelikkol, Burhan Dikencik, İnci Çayırlı Bursa gezeklerinden yetişen tanınmış sanatçılardır.

Gezek kültürü UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası çalışmaları kapsamında “Geleneksel Sohbet Toplantıları” adı altında 2010 yılında Türkiye Ulusal Envanterinde kayıt altına alınmıştır. UNESCO, Gezek'i “geçmiş ile gelecek arasında bir kültür köprüsü oluşturan, temelinde Türk müziği olmak üzere örf ve adetlerin yaşatılması amacıyla birbirini tanıyan ve seven insanların haftanın bir gününde, bir üyenin evinde toplanıp yapmış oldukları sazlı, sözlü ortam” olarak tanımlamaktadır.

Gezek kültürünün kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla Nilüfer Belediyesi “Gezek Kültürü: Müziğin Sönmeyen Feneri” isimli bir belgesel film hazırlatmıştır. Gezekler Bursa’nın, geçmişten bugüne yaşayan kültürel miraslarından biridir. Bursa’da halen beş ayrı gezek topluluğu bu kültürü yaşatmaktadır. “Saz Başlar Söz Biter” anlayışıyla geleneksel olarak günümüzde faaliyet yürüten bu gezek toplulukları şunlardır: Bursa Dostlar Gezeği, Yeşil Bursa Sevgi Gezeği, Yeşil Bursa Dostlar Gezeği, Tahtakale Gezeği ve İpekyolu Gezeği.

Diğer gezeklerden farklı olarak Bursa Tasavvuf Gezeği dinî içeriktedir. Kuran ayetleriyle başlayan tasavvuf gezekleri, ölüm yıldönümleri gibi vesilelerle dini merasim haline dönüşür. Bu gezek, Bursa Tasavvuf Müziği Derneği'nin kurulmasıyla resmî bir yapı kazanmıştır. Ayrıca 2016 yılında "Bursa Kadın Gezekleri" adıyla bir topluluk kurulmuş ve topluluk, gezek geleneğinde değişiklik yaparak uygulamalarını kısmen sahnelemiştir.

Sadece erkek üyelerden oluşan gezek topluluklarına her sınıf ve meslek gurubundan kişiler üye olabilmektedir. Üye olmak isteyen kişi, gezek topluluğu üyelerinden bir üye tarafından önerilir, bir yıl süresince aday üye olarak toplantılara katılır. Aday üye topluluğa uyum sağlarsa asil üye olarak topluluğa kabul edilir. Her gezek topluluğu üyesinin uyması gereken kuralların yazıldığı gezek ana sözleşmesini imzalayan üye topluluğun resmi üyesi olur. Yelek giydirme merasimiyle asil üye olarak topluluğa kabul edilmiş olur. Zengin, fakir ayrımı yoktur. Gezek’te herkes eşittir.

Gezek toplantıları genellikle Eylül ayında başlar ve Haziran ayına kadar devam eder. Geleneksel olarak bir gezek grubu 41 kişiden oluşur. Gezek toplantısı, her hafta farklı bir üyenin evinde düzenlenir. Üyeler, her biri ayrı meslek dalını temsil eden, seçilmiş kişilerdir ve Anadolu'daki tüm sohbet gelenekleri gibi erkekler arasında bir faaliyettir. Ancak zamanla gezek toplantıları üyelerin eşlerinin de katılması ile kadın-erkek karışık düzenlenmeye başlamış ve kadınlar da gezek üyesi olmaya başlamıştır. Her grupta muhakkak bir başkan ve yardımcıları olur. Düzen başkan tarafından sağlanır ama her üyenin de düzenlenen o etkinlikte bir görevi bulunur. Her hafta düzenlenen gezekler sonbahar aylarında başlayıp 40 hafta boyunca, her hafta başka bir gezek üyesinin evinde düzenli olarak devam eder.

Modern yaşamda apartmanlarda gezeklerin yapılması güçleştiğinden bazı gezekler evde değil dış bir mekânda yapılmaktadır. Bursa’nın sanat hayatında özel bir yeri ve değeri olan gezek kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çaba harcanmaktadır. Bu amaçla Tarihi Merinos Tren İstasyonu Sosyal Tesisleri'nin bir bölümünü, Bursa Gezek Evi'ne dönüştürerek Bursa Dostluk Gezek Musiki Derneği’nin kullanımına açmıştır. Geçmişten geleceğe kültür köprüsü olan kadim gezek geleneğinin icra edileceği mekânın açılmasıyla bu alanda büyük boşluk doldurulmuştur. Türk sanat müziğinin icra edildiği geleneksel müzik faaliyeti olan gezek kültürü, Türk sanat müziğini diri tutma ve müzik adamları yetiştirmenin yanı sıra sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı artırma amacı da taşımaktadır.

Gezek toplantısının yapılacağı evin balkonuna, kapısına veya penceresine “Gezek Feneri” adı verilen renkli bir fener asılarak üyelerin gezek evini kolay bulunmaları sağlanır. Yüreği musiki sevgisi ile dolu gönül dostlarına yol gösteren gezek feneri komşulara ve yoldan geçen insanlara “müzik dostları bu akşam burada buluştu” mesajı da verir. Adeta gurur dolu bir ifadeyle asılır. Ayrıca bu fener “işte bakın..! Benim dostlarım geliyor, bu akşam ben böylesi gönül dostlarını ağırladığım için mutluyum, gururluyum ve bu mutluluğumu da sizlerle paylaşıyorum” diyecek kadar da keyif verir ev sahibine. Dolayısıyla fener gezek toplantılarının simgesidir.

Üyelerin evlerinde yapılan gezekler dışında özel günlerde farklı mekânlarda yapılan gezeklere “Dış Gezek” adı verilir ve daha çok yaz aylarında yapılır.

Gezek geceleri, salı akşamları düzenlense de özellikle salı olmasının belli bir sebebi yoktur. Sabırsızlıkla beklenen Salı akşamlarında, notalarla dostluğa çağrı yapılırken, bir haftanın tüm yükü gecenin karanlığında sessizce terkedilir, nağmelerin sihirli gücü ile ruhlar huzura erer. Öylesine tatlı bir telaş olur ki ev sahibinde, riyadan uzak, dostlarına kavuşmanın, onlara ikramda bulunmanın, musiki ve sohbetin ilminde onlara hizmet etmenin yüce telaşını izlersiniz.

Gezek'in kendine has kuralları vardır. Saz başladığında söz nasıl bitiyorsa gezek üyeleri, siyaset, spor ve inanç gibi konular üzerinde konuşmazlar. Gezekler bu kuralı, “amaç taraf değil bir olmaktır” diye açıklar. Gezek gecelerinde içki ve sigara içilmez, yalan söylenmez. Gezekler'in uzun süre devam etmesinin sebebi belki de bu arkadaşlık ve samimiyettir. İnsanları taraf yaparak, sohbetin husumete dönüştürülmesine neden olacak hiçbir konu gündeme gelmez bu toplantılarda. Büyüklere saygının, küçüklere sevginin, dayanışma ve birlikteliğin bayrak yapıldığı bu gönül meclislerinde, makamların notalarda vücut bulması, yapılan taksimlerin insan ruhundaki ilahi duyguları harekete geçirmesi, seslendirilen şarkıların sözlerindeki mana ve derinlik, bu tarifi zor birlikteliğin ana ögeleri olarak ortaya çıkar.

Gezek kültüründe, Gezek üyeleri her meslek ve sosyal çevreden insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir musiki topluluğudur. Gezeklerde dil, din ırk, ideoloji farkı gözetilmez. Gezeklerde spor ve siyaset konuşulmaz. Ortak amaç Türk Sanat Müziği icra etmek, barış ve dostluğu yaygınlaştırmaktır. Bütün bunların sonucu olarak Gezekte herkes birbirine eşittir. Bu eşitliğin ve aynı amaçta birleşmenin temsili olarak, Gezek gecelerinde bir örnek giyinilmektedir. Saf ve temi ruhluluğu, bağımsızlığı, tarafsızlığı, eşitliği, birliği, güvenirliliği, karanlıktan arınmayı temsil ettiği için beyaz gömlek giyinilmektedir. Yeleklerin mavi renk olması, mavi rengin gökyüzünün ve denizlerin rengi olmasındandır. Türk Sanat Müziği sevdasının, tabiata olan saygının ve ufkun genişliğinin göstergesi olarak mavi renk seçilmiştir. Kravat ve yelek sol göğüs cebindeki mendilin yeşil rengi de güven, huzur, umut, uyum, denge, yenilik simgesi olması ve Yeşil Bursa’yı temsil etme düşüncesi ile seçilmiştir. Yeleklerin sol cebindeki kalp üzerine gelen Gezek amblemi de Gezeğe kalbi yakınlığı, bağlılığı gösterir.

Akşam yemeği saatinin ardından, gezek meclisinin toplanacağı evi, kapıdaki, camdaki ya da balkondaki kırmızı fenerin rehberliğinde bulup bir bir gelen gezek üyeleri, kendilerine sunulan geniş salonda kendi içlerinde bir düzen kurarak yerlerini alır. Fasıllara katılmayacak olanlar, dinleyiciler için ayırılan kısımda oturur. Başköşede elbette sazlar ve sazendeler yerlerini alır. Onların yanına gecenin düzenini sağlamakla görevli olan hanendeler geçer. Acemiler ve gezekte görev almayacak olanlar ise en sonda yer alır.

Gece, herkesin gelmesinden sonra başkan açılış konuşmasını ve duyuruları yapar ve hangi makamın icra edileceğini söyler. Ve sözlerine şöyle devam eder: “dostlar yine beraberiz, gezek akşamındayız. Meşk-i sefa ederiz, gezek akşamındayız. Ne dert kalır ne de hüzün, gezek akşamındayız.” “Yorgunluklar kaybolur, fasıl başladığında. Dostluklar bestelenir, gezek akşamlarında. Nasıl geçiyor zaman, olamayız farkında. Coşar bütün gönüller, gezek akşamlarında.” Sonrasında gezek duasını okur: “Sofralarımız afiyetli, Bedenlerimiz sıhhatli, Kararlarımız isabetli, Kalplerimiz merhametli, Keselerimiz bereketli, Devletimiz ve milletimiz adaletli, Yüzlerimiz nurlu, Dostluklarımız uğurlu, Gezek’lerimiz kutlu olsun.”

Öncelik, o gün için icra edilmesi önceden kararlaştırılan makamın peşrevinde olur. Peşrevi, yine bu makamdan oluşan şarkıların söylendiği “Meydan Faslı” takip eder. Gezek meclisinin ilk bölümü bu fasılla ve farklı sazlarla yapılan taksimlerle geçer. Her hafta sadece bir makam çalınır. Fasıla toplantıya katılan herkes eşlik eder.

İkinci bölüm gezeğin sohbet bölümüdür. Eğer önceden belirlenmiş bir konu ve konuyla ilgili davet edilen konuk varsa, onun konuşmaları dinlenir. Sohbetler edilir, hatırlar sorulur, ikramlar yapılır, yenilir, içilir. Sazlar söze girip, mest eden nağmeleriyle ruhlara dokunmaya başlamasıyla sohbetler kesilir. Ve solo şarkıların söylendiği bölüm başlar. Bu “Saz başlar söz biter” anlamına gelir.

Solo şarkıların söylendiği ikinci bölümün açılışını yapmak usule göre ev sahibine düşer. Geçiş taksiminin ardından ilk soloyu ev sahibi yapar. Onun sesiyle başlayan solo şarkılar bölümü adeta bir solistler geçidine döner. Sololar arasında şiirler ve fıkralar söylenir, armağan çekilişi yapılır, geleneksel oyunlar oynanır, yeni katılanlara şakalar yapılır.

Sona yaklaşıldığının sinyallerini veren son (üçüncü) bölümde oyun havalarına geçilir. Zeybek ve diğer oyun havaları oynanır. Hep birlikte bir yandan söylenir diğer yandan danslar edilir. Manilerle başlayan gezek meclisi, manilerle ve topluca söylenen son şarkı ile biter. Bir hafta sonra gezeğin hangi üyenin evinde yapılacağı belirlenerek sonlanır. Üyeler arasında para toplanarak gezek bütçesi oluşturulur. Toplanan paralar bazen bir dostun yardımına gider bazen de adet üzerine gezek üyeleri aileleriyle birlikte pikniklerde ve dış gezeklerde kullanır. Böylece dostluk, kardeşlik ve sohbet meclisten dışarıya taşarak devam eder.

Gezek gecesi, “Gezeğimiz burada sonuna erdi; Kalmadı hiç kimsenin içinde derdi; Geceniz hayırlı olsun baylar bayanlar; Bursa “Dostlar” Gezeği sizi selamlar” sözleriyle en geç saat 24.00’de bitirilir.

Birbirinden farklı kültürlerin bir arada toplandığı, var olduğu ilk günden bu yana kardeşliğin, barışın, dostluğun, havasına, suyuna karıştığı Bursa, yüzlerce yıllık nice geleneğin anavatanı olmuştur. Kökeni Osmanlı’ya dayanan ve bugün atalarının bu mirasına sahip çıkarak onu yaşatan insanlar sayesinde gelecek nesillere ulaşmaya hazırlanan Bursa gezekleri de bunlardan yalnızca bir tanesidir. 

Bursa gezekleri, yüreği sanat aşkıyla dolu her yaştan insanın geçmiş ve gelecek arasında bir kültür köprüsü oluşturmak için, Türk müziğinin, Türk kültürünün örf, adet ve geleneklerini yaşatmak için, her hafta başka bir gönlü zenginin evinde toplanarak, kendi belirledikleri kurallar çerçevesinde icra ettikleri, sazlı, sözlü, kültürel sohbetli ve ikramlı bir gelenektir. Bir nevi manevi bir ritüel olarak gerçekleştirilen, müziğin, makamların, bir arada olmanın, paylaşmanın gücüyle ruhun kötülüklerden, acılardan, hüzünlerden arındırıldığına huzura kavuşulduğuna inanılır.

Bursa gezekleri, yalnızca Bursa’dan değil, Bursa dışından olup gönlü bu şehirde olan, bu kültüre ve müziğe yüreğinden bağlı olan herkese açıktır. Hem dışarıdan misafir kabul edilir hem de zaman zaman “Dış Gezek” adıyla davet edilen yerlere gidilir. Bu kültür mirasının bugüne dek unutulmadığı, yaşatılmaya devam ettiği gibi yarınlara da uzanması için çaba gösterilmektedir. Bursa’da Gezek kültürü, sıra geceleri gibi dışarıya açılmadığı ve evlerde yapıldığı için çok fazla tanınma şansı olmamıştır.

Gezek kültürü, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan zorluklar nedeniyle bir dönem kendini pek gösteremese de kısa zamanda ona sahip çıkanlar sayesinde yeniden yaşama dönmüştür. Biraz değişmiş, farklı kimliklerle harmanlanmış, başka ve yeni anlamlar kazanmış ama aslı bozulmadan günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Bursa’nın gezek kültürü; kentine, kentinin geleneklerine, kültürüne, tarihine ve anılarına saygı duyup sahiplenen, onları yarınlara taşımaya kararlı Bursalılar sayesinde uzun yıllar daha nefes almaya devam edeceği belli.

Fakat farklı kültürlerin tanınması, yerel kalkınma, kentin ve ülkenin tanıtımı adına turizmin önemli bir araç olduğu unutulmamalıdır. Turizm adına çalışmalar yaparken, başarıya ulaşmak için turizm aktiviteleri ile kültürün uyumuna da dikkat edilmelidir. Kent merkezlerini tarihi dokuya uygun inşa etmek ne kadar önemliyse sosyal yaşamı oluşturan değerlerin de korunması o kadar önemlidir. Kültürel yaşamın canlı olarak sergilenmesi, kente gelenlerin o kentin kültürüne dâhil olması, geleneksel yaşamı deneyimlemek için de o kente gelmesi asıl turizm hedefi olmalıdır. Bu anlamda Bursa’nın kültürel mirasını yaşatma çabası gösteren Gezeklere sahip çıkmak gerekir. Eğer Gezekleri önemli bir kültür mirası olarak kabul ediyorsak, Bursa turizmi Gezek’siz eksik kalır.

Saz ve söz, ritim ve makam, hoş sohbetler, kulakların pasını silen melodiler eşliğinde edilen sohbetler. Amaç, insanları birbirinden ayıran hiçbir özellik gözetilmeksizin, onları müziğin evrenselliğinde buluşturan 700 yıllık bir geleneğin sonsuzluğa ulaşması. Gezek âleminde kim varsa diğerine denk, gönüller bir, nefesler bir. Öyle sohbetin akışını bozacak, keyifleri kaçıracak konular konuşulmaz gezeklerde. Futboldan, siyasetten, günlük koşturmacalardan, hayat telaşından, farklı görüşleri birbirine düşürecek hiçbir şeyden bahsedilmez. Gezeklerde asıl olan sevgi, saygı, terbiye, tevazu, dostluk, kardeşlik, hürmet, sohbet ve tabi ki müziktir. Her gezek başka bir zaman yolculuğudur aslında. İnsan, bu dost meclislerinde duymaktan keyif alacağı sesler duyar, tatlı sohbetleri paylaşmaktan mutlu olacağı diğer insanlarla bir araya gelir. Gezek kültürünün temelinde gönlü zengin insanların yüreğindeki sanat aşkı yatıyor. Sanatın bir araya getirdiği insanlar da kolay kolay birbirlerinden kopamıyor. Sonuç olarak Gezekler, dün ve yarın arasındaki kültür köprüsüdür.

Gezelim, görelim, meşk eyleyelim…

Saygılarımla…

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • DEVRİMLERİN FELSEFESİ - 18 Eylül 2025
  • Belgelerin Dilinden 12 Eylül 1980 Darbesi ve Sonrası - 12 Eylül 2025
  • 30 AĞUSTOS: TÜRK'ÜN ZAFERİ - 26 Ağustos 2025
  • AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANLIĞI - 13 Ağustos 2025
  • AĞUSTOS TÜRK'ÜN ZAFER AYI: ANAFARTALAR ZAFERİ 110 YAŞINDA! - 10 Ağustos 2025
  • Türkiye'de Siyasi Partiler - 04 Ağustos 2025
  • Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine!...Ağaçların ve Ormanların Önemi - 28 Temmuz 2025
  • Lozan Barış Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Tapu Senedidir! - 23 Temmuz 2025
  • Araf'taki Ülke Türkiye - 16 Temmuz 2025
  • OSMANLI SARAYI'NIN BUZCUSU: BURSA'NIN KADİM AİLELERİNDEN BUZCUBEYLER (BUZCULAR) AİLESİ - 27 Haziran 2025
  • Türkçe varsa Türk de vardır ya da Vice Versa - 11 Haziran 2025
  • 19 Mayıs 1919 Tarihinin Anlam ve Önemi...Milli Bayram Nedir? - 16 Mayıs 2025
  • Emek Kutsal, Dayanışma ise Haktır: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü - 28 Nisan 2025
  • Ermeni Soykırımı Yalanları ve Gerçekler - 24 Nisan 2025
  • 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Açılması ve Türkiye'de Milli Egemenlik İlkesinin Gerçekleştirilmesi - 21 Nisan 2025
  • Terör, Terörizm ve Psikolojik Harekât Polis Teşkilatımızın Kuruluşunun 180. Yılı Kutlu olsun. - 09 Nisan 2025
  • Oltadaki Balık Türkiye: Türk-Amerikan İlişkileri - 02 Nisan 2025
  • NEVRUZ: DOĞANIN TÜRKÜSÜ - 20 Mart 2025
  • ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! - 18 Mart 2025
  • Aydın ve Öncü Bir Hekim Besim Ömer (Akalın) Paşa - 14 Mart 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
NAZAN AKINCI
NAZAN AKINCI
KADINLARIN GÜCÜYLE İŞ DÜNYASINDA DEĞİŞİM: BAŞARI, CİNSİYET TANIMAZ
Prof.Dr. Betül BATIR
Prof.Dr. Betül BATIR
Bahçecik Beldesi'nde Bir Çalıkuşu: Zeynep Ultav Öğretmen
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
CUMHURİYET KADINIYIZ… PEKİ YORULDUK MU?
Yaraları Görmeyen Dünya Kadına Nasıl Şifa Olsun?
Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
Yaraları Görmeyen Dünya Kadına Nasıl Şifa Olsun?
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
İşletmelerde Hayatta Kalmanın Formülü "Verimlilik"
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
TOK KEDİLER FARE AVLAR MI?
Dr. Özlem BAYKAL
Dr. Özlem BAYKAL
Şiddetle Mücadelede En Sessiz Çatlak: Kadının Kadına Mesafesi
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
VİRÜS: İNSAN | AŞI: YAPAY ZEKA mı, YENİ BİR MUTASYON MU?
DÜNYA FELSEFE GÜNÜ
Gürkan KAYA
DÜNYA FELSEFE GÜNÜ
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
YARDIMCI OYUNCU OLARAK YAPAY ZEKA HEM DE MİZAH YAPIYOR!
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
CUMHURİYET'İN DÖNÜŞTÜRÜCÜ ETKİSİ VE KADIN
SUZAN ÇATALOLUK
SUZAN ÇATALOLUK
YARIM KİLO KIYMA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
DEVRİMLERİN FELSEFESİ
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
ATİLLA SAĞIM
ATİLLA SAĞIM
Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
AV. AYDAN AYHAN
AV. AYDAN AYHAN
Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
Elif Doğrul
Elif Doğrul
Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
Siyasetin Balıbey atışması
Muharrem KARABULUT
Siyasetin Balıbey atışması
Soykırıma Ses Çıkar
Nurefşan OKUMUŞ
Soykırıma Ses Çıkar
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
Sezen Tunca Mutlu
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Op. Dr. Elif ÖYE
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Kül Adam
Oğuz Han AYAZ
Kül Adam
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
Dr. İbrahim Öztahtalı
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
SOR?
Duygu Özer
SOR?
Lavanta kokulu babam...
Dilek İLHAN
Lavanta kokulu babam...
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Mualla YILDIZ
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Dik Durmanın Bedeli 5
Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
Dik Durmanın Bedeli 5
Çok Okunan Haberler
Mehmet Akif Ersoy ve Ela Rümeysa Cebeci'nin uyuşturucu testi 'pozitif' çıktı
Mehmet Akif Ersoy ve Ela Rümeysa Cebeci'nin uyuşturucu testi 'pozitif'...
Kabine yoğun gündemle toplanıyor
Kabine yoğun gündemle toplanıyor
Çoruh EDAŞ, yetkisiz müdahaleler nedeniyle 10 ayda bin 469 kesinti yaşandığını açıkladı
Çoruh EDAŞ, yetkisiz müdahaleler nedeniyle 10 ayda bin 469 kesinti...
Ana Sayfa
Genç Kalemler
FARKLI FİKİRLER
SPOR
POLİTİKA
SAĞLIK
EKONOMİ
KÜLTÜR SANAT
DÜNYA
BURSA
TÜRKİYE
Yaşam
Siyaset
Magazin
Gündem
NEWS
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • Magazin
  • NEWS
  • POLİTİKA
  • Siyaset
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim