Duygu Özer

Duygu Özer


Uyanış Başladı

22 Haziran 2020 - 12:02

UYANIŞ BAŞLADI

Her gün kendi ile konuşmaya başlayanlar,

İç sesini duyup cevap verenler,

Sorgulayanlar, cevap bulmaya çalışanlar,

İyi ve kötüyü gözlerimizde ki perdenin kalkmasıyla tamamen şeffaf gördüğümüz o dönemlerdeyiz. Burada mısınız? Farkında mısınız?

Neden diye sormaya başlayalı yaklaşık 2 sene oldu. Dünyanın pek çok defa zordan, kötüden, sevgisizlikten, sözde içinde insan barındırdığı ama emanet ettiği varlığın kendisini cehenneme çevirdiği çok uzun yılları olmuştur fakat son 2 yıllık döneminde fark ettiğim çok acı durumlar ve bir o kadar da insanın içini ısıtan görüntüler var.

Son yıllarda kendi gözümle gördüğüm yüzlerce insan hayvan sahiplenme konusunda büyük adımlar attılar. Haberlerde, videolarda, sosyal medyada görüntülerini izlediğimiz, hiç tanımadığımız ama müthiş yüreğe sahip milyonlarca insan da cabası. Bunun dışında dışarıda gördüğü adaletsizliğe, kadına- erkeğe –hayvana –doğaya şiddete, üşüyen insana, aç kalan bir çocuğa yardım elini uzatan binlerce insan görmeye devam ediyoruz. Bunlara şahit olmak insanın içinde çiçekler açtırıyor. Uyanıyor insanlık dedirtiyor.

Gel gelelim maalesef dünyanın zebanileri var..

Her an ataktalar, her an içlerinde ki nefreti, sevgisizliği, şuursuz ve bilinçsizliği yaymayı görev edinmişler var. Ben onlara yaratık diyorum. Nasıl bu kadar kötü olabildiklerini açıklayabilecek literatürde bir kelime bulamıyorum.

İyinin ve kötünün savaşı gibi bu çağ..

Ama iyi olan bir şey var, iyilik önde gidiyor.

Kötüye müdahale var artık bu dünyada, fark ediyoruz. Pek çoğunu seçemesekte, yetişemesekte artık nerde görsek tanıyoruz.

Her şeyi yaşadığımız bu yıl da hepimiz sorduk bu soruyu kendimize. SIRADA NE VAR?

İyi tarafından bakarsak, doğa intikamını kendi kuralları ile alıyor. Üstelik kendine yapılanları, insanların ne olacak ki diyerek yıprattığı her anın fiziki ve psikolojik koşullarda hesabını soruyor.Yeniliyor ve tazeliyor artık kendini..

Milyonlarca insanı kendi iç dünyasına kapattı. Öğretiyor, ıslah ediyor. Elinizde ne varsa onu kullanmanızı engelledi öyle değil mi? Erteleyemeyeceğinizi düşündüğünüz tatiller, uçak biletleri, iş yeri hedefleriniz, o muhteşem geçecek, sevdikleriniz ile bolca müzik ve dans edeceğiniz düğün tarihiniz hepsi yerle bir. Dikkatimi çeken bir kitabın tanıtım yazısında şu yazıyordu.” İçinde bulunduğumuz bu zaman diliminde, bilinçler hızla açılmakta ve toplumsal hipnozdan kurtulan birçok kişi 'uyanış' denilen bir idrak halini deneyimlemektedir. Tüm kadim öğretiler ve hatta dinlerin de bahsettiği 'kâmil insan', 'üstün insan' gibi kavramlarla aslında ne denilmek istendiği artık günümüzde daha anlaşılır bir hale gelmeye başlanmıştır. Görünen tüm bu olayların ardındaki görünmeyen nedenler algılandıkça, uyanış ya da aydınlanma denilen durumu deneyimleyenlerin sayısı artacak ve yine hep bahsedilen Altın Çağ'a beraberce gireceğiz..”

Aslında Asrın özeti bu, ne yaparsak onu bulacağız.

Hiçbir şey karşılıksız kalmayacak.

Siz kötüler!

Artık hayvanları rahat bırakın.

İllaki dokunacaksanız sevginiz ,merhametiniz ile dokunun!Sizden daha özel yaratıldılar ve bir gün sizi YARADAN ‘a konuşacaklar..

Çocuklara dokunmayın, manasını düşünenler anladı bile..

Kontrolsüz gücünüzün adını ; sizin beyninize, ruhunuza yakışmayan şekilde SEVGİ koyarak kadınlar veya erkekler üzerinde fiziksel/psikolojik şiddet olarak kullanmayın.

Yerlere çöp atmayın, tükürmeyin, suyu kirletmeyin.

Karanlık düşünceleriniz ve nefesiniz ile havayı kirletmeyin.

Sevgisizseniz, kendinize değişim için şans tanımıyorsanız, o yolda kendinizde dâhil başkalarını sürüklemek niyetindeyseniz,

Kendinizi bir yere kapatın ve gerçekten fazlalık yapmayın. Kirletmeyin dünyayı.

Genel anlamda her şeyden” İYİLEŞMEK “ kelime kökeninin tam anlamı ile işte böyle gerçekleşecek.

Bu çağın içinde uyanışını gerçekleştirdiğini düşündüğüm, bir cümlesini anlamlandırmak için tekrar ve tekrar okuduğum, çağın önemli tespitlerini anlayan ve isteyenden hiçbir zaman kendine saklamayan, öncelikle Allah’ın sessiz kulları dostlarımız olmak üzere iyiyi paylaşan her insanın yanında olan biri var. Nitekim gerçek ve hakikat tek değil mi? Aksini iddia edenler az önce seslendiğim kesime giriyor, bu paragrafı sonlandırmadan oraya geri dönebilirler. O gerçek yolda naçizane, yoldakilerden biri olduğumu düşündüğüm ve hissettiğim için; Müsaadenizle benim kıymetli yol arkadaşlarımdan Zuhal Ceran’ın Uyanış Okulu sayfasından şu sözleri ile bu haftayı noktalamak isterim.

“Maskeli balonun sahte yüzleri, Herkes kendine insan dememeli.

Ta ki gerçekten insan olmayı başarana dek..

İnsan doğmuş olabilirsin ama insan olamamışsan hala evrimde ve hala insan oluştan söz edemezsin.Önce ol..İnsan olmak mesai ,emek ister.Uyananlar iyileştirecek dünyayı,dünyaya iyi gel,evrensel sessizliğin huzurunu bozma.”

Ve Zuhal’cim; bu yazımı sonsuzluğa, eşsiz sevgiliye uğurladığın çok değerli babacığına, tıpkı onun gibi sadece babalar günü değil tüm günlerde baba adının içini dolduran değerli ruhlara ithaf ediyorum. Işıklar ve huzur içinde uyusun..

 

Haftaya görüşmek üzere.

YORUMLAR

  • 1 Yorum