RAHİM AĞZI KANSERİ, HPV VE HPV AŞILARI
Op. Dr. Elif ÖYE

Op. Dr. Elif ÖYE

RAHİM AĞZI KANSERİ, HPV VE HPV AŞILARI

12 Kasım 2020 - 15:35

RAHİM AĞZI KANSERİ, HPV VE HPV AŞILARI                                       

Bu hafta sizlere HPV  ile Rahim ağzı kanseri ve aralarındaki bağlantıdan,tarama yöntemlerinden, bu hastalıktan korunmadan  ve HPV aşılarından bahsedeceğim. Ocak ayı Rahim ağzı kanseri farkındalık ayıdır. Ama ben Ocak ayı gelmeden şimdiden bilinçlenelim istedim. Çünkü her zaman farkıda olmamız gereken önemli bir kanser türüdür rahim ağzı kanseri.

Serviks(Rahim ağzı) rahimin vajina(vajen)ya yani hazneye açılan dar boynudur. Rahim ağzı hücreleri anormalleşip kontrolsüz bir şekilde büyümeye başladığında serviks kanseri oluşmaktadır. Kanser öncesi lezyonların (preinvazif) varlığı ve kolay erişilebilir bir organ olması nedeniyle de erken teşhis edilebilen bir hastalıktır.

Rahim ağzı kanserleri gelişmekte olan ülkelerde en sık görülen kadın Genital sistemi (Üreme sistemi-cinsel organların oluşturduğu sistem) kanserleridir.Gelişmiş ülkelerde ise giderek yaygınlaşan tarama programları sonucunda rahim ağzı kanseri kontrol altına alınmış ve giderek geri sıralara düşmüştür.

Tüm dünyada, yılda 400.000 ‘in üzerinde rahim ağzı kanseri olgusu görülmekte ve her yıl yaklaşık 250.000 hasta rahim ağzı kanserinden ölmektedir.

Gelişmiş ülkelerde kadın kanserlerinin % 3.6 sını gelişmemiş ülkelerde ise % 15 ini oluşturmaktadır.

En sık 50-59 yaşları arasında görülmekle birlikte, ülkemizde rahim ağzı kanserlerinin % 65 i 40-60 yaş aralığındadır.

Rahim ağzı kanseri, dünyada kadınlarda meme kanseri ve kalınbağırsak kanserinden sonra üçüncü sıklıkta görülürken ülkemizde onuncu sıradadır. Rahim ağzı kanseri nedeni tamamen aydınlatılmış ve önlenebilen tek kanserdir.

    Rahim ağzı kanseri gelişimde rol oynayan risk faktörleri :

HPV enfeksiyonu (genital siğil)

İlk cinsel ilişki yaşının küçük olması (<16)      

Eşlerden her birden veya birisinin birden fazla seksüel partner sahip olması

Sigara içimi

Yüksek parite (fazla sayıda doğum yapmak)

Düşük sosyoekonomik düzey

Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanmak

Diğer cinsel yolla buluşan hastalıkların varlığı

Bazı HLA (İnsan lökosit antijeni)

Bağışıklık sisteminin baskılanmış olması

Beslenme alışkanlığı (meyve ve sebzeyi az tüketmek bu kanser riskini arttırmaktadır.)

 

    Rahim ağzı kanserinin belirtileri

Rahim ağzı kanserinin en tipik bulgusu ağrısız kanama ve et suyu renginde vajinal kanamadır.

Anormal vaginal kanama, ilişki sonrası kanama, menopoz sonrası kanama, periyotlar arası lekelenmeler, adet kanamalarının uzun sürmesi ve normalden daha ağır geçmesi muayane sonrası kanama, ilişki sırasında ağrı, ileri evrelerde kötü kokulu vajinal akıntı, bel ve kasık ağrısı, genital ve makat bölgelerinde karnabahar görünümünde tek veya çok sayıda olabilen ağrısız lezyonlar (genital siğiller), kansızlık, kilo kaybı idrar yapmada güçlük ya da bacak ödemi görülebilen belirtilerdir.

    Rahim ağzı kanseri önlenebilir !

Birincil önleme:Hastalığın nedeninin (HPV enfeksiyonu) önlenmesi.  Koruyucu aşılama

İkincil önleme:Hastalığın belirlenmesi .  Tarama ve kanser öncesi tedavi

HPV enfeksiyonu ile karşılaşma riskini azaltmak için uygulanması gereken diğer birincil önleme stratejileri; bireylerin

    -Cinsel başlangıçlarını geciktirmeyi,

    -Ömür boyu cinsel partner sayısını azaltmayı ve

    -Kondom kullanımını arttırmayı

içerir.

Kanser taramasında amaç kanseri, tedavinin çok daha kolay ve etkili olabildiği erken evrelerde yakalamak için test ve muayene yapılmasıdır.Tarama yöntemleri hastalığın başlaması ile hastalığın görünür bir belirti verdiği ana kadar olan süreçte uygulanır.

Ulusal rahim ağzı kanseri tarama standartlarımıza göre taramaya başlangıç yaşı 30 yaşdır.Tarama aralığı 5 yılda bir kez tarzındadır.Tarama yöntemi olarak Sitoloji veya HPV testidir.Tarama 65 yaş, son iki testi negatif ise sonlandırılır. Uluslararası tarama standartlarında ise tarama yaşı 21 de başlar. 21-29 yaş arası 3 yılda bir Pap smear yapılır. 30-65 yaş arasında her 5 yılda bir HPV ve smear testi aynı anda tekrarlanır. 65 yaş üzerinde tarama sonuçları normal ise tarama kesilir.

Evet artık günümüzde kadınlarımızın çoğu smear testini biliyor. Smear testinin tıbbi olarak ne olduğuna bakacak olursak ; Smear testi rahim ağzından dökülen hücrelerin  özel smear fırçasıyla toplanıp incelenmesi esasına dayanan bir tarama testidir. Böylece erken dönemde Smear testi ile henüz semptomatik hale gelmemiş olan kanser öncesi ve erken kanser hücreleri saptanır.

 Çok önemli olan  diğer bir test ise HPV testidir. Çünkü HPV (Genital siğili yapan virüs) nin rahim ağzı kanseri ile ilişkisi artık kanıtlanmış olup, bu hastaların % 99.9 unda varlığı gösterilmiştir. HPV virüsünün bir çok tipi vardır. Bu tiplerden HPV 16 ve HPV18 olanı rahim ağzı kanserlerinin yaklaşık olarak % 70 nden sorumludur.

HPV testinin negatif olması durumunda ; takip eden beş yıl içerisinde servikal kanser olma ihtimali çok düşüktür.

Cinsel yönden aktif erişkinlerin % 70 inden fazlası,hayatlarının bir döneminde HPV ye maruz kalmakta ve bunların da % 70 in den fazlasınının 15-24 yaş arasında olduğu bildirilmektedir.

HPV (human papilloma virüs) günümüzde en yaygın görülen cinsel yolla buluşan hastalık olarak gösterilmektedir.O yüzden  biz kadınlar olarak bu bulaşıcı hastalıklar konusunda bilgilenmeli, tedbirlerimizi almalı ve çevremizdeki insanları da bilinçlendirmeliyiz.

HPV virüsünün genellikle genital bölgede siğillerle seyreden iyi huylu tipleri ( düşük risk) ve servikal kanserlere yol açan kötü huylu tipleri ( yüksek risk) vardır.

Son yıllarda yapılan çalışmalarda rahim ağzı kanserli hastaların % 99 nında HPV pozitifliği tespit edilmiştir.Ancak her HPV pozitifliği da rahim kanserine yol açmaz.

      HPV AŞILARI

HPV aşılarına göz atacak olrsak günümüzde üç çeşit aşı tipi vardır.Birincisi Bivalan aşı HPV 16 ve 18 ’e,ikincisi Kuadrivalan aşı ise HPV 6,11,16 ve 18’ e karşı etkilidir.Üçüncüsü ise  2015 yılında HPV 16,18,31,33,45,52,58,6 ve 11 tiplerine karşı koruma sağlayan aşı olarek yenilenmiştir.Fakat ülkemizde bu 9 tipi içeren HPV aşısı daha yoktur.Bivalan ve kuadrivalan aşılar hem kadınlarda hemde erkeklerde kullanılmaktadır. Hem İkili aşı (bivalan) hem dörtlü (kuadrivalan) aşı HPV 16 ve HPV 18 e karşı  % 100 korur.Dörtlü aşı (kuadrivalan) ayrıca genital siğillerin % 90’ ından sorumlu olan HPV 6 ve 11’ e karşı  % 100 koruma sağlar.Fakat aşı yapılsa da diğer tiplerlede kanser gelişme şansı olduğundan smear taramasına devam edilmelidir.Kişinin cinsel yönden aktif olmadığı 9-13 yaş döneminde ,aşı uygulamasıyla yüksek düzeyde koruma sağlanır. HPV aşıları

-9 ile 14 yaş arası kişilere 2 doz aşı tavsiye edilir.İkinci doz birinci dozdan 6 ay sonra yapılır.

-15 ie 45 yaş arası kişiler 3 doz aşı yapılır. Her iki aşının etkili olabilmesi için üç doz kas içerisine yapılmalıdır. İkili aşı ilk dozdan sonraki 1.ve 6. aylarda tekrarlanır (0-1-6).Dörtlü aşı ise ilk dozu yapıldıktan sonraki 2. ve 6. aylarda tekrarlanır.   (0-2-6)

HPV aşısının koruyucu olduğunu belirtmek önemlidir. Yani bu aşı tedavi edici değildir,sadece koruma sağlar. Eğer kişide HPV enfeksiyonu bulunuyorsa, HPV aşısı tedavi edemez;fakat kişiyi başka tip HPV çeşitlerinden korur.Yaklaşık olarak 200 değişik HPV türü vardır.HPV aşısını 9 yaşından 45 yaşına kadar gebe olmayan herkes yaptırabilir. En ideali ,cinsel temasta bulunmadan önce ve HPV virüsüne maruz kalmadan önce kişilere yaptırılmasıdır. Erkek çocuklarımıza da aşı yaptırılması hem bulaşmayı azaltıp kızlarımızın virüsten korunmasına önemli destek sağlar hem de erkeklerin HPV ile alakalı hastalıklardankorunmasına yardımcı olur. HPV aşısı özellikle 26 yaşına kadar herkese tavsiye edilir. Yapılan çalışmalar sonrasında 27-45 yaş aralığındaki kadınlarda da HPV aşısının bu yaş grubunda da etkili olduğu saptanmıştır.

Bizler bazen aşıların yan etkilerinden korkarız ama bu HPV aşıları canlı veya ölü virüs bulundurmadığından yan etki olarak  HPV enfeksiyonu, HPV ile ilişkili kanser veya ölüme neden olmazlar. Sadece aşı yerine bağlı kızarıklık,ağrı ve şişlik gibi tüm aşılarda var olan basit yan etkiler görülebilir.

HPV aşılarına gebelikte başlanmamalıdır. İlk doz yapıldıktan sonra gebe kalındıysa gebelik sonrası sıfırdan  başlanmalıdır.

İki doz yapıldıktan sonra gebelik söz konusu ise üçüncü doz emzirme döneminde doğumdan sonraki 6.haftadan itibaren güvenle yapılabilir.Gebe olduğu bilinmeden aşı yapılmış ise gebeliğin sonlandırılmasına gerek yoktur; doğumsal özür artışı gösterilmemiştir.

Artık günümüzde tarama yöntemleri, aşılar ve tadavisi  sayesinde bu kanserden ölüm oranları çok gerilemiştir.

Tedavi de cerrahi, ışın tedavisi (Radyoterapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) gibi hastalığın evrelerine göre farklı tedavi seçenekleri uygulanmaktadır.

Gelin hep birlikte bu kanserden ölüm oranını azaltmak için çaba sarf edelim, düzenli jinekolojik kontrollerimizi ve testlerimizi yaptıralım .

Sağlıklı yarınlar ve bireyler için elele verelim.

Hepinize sağlıklı mutlu yarınlar dilerim..

 

                                                            

 

 

 

Bu yazı 5016 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Filiz Yalnızça
    3 hafta önce
    Harika ve anlaşılır bir anlatım olmuş. Bilgilendirme için çok teşekkürler.

Son Yazılar