"Lex Talionis"
Gürkan KAYA

Gürkan KAYA

"Lex Talionis"

07 Ekim 2020 - 12:18

“Lex Talionis” 

 

Bireyin ''yaşama hakkı'' ile suçlu bir kişinin 

'' yaşama hakkı'' arasındaki eşitliğin anayasal güvence altında olması, 

masum bir insan ile suçlu bir insan arasındaki eşitsizliğin bir göstergesi midir?

 

Suçlu bir insanın ''yaşama hakkı”

 anayasal güvence altında olabilir mi ve/veya olmalı mıdır?

 

Suçlu bir insanın “yaşama hakkı” na

adalet-eşitlik-insan hakları çerçevesinden bakabilir miyiz?

 

Suçlu bir insanın  ''masumiyet karinesi” olabilir mi?

 

Suçlu bir insanın işlediği hangi suç olursa olsun ''yaşama hakkı''nın anayasal güvence altında kalması mı gerekir?

 

İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda; 

toplumun genel huzurunu, genel sağlığını, kamu vicdanını , genel ahlakını bozan, toplumun can ve mal güvenliğini tehdit eden durumlara karşı işlenmiş suçlarda ''Lex Talionis'' yani idam cezası uyulanabilir mi ve/veya uygulanmalı mıdır?

 

 

''Yaşama hakkı'' anayasal güvence altında olduğu kadar ''yaşama son verdirme hakkı''nında bu tür gerekçeler dahilinde anayasal güvence altında olması gerekir mi?

 

 

 ''Lex Talionis''ın ( idam cezası) tekrar gündeme gelmesi ve T.B.M.M de

ilgili gerekçelere istinaden tekrar kanun haline getirilerek ilgili gerekçelerin failleri için uygulanması gerekir mi?

 

 

.''Yaşama hakkı'' anayasal güvence altında olduğu kadar ''yaşama son verdirme hakkı''nında bu tür gerekçeler dahilinde anayasal güvence altında olması gerekir mi?

 

 

Bu tür suçların ve/veya suçlularının insan hak ve hürriyetleri, yaşama hürriyetleri, bütün Anayasal hakları ellerinden alınmalı mıdır?

 

Bu tür suçlar; insanlığa,topluma ve dolayısıyla tüm dünyanın insan hak ve hürriyetlerine, yaşama hürriyetlerine, Anayasal Haklarına karşı işlenmiş asla affedilecek bir suç değildir ve cezası: 

“Lex Talionis” ‘’ölüm cezası’’ mı olmalıdır?

 

 

Ünlü yazar Garraud’un dediği gibi 

‘’ ölüm cezasında ibret-i müessire vardır’’

 

 

İslam’da ölüm cezası adam öldürenler için ‘’kısas’’ olarak öngörülüyor. Kur’an da Bakara Suresi’nin 178. Ayetinde: 

“Ey akıl sahipleri ! Kısas’ta sizin için hayat vardır” deniliyor.

Öldürülenlerin yakınlarına diyet karşılığında katili affetme hakkı tanınıyor.

 

İdam cezası için gerekiyorsa referanduma gidilmeli midir?

 

ABD’nin 50 eyaletinin 38’inde ölüm cezası uygulanmakta, Çin; her yıl ilgili gerekçelerle 1.000 civarında mahkumu ensesine tek kurşunla idam ediyor, dünyada 86 ülkede idam cezası uygulanıyor. 

AB ve İnsan Hakları Örgütleri ve Uluslararası Af Örgütü’nün bu duruma bakış açısı nedir?

 

AB’ye girmek adına, AB uyum yasaları çerçevesinde 1984 yılından itibaren uygulamadığımız  “Lex Talionis”

-idam cezası tekrar uygulanmalı mıdır?

 

İnsanlık suçlarının panzehiri Hammurabi Kanunları’ndan itibaren uygulama alanında olan ‘’Lex Talionis’’ yani ‘’kısas’’ dır.

Bu tür suçlara; insan hak ve hürriyeti, yaşama hürriyeti ve Anayasal haklar çerçevesinden bakılabilir mi?

 

Bu tür suçlara toplumun bir bütün olarak genel güvenliği ve geleceği açısından rasyonel bakmak mı gerekir?

 

Bu tür suçluların ‘’masumiyet karinesi’’ olabilir mi?

Bu tür suçlar için masumiyet kavramı adfedilebilir mi?

 Bu tür suçlular toplumun güvenliği ve geleceği için idam edliebilir mi?

 

Mevlana; Fihi Mafih adlı eserinde ‘’idam suçluyu cezalandırmak için değil, suçsuzu korumak için” yapıldığını ifade eder.

 

Ünlü yazar Den Haag’a göre ‘’masumiyetlerini kaybetmiş ve suçlulukları ispatlanmış kişilere’’ idam cezası uygulanmalıdır. İdam; masum bir insanın haksız yere öldürülmesi değildir.

Masumiyeti kanıtlanmış bir kişiye idam cezası uygulanabilir mi?

 

 

Den Haag’a göre idam cezasının yürürlükte olmasının, daha sonra binlerce insanın öldürülmesini önleyecek ‘’caydırıcılık’’ özelliği vardır.

 

Den Haag bu noktada potansiyel idam cezası mahkumu ve idam cezasının varlığı nedeniyle hayatı kurtulabilecek binlerce insan arasında bir değerlendirme yaparak idam cezasının gerekliliğini savunmaktadır.

 

 

Den Haag: idam cezasının yalnızca ‘’cezalandırıcı’’ prensibine dayalı ve ‘’eşitlik’’ esasından güç alan bir cezalandırma yöntemi olduğunu savunmaktadır.

 

Den Haag’a göre idam cezasının kaldırılması ancak hiçbir suçun büyüklüğü ne olursa olsun idamla cezalandırılamayacağı ve idam cezası suçu caydırıcılıkta ömür boyu hapisten daha etkili olmasına karşın idam mahkumunun hayatının binlerce yeni kurbanın hayatından daha fazla değer verilmesi ile mümkündür.

 

 

Hammurabi kanunları ile ilk defa uygulama alanına giren göze-göz, dişe-diş anlayışının hukuki alanda uygulaması olan

‘’Lex Talionis’’ kuralı :

başkalarına size yaklaştıkları şekilde, eşitlik esasına dayalı olarak davranmaktır.

 

 

‘’Lex Talionis’’ felsefi temel olarak çıkış noktasını:

 Hegel’in ‘’eşitlikçi’’ yaklaşımından almaktadır.

 

 

Hegel’e göre suç:

 

‘’insanlar arasındaki eşitliği bozan bir rahatsızlıktır ve bu nedenle  ‘’Lex Talionis’’ suçun zararını iptal ederek yeniden eşitliği sağlamaktadır. Ceza; her ne kadar size verilen zararı ikame edemezse de, suçu işleyen kişiye aynı zararı vererek ‘’ eşitliği’’ korumaktadır.

 

 

‘’Lex Talionis’’un ikinci felsefi temel kaynağı ise: 

Immanuel Kant’ın ‘’rasyonalizm’’idir.

 

Buna göre; akılcı olan birey başkalarına davrandığı şekilde kendisine davranılabileceğini bilmektedir.

 

 

Ünlü Fransız sosyolog Emile Durkheim’e 

göre cezalandırma sisteminin yoğunluğu 

ve ağırlığı bir ülkenin demokratik olarak gelişmesiyle ters orantılıdır. Primitif toplumlarda işkence ve cezalandırma oldukça ağır ve yaygınken, toplumlar geliştikçe ve ilerledikçe cezalandırma hafiflemiş ve başka formlar almıştır.

 

 

Ünlü yazar Michel Foucault ise; modern toplumun eski barbarca metodlarını terk etmesinde karşın özünde aynı vahşi cezalandırma güdüsünün yattığını ifade etmektedir

 

Foucault’a göre ‘’arenada kaplanlarla yem edilen, yada kamusal alanlarda asılan suçlularla,medyada afişe edilen ve sosyal olarak dışlanan söylemin öteki olarak belirlediği kimseler arasında bir fark yoktur”

 

 

Genel sağlıkta; vücudun bir bölgesindeki organ ,vücudun kalan bütünlüğünü tehdit ediyorsa ve zarar veriyorsa genel vücut sağlığı gerekçesi ile tehdit eden ve zarar veren ilgili organ vücudun bütünlüğünden kesilerek, ampüte edilerek alındığına göre; insanlığa karşı işlenmiş suçlarda; toplumun genel huzurunu, genel sağlığını,kamu vicdanını ,genel ahlakını bozan, toplumun can ve mal güvenliğini tehdit eden durumlara karşı işlenmiş suçlarda ''Lex Talionis'' yani idam cezası uygulanabilir mi ve/veya uygulanmalı mıdır?

 

Bu yazı 1147 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar