Erdem kavramını anlamak
Gürkan KAYA

Gürkan KAYA

Erdem kavramını anlamak

27 Aralık 2018 - 21:50

‘Erdem’ kavramı: kelime anlamı olarak   “alçak gönüllülük,  yiğitlik,  doğruluk,  fazilet,     ahlakın övdüğü iyilikçilik” ve “ insanın ruhsal yetkinliği “  olarak ifade edilmektedir.
Felsefe:  “insanın ve yaşamın anlamı nedir?”    sorusuna “ erdemli olmak” cevabını vererek   “erdem” kavramının felsefe ve insan hayatı içindeki yeri ve öneminin sınırlarını bizlere ifade etmektedir.
Her şey soru sormakla başlar felsefede… Bizlerde felsefeden yola çıkarak  “ insanın ve yaşamın önemi nedir?” sorusuna ne cevap verebiliriz?
 “Erdem” kavramı kelime olarak ne anlama gelmektedir? bizim için, yoksa bir erkek ismi olarak verdiğimiz ve duyduğumuz kelime midir sadece.
“Erdem” kavramının günlük hayatımızda yeri ve önemi nedir?
Bizler için bir anlamı var mıdır ya da kalmış mıdır?  “Erdem” kavramının  21. yy’da kelime olarak bir önemi ve değeri.
Felsefede  “insanın ruhsal olgunluğu“ olarak ifade edilen “erdem” kavramı bizler için ruhsal bir olgunluğun göstergesi midir geçmişte, günümüzde ve yarınımızda bizler ruhsal anlamda
olgunlaştığımızı kabul edebilir miyiz? 
Sorarım sizlere bizler erdemli miyiz?
Bizler 21. yy’da ne kadar erdemli kalabiliriz, kalabiliyoruz, kalmaktayız?
Atomu parçalayarak kendinden gurur duyan bir teknolojiye sahip olan insanoğlu, kendi türünü yok etmek için atom bombasını tasarlarken ne kadar erdemlidir? 
ABD atom bombasını Hiroşima ve Nagazaki kentine atarken ne kadar erdemlidir?
Atom bombasını atan pilot kendinden ne kadar gurur duymuştur yüz binlerce masum insanı yok edecek atom bombasını bırakırken insanlığın üstüne…
Bir canlı türü düşünün: kendi türünü yok etmek için düşünerek tasarladığı ürün olan silahı bulup geliştirerek başlangıçta bir insanı bugün geldiğimiz noktada da kitle imha silahları ile tüm insanlığı yok edebilecek kapasitede nükleer silahlar geliştirerek insanlığı tehdit eden bir korkutucu bir noktaya getiren bu canlı türü sizce erdemli midir?  Yaptığı silahlar erdemli bir davranışın ürünü müdür.
İnsanlık uygarlık aşamalarında başlangıçta vahşi hayvanlar ve doğa şartlarına karşı mücadele etmek, kendini ve ailesini savunmak için zorunlu ihtiyaç duyduğu el aletleri, insanın sınırsız ve önlenemez istekleri ve mülkiyet talepleri doğrultusunda bugün yüksek teknolojinin ulaştığı son aşamaya gelmiştir. 
Felsefede  “Erdemli olmak ancak bilgi sahibi olmakla mümkündür”se bilgi sahibi olarak insanlığı yok etme aşamasına gelmemiz erdemli olmamakla mı mümkündür?
İnsanlık kıyameti erdemli olmamakla mı hazırlayacaktır?  Erdemli olmamakla yaptığımız her
teknolojik gelişim insanlığın sonunu, kendi sonumuzu ve kıyameti mi hazırlayacaktır, insanlık için. Yoksa insanoğlu kendi hazin sonunu kendi eliyle mi?  hazırlamaktadır ve farkına varamamaktadır,  eline aldığı silah nasıl ki bir insanı yok ediyorsa,  bir gün öyle bir silah geliştirecektir ki insanoğlu, önlenemez ve sınırsız hırslarının ve ihtiraslarının meyvesi olarak kendi geliştirdiği silahla kendi sonunu, kıyamete ve tüm insanlığın sona ermesine neden olacaktır erdemli olmak yerine erdemli olmamayı tercih eden insanoğlu.
İnsanoğlunun önlenemez ve sınırlanamaz sahip olma hırsı ve mülkiyet talepleri en sonunda
insanoğlunun yok olmasına neden olacaktır.
Geçmiş uygarlıkları incelediğimizde uygarlık aşamalarında insanoğlu “toprak mülkiyeti” talepleri için ne kadar erdemli bir davranış sergilemiştir?
“Toprak mülkiyeti” talepleri için insanoğlu ne kadar erdemli olmaktadır.
Ölümlü bir varlık olan insanoğlu için “toprak mülkiyeti” neden bu kadar önem arz etmektedir?
“Toprak mülkiyeti” talepleri için “insan kanı” döken sistem ne kadar erdemli olmaktadır? Ruhsal olgunluğa ulaşmamış din adamları sıradan bir insana ne kadar erdemli olabilmektedir?
Dini kitapta başlangıcını: insanoğlunun cennetten kovulmasına neden olan ve “ilk günah”ı işleyen insani nefsi, sonunu: da dünyayı yok ederek dünyadan tümüyle kovulmasına yine insanoğlunun insani nefsi  “son günah”ı işleyerek mi neden olacaktır.
Sokrates’e göre erdem: “ yaşamın ve dolayısıyla ahlaksal eylemlerin amacının mutluluk olduğu, bunun bilgi ile mümkün olduğu, dolayısıyla erdemli olmak bilgi sahibi olmakla olanaklıdır ve bunu da mutluluk sağlayacaktır”…
"Komşun farkına vardığında utanacağın bir şey yapma"  ilkesini temel ilke kabul eden Epikuroscular, erdemli olmayı, mutluluğun temeline yerleştirir.
Bizler komşumuz farkına vardığında utanacağımız bir şey yaptık mı, yapıyor muyuz, yapar mıyız?..
Filozoflar:  “Erdem”i felsefenin merkezine yerleştirmiştir.
“Erdem, istenç ya da iradenin ahlaksal iyiye yönelmesidir.”
Sokrates'e göre erdem: “Her insana öğretilebilir ancak her insanda aynı oranda zuhur etmez”,
"Erdem insandan insana ve toplumdan topluma farklılıklar gösterebilir ama önemli olan bir arada yaşayarak daha doğrusu iletişime geçerek Erdemi paylaşarak çoğaltmaktır", “Erdemli insan yaşamını aklı ile yöneten, tüm karar ve davranışlarına aklı ile yön veren insandır. Erdem bilgidir.”
Bir Amerikan filminin konusu olan “Tanımadığınız bir kişi eşinizle bir gece birlikte olmak için size bir milyon Amerikan doları” veya hayatınızda göremeyeceğiniz bir rakam teklif ediyor, bu durumda  nasıl davranırsınız, erdemli olabilir misiniz?
Türkiye’de geçmişte yaşadığımız ve bugünde azalmakla birlikte devam eden çocuk yaşta kızlarımızı zengin, babası, dedesi yaşta insanlara başlık parası için feda eden bir ahlaki davranış ne kadar erdemlidir? Gördüğünde gözleri yuvasından çıkan çanta dolusu para karşısında.
Memuruna, çalışanına, vatandaşına baskı uygulayan, emreden  sözle taciz eden, aşağılayan bir amir- işveren-siyasetçi  ne kadar erdemlidir, ona verilen gücü adil kullanmak varken, bir otorite kırbacı gibi kullanan amir-işveren-siyasetçi için erdemli olmak ne anlam ifade eder?..
Bir devlet adamı-siyasetçi için vatandaşının ekonomik-sosyal-kültürel sorunlar içinde kendi haline bırakmak erdemli olmak mıdır, çözüm üretmek yerine.
Bir baba için çocuğuna yaptığı bir hata ve yanlış karşısında vereceği ceza ne kadar adaletlidir? Ne kadar erdemlidir?
Bir anne eşinden boşanmak isteyen kızına, töreler karşısında ne kadar hoşgörülüdür? Ne kadar
erdemlidir?
Ruhsal olgunluğa ulaşmamış bir erkek, kızını ve kız kardeşini bir erkekle yan yana, el ele gördüğünde töreler karşısında ne kadar anlayışlıdır, ne kadar erdemlidir?
Ruhsal bir olgunluğa ulaşmamış bir eş (koca) eşine uyguladığı şiddet ile ne kadar sevgi doludur? Ne kadar saygılıdır? Ne kadar erdemlidir?
 “Kalın felsefeyle”

 

Bu yazı 1199 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar