Erasmus ve Deliliğe Övgü-I
Gürkan KAYA

Gürkan KAYA

Erasmus ve Deliliğe Övgü-I

04 Aralık 2014 - 00:00

“Akıllıyla deliyi ayırt eden nedir?

Biri aklının, öbürü tutkusunun peşinde gider.

Oysa akıllıyı aklının peşinden sürükleyen de tutkusudur.

Ama o öylesine bir zavallıdır ki, mutluluk sağlayan bir tutku yerine mutsuzluk sağlayan bir tutku seçmiştir.” Erasmus

15.yy da Rönesans ile ortaya çıkan hümanizm akımının en önemli temsilcilerinden birisi olan Erasmus Deliliğe Övgü (Morias enkomion seu laus stultitiae) adlı eserinde mutluluğa farklı bir pencereden bakarak delilik ile mutluluk arasındaki ilişkinin mutluluğa giden yolun anahtarı olduğunu ve mutluluğun delilikten geçtiğini ifade etmektedir.

Erasmus’a göre: “İnsanlar akla ne kadar bağlanırlarsa, mutluluktan o kadar uzaklaşırlar”.

Eserde iki temel görüş bulunmaktadır. Birinci görüşe göre. “gerçek bilgelik, deliliktir”. İkinci görüşe göre: “kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir”



Erasmus’a göre “İnsana yeryüzünde yaşama gücü kazandıran şey, gerçek bilgelik olma niteliğiyle doğrudan doğruya deliliğin kendisidir.”



Erasmus’a göre: “Davranışlarını akla göre düzenleyenler, delilerden daha deli olduklarından, insanlıklarını unutur, Tanrılığa özenirler. Bilim üstüne bilim, sanat üstüne sanat yığarlar. Bütün bunları da doğaya karşı savaşmak için kullanmaya kalkarlar. Ey ulu Tanrılar; kendilerine deli, akılsız, budala, avanak gibi güzel adlar verilen kişilerden daha mutlu kişiler var mıdır yeryüzünde?…”





İnsan akıllı mıdır, yoksa deli midir?. İnsanın aklına estiğini yapması onun akıllı olduğunu mu gösterir, yoksa deli olduğunu mu?. İnsan her durum ve/veya şartlar karşısında her zaman akıllı davranış mı sergiler ve/veya sergilemek zorundadır?. Akıl her zaman insana gerekli midir?. İnsan her zaman aklını kullanır mı?. Akıl davranışta mı gizlidir, yoksa sonuçta mı?. İlk akla gelen şey nedir?. Yapılan bir eylem ve/veya davranış her zaman akılcı olmak ve/veya görünmek zorunda mıdır?. Delilik akıl dışı bir durum mudur, yoksa gündüzün geceye dönüşmesi gibi aklın bilinmeyen karanlık yüzü müdür?.



Tutku nedir?. Tutku bir akıllı olma durumu mudur, yoksa deli olma durumu mudur yada akıllı ile deli olma durumunun birleşimimidir?. Tutkuyu akıllı olma durumunda ayıran nedir?. Tutku insanın efendisi midir?. Tutku insanı niçin köle yapar?. Tutku karşısında özgür kalabilen, tutkuya boyun eğmeyen insan var mıdır?. Sizler ne kadar tutkularınızın esirisiniz bu hayatta?. İnsan hayatını kendisi mi yönetir, yoksa tutku insanın hayatını mı yönetir?. Tutkuları olmayan bir insan nedir bu hayatta?. Tutku ile delilik arasında nasıl bir ilişki vardır?. Delilik mi üstündür, tutku mu insan hayatında?.

Gerçekten: Akıllıyla deliyi ayırt eden nedir?. bu hayatta

Devamı haftaya



“Kalın felsefeyle…”

Bu yazı 959 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar