• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
06:10
Kayseri Büyükşehir'den çiftçiye dev destek
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
  3. Özünü Arayan Ülke: Türkiye
Yayınlanma: 01 Şubat 2025 - 11:32

Özünü Arayan Ülke: Türkiye

01 Şubat 2025 - 11:32
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA

Ergenekon, bir kurtuluş ve kuruluş efsanesidir. Bu efsanede Bozkurt, kurtuluşun yolunu gösterir. Demirci Börtecene, kurtuluşun yolunu açar. Ve Ergenekon denilen bilinmez, ama etrafı sarp dağlarla çevrili geçit vermez ülkede, yüzyıllardan beri bunalan kavim, demircinin açtığı yoldan, seller gibi taşarak azatlığa kavuşur. İşte Kurtuluş savaşı da tam böyledir.

Bir devlet ve bir zihniyet olarak imparatorluk, daha Cihan Harbinden önce Balkan yenilgisiyle sona ermişti. Bu yıkılış, artık, sadece bir devletin mağlubiyeti değildi. Mesnetsiz bir hayalin sona erişiydi, Bir ruhun, bir zihniyetin tamamen çöküşüydü. Bir masal, bir imparatorluk masalı sona eriyordu. İmparatorluk aslında çoktan çökmüştü. Biz onu sadece kendi hayalimizde yaşatmıştık. Şu kaybolan Osmanlı Afrika’sı, belki hiçbir zaman bizim olmamıştı Şu Osmanlı Avrupa’sı çoktan beri artık bizim sayılmazdı. Rumeli eyaletleri bizim için çoktan tarihe karışmıştı. Ya Osmanlı Arabistan’ı? Arabistan’a biz nasıl “bizim” diyebilirdik ki. Oralarda, Arap çöllerinde, yüzyıllardan beri israf edilen kanımızdan başka bizim olan hiçbir şey yoktu aslında. 1918’de Asya, Afrika ve Avrupa Türkiyesi elden çoktan gitmişti.

Elde bir tek Anadolu kalmıştı. Devletin bütün toprakları içinde belki de tek temel olan, fakat devleti idare edenlerin hiç bilmedikleri, hiç benimsemedikleri Anadolu. Hele padişah, hele saray, bu fırtınalar içinde bir sabun köpüğü gibi sönüp gitmişti. Her şey bitmişti. Saray bir hiçti. Ordular çökmüş, sınırlar çözülmüştü. Ortada bir hayal kırıklığından başka bir şey kalmamıştı. Bu hayal kırıklığı içinde memleket adeta son dakikalarını yaşıyor gibiydi. Fakat Samsun’dan yeni bir güneş doğdu. Belki de her şey henüz bitmemişti. Havada yeni bir şeyler esiyordu. İnsanların kafasında yeni bir anlayış doğuyordu. Bu, yeni bir vatan, yeni bir millet anlayışıydı.

Mademki eski Osmanlı tebaasını teşkil edenlerin her biri artık kendi benliğine dönüyordu, o halde bu tebaa içinde yer alan Türk milleti için de bir milli ruh, bir milli benlik duygusu lazımdı. Bu bir kendine dönüş ve kendini buluş demekti. Gerçi biz önce de Türk’tük. Fakat kendimize Türk diyemezdik. Türk sözü, birçok kavmi barındıran bir imparatorlukta, bir kavmin diğerleri üstünde tahakkümünü hatırlatır ve onları gücendirir diye düşünülüyordu. Oysa bu imparatorlukta yaşayan diğer kavimlerin hepsi kendilerini, kendi milletlerinin adıyla tanır ve öyle anarlardı. Ve Türk’e yukarıdan bakarlardı.

Fakat Türkler, kendilerini anlatmak için ırk hüviyetlerini hiçbir zaman dile getiremezdi. Irkının adı geçmek lazım geldiği zaman kendilerine sadece “Osmanlı” der geçerlerdi. Hatta dilinin adı bile Türkçe değil, Osmanlıca’ydı. Tarihinin de Osmanlı tarihi olduğu gibi. Reddedilen, inkâr edilen Türk adına kimsenin sahip çıkmaması için her tedbir alınmıştı. Genel kanaate göre “Türk, kaba, görgüsüz ve kabiliyetsiz” bir varlıktı. İşte Samsun, bu aşağı görülen varlığın, başka türlü bir çehre ile ortaya çıkışı idi.

Samsun’dan yükselen ses Mustafa Kemal’in sesi yani Türk milletinin sesiydi. Bu ses yenilginin haysiyet kırıcı ruh sefaletini unutturan, milleti aşağılık duygusundan kurtaran, kafalara ve kalplere umut veren bir sesti. Yeni, geniş ufuklar açıyordu. Bu bir kurtuluş ümidiydi. Bu yeni bir Ergenekon’du. Ve ortada yeni bir Bozkurt vardı: Mustafa Kemal! O, bir ülkü ve gönül adamıydı. Gönlü, ülküsü kadar engindi. Kılıcın değil, inancın ve kendini inandığına verişin, kurtarmak istediği halkın, potasında eriyişin adamıydı.

Artık Türk milleti liderini, başbuğunu bulmuştu. Osmanlılık artık sona ermişti. Biz Osmanlı olmadan önce Türk’tük. Bugün de Türk’üz. Kaybolmakta olan sadece Osmanlı vatanıydı. Hâlbuki Türk’ün vatanı dünyayı kaplıyordu. Çünkü Türk’ün yaşadığı her yer, hangi bayrak altında olursa olsun Türk’ün vatanıydı. Bu vatanın sınırları Tuna’dan, Meriç’ten, Altaylara, Çin Seddi’ne hatta Sarı Deniz’e kadar uzanıyordu. Arap çöllerinden ve Himalayalar’dan Kuzey Buz Denizi’ne kadar uzanıyordu. Buraları kimin elinde olursa olsun Türk’ün vatanıydı.

Cumhuriyetle birlikte eski devrin kasvetli Anadolu’su, “kaba ve görgüsüz Türk’ü”, artık tarihe karışmıştı. Şimdi milletin adı Türk, konuştuğu dil Türkçe idi. Türklük, şerefli bir ululuktu. Vatana ise artık, Osmanlı değil Türkiye (Türk Yurdu) deniliyordu. Yakın mazi artık kasvetli bir rüyaydı. Hakikat, yalnız istikbaldeydi ve aradığımız su, orada önümüzde parlıyordu. Yolumuz artık belli idi. Bu yol halka, medeniyete, Türk milletine çıkan yoldu. Mustafa Kemal’in yoluydu.

Milletlerin hayatlarında her ülkü, az çok hayal ile süslenir. Her idealist de, az çok bir hayal adamıdır. Gerçi bu idealist; bir kurtarıcı, yeni bir devlet kurucusu, yani gerçek bir liderse, asıl yığınları saran hayal ve heyecan dalgaları arkasında o kendi hesaplarını, şartların gerçeklerine uyduracak ve ona göre eylemler düzenleyecek, yön tayin edecektir. Biz buna günümüzde misyon ve vizyon diyoruz. İşte Atatürk bir misyon ve vizyon adamıydı. O, çağımızın en realist insanlarından biri, korkmadan sevilen, hala izah edilememiş, hala yazılamamış olan biri.

O, bir milli kurtuluş hareketinin askeri, siyasi ve sosyal tüm örneklerini vermiş biridir. Üniformaların, şekillerin içinde değil, milletin sinesinde kalmasını bilmiştir. Çünkü halktan çıkmak, fakat halkta kalmak, bir lider için meziyetlerin en büyüğüdür. Ancak böyle bir lider inkılap ve ilerlemede halka rehber olabilir. Sarayların çekiciliği kadar, sokak kalabalığının ve kör kuvvetin alkışlarına da kulak asmadan, halka rağmen, fakat halk için çalışmak… Zaten inkılapçılık da bu demek değil mi?

Türkiye bir inkılap içindedir. Atatürk’ün başlattığı inkılap durmadı, devam ediyor. Türk inkılabı durmadı, genişliyor ve derinleşiyor. Ve henüz son sözünü söylemiş değildir. Türk inkılabı ne bir reform, ne de idari bir değişikliktir. O, tam, orijinal ve etkisi itibariyle dünya ölçüsünde önemli ve mazlum milletlere örnek olacak bütün şartlara haizdir. Türk inkılabı bir milli kurtuluş hareketidir ki bu hareket, yalnız Türkiye’nin değil, aynı zamanda çağımızın da en büyük çatışmasının eseri ve bir çözüm çaresidir. Bu çatışma, emperyalizm ile karşıtının, çağdaşlık ile gericiliğin arasındaki tezattır. Bu hesaplaşma, tezat şimdi de devam etmektedir. Tarih, bu tezatın çözülüşünde liderlik rolünü Türkiye’ye vermiş bulunuyor. Bu bizim tarihi misyonumuzdur. Bunu benimsemek ve başarmak zorundayız. Türkiye’nin şanssızlığı yüzüncü yılına ve 21. yüzyıla devleti elinde tutan dar görüşlü bir kliğin yönetiminde girmiş olmasıdır. Şüphesiz ki Türkiye yüz yıl önceki Türkiye değil, fakat olması gereken yerde de değil. Kirli bir siyaset uğruna heba edilmiş çok şey var. Bugün kaçırdığımız fırsatlar maalesef ileride her adımda karşımıza çıkacaktır. Ne mutlu Mustafa Kemal’in askerlerine! Ne mutlu Türk’üm diyene!

“Sen benim,

Esaretim ve Hürriyetimsin,

Çıplak bir yaz güneşi altında yanan tenimsin,

Sen, Memleketimsin…

Ela gözlerinde yeşil hareler,

Büyük, mağrur ve Muzaffer,

Ulaşılmadıkça ulaşılmaz olan,

Hasretimsin…”

Nazım Hikmet

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • DEVRİMLERİN FELSEFESİ - 18 Eylül 2025
  • Belgelerin Dilinden 12 Eylül 1980 Darbesi ve Sonrası - 12 Eylül 2025
  • 30 AĞUSTOS: TÜRK'ÜN ZAFERİ - 26 Ağustos 2025
  • AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BAŞKANLIĞI - 13 Ağustos 2025
  • AĞUSTOS TÜRK'ÜN ZAFER AYI: ANAFARTALAR ZAFERİ 110 YAŞINDA! - 10 Ağustos 2025
  • Türkiye'de Siyasi Partiler - 04 Ağustos 2025
  • Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine!...Ağaçların ve Ormanların Önemi - 28 Temmuz 2025
  • Lozan Barış Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Tapu Senedidir! - 23 Temmuz 2025
  • Araf'taki Ülke Türkiye - 16 Temmuz 2025
  • OSMANLI SARAYI'NIN BUZCUSU: BURSA'NIN KADİM AİLELERİNDEN BUZCUBEYLER (BUZCULAR) AİLESİ - 27 Haziran 2025
  • Türkçe varsa Türk de vardır ya da Vice Versa - 11 Haziran 2025
  • Bursa'da Gezek kültürü: Saz Başlar Söz Biter! - 04 Haziran 2025
  • 19 Mayıs 1919 Tarihinin Anlam ve Önemi...Milli Bayram Nedir? - 16 Mayıs 2025
  • Emek Kutsal, Dayanışma ise Haktır: 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü - 28 Nisan 2025
  • Ermeni Soykırımı Yalanları ve Gerçekler - 24 Nisan 2025
  • 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Açılması ve Türkiye'de Milli Egemenlik İlkesinin Gerçekleştirilmesi - 21 Nisan 2025
  • Terör, Terörizm ve Psikolojik Harekât Polis Teşkilatımızın Kuruluşunun 180. Yılı Kutlu olsun. - 09 Nisan 2025
  • Oltadaki Balık Türkiye: Türk-Amerikan İlişkileri - 02 Nisan 2025
  • NEVRUZ: DOĞANIN TÜRKÜSÜ - 20 Mart 2025
  • ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! - 18 Mart 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
NAZAN AKINCI
NAZAN AKINCI
‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
15 YILIN ARDINDAN. BİZ BU YOLU ÇİÇEKLERLE YÜRÜMEDİK
Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
15 YILIN ARDINDAN. BİZ BU YOLU ÇİÇEKLERLE YÜRÜMEDİK
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
BİR ÜLKEDE BAHAR, KADINLAR GÜVENDEYSE BAŞLAR
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
Prof.Dr. Ebru YALÇIN
SAHİPSİZ HAYVANLARA TOPLUMUN BAKIŞ AÇISI HAKKINDA GERÇEKLER
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
PİYASALAR NEDEN ARTIK TAHMİN EDİLEMİYOR?
Dr. Özlem BAYKAL
Dr. Özlem BAYKAL
SINIRIN GÖLGESİNDE İSİMSİZ BİR AĞIT
MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
Masaldaki Ejderha: Bize Ne Öğretildi?
"14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
Gürkan KAYA
"14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
Prof.Dr. Betül BATIR
Prof.Dr. Betül BATIR
Bahçecik Beldesi'nde Bir Çalıkuşu: Zeynep Ultav Öğretmen
SUZAN ÇATALOLUK
SUZAN ÇATALOLUK
YARIM KİLO KIYMA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
DEVRİMLERİN FELSEFESİ
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
Ülfet Çetin ÖZTÜRK
YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
ATİLLA SAĞIM
ATİLLA SAĞIM
Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
AV. AYDAN AYHAN
AV. AYDAN AYHAN
Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
Elif Doğrul
Elif Doğrul
Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
Siyasetin Balıbey atışması
Muharrem KARABULUT
Siyasetin Balıbey atışması
Soykırıma Ses Çıkar
Nurefşan OKUMUŞ
Soykırıma Ses Çıkar
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
Sezen Tunca Mutlu
Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Op. Dr. Elif ÖYE
8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
Kül Adam
Oğuz Han AYAZ
Kül Adam
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
Dr. İbrahim Öztahtalı
KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
SOR?
Duygu Özer
SOR?
Lavanta kokulu babam...
Dilek İLHAN
Lavanta kokulu babam...
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Mualla YILDIZ
Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
Dik Durmanın Bedeli 5
Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
Dik Durmanın Bedeli 5
Çok Okunan Haberler
Millet Partisi Bursa'dan 'Milli Yas' çağrısı
Millet Partisi Bursa'dan 'Milli Yas' çağrısı
Sivas'ta 'okullara saldırı' iddiası paylaşan öğrenciye gözaltı!'
Sivas'ta 'okullara saldırı' iddiası paylaşan öğrenciye...
DMM'den 'kayıp çocuklar' iddialarına yalanlama
DMM'den 'kayıp çocuklar' iddialarına yalanlama
Ana Sayfa
Yaşam
Gündem
SPOR
POLİTİKA
SAĞLIK
EKONOMİ
KÜLTÜR SANAT
DÜNYA
BURSA
TÜRKİYE
Siyaset
Magazin
NEWS
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • Magazin
  • NEWS
  • POLİTİKA
  • Siyaset
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim