• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
07:30
KTO, KAYSO VE KTB, TOBB Genel Kurulu'na tam kadro katıldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
  3. KADINA VE ÇOCUĞA ŞİDDETE FELSEFİ BİR BAKIŞ
Yayınlanma: 06 Ocak 2025 - 10:30

KADINA VE ÇOCUĞA ŞİDDETE FELSEFİ BİR BAKIŞ

06 Ocak 2025 - 10:30
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI

Yaşamın çeşitli alanlarında karşılaşılan şiddet, en genel anlamıyla bir kişiye yönelik güç kullanımına karşılık gelir. Şiddet denilince akla her ne kadar fiziksel bir saldırı gelse de fizikselin yanı sıra psikolojik ve cinsel saldırı da şiddetin yaygın biçimlerindendir. Şiddet, insanı nesneleştirir; onu bir özne olarak kendi varoluşunu şekillendirme yetisinden mahrum bırakır. Kadınlar ve çocuklar, bu şiddetin en savunmasız hedefleri olarak, genellikle fiziksel, psikolojik ya da ekonomik güç dengesizliklerinin kurbanı haline gelir. Ancak bu durum, insanın ontolojik ve ahlaki özüne aykırıdır. İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değil, aynı zamanda değerler, ilişkiler ve sorumluluklarla şekillenen ahlaki bir varlıktır. Şiddet, bu değerleri ihlal eder; bireyin insan olma durumuna doğrudan bir saldırıdır.

Kadına ve çocuğa yönelik şiddet, tarihsel, toplumsal, kültürel faktörlerle şekillenen çok boyutlu bir sosyal sorundur. Bu sorunu aşamamak ise insanlığın ortak krizi haline gelmiştir.  Günümüzde artan kadına ve çocuğa şiddet olayları hatta cinayetleri bu krizinin en somut halidir. İkbal Uzuner’in vahşice öldürüp kafasının surlardan atılması, 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesi, Özgecan Aslan cinayeti, kızının gözleri önünde bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut ve daha nice kadın ve çocuğa yönelik şiddet ve ölüm haberleri, yürekleri derinden yaralayarak bireysel bir sorun değil toplumsal bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Bugün herkes bu sorundan yakınmaktadır. Ancak bu sorunla mücadele etmek için yakınmanın ötesine geçmek gerekmektedir. Yakınmanın ötesine geçmek, o sorunun kaynağına inip çözüm yolları aramakla mümkündür. Çünkü bu türden bir krizin kökenine dair sorular sormadan önlemek veya anlamak mümkün değildir. İşte bu noktada felsefeye başvurmak kaçınılmazdır.

Kadına ve Çocuğa Şiddetin Kaynağı

Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin kaynağında ötekileştirme, güç dengesizlikleri, tahakküm arzusu gibi birçok farklı unsur bulunmaktadır. Felsefe tarihinde “Kadın doğulmaz kadın olunur.” sözüyle kadınları toplumun şekillendirdiğini vurgulayarak öne çıkan Simone de Beauvoir açısından bu sorunun temel nedeni kadının toplumdaki konumuyla ilintilidir. Beauvoir, kadını tarih boyunca erkeğin "öteki"si olarak tanımlar. Kadının bu konumu, onu erkeğin tahakkümüne açık bir hedef haline getirir.  Bu "öteki"lik, kadının toplumsal ve bireysel düzlemde erkek tahakkümüne açık bir hedef haline gelmesine neden olur. Benzer şekilde, çocuklar da güçsüzlükleri ve bağımlılıkları üzerinden ötekileştirilir ve nesneleştirilir. Bu durum, insanın kendisini yüceltmek ve güçlü hissetmek adına başkalarını değersizleştirdiği bir ilişki biçimini ortaya koyar. Böylelikle şiddet, bu tahakküm arzusunun en somut ifadesi olarak tezahür eder. Şiddet uygulayan kişi, kadın ve çocuğu pasif bir nesneye indirgerken, kendi gücünü pekiştirdiği yanılsamasına kapılır.

Kant’ın perspektifinden baktığımızda ise kadına ve çocuğa şiddetin kaynağı çıkar odaklı eylemlerin bir sonucu olup kadın ve çocuğu araçsallaştırmak insan onuruna yapılmış saldırı ve evrensel ahlak yasasının çiğnenmesidir. Camus açısından ise söz konusu sorusunun kaynağında, absürt olan hayatın irrasyonelliğine başkaldıramayan yabancılaşma yer almaktadır. Camus Başkaldıran İnsan’da absürt olan yaşamdaki var olan kötülüklere “hayır” iyiliklere ise “evet” demeyi mümkün kılan etik bir başkaldırı pratiği ortaya koyar. Ancak Camus’daki “hayır” çıkar birliği duygusunu gözetmeyen, tanıdık-tanımadık, sevilen-sevilmeyen fark etmeksizin görülen bir haksızlık karşında başkaldırma eylemi gerçekleştirmesi etik bir gerekliliktir. Bu nedenle Camus’nun bakışından baktığımızda kadına ve çocuğa şiddetin mevcudiyeti veya artışı toplumdaki başkaldırı etiğinin eksikliğine karşılık gelir.

Sonuç olarak kadına ve çocuğa şiddet ilk bakışta her ne kadar hukuki bir sorun olarak görülse de bu soruna felsefi bir perspektifle bakıldığında etik bir problem olduğunu görmek mümkündür. Nitekim söz konusu şiddetin birçok nedeni olmakla birlikte kökenine indiğimizde esasında değer yoksunluğunun bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki bu problem nasıl aşılabilir?

Kadına ve Çocuğa Şiddeti Önlemede Felsefe

Şiddeti önleme karşısında belli bir noktaya kadar hukuki veya cezai yaptırımlar oldukça önemli olsa da etkili bir çözüm için düşünsel bir dönüşüme ihtiyaç vardır. Bu dönüşüm, bireylerin kendilerini ve başkalarını birer değer taşıyıcı olarak görmelerini sağlamayı amaçlar. İnsan, yalnızca kendi ihtiyaç ve arzularını değil, başkalarının yaşam hakkını ve onurunu da gözeten bir varlık olmalıdır. Bu, bireysel ahlak anlayışının ötesine geçerek toplumsal bir bilinç oluşturmayı gerektirir. Çocuğa ve kadına şiddet, yalnızca bireysel bir suç değil, aynı zamanda insanlık onuruna karşı işlenmiş bir ihlaldir. Bu nedenle bu sorun, insanın kendisini ve başkalarını tanıma, anlama ve saygı duyma yetisinin yeniden inşasını gerektirir. Şiddeti sona erdirmenin yolu, insanın varoluşsal değerini ve ahlaki sorumluluğunu hatırlamaktan geçer. Bu düşünsel dönüşüm için de felsefeye başvurmak kaçınılmazdır.

Felsefi düşünme, bireylerin ahlaki ve toplumsal sorumluluklarını kavrayabilmeleri için en etkili araçlardan biridir. Kadına ve çocuğa yönelik şiddeti önlemenin önemli yollarından biri, eğitimde felsefi düşünmenin yaygınlaştırılmasıdır. Özellikle çocuklar, erken yaşlarda etik değerleri öğrenebilirlerse, şiddete karşı duyarlı ve sorumlu bireyler olarak yetişebilirler. Felsefi düşünme, insan hakları, eşitlik ve adalet gibi temel değerleri öğretir ve bireylerin şiddeti hem bireysel hem de toplumsal düzeyde reddetmelerini sağlar. Bu bağlamda çocuklara küçük yaştan itibaren felsefi düşünmeyi kazandırmayı amaçlayan Çocuklar için Felsefe (Philosophy for Children- P4C) yaklaşımının eğitimin temelinde yer alması, küçük yaşlardan itibaren çocukların etik soruları tartışabilmelerini ve kendilerini başkalarının yerine koyarak empati geliştirebilmelerini sağlar. Bu türden bir eğitim, şiddet karşısında bilinçli ve duyarlı bir toplum oluşturulmasına katkı sağlaması bakımından oldukça kritik bir role sahiptir. Nitekim kadına ve çocuğa yönelik şiddetin önlenmesi, yalnızca bireysel etik sorumluluklarla değil, toplumsal değerlerle de ilgilidir. Felsefi düşünce, toplumsal yapıları sorgulayarak ve yeniden inşa ederek, daha adil ve eşitlikçi bir toplumun temellerini atabilir. Bu, şiddetin temelinde yatan güç dengesizliklerinin ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasını sağlar. Felsefi bir bakış açısıyla, şiddet karşıtı bir toplum inşa etmek için toplumsal cinsiyet eşitliği, adalet, saygı ve karşılıklı sorumluluk gibi değerler güçlendirilmelidir. Bu değerler, bireylerin daha adil ve şiddet içermeyen ilişkiler kurmalarını sağlayacak temel taşlardır. Gerçekten insanca yaşayıp yaşamadığımızı sorguladığımızda ise, insanca yaşamanın, insan olmanın getirileriyle her bireyin değerli olduğunun bilinciyle hareket etmekten geçtiğini görürüz. Özgür irade, etik sorumluluk, empati ve toplumsal ilişkiler kurma yeteneği, insan olmanın vazgeçilmez unsurlarıdır. İnsan, bu yetileriyle dünyayı şekillendirme gücüne sahipken, aynı zamanda başkalarının haklarına saygı gösterme ve adaletli bir toplum inşa etme sorumluluğunu da taşır. Bunun yanı sıra, insanın sürekli kendini sorgulama ve geliştirme kapasitesi, daha insani bir yaşamın inşasında önemli bir rol oynar. Bu bilinç hem bireysel hem toplumsal düzeyde daha adil ve şiddetten arınmış bir dünyayı mümkün kılar.

Kanunların bittiği yerde insanın vicdani muhakemesi başlar!

Tarih boyunca yeterince delil bulunmadığı için serbest kalan veya herhangi bir şekilde kanunların tesir etmediği suçluların önüne geçebilmek vicdani muhakemenin kişisel çıkar gözetmeksizin etik bir düzlemde gerçekleşmesini sağlamak gerekir. Öte yandan kanunlar etkili olmakla birlikte belli bir noktada yeterli olmadığı kadına ve çocuğa yönelik şiddeti önleyemediği açıktır. Bu noktada önemli olan şiddete başvurmamanın nedeninin ceza değil, zaten insan olarak bir kadın veya çocuğa şiddet uygulanmaması gerektiğinin bilincine sahip olarak şiddeti tercih etmemektir. Aksi takdirde daha nice şiddet haberleriyle karşılaşmak kaçınılmazdır. İşte felsefe, kadına ve çocuğa yönelik şiddeti -hatta öteki sosyal sorunları da- önlemede yalnızca bireysel bilinçlenmeyi değil, toplumsal dönüşümü de amaçlar. İnsan onuru, empati, etik sorumluluk ve toplumsal değerlerin yeniden inşası, şiddeti ortadan kaldırma yolunda kritik adımlardır. Felsefi düşünme, insanları sadece düşünsel olarak değil, eylemlerini daha etik ve adil bir şekilde şekillendirmeye yönlendirerek şiddet karşıtı bir toplum yaratmaya katkı sağlar. Tam da bu nedenle felsefe insanca yaşamın kapılarını aralayan bir anahtar niteliğindedir!

Öyleyse bugün kadına ve çocuğa şiddete yönelik birçok olayla karşı karşıyayken, her bireyin kendisine sorması gereken soru şudur: Kadına ve çocuğa yönelik şiddeti durdurmak için, insanca yaşamın anlamını ne kadar kavrayabiliyoruz?

 

 

 

 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Gizem Akbaba
1 yıl önce

Kitabını okuduktan sonra genişleyen bakış açımın dev***lılığının buradaki metinlerle geleceğini bilmek sevindirdi, yine keyifle okudum.

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)
Büşra Yavuz
1 yıl önce

Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş beğenerek okudum yenilerini bekliyorum,kaleminize sağlık

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU? - 16 Nisan 2026
  • 8 MART: KADININ ÖZNE OLARAK VAROLUŞ MÜCADELESİ - 07 Mart 2026
  • CUMHURİYET'İN DÖNÜŞTÜRÜCÜ ETKİSİ VE KADIN - 28 Ekim 2025
  • BAŞKALDIRININ EVRENSEL DİLİ: SUMUD FİLOSU - 02 Ekim 2025
  • ÇOCUKLAR İÇİN FELSEFE: GELECEĞİ AYDINLATMA OLANAĞI - 28 Şubat 2025
    Köşe Yazarları
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    Prof.Dr. Ebru YALÇIN
    KEDİ VE KÖPEKLER İÇİN KAZALARI ÖNLEMENİN PRATİK YOLLARI
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ‎SERVİN ÖNEN- FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    BİR FİNCAN ŞEKERDEN FAZLASI
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş
    SAVUNMA SANAYİNDE YENİ DÖNEM
    Dr. Özlem BAYKAL
    Dr. Özlem BAYKAL
    ‎KARDELENİNE HASRET BİR ANNE: BEDRİYE DOKU
    GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNDE İHTİMALLERİN İHMALİ!
    Neslihan ÇELİK ALKOÇLAR
    GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNDE İHTİMALLERİN İHMALİ!
    Prof.Dr. Betül BATIR
    Prof.Dr. Betül BATIR
    KÖY ENSTİTÜLERİNİN BAYRAMIDIR 17 NİSAN
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    Doktorant Gizem ŞERİFOĞULLARI
    OKULLARDA ŞİDDET: GÜVENLİK SORUNU MU, EĞİTİM SORUNU MU?
    NAZAN AKINCI
    NAZAN AKINCI
    ‎TÜRK KADININ GÜCÜ NEWYORK'TA BİRARAYA GELDİ
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    AV. ARB. MİNE RANA KAHRAMANOĞLU
    BİR ÜLKEDE BAHAR, KADINLAR GÜVENDEYSE BAŞLAR
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    MİRAY OKUMUŞ ÇELİK
    ÖKSÜRÜNCE, GÜLÜNCE İDRAR KAÇIRMAK NORMAL DEĞİL
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    Gürkan KAYA
    "14 OCAK DÜNYA MANTIK GÜNÜ"
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    ELİF KUŞ - FARKLI FİKİRLER KONUK YAZAR
    YAPAY ZEKA İNSANLIĞI TEHDİT EDER Mİ?
    SUZAN ÇATALOLUK
    SUZAN ÇATALOLUK
    YARIM KİLO KIYMA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    Prof.Dr. Behçet Kemal YEŞİLBURSA
    DEVRİMLERİN FELSEFESİ
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    Ülfet Çetin ÖZTÜRK
    YAPAY ZEKÂ, ENDÜSTRİ VE KADIN MÜHENDİSLER
    ATİLLA SAĞIM
    ATİLLA SAĞIM
    Ne Çok Öldüler Yaşatmak İçin... 21 Mayıs 1864 Kafkas Sürgünü
    AV. AYDAN AYHAN
    AV. AYDAN AYHAN
    Çocuk Hakları Masal Değildir ... 
    Elif Doğrul
    Elif Doğrul
    Bağlamı Anlamak: Tasarımda Kullanıcı Deneyimi
    Siyasetin Balıbey atışması
    Muharrem KARABULUT
    Siyasetin Balıbey atışması
    Soykırıma Ses Çıkar
    Nurefşan OKUMUŞ
    Soykırıma Ses Çıkar
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Sudenur Taycı
    Metabolizmayı Hızlandıran Besinler
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül
    KANSER OLMA FOBİSİ:KANSERDEN DAHA YAYGIN
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    Sezen Tunca Mutlu
    Çocuğuma Oyuncak Silah Satın Almalı Mıyım?
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Op. Dr. Elif ÖYE
    8 MART' TA KADIN SAĞLIĞI
    Kül Adam
    Oğuz Han AYAZ
    Kül Adam
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    Dr. İbrahim Öztahtalı
    KİŞİLER ARASI İLETİŞİM
    SOR?
    Duygu Özer
    SOR?
    Lavanta kokulu babam...
    Dilek İLHAN
    Lavanta kokulu babam...
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Mualla YILDIZ
    Başkasının Gözüyle Görmeyi Öğrenelim
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Op. Dr. Esin KAYAOĞLU ÜSTÜNOVA
    Dik Durmanın Bedeli 5
    Çok Okunan Haberler
    Yurt genelinde kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısı
    Yurt genelinde kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısı
    KASKİ'den şehrin dört bir yanına altyapı yatırımı
    KASKİ'den şehrin dört bir yanına altyapı yatırımı
    Kayseri Talas'ta kurban pazarına yoğun ilgi
    Kayseri Talas'ta kurban pazarına yoğun ilgi
    Ana Sayfa
    Yaşam
    Gündem
    SPOR
    POLİTİKA
    SAĞLIK
    EKONOMİ
    KÜLTÜR SANAT
    DÜNYA
    BURSA
    TÜRKİYE
    Siyaset
    Magazin
    NEWS
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • DÜNYA
    • EKONOMİ
    • Magazin
    • NEWS
    • POLİTİKA
    • Siyaset
    • SPOR
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Sitemap
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim