Markete girdiğimizde aslında yalnızca alışveriş yapmıyoruz. Rengârenk ambalajlar, dikkat çekici yazılar, fit, doğal, şekersiz, light, yüksek proteinli gibi ifadeler arasında seçim yapmaya çalışıyoruz. Peki bu mesajların ne kadarı gerçekten ürünün içeriğini anlatıyor?
Günümüzde sağlıklı beslenmeye olan ilginin artmasıyla birlikte gıda ambalajlarında da sağlık vurgusu giderek daha fazla karşımıza çıkmaya başladı. Bir ürünün üzerinde fit yazması, onun mutlaka sağlıklı olduğu anlamına gelmediği gibi doğal ifadesi de ürünü sınırsız tüketebileceğimiz anlamına gelmiyor. Bu nedenle alışveriş yaparken yalnızca ambalajın ön yüzüne değil, arka yüzüne de bakmamız gerekiyor.
Ürünün gerçek içeriği arka yüzünde
Bir gıdayı değerlendirirken en önemli yardımcılarımızdan biri içindekiler listesidir. Ürünün içerisindeki bileşenler her zaman miktarlarına göre sıralanır. Yani içindekiler listenin başında yer alanlar, üründe daha fazla miktarda bulunan bileşenler oluyor. Özellikle şeker konusunda dikkatli olmamız gerekiyor. Şeker her zaman yalnızca şeker adıyla karşımıza çıkmayabiliyor; farklı şeker türleri ve şeker içeren bileşenler de farklı isimlerle listelenebiliyor. Bu nedenle yalnızca ambalajdaki şekersiz ifadesine bakmak yerine içindekiler listesini bir bütün olarak değerlendirmemiz daha doğru olur. Benzer şekilde yüksek proteinli ürünleri de otomatik olarak sağlıklı kabul etmememiz gerekiyor. Protein, dengeli beslenmenin önemli bir parçası olsa da bir ürünün protein içermesi onun diğer besin özelliklerini göz ardı etmemiz gerektiği anlamına gelmiyor. Ürünün şeker, doymuş yağ, tuz ve enerji içeriğine de bakmak önemli.
Küçük yazılara biraz daha yakından bakalım
Etiket okurken gözden kaçan noktalardan biri de porsiyon miktarıdır. Bir ürünün üzerinde düşük bir kalori veya şeker miktarı görebiliriz; ancak bu değer ürünün tamamına değil, küçük bir porsiyonuna ait olabilir. Eğer paketin tamamını tüketiyorsak aldığımız miktar etikette gördüğümüzden çok daha farklı olacaktır. Bu nedenle bu ürün için paketin üstünde kaç kalori yazıyora ek bu değer ürünün ne kadarı için verilmişi de kontrol etmemiz gerekiyor.
Peki market alışverişini nasıl daha bilinçli hâle getirebiliriz?
Öncelikle ambalajın ön yüzündeki iddialara hemen karar vermemek önemli. Fit, light, doğal veya proteinli gibi ifadeleri bir sağlık garantisi olarak görmek yerine ürünün içindekiler listesini ve besin değerlerini inceleyebiliriz. Sağlıklı beslenmek için özel olarak pazarlanan ürünlere ihtiyacımız yok; sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, yumurta, yoğurt ve kuruyemiş gibi temel besinler dengeli beslenmenin temelini oluşturur.
Market raflarında her gün onlarca seçenek arasından karar veriyoruz. Bu nedenle bilinçli tüketici olmak, yalnızca ne yiyeceğim sorusunu değil, bu ürünü neden seçiyorum sorusunu da sormaktan geçiyor. Bir sonraki alışverişinizde elinize aldığınız ürünün ön yüzündeki büyük harflere değil, arka yüzündeki küçük yazılara biraz daha yakından bakın. Çünkü bazen sağlıklı bir seçim yapmak için ihtiyacımız olan en önemli bilgi, gözümüzün önünde değil, etiketin arkasında saklıdır.





















