İnsan virüs olabilir. Evet.
Ama aynı insan iyileştirici bir varlık da olabilir.
İnsan, yeryüzünün en zeki türü olmakla övündü; şehirler kurdu, sınırlar çizdi, kaynakları sömürdü, denizleri zehirledi, ormanları kesti, iklimi hasta etti. Bugün geldiğimiz noktada gezegenin ateşi yükseliyor, yaşam alanları daralıyor, türler birer birer yok oluyor. Ve bütün bu tabloya rağmen insanlık, kendisine şu gerçeği fısıldamaktan hâlâ korkuyor:
Belki de en büyük salgın biziz.
Toprağa bulaşan bir virüs gibi yayılıyor yaşam alışkanlıklarımız. Tüketim kültürü, büyüme saplantısı ve “daha fazlası” için kurduğumuz ekonomik sistem, gezegenin tüm hücrelerine işlemiş bir enfeksiyon gibi çalışıyor. Ve şimdi, bu virüs yeni bir iddiayla karşımıza çıkıyor:
Kendimize bir “aşı” bulduk: Yapay zekâ.
Aynı akıl, hem virüsü hem aşıyı üretiyorsa: Sorun çözülmüş sayılır mı?
Yapay zekâ, tıp araştırmalarından iklim modellemelerine, eğitimden yargı süreçlerine kadar pek çok alanda devrimsel bir güç vaat ediyor. Ancak bir soru, tüm bu heyecanı keskin bir bıçak gibi kesiyor:
Bu teknolojiyi kim, ne için kullanacak?
Gezegeni hasta eden aklın itici gücü şirketler, savaş endüstrisi, veri tekelleri ve kontrol mekanizmalarıysa, yapay zekâ gerçekten bir aşı olabilir mi? Yoksa sadece virüsün yeni bir mutasyonu mu?
Eğer yapay zekâ;
daha çok tüketmek, daha fazla manipüle etmek, insanları kategorilere ayırmak, emeği yok saymak, demokrasiyi gölgede bırakmak için kullanılırsa.
O zaman bu “aşı”, bağışıklık değil bağımlılık üretir.
Teknoloji masum değildir; onu yöneten zihniyet kadar adildir.
Bugün dünyayı felç eden şey sadece karbon salınımı değil; etik yoksunluğu, adaletin piyasaya devredilmesi ve insanın kendi gücüne tapınmasıdır. Yapay zekâ, bu zihniyeti dönüştürmediği sürece:
Sorunu çözmek şöyle dursun, sorunu otomatikleştirme tehlikesi taşır.
Belki de asıl hakikat şudur:
Gezegenin ihtiyacı olan şey yeni bir yazılım değil, yeni bir bilinçtir.
Gerçek aşı: Zihniyet dönüşümü
İnsanlık teknolojiyi geliştirebilir, algoritmaları mükemmelleştirebilir, makineleri daha da akıllı yapabilir. Ama şunu hâlâ çözememişsek:
Aynı gezegeni paylaşan canlıları, toprağı ve geleceği korumadan var olamayız.
O halde asıl aşı belki de şudur:
Tüketim yerine sorumluluk, Rekabet yerine dayanışma, Sömürü yerine onarım, “Ben” yerine “Biz”.
Yapay zekâ, bu dönüşüm için kullanılırsa bir aşı olabilir. Aksi halde, insan eliyle üretilmiş yeni bir mutasyonun başlangıcıdır.
İnsan virüs olabilir. Evet.
Ama aynı insan iyileştirici bir varlık da olabilir.


















