ANNA KARENINA-II
Gürkan KAYA

Gürkan KAYA

ANNA KARENINA-II

30 Nisan 2014 - 00:00

“Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendince bir mutsuzluğu vardır” (eserin açılış cümlesi)
Tolstoy eserde varlık ve yokluğu, aydınlık ve karanlığı iki aşk ile karakterize etmektedir. Levin ile Kiti aşkı varlığı, aydınlığı, meşruiyeti, toplumsal değerleri, toplumu temsil etmektedir ve mutlu son ile noktalanmaktadır. Anna ile Vronsky aşkı yokluğu, karanlığı, meşru olmayan bireysel değerleri, bireyi temsil etmektedir ve trajedi ile noktalanmaktadır. Eserde meşru aşk olan Levin ile Kiti aşkında var olmak, meşru olmayan Anna ile Vronski aşkında yok olmak Herakleitos’un karşıtların kavgasını hatırlatmaktadır.
Herakleitos’un “Evren, yaratmayla yok olmanın sonsuza kadar birbirini kovalamasıdır. Her şey ancak karşıtların kavgasından doğar….sözünden hareketle Tolstoy varlık ve yokluğu 19. yy Rusya’sının toplumsal aile yapısına göre inceleyerek varlığı Levin ile Kiti aşkında, yokluğu ise Anna ile Vronski aşkında temsil etmektedir.
Tolstoy Anna karakterine evli ve çocuk sahibi bir kadın sorumluluğu yüklemeydi ve Anna toplumsal değerlerle çatışmayacağı meşru olmayan bir ilişki yaşamasaydı yine de yokluğu temsil eder miydi?. Tolstoy aile kurumunu korumak amacıyla mı acaba Anna karakterine yokluğu uygun görmüştür?.
Eğer Anna evli ve çocuklu olmasaydı Vronski ile aşkını yaşabilecek miydi?.
Anna nerede yanlış yapmıştır?.
Anna’nın aşkını yaşayamamasının tek nedeni yaptığının aile kurumuna zarar vermesi midir?. Burada Tolstoy toplum adına aile kurumunun koruyucusu ve kollayıcısı görevini mi üstlenmektedir?.
Eserin sonunda Anna’nın intihar etmesi ve Vronski’nin de ölmek için savaşa gitmesi ile Tolstoy evli ve çocuk sahibi bir kadının toplumsal değerler karşısında meşru kabul edilmeyen aşkını kurban mı etmektedir?.
Tolstoy aşk yerine toplumsal değerlere mi yaşama hakkı tanımaktadır?.
Yetişkin bir bireyin aşık olması bireyin kendisine mi bağlıdır yoksa bireyinde içinde bulunduğu toplumsal bakış açısına mı bağlıdır?. Aşkın meşruiyeti var mıdır?. Varsa aşkın meşruiyeti nedir?. Aşk nerede, ne zaman başlar ve nerede, ne zaman biter?. Buna kim ve/veya kimler ne şekilde ve nasıl karar verecektir?. Aşkın parametreleri ve kriterleri nelerdir?. Aşk toplumsal değerlerin izin verdiği kriterlere göre mi kendisine yaşama imkanı bulabilecektir?. Aşkın denetleme mekanizması toplumsal ahlakın mülkiyetinde midir?. Aşk ancak toplumsal ahlakın uygun görmesi halinde mi birey tarafından yaşama hakkı bulabilecektir?. Aşk bireyin kendisinin değil de bireyin kendisinin güvenlik talebiyle bir zamanlar özgürlüğünü toplumsal sözleşmelerle içinde bulunduğu topluluğa devretmesi gibi şimdi de aşkını mı toplumsal sözleşmelerle içinde bulunduğu topluluğa devrettiği sonucunu doğurmaktadır?. Aşk ancak topluluğun ortak iradesinin meşru kabul ettiği kriterler ve parametrelere göre mi kendisine varlık ve yaşama alanı bulabilecektir?. O halde aşk özgürlüğü elinden alınmış bireylerden oluşan toplumlarda doğa şartlarının acımasızlığı karşısında yok oluş sancısı mı çekecektir?. Aşkın var olması nasıl mümkün olacaktır?.
Tolstoy 19.yy Rusya’sının tüm toplumsal baskılarına rağmen Anna’yı aşk devrimini gerçekleştiren kadın karakterine büründüremez miydi?. Anna’nın aşkının hiç mi masumiyeti yoktu?. Aşkı var etmek mi yoksa yok etmek mi daha meşrudur?. Aşkın hiç mi meşruiyeti olamaz?.
Aşk ancak toplumsal sözleşmelerin uygun gördüğü kriterlere uygun olan mı dır?. Toplumsal sözleşmelere başkaldıran aşklar olamaz mı?. Aşkın devrimi olamaz mı?. Toprak uğruna, taht uğruna, iktidar uğruna, güç uğruna devrimlerin yapıldığı dünyada aşk uğruna devrim yapılamaz mı?.
“kalın felsefeyle”

Bu yazı 965 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar