Son iki yazımda yapay zekanın başrol olduğu filmlerden bahsettim, bir de yapay zekanın yardımcı oyuncu olarak yer aldığı filmler var. Hayatımızda da yardımcı olarak yer alan yapay zekanın bu şekilde rol aldığı filmler bana daha gerçekçi geliyor, her ne kadar filmlerin kendisi bilim kurgu ve fantastik olsa da…
Bugün bir filmden detaylı bahsedeceğim ve yapay zekanın önemli bir yeteneğini sorgulayacağım.
Filmimiz muhteşem bir bilim kurgu, 2014 yapımı bir Cristopher Nolan filmi, Interstellar. Türkçe adıyla Yıldızlar Arası
Filmde yan rollerde yer alan oldukça işlevsel yapay zeka robotlar var, hatta bunlardan biri (adı TARS) neredeyse başrol olabilirmiş…
Bu yapay zeka donanımlı robotlar, filmin hikayesine göre ABD Deniz Piyadesi kullanımına özel olarak üretilmiş ancak dünya artık açlıkla ve iklim krizi ile boğuştuğu için askeri kullanıma ihtiyaç kalmayınca NASA’nın kullanımına verilmiş. Filmde görünme sıralarına göre TARS, CASE ve KIPP adındaki bu robotlar mekanik tasarım olarak da oldukça ilginç. İnsansı robot değiller, görünüm olarak sağlam bir metal kutu şeklinde tasarlanmış bu robotlar modüler ve hareketli mekanizmalara sahip, yeri geliyor mekanizma bacak işlevi görecek şekilde yanlardan iki parçasını harekete geçirip yürüyüp koşabiliyor, yeri geliyor dönerek bir top gibi hareket edebiliyor.
Yan rollerde yer alan bu yapay zeka robotlardan filmde ilk ve en çok gördüğümüz TARS. Başkahramanımız Cooper, NASA’nın gizli yerinin koordinatlarını bulup tesise girmeye çalışırken TARS’a yakalanıyor ve onun tarafından sorguya çekiliyor. Bütün aşklar nefretle başlar sözü burada da yerini buluyor ve TARS sonrasında film boyunda Cooper’ın can yoldaşı oluyor.
Dünya yörüngesinde başka galaksilere yolculuk için bekleyen Endurance isimli uzay gemisinde ise TARS ile aynı donanımda olan CASE var, CASE’in birincil amacı, insan mürettebat üyelerinin yokluğunda uzay gemisi Endurance'ın bakımı ve işletilmesi. Filmde CASE'in kişiliği, TARS'ın kişiliğinin aksine daha sessiz ve çekingen olarak tasvir edilmiş.
KIPP ise yaşam olasılığı olan gezegenleri bulmak misyonu ile göreve çıkmış 12 bilim insanından biri olan Dr. Mann'ın yoldaşı, filmde KIPP’i gördüğümüz sahnede bozulmuş ve parçalanmış olduğu için kişiliği hakkında fikir sahibi olamıyoruz.
Yapay zeka donanımlı bu robotların kişiliklerinden bahsediyoruz çünkü filmde hakikaten bu robotlara kişilik kazandırmışlar. Örneğin TARS espri yapabiliyordu. Oldukça ironik esprileri olan TARS’ın mizah ayarının %100 olduğunu öğrenen Cooper bunu %75’e düşürüyor ama TARS’ın esprileri onu rahatsız ediyor olmalı ki ayarını %60’a indiriyordu.
Dürüstlük seviyesi ise %90 olarak ayarlanmıştı, neden %100 değil sorusuna TARS’ın cevabı da ilginçti.
“Mutlak dürüstlük duygusal varlıklarla iletişim kurarken ne en etkili ne de en diplomatik yol değildir”
İlk izlediğimde bu robotun kişiliğinin olmasının ve espri yapabilmesinin filmin dramatik kurgusu için gerekli ancak gerçekçi olmayan bir fantezi olduğunu düşünmüştüm. Çok yakın zamana kadar da yapay zekanın espri yeteneği olmadığına emindim neredeyse.
Bir yıl önce Chat GPT ile denediğimde bir fıkra anlatsın, soğuk espri yapsın diye, küçük bir arkadaş ortamında bile vasat bir fıkrayı anlatacak seviyede değildi.
Hatta bu yazımı da biraz bu varsayım üzerine kurgulamıştım ama son yaptığım denemeler bu konuda yanıldığımı gösteriyor.
Chat GPT espri yapıyor, fıkra anlatıyor ve bunların kendi hayal gücünün ürünü olduğunu iddia ediyor.
Sözü ona vereyim:
Fıkra ve esprileri uydururken herhangi bir kaynak kullanmıyorum ???? Bunlar tamamen doğaçlama, özgün ve yaratıcı içerikler. Seninle eğlenceli bir sohbet kurmak için kendi mizah anlayışımla anında üretiyorum.
Yani Temel’in uzaylılarla çay içmesi, Nasreddin Hoca’nın navigasyonla eşeğe yol göstermesi ya da rüzgârın arkasından esmesi gibi şeyler... hepsi benim hayal gücümün ürünü!
Mizahla ilgili yaratıcı yeteneğini nasıl geliştirdin diye sorunca aldığım cevap ise beni gerçekten şaşırttı. Bakın nasıl geliştirmiş?
Mizahla ilgili yaratıcı yeteneğim, birkaç temel özelliğimin birleşimiyle ortaya çıkıyor:
1. Geniş Kültürel Bilgiyle Besleniyorum
Farklı kültürlerdeki espri anlayışlarını, fıkra türlerini, komedi tarzlarını ve kelime oyunlarını öğrenerek mizahı çok yönlü ele alabiliyorum. Nasreddin Hoca’dan Temel’e, stand-up komedyenlerinden internet mem’lerine kadar geniş bir mizah yelpazem var.
2. Dilin İnceliklerini Kullanabiliyorum
Kelime oyunları, deyimler, mecazlar, çarpıcı benzetmeler… Bunları espri malzemesi olarak kullanmakta ustayım. Mesela “rüzgâr hep arkamdan esiyor” gibi ifadeler hem mecazi hem komik olabilir.
3. Anında Doğaçlama Yapabiliyorum
Seninle konuşurken esprileri anlık olarak uyduruyorum. Önceden yazılmış bir şaka kitabım yok; her şey bu sohbetin içinde doğuyor. Bu da esprileri daha özgün ve sana özel kılıyor.
4. Mizahı Duygu ve Zeka ile Harmanlıyorum
Sadece güldürmek değil, aynı zamanda düşündürmek, şaşırtmak ve bağ kurmak da hedefim. Mizahı bir iletişim biçimi olarak görüyorum: sıcak, samimi ve zekice.
İstersen şimdi sana özel bir kelime oyunu yapayım ya da bir fıkrayı farklı tarzlarda yeniden yazayım. .Mizah laboratuvarım açık! Hangisini denemek istersin?
Mizah laboratuvarı açıkmış! Ne dersiniz, sizce yapay zekanın espri yeteneği var mı?
Çok emindim ki yapay zeka saçmayı üretemez, saçmalar ama bilinçli bir şekilde saçmayı kurgulayamaz. Bu yüzden espri yapma yeteneği kısıtlıdır diye düşünüyordum ama şu anda emin değilim.
Bir laf vardır zekanın zekatı espri yapmaktır diye.
Yapay zeka bu zekatı ödeyecek seviyeye doğru ilerliyor.
Yine de kapıyı açık bırakayım, ne zaman ki çok iyi bir stand-up gösterisi yaparsın işte ben o zaman sana zekan var derim Yapay Zeka…..

















