• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
07:40
Kayseri Kocasinan'la kentsel dönüşümle yeni yaşam alanları yükseliyor
06:55
Memduh Büyükkılıç'tan Ankara'da Kayseri için yoğun temas
06:30
Ömer Fethi Gürer'den çiftçilerin borcunu yönelik açıklama
06:30
Kayseri Büyükşehir'den dolandırıcılara karşı önemli uyarı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. BURSA
  3. Yerel Afet Sempozyumu'nda Bursa masaya yatırıldı
BURSA
Yayınlanma: 21 Aralık 2021 - 14:13

Yerel Afet Sempozyumu'nda Bursa masaya yatırıldı

Bursa İl Koordinasyon Kurulu Yerel Afet Sempozyumu'nda Mimarlar Odası Bursa Şubesi adına konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Taş, Bursa'da deprem, yangın ve sel riski bulunduğunu anlatarak, "Bir toplumun afet olmadan önceki çalışmaları ne kadar başarılı ve yerinde ise afet sırasındaki kayıpları da o kadar az olacaktır" dedi.

BURSA
21 Aralık 2021 - 14:13
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Yerel Afet Sempozyumu'nda Bursa masaya yatırıldı
22 Nisan 2022 tarihinde gerçekleştirilecek TMMOB Afet Sempozyumu öncesinde Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nin de bileşeni olduğu Bursa İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Yerel Afet Sempozyumu düzenledi.

BAOB Ortak Toplantı Salonu'nda yapılan toplantıyla Türkiye'deki doğa olaylarının afete yol açmasını engellemek için atılması gereken adımlar ile zarar azaltma, afetlere hazırlık, müdahale ve dayanışma konularında örgütlülüğü geliştirme amaçlanıyor.

Afetle ilgili her bir konunun ilgili tüm taraflarının ve bu konularda çalışma yapan, çaba sarf edenlerin katılımı ile değerlendirilmesi, tartışılması, ulusal, kurumsal ve bireysel düzeyde sonuçlara varılması amaçlanan "TMMOB Afet Sempozyumu" için önemli bir altlık olacak olan Yerel Afet Sempozyumunda Mimarlar Odası Bursa Şubesi adına Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Taş konuştu.

SADECE BİNALAR DEĞİL SOSYAL VE EKONOMİK YAPI DA YIKILIYOR

Prof. Dr. Taş, olayın kendisinin değil, doğurduğu sonuçların olayı 'afet' olarak değerlendirmemize neden olduğuna işaret ederek, bir afetin meydana gelmesinde 2 temel faktör bulunduğunu bunların da tehlikenin varlığı ve büyüklüğü ile afetin doğurduğu tehlikenin yerleşimle ilişkisi olduğunu söyledi.

17 Ağustos 1999 depreminin Bursa'nın da içinde olduğu geniş bir bölgede meydana geldiğini anımsatan Taş, şöyle devam etti:

"Deprem olacak mı olmayacak mı, artık bunu tartışmamalıyız. Afet olacak ve asıl yapmamız gereken afet sırasında ya da öncesinde almamız gereken koruyucu önlemler ve afetle nasıl baş edeceğimiz olmalı. Bursa ve çevresi, Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde bulunuyor. 1855 depreminde olduğu gibi Bursa ve çevresinde yıkıcı depremler bekleniyor. Deprem ile sadece fiziki olarak binalar yıkılmamakta aynı zamanda toplumu oluşturan sosyal ve ekonomik yapı da yıkılmakta. Dolayısıyla fiziksel, sosyal ve ekonomik kayıplar yaşanmaması için deprem olmadan önce yerleşim ölçeğinde afet ve özellikle depreme karşı güvenli yaşam alanlarının oluşturulması son derece önemli."

"En çok inşa edilen yapı türü konutlar en çok zarar gören de konutlar. Bu yüzden yaşadığımız konutların öncelikli olarak depreme dayanıklı inşa edilmesi gerekiyor" diyen Taş, "Okullar, enerji ve su sağlayan yapılarımız gibi yaşamımızın 

devamı için gereken yapıların da nitelikli olarak inşa edilmesi şart. Bir toplumun afet olmadan önceki çalışmaları ne kadar başarılı ve yerinde ise afet sırasındaki kayıpları da o kadar az olacaktır" dedi.

Prof. Dr. Taş, yapı üretim sürecinin planlama, tasarım, yapım ve kullanım olmak üzere 4 temel aşamadan oluştuğunu anlatarak, yapıların belli bir kültür ortamında oluşturulduğunu bunların da bilgi, teknoloji ve değerler olduğunu ayrıca çevre denilen faktörün de dikkate alındığını söyledi. Tüm bunların bir bütünün parçaları olduğunu belirten Taş, bunlardan birinde yaşanan aksaklığın diğerlerini de etkileyeceğini vurguladı.

TÜM BİREY VE KURUMLAR ÇALIŞMALARA KATILMALI

Afet anına ve sonrasına yönelik çalışmaların afet olmadan önce planlanması ve yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Taş, afet yönetiminin zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme olmak üzere 4 temel evresi bulunduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Taş, şunları kaydetti:

"Zarar azaltma ve hazırlık aşamasında kentsel ölçekte yerleşim yerindeki tüm tehlikelerin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Tüm kaynaklar kullanılmalı. Tüm birey ve kurumların bu çalışmalara katılımı sağlanmalı. Riskler tanımlanmalı. Bu risklere uygun zarar azaltma stratejileri geliştirilmeli. Buna uygun hazırlık planları oluşturulmalı. Afetle mücadelenin tek bir merkezden yapılabilmesi açısından afet bilgi bankası oluşturulmalı. Halk eğitilmeli ve bilinçlendirilmeli. Denetim çalışmaları yapılmalı. Zemin risk haritaları hazırlanmalı. Altyapı ve üstyapı riskleri belirlenmeli. Kritik tesisler var. Afet olduktan sonra normal hayatın da bir an önce başlaması gerekiyor. Suya, enerjiye ihtiyacımız var. Bu tesislerin konumu ve riskleri tanımlanmalı. Riskler tanımlanınca alınması gereken tedbirler de ele alınmalı."

BURSA RİSKLİ BİR BÖLGE

Bursa'nın tamamının hem zemin hem de yapı stoku açısından riskli bir bölge olduğuna işaret eden Taş, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin kentin altyapısı başta olmak üzere birçok konuda risk haritası hazırladığını bunun da çok kıymetli çalışmalar olduğunu dile getirdi.

Taş, Bursa'da deprem, yangın ve sel riski bulunduğunu anlatarak, "Afet yönetimi açısından yetkili kurum AFAD. Bursa'daki AFAD çok etkin çalışıyor. Ancak diğer kurumlara da sorumluluk düşüyor. Yerel yönetim, kurum kuruluşlar, üniversiteler, STK'lar da birlikte çalışmalı. Açıkta kalan ya da çakışan sorumluluklar olmamalı. Fiziki mekan dönüşümlerinin yapılması gerekiyor. Bilinçlendirme çalışmaları önemli. Özellikle il bazında yapılan çalışmalara göre bir takım yönetmelikler hazırlanmalı. Bu çalışmalar belli aralıklarla güncellenmeli. Bazı binaların depreme dayanıklılığı ölçülmeli. Tarihi ve kültürel yapılar depreme dayanıklı hale getirilmeli. Bilgi paylaşımı da önemli. Kısa, orta ve 

uzun vadede planlar yapılmalı" şeklinde konuştu.

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
BTSO’da organ seçimleri 1 Ekim’de yapılacak!
BTSO’da organ seçimleri 1 Ekim’de yapılacak!
BURSA BKM’DE RESİM ANALİZİ EĞİTİMİNE YOĞUN İLGİ
BURSA BKM’DE RESİM ANALİZİ EĞİTİMİNE YOĞUN İLGİ
BAŞARI DERECELERİ ULUDAĞ KOLEJİ’NDEN
BAŞARI DERECELERİ ULUDAĞ KOLEJİ’NDEN
BUÜ’lü müzikolog, Oxford’a kabul edilen ilk Türk oldu
BUÜ’lü müzikolog, Oxford’a kabul edilen ilk Türk oldu
Son Haberler
Mustafa Yalçın'dan edebiyat aşkına İstanbul turu
Mustafa Yalçın'dan edebiyat aşkına İstanbul turu
Kaçak serum operasyonu!
Kaçak serum operasyonu!
Bugün hava nasıl olacak? 40 dereceyi göreceğiz!
Bugün hava nasıl olacak? 40 dereceyi göreceğiz!
Kayseri Kocasinan'la kentsel dönüşümle yeni yaşam alanları yükseliyor
Kayseri Kocasinan'la kentsel dönüşümle yeni yaşam alanları yükseliyor
Memduh Büyükkılıç'tan Ankara'da Kayseri için yoğun temas
Memduh Büyükkılıç'tan Ankara'da Kayseri için yoğun temas
BEKSİAD'ın 10. Olağan Genel Kurulu yapıldı
BEKSİAD'ın 10. Olağan Genel Kurulu yapıldı

Ana Sayfa
Yaşam
Gündem
SPOR
POLİTİKA
SAĞLIK
EKONOMİ
KÜLTÜR SANAT
DÜNYA
BURSA
TÜRKİYE
Siyaset
Magazin
NEWS
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • Magazin
  • NEWS
  • POLİTİKA
  • Siyaset
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim