Medicana International Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, "Gebelik planlanırken biyolojik doğurganlık açısından yaş faktörünün de göz önünde bulundurulması gerekiyor. 35 yaş sonrasında yumurtalık rezervi ve yumurta kalitesinde yaşa bağlı değişimler daha belirgin hale gelebildiğinden, gebelik planlayan kadınların bu konuda bilinçli hareket etmesi önemli" dedi.Kariyer planları, ekonomik kaygılar, evlilik yaşının yükselmesi ve yaşam şartlarındaki değişim gibi pek çok etken, kadınların ilk çocuklarını daha ileri yaşlarda dünyaya getirmesine neden oluyor. Yaşın doğurganlık üzerindeki etkisine dikkat çeken Medicana International Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, "Gebelik planlanırken biyolojik doğurganlık açısından yaş faktörünün de göz önünde bulundurulması gerekiyor. Özellikle 35 yaş sonrasında yumurtalık rezervi ve yumurta kalitesinde yaşa bağlı değişimler daha belirgin hale gelebildiğinden, gebelik planlayan kadınların bu konuda bilinçli hareket etmesi önemli" şeklinde konuştu.Türkiye'de doğurganlık hızı geriliyor, ilk doğum yaşı yükseliyorOECD verilerine göre OECD ülkelerinde kadınların ilk çocuklarını dünyaya getirme yaşı 2000 yılında ortalama 26,4 iken, 2022 yılında 29,5'e yükseldi. Türkiye'de ise 2022 yılında ilk doğum yaşı yaklaşık 27 olarak kaydedildi. Kadınların anne olma yaşının yükselmesinin tek başına infertilite anlamına gelmediğini belirten Op. Dr. Deniz Han Deniz, yaşla birlikte gebelikte ortaya çıkabilecek risklere ilişkin, "Günümüzde kadınların daha ileri yaşlarda gebelik planlaması, toplumsal ve bireysel şartların doğal bir sonucu olabilir. Burada önemli olan gebelik planı yapılırken yaşla birlikte doğurganlıkta meydana gelen değişimlerin bilinmesidir. İleri yaşta da sağlıklı gebelikler mümkündür ancak gebelik elde etme süresi uzayabilir ve bazı gebelik riskleri yaşla birlikte artabilir. Bu nedenle gebelik planlayan kadınların gebelik öncesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurarak genel sağlık durumlarını, kullandıkları ilaçları, mevcut hastalıklarını ve üreme sağlığını değerlendirmeleri önemlidir. Gerekli durumlarda yumurtalık rezervi ve diğer doğurganlık parametreleri değerlendirilebilir" ifadelerini kullandı.35 yaş sonrasında 6 ay önemliİnfertilite değerlendirmesinde başvuru zamanının da yaşa göre değişebildiğini belirten Deniz, 35 yaş ve üzerindeki kadınlarda gebelik oluşmadığında daha erken değerlendirme yapılmasının önemine dikkati çekerek, şöyle devam etti:"Düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyorsa, 35 yaş ve üzerindeki kadınların 6 ay bekledikten sonra infertilite değerlendirmesi için kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması öneriliyor. 40 yaş ve üzerindeki kadınlarda ise daha erken değerlendirme gündeme gelebilir. Bunun yanında adet düzensizliği, bilinen yumurtalık rezervi problemi, geçirilmiş yumurtalık veya rahim operasyonları, endometriozis gibi gebeliği etkileyebilecek durumlar varsa yaşa bakılmaksızın daha erken değerlendirme gerekebilir. Gebelik planlayan kadınların yaşını, adet düzenini, mevcut hastalıklarını, kullandığı ilaçları, daha önce geçirdiği operasyonları ve varsa geçirilmiş gebelik öyküsünü doktoruyla paylaşması önemli. Gerekli görüldüğünde yumurtalık rezervi ve üreme sağlığını değerlendirmeye yönelik tetkikler yapılabilir. Ancak tek bir test sonucunun doğurganlıkla ilgili tüm tabloyu göstermediğini de unutmamak gerekir."Erkeklerde de yaş doğurganlığı etkiliyorİnfertilitenin yalnızca kadın kaynaklı bir sorun olmadığının altını çizen Deniz, erkeklerde sperm üretimi yaşam boyunca devam etse de yaş ilerledikçe sperm sayısı, hareketliliği ve kalitesinde değişiklikler görülebileceğini hatırlatarak, "Gebelik oluşmadığında değerlendirme yalnızca kadına yönelik yapılmamalıdır. Çiftin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Erkek faktörü de infertilite nedenleri arasında önemli bir yer tutuyor. Bu nedenle doğru zamanda doğru değerlendirme ile çiftin ihtiyaçlarına uygun bir yol haritası oluşturmak önem taşıyor" açıklamasında bulundu.Yumurtalık rezervinin değerlendirilmesinde yaş faktörü önemliYumurtalık rezervinde kadın yaşının gebelik elde etme ihtimalini belirleyen önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Deniz, şu ifadeleri kullandı:"Yumurtalık rezervi değerlendirilirken yalnızca yumurta sayısına değil, kadının yaşına da bakmak gerekir. Çünkü yumurta kalitesi ile yaş arasında doğrudan bir ilişki bulunuyor. Bu nedenle yalnızca 'Rezervim iyi mi?' sorusuna odaklanmak yerine, gebelik planının ne zaman gerçekleştirileceği de değerlendirilmelidir. Doğurganlıkla ilgili kararların korku ya da kaygıyla değil, kişinin kendi yaşam planı ve sağlık durumu doğrultusunda bilinçli şekilde verilmesi gerekiyor. Özellikle gebeliği ileri bir yaşa ertelemeyi planlayan kadınların bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanından danışmanlık alması, mevcut durumunu bilerek planlama yapmasına yardımcı olabilir."
SAĞLIK
Yayınlanma: 16 Eylül 2026 - 12:18
Güncelleme: 16 Eylül 2026 - 13:21
Uzmanı açıkladı: "35 yaş sonrasında gebelik planlayan kadınların bilinçli hareket etmesi önemli"
Medicana International Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Han Deniz, "Gebelik planlanırken biyolojik doğurganlık açısından yaş faktörünün de göz önünde bulundurulması gerekiyor. 35 yaş sonrasında yumurtalık rezervi ve yumurta kalitesinde yaşa bağlı değişimler daha belirgin hale gelebildiğinden, gebelik planlayan kadınların bu konuda bilinçli hareket etmesi önemli" dedi.
SAĞLIK
16 Eylül 2026 - 12:18
Güncelleme: 16 Eylül 2026 - 13:21









