Muğla'nın Yatağan ilçesinde 52 yaşındaki Arzu Tok, kayınpederinin hatırasını ve mirasını yaşatmak için geleneksel bitkisel yağ üretimini sürdürerek hem aile mirasını yaşatıyor hem de edilen bitkisel yağ ve su ihtiyacı duyan vatandaşları geri çevirmiyor.Yatağan ilçesi kırsal Çamlıca Mahallesi'nde yaşayan 80 yaşındaki Durdane Tok ile 52 yaşındaki gelini Arzu Tok, dağlardan topladıkları bitkilerden geleneksel yöntemler ile elde ettikleri yağlarla yıllardır süregelen bir geleneği yaşatıyor. Kekik, defne, mersin, ardıç ve diğer bitkiden yağ ve su üreten Tok ailesi, bu üretimi ticari amaçla değil, ihtiyaç duyanlara yardımcı olmak ve geçmişten kalan mirası korumak için sürdürdüğünü belirtti.Çevresi çamur ile kapatılan ve hava almayan bakır kazan içine bırakılan kekik, elma, ardıç ve defne yaprakları, yakılan ateş ile buharlaşarak damlama sistemi ile hem yağı, hem de suyu çıkarılıyor. Kurulumu basit olan sistemde bakır kazan ile damlama arasında küçük havuza hortum ile akıtılan su kanalıyla soğutma sistemi de bulunuyor."İhtiyacı olan alıyor"80 yaşındaki Durdane Tok, "Lazım olan, ihtiyacı olan alıyor gelinden. Öyle pazara gidip götürmez. Burada ihtiyacı olana ardıç yapar, kekik yapar, tehnel (defne) yapar, mersin yapar, kargan yapar. Her şeye faydası oluyor. Aniden karnımda bir sancı oluyor, kabız oluyorsun. Ondan sonra kekik yağını ellerini böyle çay döküyorsun ayağın içlerine kekik yağını sürüver mübarek pek faydası olur. Yakar deler. Hiç yakmaz. Onu kullanırız. Bir de bıçak yarası. Buralarda doktor hazır mı? Hemen pamuk ile bağlayıveririz, öyle kaynar gider. İhtiyacı olan gelir buradan gelin de verir, ben de veririm. En çok gelin verir" dedi."Grip olanlar yatmadan önce yağlanırsa rahatlar"Geleneksel yöntemlerle yağı çıkarılan ürünlerin birçok rahatsızlığa faydası bulunduğunu söyleyen Arzu Tok, "Bu sistemi babam bizi bırakmış. Gelenler bize niye yağ çıkarmıyorsunuz, bizi yağsız bıraktınız diyorlar. Biz de gücümüz yettiği kadar bir şeylerle uğraşıyoruz. Onu çıkarıyoruz. Evvel çok şey yaparmış babam rahmetli; biz onlar yapmıyoruz. Sadece şimdi kekik, defne ve elma yapıyoruz. Şimdi 10 seneden beri yalnız yapıyorum. Oğlum var, oğlum yardım ediyor. O da işte bir pişmesinde yardım eder. Öyle çıkarmasını kendim yapıyorum. Bunları grip olduğun zaman yağlanacaksın. Akşam yatarken yağlanıp yatacaksın; vücudun boğazdan yağlayacaksın. Yalayabilirsiniz de öldürmez. Çok yalamadıktan sonra. Küçük parmağınla sürüp yağlıyorsun. Vücudun ağrıyan yerlerine sürüyorsun. Yakıyor, geçiyor ama rahatlıyorsun. Dağlarda bulursak dağlardan da alıp getiriyoruz. Az çıkarıyorum, bir kilo yağ olmuyor. Eskiden babam çok çıkarırdı. Beş kilodan çıkarırdı yağ. Ama biz onu yapamıyoruz" diye konuştu."Babamızın hatırasını yaşatmak için devam ediyoruz"Tok, "Biz bu üretime hani kaybolmasın, kekik yağcının evi inşallah boş değildir, kekik buluruz, mersin yağı buluruz diye gelenler için yapıyoruz. Satmak için değil babamın hatırası kalsın diye yapıyorum. Benden sonra zaten yapan olmaz bunları" dedi.
Gündem
Yayınlanma: 02 Kasım 2026 - 10:58
Güncelleme: 02 Kasım 2026 - 11:37
Mirası yaşatmak için geleneksel yöntemlerle bitkisel yağ üretiyorlar
Muğla'nın Yatağan ilçesinde 52 yaşındaki Arzu Tok, kayınpederinin hatırasını ve mirasını yaşatmak için geleneksel bitkisel yağ üretimini sürdürerek hem aile mirasını yaşatıyor hem de edilen bitkisel yağ ve su ihtiyacı duyan vatandaşları geri çevirmiyor.
Gündem
02 Kasım 2026 - 10:58
Güncelleme: 02 Kasım 2026 - 11:37
İlginizi Çekebilir








