CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu CNN Türk canlı yayınında önemli açıklamalarda bulunuyor.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu CNN TÜRK ve Kanal D ekranlarında Doğan TV Ankara Temsilcisi Hakan Çelik|in sorularını yanıtlıyor.
İşte Kılıçdaroğlu|nun açıklamalarından satırbaşları:
Referandum sürecinin temel eksikliği, |evet| ve |hayır|ı savunan insnaların bunu televizyon ekranlarında uygarca tartışmamalarıdır. ABD|de Japonya|da Fransa|da bu böyle. Bizde niye değil? Tüm çağrılarıma rağmen bu gerçekleşmedi.
Liderlerle bir arada konuşma fırsatımız olmadı.
Siyaset kurumunun görevi çözüm üretmektir. 2 yasama dönemi öncesi anayasanın 60 maddesi üzerinde uzlaşma sağlandı. Bu çok sıradan bir olay değildir. 4 siyasi parti görüş birliği sağladı. Yasalaşma sürecini yakalayamadı.
Uzlaşma kültürü parlamentoda var. Ecevit döneminde anayasanın 35 maddesi değişti, toplumun çoğu zaman haberi bile olmadı. Bunlar bizim uzlaşma kültürümüzün olduğunu gösteriyor. Siz değişikliği bir partinin mutfağında hazırlarsanız sorun çıkıyor.
Eşit koşullarda bir yarış yok. Bir sefer evet kampanyasını devlet yönetiyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, valiler, devletin araçları, otobüsleri uçakları, devletin parası ile yürüyen bir evet kampanyası var. Bu kampanyayı eşitleyecek olan bir ve ya 2 televizyon programında bir araya gelip bunu konuşmaktı.
Önemli olan nokta şu, birbirinden bağımsız olarak yapılan propagandaları, bağımsız değil bir arada görüşler tartışılıp artılar eksiler söylenebilir mi. Bunun sağlanması lazım. Hükümet bunu istmiyor. Sayın Cumhurbaşkanı bunu istmiyor. Cesaret edip bu düşünceyi benim önümde savunabilmeliler. Vatandaşımız da otursun karar versin. Oturup uygar insanlar gibi bunu tartışalım.
Evet çadırını ziyaret ettiğimde bir vatandaş bana 18 yaşında vekilliğe neden karşısınız diye sordu. Değiliz deyince şaşırdı. Vekillik yapıp ömür boyu askerlikten muaf olacaklar için buna karşıyız.
Milletvekili tabii ki önemli ancak askerlik de en az milletvekilliği kadar değerli ve önemlidir. Askerliği bizim halkımız olgunlaşma süreci olarak görür. O nedenle askerlik hepimiz için bir vatan borcudur. Kutsal bir görev olarak kabul ederiz. Şimdi siz milletvekilliği yapacaksınız ama askere gitmeyeceksi. Neden gitmeyeceksin? Herkesin çocuğu askere gidecek bazılarını çocuğu hem vekil olacak hem askere gitmeyecek. Bu hem şitsiz hem adaletsiz. Bunu söyledikten sonra da hiç bir itiraz gelmedi. O çünkü vekillik yapanın askere gitmeyeceğini hiç düşünmemiş.
(Cumhurbaşkanı ile Erdoğan|la televizyonda tartışma programı) Kendime güveniyorum. Kesinlikle ikna ederim. Bu anayasa değişikliğinin ne kadar büyük bir risk olduğunu anlatırım.
Devletin yapısı ve işleyişi ile ilgili yetki parlamentodan alınıyor ve tek adama veriliyor. Bakanların sayısını belirleme yetkisi tamamen 1 kişiye ait. 1 kişi arzu ettiği bakanlığı açacak ve kapatacak. Görev alanlarını 1 kişi belirleyecek. Neden 1 kişiye veriyoruz? Bunu birinin bana izah etmesi lazım. Belki benim bilmediğim, atladığım bir konu olabilir.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu CNN TÜRK ve Kanal D ekranlarında Doğan TV Ankara Temsilcisi Hakan Çelik|in sorularını yanıtlıyor.
İşte Kılıçdaroğlu|nun açıklamalarından satırbaşları:
Referandum sürecinin temel eksikliği, |evet| ve |hayır|ı savunan insnaların bunu televizyon ekranlarında uygarca tartışmamalarıdır. ABD|de Japonya|da Fransa|da bu böyle. Bizde niye değil? Tüm çağrılarıma rağmen bu gerçekleşmedi.
Liderlerle bir arada konuşma fırsatımız olmadı.
Siyaset kurumunun görevi çözüm üretmektir. 2 yasama dönemi öncesi anayasanın 60 maddesi üzerinde uzlaşma sağlandı. Bu çok sıradan bir olay değildir. 4 siyasi parti görüş birliği sağladı. Yasalaşma sürecini yakalayamadı.
Uzlaşma kültürü parlamentoda var. Ecevit döneminde anayasanın 35 maddesi değişti, toplumun çoğu zaman haberi bile olmadı. Bunlar bizim uzlaşma kültürümüzün olduğunu gösteriyor. Siz değişikliği bir partinin mutfağında hazırlarsanız sorun çıkıyor.
Eşit koşullarda bir yarış yok. Bir sefer evet kampanyasını devlet yönetiyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, valiler, devletin araçları, otobüsleri uçakları, devletin parası ile yürüyen bir evet kampanyası var. Bu kampanyayı eşitleyecek olan bir ve ya 2 televizyon programında bir araya gelip bunu konuşmaktı.
Önemli olan nokta şu, birbirinden bağımsız olarak yapılan propagandaları, bağımsız değil bir arada görüşler tartışılıp artılar eksiler söylenebilir mi. Bunun sağlanması lazım. Hükümet bunu istmiyor. Sayın Cumhurbaşkanı bunu istmiyor. Cesaret edip bu düşünceyi benim önümde savunabilmeliler. Vatandaşımız da otursun karar versin. Oturup uygar insanlar gibi bunu tartışalım.
Evet çadırını ziyaret ettiğimde bir vatandaş bana 18 yaşında vekilliğe neden karşısınız diye sordu. Değiliz deyince şaşırdı. Vekillik yapıp ömür boyu askerlikten muaf olacaklar için buna karşıyız.
Milletvekili tabii ki önemli ancak askerlik de en az milletvekilliği kadar değerli ve önemlidir. Askerliği bizim halkımız olgunlaşma süreci olarak görür. O nedenle askerlik hepimiz için bir vatan borcudur. Kutsal bir görev olarak kabul ederiz. Şimdi siz milletvekilliği yapacaksınız ama askere gitmeyeceksi. Neden gitmeyeceksin? Herkesin çocuğu askere gidecek bazılarını çocuğu hem vekil olacak hem askere gitmeyecek. Bu hem şitsiz hem adaletsiz. Bunu söyledikten sonra da hiç bir itiraz gelmedi. O çünkü vekillik yapanın askere gitmeyeceğini hiç düşünmemiş.
(Cumhurbaşkanı ile Erdoğan|la televizyonda tartışma programı) Kendime güveniyorum. Kesinlikle ikna ederim. Bu anayasa değişikliğinin ne kadar büyük bir risk olduğunu anlatırım.
Devletin yapısı ve işleyişi ile ilgili yetki parlamentodan alınıyor ve tek adama veriliyor. Bakanların sayısını belirleme yetkisi tamamen 1 kişiye ait. 1 kişi arzu ettiği bakanlığı açacak ve kapatacak. Görev alanlarını 1 kişi belirleyecek. Neden 1 kişiye veriyoruz? Bunu birinin bana izah etmesi lazım. Belki benim bilmediğim, atladığım bir konu olabilir.









