Isparta'da yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından Atabey Göleti'nde meydana gelen obruk sonrası bölgede inceleme başlatıldı. Meydana gelen obrukla ilgili değerlendirmelerde bulunan akademisyen, yaşanan olayın jeolojik bir süreç olduğunu belirterek, Konya'daki obruklardan farklı bir oluşumla karşı karşıya olunduğunu söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Gürkan Yıldırım, "Bu, jeolojik bir handikaptır" dedi.Isparta'ya 21 kilometre uzaklıktaki Atabey ilçesinde bulunan, ilçe merkezine ise yaklaşık 23 kilometre mesafede yer alan Atabey Göleti'nde geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da su çekilmesi yaşandı. Bölgenin önemli doğal güzelliklerinden biri olan, yerli ve yabancı turistlerin balık tutmak, kamp yapmak ve doğayla iç içe vakit geçirmek için tercih ettiği gölette, su çekilmesinin ardından obruk meydana geldi. Gölette yaşanan olayın ardından yetkililer bölgede inceleme başlattı. Meydana gelen çöküntünün iki ana sebepten kaynaklanabileceği değerlendiriliyor. Bunlardan birinin iç erozyon, diğerinin ise örtü tabakasının çökmesi olduğu biliniyor. Gölette meydana gelen obrukun kesin nedeni DSİ tarafından yürütülen incelemelerin ardından hazırlanacak raporla netlik kazanacak. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Gürkan Yıldırım, yaşanan durumu jeolojik bir handikap olarak değerlendirdi. Atabey Göleti'nde meydana gelen obrukun Konya'da görülen obruklardan farklı bir oluşum olduğunu belirten Yıldırım, olayın herhangi bir insan kullanımından kaynaklanan zarar veya olumsuzlukla ilişkilendirilemeyeceğini söyledi. Atabey Göleti'nin bir baraj gölü olduğunu, membadan gelen suyun önüne set konularak oluşturulduğunu ifade eden Yıldırım, meydana gelen bu tür bir obrukun barajın yapımı sırasında tespit edilebilecek bir durum olmadığını dile getirdi. Yıldırım, ortaya çıkan düden benzeri yapının DSİ tarafından izole edildiğini ve muhtemelen giderinin de kapatıldığını belirterek, incelemelerin ardından hazırlanacak raporla olayın kesin nedeninin ortaya konulacağını ifade etti. Öte yandan, olayla ilgili Devlet Su İşleri (DSİ) ekiplerinin bölgedeki incelemeleri sürüyor."Beklenen kadar dramatik bir tablo söz konusu değil"Konunun detayının DSİ ekipleri tarafından araştırıldığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Gürkan Yıldırım, "Bunun sonucu rapor olarak mutlaka sunulacaktır. Kesin sonuç o raporla ortaya çıkacaktır. Ancak durumu incelediğimiz zaman halkın aklındaki Konya'daki obruklara benzer bir durum söz konusu. Fakat maalesef beklenen kadar dramatik bir tablo söz konusu değil. Atabey Göleti'nde yaşanan olay, barajların karşılaşabileceği handikaplardan biri olabilir. Barajlar yapıldıktan sonra yer altı sularının kılcal yollarla akmaya devam ettiğini biliyoruz. Bu kılcal yollar zaman içerisinde genişleyip yüzey tabakasının taşıma gücünü aşacak noktaya geldiğinde, yüzey tabakasının çökmesine neden olan boşluklar oluşturabilir. Eğer bu boşluklar herhangi bir düden bağlantısıyla temas eden bir noktadaysa, göl suyunun büyük bir kısmının daha hızlı şekilde bölgeden uzaklaşmasına sebep olabilir. Burada gördüğümüz yapı da daha çok bu düden yapısını andırıyor" dedi."Burada durum farklı"Atabey Göleti'nde meydana gelen obrukun, Konya'daki düden oluşumundan farklı olduğunu dile getiren Yıldırım, "Karstik bölgelerde, ülkemizin büyük bir kısmı karstik bölge biliyorsunuz, barajlarda karşılaşılan handikaplardan biri de budur. Konya'da daha çok karşılaşılan düden oluşumundan farklı olarak burada, halihazırda yüzeyde bulunan suyun yer altındaki boşlukları genişletmesinden söz ediyoruz. Ancak Konya'da durum biraz farklı. Oradaki boşluklar, karbondioksitin yağmur suyuyla birlikte kalsiyum tabakalarını eritmesi sonucu oluşuyor. Burada ise durum farklı" ifadelerini kullandı."Bu, jeolojik bir handikaptır"Meydana gelen obrukta şu aşamada insan kullanımından kaynaklanan herhangi bir zarar ya da olumsuzluğa rastlanmadığını belirten Yıldırım, "Tabii ki bunu raporla göreceğiz. Bu, barajların doğal süreç içerisinde karşılaşabileceği handikaplardan biri. Ortaya çıkan bu düden benzeri yapı DSİ tarafından zaten izole edilmiş, muhtemelen gideri de kapatılmıştır. Doksan üç, doksan dört yıllarından beri faaliyet gösteren Atabey Göleti'nin tekrar su tutabilecek hale getirileceği DSİ görevlileri tarafından da bildiriliyor. Bundan sonra bu düdenin muhtemelen işlevi ortadan kaldırılacak ve gölette yeniden su tutulmaya başlanacaktır. Aslında bu seneye kadar bütün sulak alanlarımızda, göllerimizde, baraj göllerimizde, göletlerimizde ve benzeri yapılarda kuraklığın ve özellikle insan kullanımından kaynaklanan hataların sonucunda çok büyük çekilmelerle karşı karşıyaydık. Ancak meteorolojik açıdan bu sene oldukça fazla yağış aldık. Bölgemiz bu yağışlar sayesinde su aldı ve bütün sabit su kaynaklarımız neredeyse limitlerine kadar doldu. Maalesef kar yağmadığı için yer altı kaynaklarımız yeterince beslenmedi. Yüzey kaynaklarımız doldu; yani göllerimiz yağmur sularının birikmesiyle doldu. Bu nedenle bu yıl meydana gelen bu durumu kuraklıkla ilişkilendirmek çok doğru olmaz. Bu, jeolojik bir handikaptır. Bundan kaynaklı olarak Atabey Göleti'nin su kaybettiğini söylemek daha doğru olur. Geçen yıl yaz ayında Atabey Göleti'ni ziyaret ettiğimizde meydana gelen çekilme ise tamamen kuraklık ve insan kullanımıyla ilişkilendirilebilecek bir durumdu. Ancak bu yıl gayet güzel dolmuş olan göllerimizden biri olan Atabey Göleti, dediğimiz gibi bu jeolojik handikap sonucunda maalesef suyunun büyük bir kısmını kaybetmiş durumda" şeklinde konuştu."Göletin tekrar eski kotuna ulaşacağını düşünüyorum"Süreci tamamen doğal olarak değerlendiren Yıldırım, "Burası bir baraj gölü olduğu için, membadan gelen suyun önüne set konularak oluşturulmuş bir göldür. Bu nedenle öncelikle pek çok araştırma yapılıp yer altındaki yapılar incelenir, ardından baraj inşa edilir. Ancak burada vatandaşlarımızın gördüğü bu küçük obruk benzeri oluşum, baraj yapılırken tespit edilebilecek bir durum değildir. Yer altındaki ince kılcal yolların, doksan üç yılından bu yana, yani yaklaşık otuz yıllık süreç boyunca taşıdığı suların yer altında geniş bir boşluk oluşturması sonucunda meydana gelen bir yüzey çökmesinden bahsediyoruz. Bu nedenle barajlar yapılmadan önce bütün etütler, fizibilite raporları ve gerekli incelemeler yapılmaktadır. Ancak bunun gibi küçük oluşumların gözden kaçması son derece normaldir. Bu tür olaylar yaşanabilir. Barajlar yapılırken ne kadar ayrıntılı inceleme yapılırsa yapılsın, bu gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bu münferit bir olaydır. İnsan kaynaklı veya insan kullanımından meydana gelmiş zararlı bir durum olduğunu düşünmüyorum. DSİ görevlilerince gerekli tedbirler alındıktan sonra göletin tekrar eski kotuna ulaşacağını düşünüyorum" dedi.
Gündem
Yayınlanma: 18 Temmuz 2026 - 10:21
Güncelleme: 18 Temmuz 2026 - 11:14
Gölette su çekilmesinin ardından obruk oluştu
Isparta'da yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından Atabey Göleti'nde meydana gelen obruk sonrası bölgede inceleme başlatıldı. Meydana gelen obrukla ilgili değerlendirmelerde bulunan akademisyen, yaşanan olayın jeolojik bir süreç olduğunu belirterek, Konya'daki obruklardan farklı bir oluşumla karşı karşıya olunduğunu söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Gürkan Yıldırım, "Bu, jeolojik bir handikaptır" dedi.
Gündem
18 Temmuz 2026 - 10:21
Güncelleme: 18 Temmuz 2026 - 11:14








