Bakan Çavuşoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle; Sürekli temas halindeyiz. Yoğun bir gündemimiz var. Bölgesel konuları da değerlendirdik. Özellikle Ukrayna konusu ağırlıklı konuydu. Maalesef devam eden savaş başta Rusya ve Ukrayna olmak üzere tüm dünyaya zarar veriyor. Savaşın müzakereler yolunda sonlandırılması gerektiğini vurguladık. Sayın Cumhurbaşkanımız hem sayın Putin ile hem sayın Zelenskiy ile sürekli temas halinde.
Sergey ile bugün tahıl koridorunu da ele aldık. Anlaşmanın devam etmesine önem veriyoruz. Dünya gıda krizinin ve özellikle dünyadaki her hanenenin yaşadığı sorunun azaltılmasında da önem arz ediyor.
NATO Dışişleri Bakanları toplantısı marjında İngiltere ve ABD Dışişleri bakanları ile görüştük. Tahıl anlaşmasının devamı için sorunların ele alınması gerekiyor. Lavrov ile bölgesel konuları da ele aldık. Özellikle Suriye'yi değerlendirdik. Moskova'da biliyorsunuz 4'lü bir toplantı gerçekleşti. Gayretleri sebebiyle Sergey ve Rusya Federasyonu'na teşekkür etmek istiyorum.
Moskova'da her ülke tutumlarını ve görüşlerini dile getirdi. Şeffaf ve açık bir şekilde bunun devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Bir toplantı ile çözüleceğine inanmıyoruz bu konuda gereçekçiyiz ancak iletişim olması önemli.
Libya konusunu da ele aldık. Ülkenin bir an önce demokratik seçime hazırlanması gerektiğine inanıyoruz. Özellikle çok sayıfa milis gruplar var. Libya'nın güvenlik gücüne ihtiyacı var. Ülkenin her anlamda birleştirilmesi için çabalarımızı sürdürüyoruz.
Güney Kafkasya'yı da değerlendirdik. Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki süreç, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecini değerlendirdik. Güney Kafkasya'nın kalıcı istikrar ve huzuru için adımların atılması gerekiyor.
AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ'NİN AÇILIŞ TARİHİ
Akkuyu Nükleer Santrali'nin ilk aşamasının açılışı 27 Nisan'da yapılacak. Rusya'dan daha fazla turistin gelmesini bekliyoruz. Bunun dışında yoğun bir gündemimiz var. Temas halinde olmaya devam edeceğiz.
Kıbrıs konusunda da görüş alış verişlerinde bulunduk. Mevcut konjektörde iş birliğimizi ilerletmek için neler yapabileceğimizi değerlendirdik.
Bugün Afganistan'ı da değerlendirdik. Özellikle kadınlar konusunda aldıkları kararları kabul etmemiz mümkün değil.
İkili ilişkjilerimizi de farklı boyutları ile değerlendirme imkanımız oldu. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizin gelişmesi konusunda neler yapabileceğimizi ele aldık. Diğer taraftan turizm her zaman işbirliğimizin önemli bir unsuru. Önümüzdeki süreçte de daha fazla turistin gelmesini elbette bekliyoruz. Yoğun bir gündemimiz var, temas halindeyiz ve temas halinde olmaya devam edeceğiz.
Lavrov'un açıklamalarından satır başları şöyle; Türk tarafına ve Sayın Çavuşoğlu'na teşekkür etmek istiyorum. Biz bu ziyareti Mart ayında gerçekleştirecektik aslında. Ancak ne yazık ki Türkiye deprem faciasıyla karşılaştı. Rusya yardım elini uzatan ilk ülkelerden birisi oldu. Başkanımızın talimatıyla yardım ekibi, sahra hastanesi, yangını söndürmek üzere uçakları ve insanı yardımları gönderdik. Türkiye'de olduğu gibi bizde de 'kara gün dostu' diye bir tabir var. Türk dostlarımıza elimizden gelen yardımı gerçekleştirmeye çalışacağız. Bu vesileyle tekrardan Türk halkına başsağlığı dileğinde bulunuyoruz.
Bugün kilit konuları değerlendirmiş bulunuyoruz. İkili ilişkilerimizdeki tempo iki ülke lideri arasındaki samimiyetten kaynaklanıyor. Bu tabii ki tempomuzu ve çalışmamızın dinamiğini de belirliyor.
Mayıs ayında Karadeniz İşbirliği Örgütü Parlamento Genel Kurulu toplantısı yapılacak. Hükümetler düzeyinde çeşitli temaslar olacak.
İlişkilerimizde lokomotif olan projelerden bahsettik. Özellikle Akkuyu Nükleer Santrali'ni görüştük. 27 Nisan tarihinde santralin açılışına nükleer enerji sevk etmiş olacağız. Türkiye'de bir gaz merkezi kurulacak. Geçen sene liderlerimiz bu gaz merkezi ile ilgili karar aldılar bu kararın ne kadar isabetli olduğunu daha da anlamış olduk.
Kültür alanında da işbirliğimiz devam ediyor.
SURİYE MESELESİ
Özellikle Suriye meselesine ciddi önem verdik. Rusya'nın aracılığıyla bu ilişkiler normalleşiyor. Mart ayında istihbarat başkanları toplandılar. Moskova'da bakan yardımcıları seviyesinde de bir toplantı yapıldı. Önceki gün de sayın bakanın bahsettiği toplantının öneminden ben de bahsetmek istiyorum.
Libya meselesi de tüm dünyayı yakından ilgilendiren bir konu. Bu ülkeyi uluslararası camia olarak toparlamak istiyoruz. Ancak istediğimiz tempoda bu süreç ilerlemiyor ne yazık ki. Ancak Türk dostlarımızla amacımız ortak.
Bir de Filistin meselesi görüşüldü. İsrail-Filistin ilişkilerin onarılması görüşüldü. Ancak ne yazık ki bu süreç sekteye uğradı diyebiliriz. Ciddi çatışmalar yaşandı ve bu durum daha da gerginliğin artmasına yol açıyor. Filistin ve İsrail arasında doğrudan bir diyalogun kurulmasına ihtiyaç var.
Kafkaslar ile ilgili de tüm tarafların işbirliğinin sürdürülmesi taraftarıyız. Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkinin de normalleşmesinden yanayız.
Ukrayna meselesini de ele almış bulunuyoruz. Biz bir kere daha şunun dikkatini çektik. Bu yapıcı olmayan siyaseti gütmeye devam ediyorlar. Rusya'yı yenecekleri zaman sıra Çin'e gelecek. Kendi ulusal çıkarlarını koruyan her ülkeyi sindirmeye çalışıyorlar. Bir kez daha altını çizmek istediğim bir husus var. Washington tarafı 'savaşı durdurmak yanlış görüşmelerin yapılmasına gerek yok' diyorlar. Tabii ki biz bunun dürüst olmayan bir tutum olduğunu düşünüyoruz. Biz hiçbir zaman görüşmelerden imtina etmedik. Ancak bu görüşmeler bizim hassasiyetlerimizin dikkate alındığı durumda değerlendirilebilir. Onlar bizim haklı çıkarlarımızı gözardı ettiler, Ukrayna ile ilişkimiz sizi ilgilendirmiyor dediler. ABD hegemonyasında herkese kendi tutumunu empoze etmeye çalışıyor ve yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışıyor.
BM Genel Sekreteri Guterres ile tahıl anlaşmasını görüştük. Fakat Ukrayna tahılların sevkiyatı ile ilgili gerekeni yapmıyor. Bu tahılların aslan payı ciddi anlamda Avrupa'ya sevk ediliyor. Bir de imtiyazlı bir şekilde sevk ediliyor. Fakat fakir olan ve muhtaç olan ülkeler bu tahılların sadece yüzde 3'ünü alabiliyor. Anlaşmanın Rusya'yı ilgilendiren kısmı uygulanamıyor. BM Genel Sekreteri Guterres Batılı ülkelere sürekli çağrılarda bulunuyor fakat nafile. Rus tahıl ürünlerinin sevkiyatı ile ilgili engeller hala devam ediyor. Hatta daha sert hale getiriliyor. Türk mevkidaşlarımızla bu durumu her yönü ile değerlendirmeye devam edeceğiz.









