• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Yaşam
  • Gündem
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • KÜLTÜR SANAT
  • DÜNYA
  • BURSA
  • TÜRKİYE
  • Siyaset Magazin NEWS
  • Ara
SON DAKİKA:
10:55
2030 FIFA Dünya Kupası Egeli demir ve doğal taş ihracatçılarına yeni kapılar açacak
10:55
Gençler üretiyor, tarım güçleniyor
10:45
CHP'de kongre startı veriliyor
10:40
Hamza Dağ'dan Başkan Yıldız'a ziyaret
10:40
Anket şirketlerine güven azaldı mı? Sahada gerçek anket sonuçları nasıl?
10:25
İzmir Aliağa'da KariyerİZM ve İş Fuarı düzenlendi
09:40
Bu atölyede fikirler ürüne dönüşüyor
09:35
Dolar, euro ve altın yükselecek mi?
09:25
Kayseri Talas'ta gücün adı bilgi
09:00
Belalı Nil Virüsü Yunanistan'ı yok ediyor
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Böbrek hastaları gereksiz ilaç ve takviyeden uzak durmalı
SAĞLIK
Yayınlanma: 27 Mayıs 2025 - 11:55
Güncelleme: 27 Mayıs 2025 - 13:08

Böbrek hastaları gereksiz ilaç ve takviyeden uzak durmalı

Kronik böbrek hastaları için tavsiyelerde bulunan Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mansur Kayataş, "Kan basıncı ve kan şekerinin kontrol altında tutulması ve hedef değerlerin tutturulması önemlidir. Yeterli, sağlıklı ve dengeli su tüketilmelidir. Gereksiz ilaç ve içeriği tam tahmin edilemeyen bilinçsiz takviye kullanımından sakınılmalıdır. Fazla tuzlu ve proteinli et ve işlenmiş et tüketimi sınırlanmalıdır. Bunun dışında sebze, meyve, tam tahıllar ve sağlıklı

SAĞLIK
27 Mayıs 2025 - 11:55
Güncelleme: 27 Mayıs 2025 - 13:08
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Böbrek hastaları gereksiz ilaç ve takviyeden uzak durmalı
Kronik böbrek hastaları için tavsiyelerde bulunan Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mansur Kayataş, "Kan basıncı ve kan şekerinin kontrol altında tutulması ve hedef değerlerin tutturulması önemlidir. Yeterli, sağlıklı ve dengeli su tüketilmelidir. Gereksiz ilaç ve içeriği tam tahmin edilemeyen bilinçsiz takviye kullanımından sakınılmalıdır. Fazla tuzlu ve proteinli et ve işlenmiş et tüketimi sınırlanmalıdır. Bunun dışında sebze, meyve, tam tahıllar ve sağlıklı yağ tüketilmeli; kurşun, cıva gibi ağır metaller ile pestisit ve boya maddeleri içerebilecek gıdalardan uzak durulmalıdır" dedi.

Medical Park İzmir Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Mansur Kayataş, kronik böbrek hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Böbreklerin kandaki atık maddeleri ve fazla sıvıyı süzerek idrarla dışarı atan, sıvı-elektrolit, asit-baz dengesini sağlayan, kan basıncını düzenleyen, D vitaminini aktif eden ve kemik iliğinde kırmızı kan hücrelerini uyaran bir hormon olan eritropoetinin üretildiği organlar olduğunun altını çizen Prof. Dr. Mansur Kayataş, "Kronik Böbrek Hastalığı (KBH), böbreklerin işlevlerini kademeli olarak kaybettiği, genellikle aylar veya yıllar içinde ilerleme özelliği olan kalıcı (müzmin) bir sağlık sorunudur" şeklinde konuştu.

"Riski artıran etkenler"

Kronik böbrek hastalığında en sık nedenin diyabet (şeker hastalığı), ikinci sıradaki nedeninin ise hipertansiyon olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kayataş, "Ayrıca glomerülonefritler, polikistik böbrek hastalığı gibi kalıtsal hastalıklar, uzun süreli idrar yolu tıkanıklıkları, sık tekrarlayıcı idrar yolu enfeksiyonları, böbrek ve idrar yollarının taş hastalığı, nefrotoksik ilaçlar (bazı ağrı kesiciler, bazı kanser ilaçları, bazı ağır metaller, uzun süreli lityum vb.), bağ dokusu hastalıkları ve kalp damar sistemi hastalıkları sık karşılaştığımız nedenlerdir. Öncelikle yeterince tedavi edilmemiş diyabet ve hipertansiyonu olan hastalar risk altındadır. Bu kişilerin dışında uzun süreli ağrı kesici kullanan, bağ dokusu (romatizmal) hastalığı olanlar, kalp damar sistemi hastalığı olanlar, kanser tedavisi gören hastalar ile ileri yaş ve ileri obezitesi olan hastalar risk grubuna dâhil edilmelidirler" ifadelerini kullandı.

"Hastalığın gelişip gelişmemesi genetik faktörlerle ilişkili"

Genetik faktörlerin hastalığa etkisinden bahseden Prof. Dr. Kayataş, "Genetik faktörler her böbrek hastalığında ön planda olmamasına rağmen bazı böbrek hastalıklarında hem hastalığın ortaya çıkışında hem de ilerleyişinde önemli rol oynayabilir. Özellikle bazı bireylerde çevresel risk faktörleri (örneğin hipertansiyon, diyabet) olsa bile hastalığın gelişip gelişmemesi veya ne kadar hızlı ilerleyeceği, genetik yatkınlıkla yakından ilişkilidir. Genetik testler, rutin bakılması gereken testler değildir; ancak özellikle erken yaşta ortaya çıkan, ailesel öyküsü olan ya da nedeni açıklanamayan glomerülopatilerde tanıya katkı sağlayabilir. Ayrıca, nakil sonrası hastalık nüksü (tekrarlaması) riski olan bireylerin belirlenmesinde de önemlidir" dedi.

"Yorgunluk ve halsizlik görülebilir"

Hastalığın başlangıcında kişinin herhangi bir yakınması olmayabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Kayataş, hastalık ilerlediğinde ise yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, idrarda azalma ya da köpüklenme, bacaklarda, ayaklarda şişlik, kaşıntı, nefes darlığı, anemi (kansızlık) ve yüksek tansiyon gibi belirtilerden biri veya birkaçı olduğunda hastanın hekime başvurabileceğini dile getirdi.

Tanının nasıl yapıldığından bahseden Prof. Dr. Kayataş, "Herhangi bir nedenle rutin yapılan biyokimya tetkiklerinde (üre, kreatini, böbreğin süzme fonksiyonunu gösteren GFR-glomerüler filtrasyon hızı), idrar (idrarda protein kaçağı, hücre ve silendir) ve böbrek ultrasonografisindeki anormallikler ile tanı konulmaktadır. Bazı hastalara böbrek biyopsisi gerekmektedir. Erken tanı ile hastalığı ortaya çıkaran nedenler erkenden tespit edilerek, bu nedenlerin etkin tedavisi ile hastalığın ilerleyişinin yavaşlatılması, durdurulması hatta geriletilmesi mümkün olabilmektedir" diye konuştu.

"Diyet hastalığın ilerlemesini yüzde 20 oranında yavaşlatabilir"

Diyet ve yaşam tarzı değişiklilerinin hastalıktaki etkisine değinen Prof. Dr. Kayataş, şu bilgileri paylaştı: "Diyet, sıvı dengesinin sağlanması, ilaç tedavileri ve yaşam tarzı değişiklikleri gibi yöntemler ile hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, semptomları hafifletmek ve yaşam kalitesini artırmak mümkündür. Örneğin, diyet hastalığın ilerlemesini yüzde 20-30 oranında yavaşlatabilir. Multidisipliner yaklaşım ( nefrolog, diyetisyen, aile hekimi, bazen kardiyolog) bu hastalarda diyalize geçiş süresini yıllarca erteleyebilmektedir. Genel olarak tuz (bazı istisnai durumlar hariç, genelde günlük 2-3 gram sodyum içerikli ) ve proteinden kısıtlı bir diyet uygulanırken; bazı evrelerde fosfor ve potasyum kısıtlaması da diyette gerekli olabilir. Sigaranın kesilmesi ve alkolün azaltılması, düzenli egzersiz, kişi obez ise sağlıklı bir kiloya ulaşma, stres yönetimi gibi yaşam tarzı değişiklikleri de kronik böbrek hastalarının yönetiminde önemlidir."

"Böbrek sağlığına iyi gelen öneriler"

Böbrek hastalığından korunmak için nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Kayataş, "Kan basıncı ve kan şekerinin kontrol altında tutulması, hedef değerlerin tutturulması önemlidir. Yeterli, sağlıklı ve dengeli su tüketilmesi, gereksiz ilaç ve içeriği tam olarak tahmin edilemeyen bilinçsizce takviye kullanımından sakınılması gerekir. Fazla tuzlu ve proteinli et ve işlenmiş et tüketiminin sınırlanması, sebze, meyve, tam tahıllar ve sağlıklı yağ tüketilmesi, kurşun, cıva gibi ağır metaller ile pestisit ve boya maddeleri içerebilecek gıdalardan uzak durulmasına özen gösterilmelidir. Obeziteden korunma ve böbrek yükünden kaçınmak için ideal kiloyu korumaya yönelik uygulamalar böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken durumlardır" şeklinde konuştu.

"Çok yönlü bir yaşam tarzı ve tedavi uyumu gereklidir"

Kronik böbrek hastalığında tedavi sonrası dikkat edilmesi gerekenlerden bahseden Prof. Dr. Kayataş, "Çok yönlü bir yaşam tarzı ve tedavi uyumu gereklidir. Tıbbi takip ve tedaviye uyumun iyi düzeyde olması gerekir. Nefroloji uzmanı takibi düzenli aralıklarla sürdürülmelidir. İlaçlarını düzenli ve doğru bir şekilde kullanması gerekir. Kan basıncı, diyabeti olanlarda kan şekeri ve böbrek fonksiyon testleri düzenli olarak baktırmalıdır" dedi.


  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Belalı Nil Virüsü Yunanistan'ı yok ediyor
Belalı Nil Virüsü Yunanistan'ı yok ediyor
Karın ağrısı ve sarılığa dikkat! O hastalıkların habercisi olabilir
Karın ağrısı ve sarılığa dikkat! O hastalıkların habercisi olabilir
İzmit Belediyesi'nden meme kanseri farkındalık semineri
İzmit Belediyesi'nden meme kanseri farkındalık semineri
Babaeski'de meme kanserine farkındalık için pembe balonlar uçuruldu
Babaeski'de meme kanserine farkındalık için pembe balonlar uçuruldu
Son Haberler
Türk somonunda baş döndürücü yükseliş
Türk somonunda baş döndürücü yükseliş
Bakan Ersoy'dan Edirne'de çifte açılış
Bakan Ersoy'dan Edirne'de çifte açılış
İBB, 22'nci Kent Lokantası'nı Çırpıcı'da açtı
İBB, 22'nci Kent Lokantası'nı Çırpıcı'da açtı
Vali Balcı, yatırımları yerinde inceledi
Vali Balcı, yatırımları yerinde inceledi
Karanlık oda ile yaşamları güçleniyor
Karanlık oda ile yaşamları güçleniyor
Karaman'da motosiklet kazası: 1 yaralı
Karaman'da motosiklet kazası: 1 yaralı

Ana Sayfa
Yaşam
Gündem
SPOR
POLİTİKA
SAĞLIK
EKONOMİ
KÜLTÜR SANAT
DÜNYA
BURSA
TÜRKİYE
Siyaset
Magazin
NEWS
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • Magazin
  • NEWS
  • POLİTİKA
  • Siyaset
  • SPOR
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim