Beyoğlu Belediyesi'nde Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Şefliğinde birim sorumlusu olarak görev yapan Erman Yıldırım, yürüttüğü çalışmalar nedeniyle işten çıkarıldığını iddia etti. Belediye başkan vekilinin makam şoförü tarafından tehdit edildiğini ve şikayetini geri çekmesi için baskı gördüğünü öne süren Yıldırım, görevine iade edilmesini istedi.İddiaya göre Beyoğlu Belediyesi'nde Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Şefliği'nde birin sorumlusu olarak görev yapan Erman Yıldırım, yaptığı çalışmalar sonucunda işten çıkartıldığını öne sürdü. Yıldırım kendisinin CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Vekili Sefer Karaahmetoğlu'nun makam şoförü tarafından tehdit edildiğini ve karakola yaptığı şikayetinin geri çekilmesi konusunda baskılara maruz kaldığını iddia etti. Yıldırım, bu durumun şehit ailelerinin ve gazi yakınlarının tepkisine neden olduğunun altını çizerken, tekrar görevine dönmek istediğini belirtti.Yıldırım konuşmasında, "Göreve başlayan Özel Kalem Müdürü bir gün beni odasına çağırdı. Odasına çağırdığında bu çalışmaları durdurmamı istedi. Şehit gazi aracıyla Beyoğlu sokaklarında gezmemi istemedi. Bana "Zaten mazot parası da vermiyorsun, Beyoğlu sokaklarında gez" dedi. Reklam odaklı çalışmamı istedi. Fakat ben bunu kabul etmedim. Şehit gazi ailelerine ziyarete devam ettim, hizmete devam ettim. Bunun üzerine tekrar odasına çağırarak "Sizi bayrak direğinde sallandırırım, siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz" diye tehditlerde bulundu. Biz hizmete devam ettikçe bu kez şehit yakınlarına giden işte çiçek, çikolata, şehit çocuklarına giden oyuncağı kesti. Ben kendi maaşım üzerinden bu hizmete devam etmek için kendi imkanlarımla çikolata alarak şehit yakınlarına gitmeye devam ettim. Fakat sık sık tehditlerde bulundu bu çalışmayı durdurmam yönünde" ifadelerini kullandı."6 ay önce senin kafana sıkılacaktı, ağaçlar altında. 2 saat önce de o Şehit Gazi aracında biz kafana sıkacaktık"Yıldırım tehditlerin devam ettiğini öne sürerek, "Bu tehditten sonra tabii yanına çağırarak tehditlerde bulunuyordu. Daha sonra bir gece Belediye Başkanının makam şoförü tarafından arandım. Nerede olduğumu sordular. Ben de "İstanbul Sütlüce'deyim" dedim. "Ayrılma, geliyoruz" dediler. Ben de "Abi bu saatte ne oldu?" dedim. Hani saat kaç, niye beni çağırıyorsunuz falan? "Gelince konuşuruz" dediler, kapattılar. Ben de tabii tehditler aldığım için meclis üyesi Turgay Şimşek'i aradım. "Abi" dedim, "Beni çağırıyorlar, ne yapayım?" O da dedi ki "Ben de geleyim." "Beni de al" dedi, onu da aldım. Bir de Sinan Hoca var, taziye hizmetlerinden sorumlu, Kur'an-ı Kerim okuyan kişi, onu da aradım. Gittiğimizde masada Belediye Başkan Vekilinin makam şoförü ve karşısında sivil bir vatandaş vardı. Sivil vatandaşı görünce zaten tedirgin oldum, anladım durumu. "Buraya otur lan" diyerek yanını gösterdi bana. Oturmak istemedim ama "Buraya otur" dedi, mecbur oturdum. Oturduktan sonra çok ağır küfürler etmeye başladı. Aileme yönelik, bana yönelik çok ağır küfürler etti. Ben "Abi ne oluyor?" dedim falan. "Hani ben siz gibi insanlarla işim olmaz, bırakın beni gideyim" dedim. Masada Şehit Gazi aracı var bir de, aracının anahtarı masadaydı, onu aldılar. Hani kalkamıyorum da, saldırgan böyle yani öfkeli konuşuyor. Diyorlar ki "6 ay önce senin kafana sıkılacaktı, ağaçlar altında. 2 saat önce de o Şehit Gazi aracında biz kafana sıkacaktık" diyorlar. Tabii bu sırada Özel Kalem Müdürünü de görüntülü aramışlardı. "Senin elemanı aldık" dediler. O da olayı izliyordu. Yani ona da olayı izletiyorlardı, o da izliyordu. Daha sonra zorla beni Özel Kalem Müdüründen özür dilettiler. Yani tabii ben de endişe duydum, korktum, elim ayağım titredi" şeklinde konuştu."Turgay Şimşek de meclis üyesi işaret etti 'Özür dile kalkalım' diye"Yıldırım, CHP Beyoğlu Belediyesi Meclis Üyesi Turgay Şimşek'in de yaşanılanlara şahit olduğunu iddia ederken, "Evet, onlar da şahit oldular. Tabii elim ayağım titredi. Yani "Özür dile" diye baskı yapıyorlardı, küfrediyorlardı, tehditte bulunuyorlardı. Mecbur özür diledim. Turgay Şimşek de meclis üyesi işaret etti "Özür dile kalkalım" diye. Özür diledim mecburiyetten" dedi."Hemen o şikayeti çekeceksin, o olayı kimseye anlatmayacaksın, o olayı kapatacaksın. Kaymakama sakın söylemeyeceksin yoksa seni görevden alırım"Yıldırım, şikayet ettikten sonra şikayetini geri çekmesi için tehdit ve baskılara maruz kaldığını iddia ederken, "Masadan kalkar kalkmaz hemen kurtuldum. Kaymakam Bey'in özel kalemini aradım, ona söyledim. O da dedi ki "Karakola git, şikayetçi ol hemen" dedi. Gittim, karakola giderek şikayetçi oldum. Daha sonra olayı anlattım karakolda fakat şikayetçi olduğum esnada Belediye Başkan Vekili sürekli beni telefonda arıyordu. Tabii açmıyordum telefonu, o üst üste aradı beni WhatsApp üzerinden, açmak istemedim. Daha sonra bir gün sonra beni karakolun önüne çağırdılar. Bir avukat göndermişler, karakolun önüne çağırdılar. Gittiğimde karakolun önünde avukat telefonda Sefer Başkan'la görüşüyordu. Telefonu bana verdi. "Hemen o şikayeti çekeceksin, o olayı kimseye anlatmayacaksın, o olayı kapatacaksın. Kaymakama sakın söylemeyeceksin" dedi. "Yoksa seni görevden alırım" dedi. Ben de dedim "Başkanım yani ben hani resmi hakkımı kullandım. Bu adamlar beni tehdit etti, ne yapmamı bekliyorsun?" dedim. "Niye şikayetçi olmuyorum ben?" dedim. Çok ağır ifadeler kullandı sonuçta bana. Daha sonra "Görevden alırım" dedi. Ben bu olaylardan endişe duydum. Daha sonra Seyhan Özcan, Başkanın Danışmanı tarafından Hasköy'e çağırıldım. Kendi makam aracıyla tekrar beni karakola gönderdiler şikayetimi çekmem için. Fakat karakol şikayetimi çekmemi kabul etmedi. Ben de korktuğum için, endişe olduğum için o an hani çekecektim. Çünkü sürekli telefon açıyorlar, işle tehdit ediyorlar falan. Sonra şikayetimi çekmedim. Hemen bu olaylardan kurtulmak için yıllık izne gittim ama sürekli beni tekrar izinden çağırmaya çalıştılar. Ben izindeyken Şehit Gazi aracının anahtarını başkasına veriyorlar, yerime başkasını oturtturuyorlar. Döndüğümde yerimde başkası vardı, başkası oturuyordu masamda. Aracımın anahtarını istedim, başkasındaydı. Daha sonra bir duydu ki beni işten çıkarmışlar" diye konuştu."Benim yeni doğmuş bir oğlum var, daha 4 aylık. İsmi Ömer, şehidimizin ismini koymuştum oğluma. Onun rızkıyla oynadılar, beni işten attılar"Yıldırım, işten çıkartıldığından haberi olmadığını dile getirirken, "Hiçbir açıklama yapmadılar bana. Neden çıkarıldığımı ve ya ben çıkarıldıktan sonra çıkarıldığımı öğreniyorum. Ne Disiplin Kurulu'na beni sevk ettiler, ne bir benden savunma aldılar. Hiçbir şekilde hiçbir şey yapmadan birden işten çıkarıldığımı öğreniyorum. Zaten söylüyordu "Şikayetini çekmezsen işten atarım" diye. Ben şehit yakınları ve gazilere hizmet için uğraşıyordum. Beni bu yüzden işten atıyorsa atabilir. Burası bir devletin kurumudur. Yarın Beyoğlu halkı vicdanlıdır, buna gereken cevabı verir. Şehit ailelerimiz benim yaptığım çalışmalara şahit. Benim onlara yönelik yaptığım çalışmalara şehit ailelerimiz, gazilerimiz şahit. Onlar biliyor. Onlar beni evladı yerine koymuştu. Ben onlara yönelik çalışma yapmak için bir mücadele veriyordum. Fakat mevcut yönetim bu çalışmayı durdurup sadece Şehit Gazi aracıyla Beyoğlu sokaklarında gezmemi istemişti. Ben buna rıza göstermedim. Benim yeni doğmuş bir oğlum var, daha 4 aylık. İsmi Ömer, şehidimizin ismini koymuştum oğluma. Onun rızkıyla oynadılar. Onun yani rızkıyla oynadılar, beni işten attılar" şeklinde konuştu.
Gündem
Yayınlanma: 17 Ağustos 2026 - 15:26
Güncelleme: 17 Ağustos 2026 - 16:35
Beyoğlu Belediyesi'nde işten çıkarılan birim sorumlusundan çarpıcı iddialar: "Tehdit edildim, şikayetimi çekmem için baskı yapıldı"
Beyoğlu Belediyesi'nde Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Şefliğinde birim sorumlusu olarak görev yapan Erman Yıldırım, yürüttüğü çalışmalar nedeniyle işten çıkarıldığını iddia etti. Belediye başkan vekilinin makam şoförü tarafından tehdit edildiğini ve şikayetini geri çekmesi için baskı gördüğünü öne süren Yıldırım, görevine iade edilmesini istedi.
Gündem
17 Ağustos 2026 - 15:26
Güncelleme: 17 Ağustos 2026 - 16:35









