Kıymetli hemşehrilerim, Değerli dava arkadaşlarım, Teşkilatımızın vefakâr mensupları, Ve bizleri takip eden basınımızın kıymetli temsilcileri, Bugün İskilip’te, sizlerle aynı çatının altındabulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum.Burası sadece bir ilçe değil, burada yürek var,sadakat var, dava şuuru var. Sizinsamimiyetiniz, gözlerinizdeki kararlılık, buhareketin ne kadar sağlam bir zemine oturduğunu bir kez daha gösteriyor. Hepiniziyürekten selamlıyorum. Kongreler bizim için sadece bir takvim işideğildir. Her kongre, bu hareketin biryenilenme noktasıdır. Hem kendimizi gözdengeçirme, hem de milletimizin beklentilerinekulak verme vesilesidir. Bugün burada, sadecebir görevlendirme yapmıyoruz. Aynı zamandamilletimizin yüreğini ilgilendiren, hepimiziyakından ilgilendiren meselelerde nerededurduğumuzu da bir kez daha ifade ediyoruz. Bakın, uzun yıllardır bu milletin başına belaolmuş terör belasından artık kurtulmaaşamasına geldiğimizi söylüyorlar. Terör örgütü“silah bırakıyoruz” diyor, “kendimizifeshediyoruz” diyor.Duyunca bir an seviniyoruz elbette, ama sonra soruyoruz kendimize: Gerçekten mi? Samimimi?Çünkü biz bu filmi daha önce izledik.Sözle gelenin, nasıl hain planlara dönüştüğünügördük.Milletin güvenini nasıl istismar ettiklerini,devleti nasıl kandırmaya çalıştıklarını yaşadık.Bu yüzden diyoruz ki; bu milletin hafızasıgüçlüdür, vicdanı tetiktedir.Ve yine açıkça ifade ediyorum:Sadece dağdaki birkaç militanın silah bırakmasıbu milleti ikna etmez.PKK’nın tüm uzantıları – Suriye’deki PYD’den,Avrupa’daki sözde sivil yapılara kadar – silahbırakmadan bu sürecin samimiyetine kimseinanmaz.Hepsi amasız, fakatsız, şartsız bir şekilde silahıterk edecek. Önce bu olacak.Sonra DEM Parti çıkacak ve bu ülkenin partisiolduğunu gösterecek.Terörü açıkça lanetleyecek, sırtını dayadığıyapılarla bağını kesecek.Açık söylüyorum: Önce onlar kendini feshedecek, sonra DEM Parti Türkiye Partisiolacak.Yoksa bu milletin kalbi kazanılmaz, vicdanı iknaedilmez.Ve tekrar altını çiziyorum:Bu ülkede Büyük Birlik Partisi oldukça,Öcalan’a af gibi bir gündem kimsenin aklındanbile geçemez.Biz buna rıza göstermeyiz.Biz sustuğumuzda, şehitlerimizin ruhu sızlar.Biz sessiz kaldığımızda, bu milletin vicdanıyaralanır.Büyük Birlik oldukça, bu ülkede şehit aileleriniincitecek hiçbir adımın atılmasına izinverilmez.Nokta. Kimse bu milleti susturulmuş bir güvenlikpolitikasıyla avutamaz.Bizim duruşumuz nettir. Karşılıksız, tavizsiz, omurgalı bir duruş.Duruşun adı Büyük Birlik’tir.Samimiyetin adı Büyük Birlik’tir.Milletin duasında yer bulan iradenin adı BüyükBirlik’tir. Ama sadece güvenlik değil, mesele.Biz biliyoruz ki bu milletin huzuru, sadeceterörün bitmesiyle sağlanmaz.Bu milletin yüzü, sofrada tencere kaynarkengüler.Tarlada alın teri karşılık bulduğunda huzurartar.Markette fiyat etiketine bakan annenin yüzüasıksa, kimse çıkıp “huzur var” demesin. Şimdi kamu işçileriyle ilgili bir zam pazarlığıyapılıyor. Hükümet yüzde 24’lük bir artış önerdi. Olumlu bir adımdır ama yeterli midir?Hayır.Çünkü markette fiyatlar durmuyor.Ev kiraları her ay yeniden yazılıyor.Çocuk bezinden ekmeğe kadar her şey artıyor.Bu ortamda, geçim sıkıntısı sadece sayılarlaölçülmez.Mutfakta eksilen yağdır, okuldan alınamayançantadır, ertelenen ihtiyaçtır. Bugün gençlerimiz üniversite bitiriyor amamezun olduğu gün “şimdi ne yapacağım”sorusuyla baş başa kalıyor.İşsizlik sadece ekonomik değil, aynı zamandaumutla ilgili bir meseledir.Eğer bir genç geleceğini göremiyorsa, biz oradabüyük bir sorun var demeliyiz. Bakın, esnaf zorlanıyor, emekli zorlanıyor, çiftçiartık ne yapacağını şaşırmış durumda.O yüzden bizim teklifimiz çok net:Emeğe saygı, alın terine değer. Çalışan da, üreten de, emekli de, borçlu danefes alacak. Şimdi gelelim bir başka meseleye… Tarım. Kıymetli kardeşlerim,Tarım sadece ekonomi değildir. Tarım,stratejidir. Tarım, bağımsızlıktır. Tarım,vatandır.Ama gelin görün ki üretici DAP gübreyialamıyor.Mazot, tohum, ilaç… Hepsi ateş pahası.Çiftçi tarlasına giremiyor.Hayvancılık yapanlar yemin maliyetinden başınıkaldıramıyor.Tarım Bakanlığımızın daha aktif, daha görünürolması gerektiğini söylüyoruz.Ama bu sadece bir masa başı planlamasıylaolmaz. Bakanlık, üreticinin ayağına gitmeli, köy köy,ova ova sahayı gezmeli.Üreticinin gerçek derdi dinlenmeli, hangiüründe ne maliyet çıktığı yerinde tespitedilmeli.Sadece destek vermek değil; o desteğinnerede, nasıl kullanılacağını da üreticiylebirlikte planlamalıyız.Destekler hem yerinde hem zamanındaverilmeli.Verim kaybı yaşanan her bölgede, kuraklık vedoğal afet gibi nedenlerle zarar gören herçiftçimizin yarası hızla ve adaletle sarılmalı.Ve en önemlisi…Maliyetler bugünün şartlarına göre çok yüksek.Bu destekler güncellenmeli.Çiftçinin eline geçen gerçek destek, üretimeyansıyacak seviyeye gelmeli.Uluslararası standartlarda üretici desteklemesisağlanmalı.Çünkü bu toprakta üretmeden ayaktakalamayız. Toprak susarsa, millet susar.Köy susarsa, şehir düşer.Üretici susarsa, memleket durur.O yüzden biz diyoruz ki:Konuşmakla kalmayacağız.Çözüm önereceğiz.Takip edeceğiz.Destekleyeceğiz.Teşkilat. Değerli yol arkadaşlarım,Bu davayı sırtımızda değil, kalbimizdetaşıyoruz.Bu hareketin merkezi sadece genel merkezbinası değil; bu hareketin kalbi, işte buradaatıyor: İskilip’te.Bir köy kahvesinde yan yana dizilmiş taburede,bir pazar tezgâhının arkasında, bir cenazeevinde omuz omuza duran insanlarda bu davayaşıyor.Siz konuştuğunuzda, millet bizi daha iyi anlıyor. Siz yürüdüğünüzde, biz daha güçlü adımatıyoruz.Siz varsınız diye biz umutluyuz, siz varsınız diyecesaretliyiz.Ve bunu bir görev gibi değil, bir hak teslimiolarak söylüyorum:Siz sadece birer teşkilat mensubu değil, bubüyük hareketin onur taşıyıcısısınız.Her biriniz, bu davanın omurgası, her biriniz, bumilletin sesine kulak veren vicdanısınız.Ne yapıyorsanız, Allah bereketini arttırsın.Ama ne olur, şunu bilin:Sizin varlığınız, bize güç veriyor.Gözümüz arkada değil.Bugün burada değilsek, Yozgat’tayız,Aksaray’dayız, Diyarbakır’dayız belki…Ama sizin yürüdüğünüz yolda, biz o yürüyüşünizini takip ediyoruz. Bakın, siyaset sadece seçim günü sahayaçıkmak değildir. Siyaset, taziyede omuz vermek, düğünde eluzatmaktır.Siyaset, bir öğrencinin defter eksikliğinigörmek, bir çiftçinin derdini dinlemektir.Ve siz bunu zaten yapıyorsunuz. Yani bu davayı sadece savunmuyoruz, budavayı yaşıyoruz.Bu dava hayatımızın içinde.Çocuğumuzun ismini koyarken, evde yemekyerken, sokakta yürürken…Biz bu hareketi sadece anlatmıyoruz; temsilediyoruz.Bugün burada gördüğüm tablo, sadece birkongre heyecanı değil.Bu, inançla yoğrulmuş bir yürüyüşün, dimdikduran kadrolarının duruşudur.Ve bu duruş, sadece İskilip'in değil, Çorum’unda, Anadolu’nun da, Türkiye’nin de umududur. Rabbim birliğimizi daim etsin. Gayretimizi bereketli, yolumuzu açık eylesin.Şehit Liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun izindensapmadan, milletimize, bayrağımıza,devletimize hizmet yolunda yürümeyi hepimizenasip etsin. Kongremiz hayırlı, kararlarımız isabetli,yürüyüşümüz bereketli olsun.
POLİTİKA
Yayınlanma: 24 Temmuz 2025 - 13:40
Güncelleme: 24 Temmuz 2025 - 13:42
BBP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI FEHMİ GÜNEY'DEN ÖCALAN AÇIKLAMASI
POLİTİKA
24 Temmuz 2025 - 13:40
Güncelleme: 24 Temmuz 2025 - 13:42









