Ankara|da karne dağıtım töreninde konuşan Başbakan Binali Yıldırım çocuklara hitaben yaptığı konuşmada "Sizlere çok güveniyoruz. Geleceğimiz sizlere emanet" dedi.
Başbakan Yıldırım, törende yaptığı konuşmada, yıllar önce kaderini değiştiren bir olayı da anlattı. İşte Başbakan Binali Yıldırım|ın Ankara|daki karne dağıtım töreninde yaptığı konuşmadan önemli satırlar...
Cebeci Ortaokulu|nda 2016-2017 eğitim-öğretim yılı dönem sonu karne dağıtım töreninde öğrencileri yalnız bırakmayan Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasında şunları kaydetti:
Sevgili gençler siz artık önümüzdeki günlerde dinlenmeyi, gezmeyi fazlasıyla hak ediyorsunuz. Şimdi tatil zamanı. Hem öğretmenlerimiz hem öğrencilerimiz için yoğun bir dönem geçti. Artık bugün ara veriyoruz. Hepimiz bu sıralardan geçtik ama siz bizlere göre daha şanslısınız. Ben ilkokulda okurken elektrik yoktu. Yer sofrasının üzerinde azıcık ışıkla okuyup ödev yapmaya gayret ederdik.Kitap yok ders malzemesi yok. Babam Erzincan|a gitmişti oradan lisede okuyanların kitaplarını almış ve oradan soru soruyor. Havuz problemi... İlkokul 3. sınıf öğrencisiyim. Yapamadım diye babam beni sokağa attı, kızdı. Zavallı anam dışarıda kar yağıyor. Babam yatınca gelip beni içeri aldı. Bunu niye anlattım: Her ana babanın hedefi çocuklarının kendilerinden daha iyi yetişmesidir. Onları geleceğe hazırlamak en önemli hedefleridir. Bir öğrenci için en güzel örnek öğretmenidir.
NEDEN ÖĞRETMEN OLAMADIĞINI ANLATTI
Ben hep öğretmen olmak istedim ama nasip olmadı. Niye olamadım? Ortaokul son sınıfta yatılı öğretmen okulu imtihanına gireceğim. İmtihana birkaç gün var. Elimde sınav kağıdı yok. Dediler ki senin sınav kağıdın müdür beyde. Gittim yanına, sınav kağıdımı istediğimi söyledim. Baktı dedi ki; sen şimdi öğretmen mi olacaksın dedi. Kağıdı yırttı attı çöpe. Benim dünyam yıkıldı. Hadi sen git dedi kovdu beni. Benim halimi görmüyor musun? dedi. İnsanın kaderi bir anlamda her zaman kendi kararıyla değil. Ortaokuldaki müdürüm ben,m bütün gelecek planımı değiştirdi. Beni başka bir yola sevk etti. Öğretmenler, sizler çocukların ideallerisiniz. Öğretmen değilim ama zorluklarını biliyorum. Eşim Semiha hanım ilkokul öğretmeniydi. Şimdi siz Başbakan hayallerini anlatıyor diyebilirsiniz. Semiha hanım plan defterlerini yazarken yorulurdu ve ben onun yerine devam ederdim. Siz tatile çıkarsınız öğretmen çalışmaya devam eder.
"TUTTUM HAVA KALDIRDIM, MUM GİBİ OLDULAR"
Bir gün hanım hastalandı derse giremedi. Bende öğrenciyim. Bana dedi ki, sınıf boş kalmasın. Gittim okula, içeri girdi, bir gürültü, göz gözü görmüyor. Benim geldiğimi hiç fark etmediler. Baktım olacak yok, tahtaya yumruğumla bir vurdum, herkes toparlandı ama sonra tekrar devam etmeye başladılar. Ben nereden geldiğimi düşünmeye başladım. Sinirlendim, bir tane yavrumuzun yakasından tuttum havaya kaldırdım, herkes mum gibi durdu ve yerine oturdu. Hanım sordu nasıl? "Gayet güzel mum gibi oldular" dedim. Müdür bey sonra demiş ki, dersler boş geçsin de beyini gönderme demiş.
Başbakan Yıldırım, törende yaptığı konuşmada, yıllar önce kaderini değiştiren bir olayı da anlattı. İşte Başbakan Binali Yıldırım|ın Ankara|daki karne dağıtım töreninde yaptığı konuşmadan önemli satırlar...
Cebeci Ortaokulu|nda 2016-2017 eğitim-öğretim yılı dönem sonu karne dağıtım töreninde öğrencileri yalnız bırakmayan Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasında şunları kaydetti:
Sevgili gençler siz artık önümüzdeki günlerde dinlenmeyi, gezmeyi fazlasıyla hak ediyorsunuz. Şimdi tatil zamanı. Hem öğretmenlerimiz hem öğrencilerimiz için yoğun bir dönem geçti. Artık bugün ara veriyoruz. Hepimiz bu sıralardan geçtik ama siz bizlere göre daha şanslısınız. Ben ilkokulda okurken elektrik yoktu. Yer sofrasının üzerinde azıcık ışıkla okuyup ödev yapmaya gayret ederdik.Kitap yok ders malzemesi yok. Babam Erzincan|a gitmişti oradan lisede okuyanların kitaplarını almış ve oradan soru soruyor. Havuz problemi... İlkokul 3. sınıf öğrencisiyim. Yapamadım diye babam beni sokağa attı, kızdı. Zavallı anam dışarıda kar yağıyor. Babam yatınca gelip beni içeri aldı. Bunu niye anlattım: Her ana babanın hedefi çocuklarının kendilerinden daha iyi yetişmesidir. Onları geleceğe hazırlamak en önemli hedefleridir. Bir öğrenci için en güzel örnek öğretmenidir.
NEDEN ÖĞRETMEN OLAMADIĞINI ANLATTI
Ben hep öğretmen olmak istedim ama nasip olmadı. Niye olamadım? Ortaokul son sınıfta yatılı öğretmen okulu imtihanına gireceğim. İmtihana birkaç gün var. Elimde sınav kağıdı yok. Dediler ki senin sınav kağıdın müdür beyde. Gittim yanına, sınav kağıdımı istediğimi söyledim. Baktı dedi ki; sen şimdi öğretmen mi olacaksın dedi. Kağıdı yırttı attı çöpe. Benim dünyam yıkıldı. Hadi sen git dedi kovdu beni. Benim halimi görmüyor musun? dedi. İnsanın kaderi bir anlamda her zaman kendi kararıyla değil. Ortaokuldaki müdürüm ben,m bütün gelecek planımı değiştirdi. Beni başka bir yola sevk etti. Öğretmenler, sizler çocukların ideallerisiniz. Öğretmen değilim ama zorluklarını biliyorum. Eşim Semiha hanım ilkokul öğretmeniydi. Şimdi siz Başbakan hayallerini anlatıyor diyebilirsiniz. Semiha hanım plan defterlerini yazarken yorulurdu ve ben onun yerine devam ederdim. Siz tatile çıkarsınız öğretmen çalışmaya devam eder.
"TUTTUM HAVA KALDIRDIM, MUM GİBİ OLDULAR"
Bir gün hanım hastalandı derse giremedi. Bende öğrenciyim. Bana dedi ki, sınıf boş kalmasın. Gittim okula, içeri girdi, bir gürültü, göz gözü görmüyor. Benim geldiğimi hiç fark etmediler. Baktım olacak yok, tahtaya yumruğumla bir vurdum, herkes toparlandı ama sonra tekrar devam etmeye başladılar. Ben nereden geldiğimi düşünmeye başladım. Sinirlendim, bir tane yavrumuzun yakasından tuttum havaya kaldırdım, herkes mum gibi durdu ve yerine oturdu. Hanım sordu nasıl? "Gayet güzel mum gibi oldular" dedim. Müdür bey sonra demiş ki, dersler boş geçsin de beyini gönderme demiş.









