Atilla SAĞIM

Atilla SAĞIM


Siyasetin HDP çıkmazı

02 Mart 2021 - 20:47

Partîya Karkerên Kurdistanê kısaca PKK, 27 Kasım 1978 Lice Fis köyde 22 kişi tarafından kurulduğunda ülkede sağ-sol çatışması yaşanıyordu, asıl tehlikeyi kimse görmedi.

Ulusal ve uluslararası güvenlik jurnallerlerinde PKK için, “Türkiye’nin doğu ve güneydoğusu, Irak’ın kuzeyi, Suriye’nin kuzeydoğusu ve İran’ın kuzeybatısını kapsayan bölgede devlet kurmayı amaçlayan ve bu amaçla söz konusu toprakların Türkiye sınırları dâhilinde kalan kısmına sahip olabilmek için askeri hedeflere, köy korucularına ve sivillere karşı saldırılar düzenleyen yasa dışı ‘ayrılıkçı’ silahlı örgüt” tanımlaması yapılmaktadır.

Ayrılıkçı terör, “Etnik terör bir etnik grubun etnik temele dayalı davasını sürdürmek için gerçekleştirdiği bilinçli şiddet hareketi olarak tanımlanabilir. Özellikle son yıllarda gittikçe yaygınlaşan etnik terör, diğer terör tiplerinden farklı bazı özellikler taşımakta ve etnik terör ile mücadele bu tür terör hareketleri ile karşı karşıya kalan devletler için önemli bir sorun olmaktadır. Genellikle etnik bir kimliğe dayalı olarak ortaya çıkan etnik terörün bugüne kadar nihai amacı olan ayrı bir devlet yaratma sonucunu elde edemediği görülmekle birlikte, bu tür terörün devam etmesi, başka amaçların elde edilmek istendiğini göstermektedir. Teröre karşı sert önlemlerin alınması çoğu kez terörist grupların çıkarlarına hizmet etmekte, fakat devletin daha ılımlı bir politika izlemesi de halk arasında terörün sonuç getirdiği düşüncesini yaygınlaştırmaktadır. Etnik terör ile mücadele edilirken masum insanlara zarar vermekten kaçınılmalı, demokratikleşmeye önem verilmeli, asıl olanın farklı kimliklerin bir arada yaşaması olduğu gerçeği konusunda halka bilinçlendirilmeli, terörün dış desteklerinin kesilmesi sağlanmalı ve yürütülen mücadele halka ve dünyaya iyi anlatılmalıdır” tanımlaması yapılmaktadır.

Lice’de 1978 yılında 22 kişi PKK’yı kurduklarında sizce 42 yıllık strateji yapmış olabilirler mi?

Sözde kurucuları birebir incelediğinizde mümkün görülmüyor.

Peki, üst akıl kimlerdi?

Türkiye’de kimine göre derin devlet yani GLADYO, İsrail ve ABD başta olmak üzere ŞARK planına imza atan ülkeler.

Ayrılıkçı terörde amaca ulaşmak için iki adım atmak yeterli; birincisi kendinizi azınlık olarak kabul ettirmek, ikincisi devlet görevlilerine azınlık bölgesinde saldırıda bulunmak. Tabi iş sadece silahlı eylemler değil işin siyasi ayağının da olması gerekir. Çünkü amaç; azınlığın toprak kazanması değil, bitmeyen kardeş kavgasını başlatmak.

12 Eylül 1980 sonrasında askeri vesayetin güçlü olduğu dönemlerde doğu ve güneydoğuda etkin propaganda imkânı bulan PKK 1991 seçimlerinde TBMM’de kendisini sözde fikren temsil edecek milletvekillerini seçtirmesini başardı.

Türk siyasetinde 1991 yılında DEP ile başlayan ikinci siyasal Kürt hareketi, 2018 yılında yapılan belediye seçimlerine kadar sonucu etkileyecek kadar güçlü olmamıştı.

Bu gün HDP, Kürt siyasetinin 1991 yılında siyasete monte edilen DEP’lilerin mirasçıları ve iktidarı belirleyecek kilit parti konumundalar.

MHP lideri Bahçeli, TBMM’deki son grup toplantısında aleni olarak HDP’nin kapatılmasını istedi, zira HDP milletvekilleri hakkında hazırlanan fezlekeler var.

Türk siyaseti; Cumhur ve Millet İttifakı olarak ikiye ayrılmış durumda ama HDP fiilen dışarıda kalan veya bırakılan parti, fakat her iki ittifak iktidar olmak istiyorsa; ki istiyor, HDP’siz olmaz.

AK Parti, HDP’nin kapatılmasını ister mi? Elbette hayır…

6 Haziran genel seçimleri ve 2018 yerel seçimleri göstermiştir ki HDP’siz genelde ve yerelde iktidar olmak zor. İstanbul, Ankara başta olmak üzere AK Parti birçok büyükşehir belediyesini, HDP’nin Millet İttifakı’na verdiği kapalı destek ile kaybetti.

2023 genel seçimleri Cumhur İttifakı’nın kader seçimleri olacak. AK Parti’nin iktidardan gitmesi, MHP’yi de barajın altında bırakacak. Bir yıldır anketlerde sonuçlar değişmiyor, Doğu ve Güneydoğu illerinde kayyum atamaları ise Cumhur İttifakı’nı sarsmaya devam ediyor.

Her iki ittifakın da yerelde ve genelde HDP’nin üstü örtülü desteğine ihtiyacı var. Fakat işin teröre destek algısı ile HDP’ye destek aynı olduğundan Millet İttifakı özellikle HDP’ye mesafeli durmak zorunda kalıyor.

Sonuçlar gösteriyor ki; son yerel seçimlerde HDP’nin örtülü desteği olmasaydı, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehir belediyeleri kazanılamazdı.

Parti kapatmak ile ne HDP biter, ne PKK terör örgütü… Geçmişte defalarca denendi ama bir sonuç vermedi. Siyaseten ayrılıkçı terörle mücadelenin metotları belli. Onları uygulamak da şu zamanda kimsenin işine gelmiyor.

HDP’yi ister kapatın, ister milletvekili sayısını düşürün Kürt seçmenin oylarını garanti altına alamazsanız, son yerel seçimlerde okunan mektuplar, yapılan röportajlar bu gerçeği göstermedi mi?

1978 yılında PKK’yı kurduranlar amaçlarına 43 yıl sonra nasıl da ulaştılar. Bu gerçeği de bir kenara yazın; siyaseten oy hesabı yapanlar artık Kürt seçmeninin de hesabını yapmak zorundalar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum