Atilla SAĞIM

Atilla SAĞIM


Helalleşmek erdemdir

19 Kasım 2021 - 14:41

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hafta sonu yayımladığı videosunda geleceğe güvenle bakmak için geçmişle helalleşmek lazım dedi, mesajı açıktı başta kendi camiasına.

Türk demokrasisinin çok partili hayata geçmesiyle başlayan sağ-sol mücadelesinin zaman içinde toplumu kamplaştırması dış desteklerle kitleler arasında gerginliklerin had safhalara çıkartılması onarılmaz yaraların açılmasına neden olmuştu.

1974-1980 tarihleri arasında 2109 sol, 1286 sağ görüşlü ve 1611 kişinin hangi görüşe sahip olduğu bilinmemekle birlikte toplamda 5006 kişinin hayatını kaybettiği kayıtlara geçmişti. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ise resmî rakamlara göre 650.000 kişi gözaltına, 230.000 kişi askerî mahkemelerce yargılandı, cezaevlerinde 171’i işkenceden toplamda yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi idam edildi ve 1.683.000 kişi ise fişlendi.

Peki, kayıtlara geçmeyen ölüm vakaları yok mu?

Elbette var.

Yukarıdaki sonuçların toplumumuzda nasıl kaos yarattığını 40 yaş üstü herkes iyi biliyor, fakat 1980 sonrasında fraksiyonlar merkezde yinede bir araya gelemediler, işte merkeze gelemeyen idealist fikir ve şahısların ön yargılarından kurtularak bir araya gelmesini hedefleyen Kılıçdaroğlu bence de önemli bir çıkış yapmış oldu.

2018 seçimleri öncesi İYİ Partiye on beş CHP’li milletvekilinin gönderilmesiyle başlayan süreçte Kılıçdaroğlu siyasetin dengesini öylesine değiştirdi merkez sağ’ın geçici sahibi Ak Parti boşa çıkmış oldu ve 2019 yerel seçimlerinde 1980 öncesi yan yana gelmeyenlerle birlikte iktidarın yerel yönetimlerindeki hükümranlığı bitmiş oldu.

İnsanların birbirleri üzerindeki haklarını karşılıklı olarak helâl etmeleri; o hakkı bir diğerine bağışlamaları, haktan vazgeçmiş olduklarını bildirmeleri erdemli bir davranıştır.

Kılıçdaroğlu helalleşmenin nedensiz, fakatsız ve âmâsız bir şekilde olmasının hayalini kuruyorum dedi ve “Ben ömrümde, ülkemizde nefreti ve sevgiyi gördüm. Artık sevgi kazansın istiyorum. Ülkemizin iyileşmeye, helalleşmeye ihtiyacı var. Helalleşmek geçmişi değiştirmez ama geleceğimizi kurtarır. Geçmişte partimizin de hataları oldu; helalleşme yolculuğuna çıkma kararı aldım” dedi.

Doğrusu bu çünkü Türkiye’nin durumu neredeyse her alanda 1980 öncesinden daha tehlikeli bir seviyeye gelmiş durumda. Türk tipi başkanlık bataklığına sürüklenen Türkiye aynı zamanda devlet yönetiminde liyakatsizliğin zirvesine adalette ise dibe vurmuş durumda. Kimin torpili varsa devlet hizmetlerinden ona göre faydalanıyor ve toplum içinde devletin eşitsizliği kaostan daha vahim bir tabloyu ortaya çıkarabilir.

Devleti, adaleti ve müesses nizamı fabrika ayarlarına döndürebilmek için herkese ihtiyaç var. Kılıçdaroğlu iktidarın değişmesinin her kesimin bir araya gelerek örnek teşkil edecek siyasi mücadele ile gerçekleşeceğini iyi biliyor ve Millet ittifakını hem diri tutuyor hem genişletmeye çalışıyor.

Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çıkışından sonra sağ-sol kliklerinde 41 yıldır bitmeyen tartışmaların daha alevli bir şekilde yapıldığına şahit oluyoruz ama bu tartışmaların sokakta pahallılıktan canı burnuna gelmiş insanlarda karşılığı yok.

Türkiye için kafa yoranların daha gerçekçi fikirler ve birlikte hareket ederek topluma özellikle gençlerimize güven vermeleri gerekmez mi?

Gelecek için geçmiş ile helalleşmek bir erdemdir, her şey bizden sonrakiler için.

Mevlana’nın dedi gibi.

"Her gün bir yerden göçmek ne iyi/ Her gün bir yere konmak ne güzel/ Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!/ Dünle beraber gitti cancağızım/ Ne kadar söz varsa düne ait/ Şimdi yeni şeyler söylemek lazım".

YORUMLAR

  • 0 Yorum