Atilla SAĞIM

Atilla SAĞIM


Cumhuriyet'e dönüş

25 Eylül 2021 - 11:23

Siyaset iktidarı ve muhalefetiyle cumhuriyete dönüş manevraları yapmaya başladı, başarısızlık her iki kesimin paçalarından akıyor.

1980 sonrasında cumhuriyetin temel değerleri konusunda yenilik ve ideoloji adına öyle siyasi ahlaki erozyonlara maruz kaldık gelinen finalde tek bir gerçek muhasır medeniyet seviyesine çıkmanın tek gerçeği Cumhuriyet.

Okumak ve öğrenmek kültürüne direniyoruz lakin kahvehanede iktidar kurup deviriyor yaşadığımız ülkeyi ben olsaydım mantığı ile düzlüğe çıkarmayı marifet sayıyor tarihi ise dedikodudan geçinenlerden öğrenmeye çalışıyoruz.

Millet olarak halimiz böyle olunca siyasete yansıması farklı olmuyor neticede politikacılar bizin temsilcimiz değiller mi?

Son dönemde anayasa değişikliği Türk tipi başkanlık sistemi derken geldik finale, iktidar hararetle istediği başkanlık sisteminin yürümediğini muhalefet ise güçlendirilmiş parlamenter sistem adıyla Cumhuriyete hızlı bir U dönüş yapıyor.

Ülke gündeminde tartıştığımız şahıslar ve düşünceleri temsil ettikleri kurumları ellerine aldıkları yetkilerle bilerek isteyerek vasıfsızlaştırdıklarına şahit oluyoruz, fakat tarih tekerrürden ibarettir.

Osmanlı devleti bir imparatorluktu kısaca çok uluslu bir devletti ama hala bu ayrıntıyı öğretemediğimiz gerçeği ile kanunlar ve devlet yapısı Fatih Sultan Mehmed ile birlikte imparatorluk kurallarına göre dizayn edildi. Dünya yeni bir çağ’a başladığında bu sefer sahnede II. Mahmud vardı, 1826 yılında baştan sarık, sırttan cübbe alttan şalvar çıktı yerlerine fes, cekatat ve pantolon geldi, bu gün olduğu gibi halife unvanına sahip olmasına rağmen II. Mahmud’a neler söylenmedi ve sonrakilere tabi.

1808 yılından başlayan tartışmaların bir sonucudur Cumhuriyet ve beraberinde gelen devrimler başta Latin alfabesi, kadınların eğitime dâhil edilmesi ve meclis yani demokrasi.

Tabi bu yenilikleri yapanlarda Osmanlı imparatorluğunun devlet görevlileriydi, Osmanlı geri kalmıştı elbet karar almakta bu gün alınması gereken kararların geç alındığı gibi.

Dün ve bu gün arasında aslında düşünce olarak pek fark yok olması gereken konuların ivedilikle çözüme kovuşması olmuş bitmiş meseleler arasında olması gerekirken insan fıtratına takılması bizlerin halen ne kadar eğitime muhtaç olduğumuzun bir göstergesi.

Atalarımız ne demiş insanoğlu çiğ süt emmiştir, faziletin onurun değerini bilmek için illa bedel öder. Modern toplumların yönetim şeklinin demokrasi devletin yönetim şeklinin cumhuriyet olduğu gerçeğinin bedelini ancak II. Dünya savaşı sonrasında milyonlarca kayıp verdikten sonra öğrendi ve şimdi sistemi korumak için hiç taviz vermiyorlar bizlerde hayranlıkla seyretmeye devam ediyoruz.

Neyse en azından zararın neresinden dönülürse kardır, ucube bir sistemden herkes şikâyetçi ve Cumhuriyetin faziletini açıkça söylemiyorlar belki ama toplum önünde var olmanın tek gerçeği Cumhuriyet ve demokrasi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum