<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Antalya Haberleri</title>
         <link>https://www.pembepusula.org/yerel-haberler/antalya-haberleri/</link>
         <description>Antalya Haberleri</description><item>
			<title>Altın Portakal'da belgesel ve kısa filmler izleyiciyle buluştu</title>
			<description><![CDATA[Antalya'da düzenlenen 63. Altın Portakal Film Festivali'nde dünyanın dört bir yanından kısa film, belgesel ve sinema okullarından öğrencilerin filmleri izleyiciyle buluştu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da düzenlenen 63. Altın Portakal Film Festivali'nde dünyanın dört bir yanından kısa film, belgesel ve sinema okullarından öğrencilerin filmleri izleyiciyle buluştu.
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, belgeseller, kısa filmler ve sinema okulları öğrenci filmleriyle sona yaklaşıyor. Cuma günü yarışma ve özel gösterim kategorilerinde belgesel ve kısa film türünde sekiz yapım seyirciyle buluştu. Ayrıca bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması'nın ikinci seçkisi de salonlardaydı.
Sinemayı bıraktı, madenci oldu
Bugün ilk olarak Ulusal Belgesel Yarışması'ndaki "Mükellef" filminin yönetmeni Arda Sarıgün, yapımcısı Mehmet Erkmen, katılımcıları Can Doğduaslan, Akın Ertürk ve danışmanı Yusuf Şen Tatar, gösterimin ardından seyircilerin sorularını cevapladı. Kendisinin de Zonguldaklı olduğunu ve maden işçilerinin hayatlarına vakıf olduğunu belirten yönetmen Arda Sarıgün, "İşçilerle sohbet ettikçe belgesel kendi kendini kurdu" dedi.
Belgeselde maden işçisi olarak yer alan ve eski bir sinema çalışanı olan Akın Ertürk ise, "18 yaşında Arka Sokaklar setinde kamera asistanı olarak işe başladım. Uzun yıllar sektörde çalıştım; kamera asistanı, ikinci asistan, birinci asistan, focus puller vesaire. Biliyorsunuz bizim sektörün yani benim eski sektörün çalışma saatlerinin uzunluğu, düzensiz ödenen maaşlar gibi sorunları yüzünden yoruldum, bunaldım. Benim de ailem, anne tarafından Zonguldaklı. Dayım, dedem hepsi madenci. Sezon finali vermişti o zaman çalıştığım iş. Zonguldak'a gittim, dayım 'Bir gel dene. Olmazsa bırakırsın' dedi. Şu an sekiz senelik maden işçisiyim. Gayet de mutluyum" diye konuştu.
Kusturica'nın kameramanı İznik'te yaşıyor
Günün ikinci belgesel yarışma filmi "Kameram 45 Kilo" oldu. Yönetmen Kenan Özer, sanat yönetmeni Eylem Atakav Muratoğlu ve katılımcılar Colin Mouner ile Pelin Mouner, gösterim sonrası seyircilerin karşısına çıktı. Yönetmen Kenan Özer, görüntü yönetmeni olarak Paris'te başlayan sinema yolculuğunu Türkiye'ye taşıyan Colin Mounier'in hayatını ele alan belgeselin bir tesadüfle ortaya çıktığını anlattı. Özer, "Yaklaşık 4 yıl önce İznik'e taşındık. Colin orada komşumuz oldu. Öncesinde Ceren biraz bahsetmişti; bir süvari kaptan, Kusturica'nın kameramanı diye ama ben kafamda çok canlandıramıyordum. Daha burnu havada, fularlı bir tip beklerken bir anda hasır şapkalı, sürekli bahçesinde bir şeyler yapan, sürekli üreten, sofrasından kalkmadığımız bir insanla karşılaştık. Colin'in 70'in üzerinde yapımı var; o yüzden onu anlatmak biraz cesaret istiyor" dedi.
Colin Mounier ise duygularını, "İlk defa kendimi görüyorum; normalde kamera arkasındayım. Herhalde benim özelliğim, oyunculara destek, güven vermek daha çok" diye konuştu.
Kadim annelerimizden 'el alan' bir film
"Anadolu-Bacılar, Bibiler ve Ezeler" adlı belgesel ise Yarışma Dışı Özel Gösterim programında yer aldı. Orta Asya şamanlığına kadar uzanan geniş bir dönem ve coğrafyada 'bacı, bibi, eze' tabirlerinin de kaynağı olarak anneliği tüm ritüelleriyle ele alan belgeselin yönetmeni Ebru Güzel, uzmanlar Haydar Çorum, Kıymet Kına, akademisyen Ayten Türker ve şehir tanıtım uzmanı Canan Şimşek, gösterim sonrası düzenlenen söyleşiye katıldı. Cumhuriyet'in 103'üncü yıldönümünde Altın Portakal'da prömiyer yapmanın kendileri için çok anlamlı olduğunu söyleyen yönetmen Ebru Güzel, "Çünkü bizce Cumhuriyet, bir kadın devrimidir ve bizler de ana atalarımıza vefa borcumuzu ödemek istiyorduk. Umarım bir nebze olsun bunu gerçekleştirdik" dedi.
Belgeseli 5 yılda çektiklerini söyleyen Güzel, belgesele ilham veren 'el almak/el vermek' kavramlarının önemine dikkat çekerek, "Kadim şeyler çok korunamıyor, unutuluyor; anneden kız çocuğuna çok aktarılmıyor. Babaannelerde kaldı o bibiler, ezeler gitti. Antropolojide buna 'bilginin vücut haline gelmiş, bedenleşmiş hali' deniyor. Kolektif hafıza dediğimiz şey belleklerde kayıtlı. Bunu nasıl kodlamışlar biliyor musunuz: Kıyafetlerin üzerindeki nakışlardaki semboller var ya onlara kodlamışlar. Mesela atlas yorganlar; atlas yorganlar üzerine bir dünyayı kodluyorsun. Gökyüzünü yeryüzüne düşürüyorsun; mikrokozmos, makrokozmos gibi düşünün" ifadelerini kullandı.
Güzel'in sözlerini kendi giydiği kıyafet üzerinden açıklayan Canan Şimşek, "Bu bir cepken Anadolu kadınının olmazsa olmazı, Erzurum dokuması ehram. Yırtmaçlarda gördüğünüz para çiçeği, eskiden sikke kullanıldığı için bereketi temsil ediyor ve hayat ağacı motifi var. Çünkü Yakutiye Medresesi, Çifte Minareli Medrese'de iki tarafta da çift, bizim için önemlidir; Doğu-Batı hakimiyeti demektir. Bunu biz medresede görürüz" dedi.
Belgeselin Anadolu'daki tâbirle "El ele, el Hakka, el hakikate" yoluyla hayata geçtiğini dile getiren Kıymet Kına ise bu ifadeleri şöyle açıkladı:
"Bu film de biraz öyle oldu; farklı kesimlerden el birliğiyle. Kadın konusu aslında sadece kadınların meselesi değil. Kadın konusuna başka türlü bakabilirsek insan hakları sorunlarının nasıl daha iyi çözülebileceğini, çevre sorunlarının nasıl daha iyi çözülebileceğini görürüz. Dayanışmayı, paylaşımı, eşitliği, yan yana olmayı yeniden hatırlamamız gerekiyor."
Belgesel Özel Gösterim programındaki diğer yapım, dünya prömiyerini Berlinale'de yapan ve Ekümenik Jüri Ödülü'nü kazanan "River Dreams" oldu. Yönetmen Kristina Mikhailova ile ortak yapımcı Halil Buğday, gösterim sonrası söyleşiye katıldı. Kazakistanlı yönetmen Kristina Mikhailova, "Filmin içerisinde Türk seyircilerimiz için bir sürpriz koydum ve Türk ortak yapımcımla burada olmaktan çok mutluyum. Yaptığımız çok basitti; nehrin kenarında durduk ve oradaki kadınlara, kendilerini bir nehir olarak tanımlamalarını istediğini söyledim. Önce oyuncularla, sanatçılarla, aktivistlerle yaptım ama daha fazla kadının ne diyeceğini merak ettim ve genişletmeye karar verdim" dedi.
Kendine hayrı olmayan Süpermen
Ulusal Kısa Film Yarışması'nda ise bugün üç filmin gösterimi yapıldı. Para kazanmak için Superman kostümüyle dolaşırken türlü çaresizliklerle muhatap olan Kâzım'ın trajikomik öyküsünü anlatan "Süpermen Bozkıra Düştü" filminin senarist-yönetmeni Serdal Altun, görüntü yönetmeni Şeref Akçay, yardımcı yönetmeni Enes Doğru, sanat yönetmeni Muhammed Emin Altunkaynak, yapımcısı Turgut Kanal ve yürütücü yapımcısı Nevzat Yiğit, gösterim sonrası seyircilerin karşısına çıktı. Senarist ve yönetmen Serdal Altun, filmin hikâyesinin ilkokuldayken Türkçe kitabında okuduğu bir öyküye dayandığını söyleyerek, "Üçüncü sınıftaydım, 'Süpermen İstanbul'a Düştü' adında bir öykü vardı ders kitabında. O aklımın bir köşesinde kalmış, sonra kendim bozkıra taşınınca böyle bir hikâye çıktı. Beni motive eden şey bütün dünyada gücü temsil eden bir kostümün içerisinde bir o kadar çaresiz bir adam figürüydü" dedi.
Altun, karakterin çaresizliğini ise şöyle tarif etti:
"Bir insan, baba olduğu zaman her şeyi başarması gerektiği yükü maalesef üzerine biniyor ve o çaresizlik altında çoğu zaman ezilebiliyor. Hem Orhan Kemal'den hem Yaşar Kemal'den çokça besleniyorum."
Mahallesinde yavaş yavaş kendi otoritesini kuran Sultan'ın bir konteynere karşı mücadelesini anlatan "Konteyner" filminin gösteriminin ardından senarist- yönetmen Gülsün Odabaş, editör Ömer Leventoğlu, oyuncular Semah Tuğsel ve Kadir Yıldırım söyleşiye katıldı. "Aslında içimizdeki otoriteryen güçle ilgileniyordum" diyen yönetmen Odabaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ancak galiba sanatçılar olarak bence hâlâ çok nahif bir çizgimiz var; biz hâlâ günlük hayattaki kadar sert ve uçuk olamıyoruz. Çünkü sanatçı arkadaşlarıma hikâyeyi okuttuğumda hepsi o kadının yalnızlığına ilgi gösterdi, kadınla empati kurdu! Ama ben oraya gitmek istemiyorum; ben, otoriteyi, içimizdeki otoriter gücün fırsat bulunca nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyorum."
Başroldeki Sultan'ı canlandıran Sema Tuğsel ise, "Çekimden iki sene öncesinden haberim vardı senaryodan. Evet, bir yalnızlık hikâyesi ama içinde insanın çok sinir olduğu bir şeye bağlanması, sinir olduğu bir şeysiz olamaması ve onun üstünden herkese otorite olması fikri çok enteresan geldi ve yalnızlığın üstüne basmadık. Bu kadın yalnız olduğu için bunları yapmıyor. Bu kadın kendini bir şekilde o mahallede var etmek için, kendisi için yapıyor bunları ve dolayısıyla tabii ki millete baskı kuruyor. Orada herkes yaşıyor, tamam çöp de kötü bir şey ama bunu bu kadar sorun etmesi, kapıda nöbet tutmaya kadar gitmesi başka bir durum" dedi.
90'ların Berlin'inde geçen ve 12 yaşındaki Kerem'in başına iş açan macerayı takip eden "Bir Rüyanın Hayali" filminin yönetmenlerinden Alpan Esen ve yapımcısı Dilara Tigli, gösterim sonrası seyircilerin sorularını cevapladı. Erkekliğe dair zaman içinde gelişen sorular üzerine filmi yaptıklarından bahseden Alpan Esen, çekim sürecine dair olarak da şu bilgileri verdi:
"Sekiz günde çektik, sonrası biraz uzadı bütçeden dolayı. Çünkü filmi Almanya'da ve herhangi bir fondan faydalanmadan çektik. Yine de Türkiye'dekinden daha ucuza geleceği için Almanya'da çekmeyi tercih ettik. Bir de Berlin'de sokağa çıktığınızda nereye bakarsanız 90'ları görebilirsiniz; billboard yok, büyük binalar yok, çok bir değişim yok."
Festival kapsamında bugün Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması seçkisinin ikinci bölümünün gösterimi de yapıldı. "EZ Û ŞEYTANOKÊN MİN" (Zehra Aktaş), "Çatlak" (Duygu Yörükoğlu), "Dünya Günü Kutlu Olsun" (Selin Toprak), "Kim Bu cEmil" (Fatma Meral Çelik), "Lotus" (Melika Habibi), "Mandalina" (Yasin Dağlı) filmleri seyirci karşısına çıkarken, genç yönetmenler de soruları cevapladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-belgesel-ve-kisa-filmler-izleyiciyle-bulustu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-belgesel-ve-kisa-filmler-izleyiciyle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-belgesel-ve-kisa-filmler-izleyiciyle-bulustu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-belgesel-ve-kisa-filmler-izleyiciyle-bulustu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/altin-portakal-da-belgesel-ve-kisa-filmler-izleyiciyle-bulustu/626681/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 18:05:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Festivali başladı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'da 29 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 7. Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Festivali (GastroAntalya), Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden şefleri bir araya getirdi. Festivalde yaklaşık 3 bine yakın şef katılım sağlarken, organizasyonun ana sponsorlarından Tahsildaroğlu da etkinlikte yer aldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da 29 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 7. Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Festivali (GastroAntalya), Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden şefleri bir araya getirdi. Festivalde yaklaşık 3 bine yakın şef katılım sağlarken, organizasyonun ana sponsorlarından Tahsildaroğlu da etkinlikte yer aldı.
Antalya'da 29 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında 7'ncisi düzenlenen Uluslararası Gastronomi ve Mutfak Yıldızları Festivali (GastroAntalya), Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen şefleri ve gastronomi şeflerini bir araya getirdi. Konyaaltı Belediyesi Ana Hizmet Binası önünde gerçekleştirilen festivalde, yaklaşık 3 bine yakın yerli ve yabancı yarışmacılar katılım sağladı. Organizasyonun ana sponsorlarından Tahsildaroğlu da etkinlikte yer aldı. Festivalin sponsorlarından Tahsildaroğlu adına etkinliğe katılan Şef Muzaffer Avcı, festivalin Antalya ve Türk turizmi açısından önemini, yerli üretimin gastronomi sektöründeki yerini ve Tahsildaroğlu'nun organizasyona katkılarını anlattı.
"Antalya ve Türk turizmi için önemli"
Festivalin Avrupa ve Orta Avrupa başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden yarışmacıları ağırladığını belirten Avcı, organizasyonun Antalya ve Türk turizmine katkı sağladığını söyledi.
Avcı, "7'ncisini düzenlediğimiz bir Gastro Antalya Festivalimiz var. Dünyanın her yerinden özellikle Avrupa'dan, Orta Avrupa'dan gelen yarışmacılarımız var. bu da hem Antalya için hem Antalya turizmi için hem Türk turizmi için bizim için Muhteşem bir şey yani. Şimdi yerli üretim diyoruz. Her zaman da bunu söyledik. Yerli üretimin memleketin ayrı bir zaten. Bu altın topraklarda üretemediğimiz hiçbir şey yok aslında bak. Sadece bunun PR tarafıyla ilgili zaman zaman sıkıntılar yaşıyoruz. Tahsildaroğlu da bunu çok iyi yapanlardan bir tanesi" dedi.
"Tahsildaroğlu ile dünyaya açılacağız"
Tahsildaroğlu ile kendisinin ve bağlı bulunduğu derneklerin çeşitli organizasyonlarda birlikte çalıştığını belirten Şef Muzaffer Avcı,"Tahsildaroğlu bu zamana kadar hem şahsım olarak hem de derneklerimiz olarak Türkiye'de birçok operasyonu Tahsiloğlu'yla yapıyoruz. Tahsildaroğlu, Makedonya'dan göçüp üçüncü nesne kadar ulaştırmış, kendini bununla alakalı geliştirmiş, hala da kendini geliştirmeye devam eden bir firma. Dolayısıyla hem kendisine katkı değer koydukça biz şeflere de doğru tüketimi, doğru üretimi faydası da fazlasıyla var" şeklinde konuştu.
Firmanın kendisini geliştirmeye devam ettiğini ifade eden Avcı, Tahsildaroğlu'nun şeflere doğru üretim ve tüketim konusunda katkı sağladığını belirterek, "Onlarla birlikte dünyaya açılacağız, onlarla birlikte yola devam edeceğiz" dedi.
"Festivalde 3 bine yakın şef ve şef adayı"
Festival alanında yaklaşık 600 profesyonel şefin bulunduğunu aktaran Avcı, "Şu an bu alanda bulunan yaklaşık altı yüz profesyonel şefimiz var. Bununla birlikte profesyonelliğe adım atacak gençlerimiz var. Hem Türk hem de yabancı yarışmacı adaylarımız var burada. Onlarla birlikte üç bine yakın beyaz üniformalı, şef ve şef adaylarımız var. yarışmacı yüzlerinden bir tanesi de benim. Bugün Tahsildaroğlu'yla birlikteyiz burada" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-uluslararasi-gastronomi-ve-mutfak-yildizlari-festivali-basladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-uluslararasi-gastronomi-ve-mutfak-yildizlari-festivali-basladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-uluslararasi-gastronomi-ve-mutfak-yildizlari-festivali-basladi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-uluslararasi-gastronomi-ve-mutfak-yildizlari-festivali-basladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-uluslararasi-gastronomi-ve-mutfak-yildizlari-festivali-basladi/626646/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da zehir tacirine operasyon kamerada: 7,5 kilogram esrar ele geçirildi</title>
			<description><![CDATA[Antalya'da temin ettikleri uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kente getirerek satış ile dağıtımını yaptığı bilgisi edinilen 2 şüpheli, polisin operasyonuyla yakalanıp gözaltına alındı. Şüphelilerden çıkarıldıkları mahkemece adli kontrolle serbest kalırken, diğeri ise tutuklandı. Operasyon anı ve yapılan aramalarda ele geçirilen malzemeler ise polis kamerasına yansıdı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da temin ettikleri uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kente getirerek satış ile dağıtımını yaptığı bilgisi edinilen 2 şüpheli, polisin operasyonuyla yakalanıp gözaltına alındı. Şüphelilerden çıkarıldıkları mahkemece adli kontrolle serbest kalırken, diğeri ise tutuklandı. Operasyon anı ve yapılan aramalarda ele geçirilen malzemeler ise polis kamerasına yansıdı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu maddelerin ticaretinin ve kullanımının önlenmesine yönelik çalışma yürütüldü.
Çalışmada, temin ettikleri uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kente getirerek satışını ve dağıtımını yaptıkları yönünde bilgi elde edilen M.S.K. ve O.Ü., Kepez ilçesinde düzenlenen operasyonla yakalandı. Operasyon anı polis kamerasına yansıdı.
Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda, 15 parça poşet içerisinde toplam 7 kilo 500 gram esrar ele geçirildi.
"Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak ve Sağlamak" suçundan adli makamlara sevk edilen şüphelilerden O.Ü. hakkında adli kontrol kararı verildi.
M.S.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-zehir-tacirine-operasyon-kamerada-75-kilogram-esrar-ele-gecirildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-zehir-tacirine-operasyon-kamerada-75-kilogram-esrar-ele-gecirildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-zehir-tacirine-operasyon-kamerada-75-kilogram-esrar-ele-gecirildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-zehir-tacirine-operasyon-kamerada-75-kilogram-esrar-ele-gecirildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-zehir-tacirine-operasyon-kamerada-7-5-kilogram-esrar-ele-gecirildi/626590/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 15:15:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alanya Belediye Tiyatrosu'ndan üç kentte kapalı gişe</title>
			<description><![CDATA[Alanya Belediye Tiyatrosu (ATB), Gogol'ün "Palto" oyunuyla İstanbul Maltepe, Çatalca ve Adana'da sahne aldı. Üç şehirde de kapalı gişe oynayan oyun, temsillerin sonunda uzun süre ayakta alkışlandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Alanya Belediye Tiyatrosu (ATB), Gogol'ün "Palto" oyunuyla İstanbul Maltepe, Çatalca ve Adana'da sahne aldı. Üç şehirde de kapalı gişe oynayan oyun, temsillerin sonunda uzun süre ayakta alkışlandı.
Alanya Belediye Tiyatrosu, Nikolay Gogol'ün ölümsüz eseri "Palto" adlı oyunuyla çıktığı turnede İstanbul Maltepe, Çatalca ve Adana'da sanatseverlerle buluştu. Her temsilin ardından ayakta alkışlanan oyun, Alanya'nın kültür sanat alanındaki üretimini farklı şehirlerdeki seyircilere yansıttı. Ferdi Dalkılıç'ın yönettiği "Palto", turnenin ilk durağı olan 8. Uluslararası Maltepe Tiyatro Festivali'nde sahnelendi. Ardından Alanya'nın kardeş şehri Çatalca'da perde açan ekip, son olarak 11. Adana Şehir Tiyatroları Festivali'nde Adanalı sanatseverlerle buluştu. Üç ayrı şehirde kapalı gişe oynanan oyun, aldığı beğeniyle turnesini başarıyla tamamladı.
Çinal: "Alanya belediye tiyatrosu artık kabuğuna sığmıyor"
Alanya Belediye Tiyatrosu'nun iki yeni oyunla açtığı sezonun hemen ardından yoğun bir turne programını tamamladığını belirten Alanya Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürü Hüseyin Çinal, elde edilen başarının Alanya adına gurur verici olduğunu söyledi. Çinal, "Yoğun bir çalışma temposuyla, iki yeni oyunla sezonu açan Alanya Belediye Tiyatromuz, prömiyerlerin hemen ardından çıktığı turnede Alanya'mızı çok güçlü bir şekilde temsil etti. Oyunumuz üç şehirde de yoğun ilgi gördü. Alanya Belediye Tiyatrosu artık kabuğuna sığmayan, ulusal ve uluslararası alanda başarılara imza atan bir tiyatrodur. Yakaladığımız bu başarı ivmesini sürekli olarak daha ileriye taşıyıp, Alanya'mızı sanat alanında onurlandırmaya devam edeceğiz" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya-belediye-tiyatrosu39ndan-uc-kentte-kapali-gise.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya-belediye-tiyatrosu39ndan-uc-kentte-kapali-gise.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya-belediye-tiyatrosu39ndan-uc-kentte-kapali-gise_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya-belediye-tiyatrosu39ndan-uc-kentte-kapali-gise.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/alanya-belediye-tiyatrosu-ndan-uc-kentte-kapali-gise/626586/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 14:53:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Altın Portakal'da görüntü yönetmenliği ve senaryo üzerine iki ayrı söyleşi gerçekleşti</title>
			<description><![CDATA[Sektörle ilgili en temel ve güncel tartışmalar, Altın Portakal'da masaya yatırıldı. Sektör söyleşilerinde bugün görüntü yönetmenliği ve senaryo üzerine iki ayrı söyleşi gerçekleşti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sektörle ilgili en temel ve güncel tartışmalar, Altın Portakal'da masaya yatırıldı. Sektör söyleşilerinde bugün görüntü yönetmenliği ve senaryo üzerine iki ayrı söyleşi gerçekleşti.
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, film gösterimlerinin yanında sektöre dair en yeni bilgi paylaşımlarının olduğu etkinliklerle de dopdolu geçiyor. Festival kapsamında bugün gerçekleştirilen, "Yönetmen- Görüntü Yönetmeni İlişkisi ve Sinemada Yeni Teknolojiler" başlıklı atölyeye görüntü yönetmeni Uğur İçbak ve yönetmen Gizem İbak katıldı. Yönetmen- görüntü yönetmeni işbirliğini, birlikte çektikleri "Eudaimonia" adlı kısa filmden örnekler göstererek açıkladı. Uğur İçbak "Benim önemsediğim şey; ön hazırlık, projenin gelişimi sırasındaki titizlik" derken Gizem İbak, "Ben şunu fark ettim: Bir görüntü yönetmeniyle çalışacağım ama hayalimi, ona olabildiğince benim gözümde canlandığı şekilde aktarabilmem gerekiyor. Ben sahneyi görüyorum ama o henüz bilmiyor" diye konuştu.
Tek planda kesintisiz, ana oyuncu oyununa devam ederken ve arkada yol akarken diğer oyuncuların geriye dönüşlerde değiştiği bir sahne tasarladığını belirten İçbak, bunu hayata geçirirken şov yapmaya değil yönetmenin hayal ettiği görüntüyü yakalamaya çalıştıklarını dile getirdi. İbak da "Hayal kurmanın sonu yok ama başladığınızda artık korkular ve otosansürler girmeye başlıyor devreye. Bu kadar zor çekileceğini bilseydim belki daha az olabilirdi hatta her şey" diye ekledi.
Bu çekimleri yaparken pek çok yüksek teknoloji ekipman kullandıklarını hatırlatan İçbak, yönetmenin; bunları yurt dışından 'parasız' olarak bulduğunu belirtti ve "Parasızlıktan korkmayın" dedi.
İbak ise bu süreci şöyle anlattı: "O sahnenin hayata geçmesi için aslında belki de 2-3 milyon kadar bir paraya ihtiyaç vardı. Bir stüdyoda çalışmanın günlük maliyeti o dönem için 400 bin liraydı. Bunu ne ben verebilirim ne benim için birisi verebilir. Motion control'ü getirmek bilmem kaç bin lira, biriyle çalışmak bilmem kaç bin liraydı. En önemli şey, şu: Tek tek insanların kapısını çalmalısınız, insanlara kendinizi anlatmalısınız. Stüdyoya ben gittiğimde 'Ya işte bir şey yapacak ama dur bakalım' deniyordu. İkinci kez gittiğimde ön hazırlık çalışması yapmışım, storyboard çizmişim. AI bu kadar aktif değil hayatımızda, manuel yapıyorum her şeyi. Üçüncü kez gittiğimde gerçek bir görüşme elde edebildim. Dördüncü, hatta beşincide şöyle oldu: Bir dakika; burada bir şey çekilirse biz de portfolyomuza koyabiliriz."
Türkiye'de her şeye rağmen hala dayanışma kültürünün sürdüğünü söyleyen İbak, "Uğur ağabeyi aradığımda çekiniyordum ve her cümlenin sonunda 'Tamam, kabul etmeyebilirsiniz ama.' diyordum. Dedi ki: 'Neden çekiniyorsun? Anlatsana kendini, bir anlayalım" şeklinde konuştu.
İçbak da hikayeyi şöyle sürdürdü: "Ağzındaki baklayı çıkar' dedim; ne çekeceksin, nerede çekeceksin, ne zaman çekeceksin? Tamam. Para konusunu konuşmayalım ama, dedim; ben kısa filmlerden bugüne kadar bir para talep etmedim. Utanırım böyle bir şeyden. Paran varsa ekibe harca. Mehmet (Aslantuğ) ağabey de öyle, değil mi? Fakat Gizem dersine ciddi çalıştı."
İbak son olarak yaşadıklarından örnekle sinema öğrencilerine 'vazgeçmeme' tavsiyesinde bulunarak, "Zaten olmaz' cümlesiyle kendinizi sansürlemeyin. Yüzdüm yüzdüm sonuna geldiğimi düşündüm; Bin Volt'lar, post-prodüksiyon şirketleri, toplantılar... Dediler ki 'Gizem, çekemezsin; bunun da bizimle hiç ilgisi yok. Biz sana her imkânı sağlıyoruz fakat Türkiye'de 360 görüntü; minimum 7 kamerayla çekilmiş 360 yol görüntüsü yok' Ama dünyada var! Dakikası da bin dolar. Ben başladım, akşam 7'ydi hiç unutmuyorum, şirkete mail atıyorum. Los Angeles'a, Japonya'ya, Londra'ya; bütün şubelerine mail attım. Lütfen bana görüntüyü verir misiniz? Ve cevap geldi: Gizem tamam, bütün maillerini aldık ama burada henüz sabah 7. Güne başlayalım, karar vereceğiz. Ve sonra 'Sana bu görüntüyü göndereceğiz ama komisyon haklarını vermiyoruz' dediler. Benim için sorun değil zaten bundan para kazanmayacağım. Filmi izledikten sonra da şunu söylediler: Biz çoğunlukla Netflix ile çalışıyoruz, çok memnun olduk buna bu desteği sağladığımız için. Bu iş 15 kere bırakılabilirdi ama nihayete erdi. Siz öğrencisiniz, sizin filmlerinizi izliyoruz. Biliyorum; o yollardan geçtim" diye konuştu.
"Mesele; yapay zekayla üretmek değil yapay zekaya rağmen insan kalabilmek"
Dr. Ebru Yarkın ve senarist Eylem Canpolat ise festivalde bugün, "Geleceğin Senaryosu" başlıklı panelde senaryo yazımındaki yeni yaklaşımları değerlendirdi. Ebru Yarkın'ın ilk değindiği konu; artık her sohbetin ana meselesi haline gelen yapay zekâydı. Yarkın, senaryo yazımı açısından yapay zekânın konumunu şöyle değerlendirdi:
"Geleceğin senaryosunu konuşurken aslında sadece teknolojiyi değil insan kalabilmeyi, insan emeğini ve ahlakı da konuşmamız gerek. Bugün mesele sadece yapay zekayla üretmek değil yapay zekaya rağmen insan kalabilmek. Asıl soru; yapay zekanın neler üretebileceğinden çok bizim nasıl bir geleceği üretmek istediğimiz."
Senarist Eylem Canpolat da yapay zekayla nasıl bir tecrübe yaşadığından bahsederek, "Yapay zeka mesleğimizi elimizden alacak mı?' listelerinin içinde senaristlik de ilk üçte. Gerçekten mesleğimizi elimizden alacak mı diye öğrenmeye başladım ve öğrendikçe gerçekten çok felsefi tartışmaların içinde buldum kendimi. Yapay zeka yeni, özgün ve anlamlı bir şey ortaya çıkartabilir mi, çıkartabildiği zaman mesleğimizi elimizden alabilir mi; bizim şu anda meslektaşlarımızın tartıştığı nokta, bu! Şöyle söyleyeyim; alabilir eğer siz buna izin verirseniz! Ben işin biraz daha ticari tarafındayım; televizyona dizi yazıyorum. Benim sektörümde yapay zeka bir nimet de olabilir; her hafta 120 sayfa yazıyoruz ve bunu, 30-35 hafta boyunca yapıyoruz. Dolayısıyla işimizi kolaylaştırabilir mi; evet. Ama konulara, temalara ya da anlatmak istediğimiz derde o karar verdiği zaman bizim ortağımız mı olur, yoksa bizim head writer'ımız mı olur veya sadece bizim asistanımız mı olur; bu soruların cevapları bence yapay zekayı kullanan senariste bağlı. Özetle yeni bir rakibimiz çıktı! Biz yapay zekâdan daha anlamlı şeyler üretebilecek miyiz, yapay zeka sanat üretebilecek mi? Dünyada bunu yıllardır konuşuyorlar hatta bunun için grev yaptılar Amerika'da senaristler ve sözleşmelerinde artık kesinleşmiş maddeler oluştu. Dediler ki yapımcı bana yapay zekanın ürettiği bir malzeme veriyorsa bunu belirtmek zorunda. Yapımcılar da dedi ki eğer bir senarist yapay zekayla senaryo yazıyorsa belirtmek zorunda" dedi.
Canpolat ayrıca yapay zekânın, insan üretimlerinden beslenmesi meselesine de değindi. Canpolat, "Amerika'da senaristler, yapay zeka firmalarından telif istemeye başlamış. Diyor ki sen senaryo yazmayı benim senaryolarımla öğretiyorsun, o zaman bana bundan telif vermen lazım. Fakat şöyle acı bir şey de öğrendim; deneyimli ama artık sektörde yer alamayan senaristleri işe alıp yapay zeka agent'larını geliştirsin, iyi senaryolar yazdırabilsin diye çalıştırıyorlarmış" şeklinde konuştu.
"Birileri işimizi elimizden alacak ama bu, yapay zeka değil, yapay zekayı yönetenler olacak" diyen Ebru Yarkın, günümüzdeki durumu, bilgisayar öncesi döneme benzeterek, "Sadece kitap okuduğumuz döneme döndük. Bu ayrıntıyı görebilirsek yapay zekayı yönetebiliriz, sorgulayabiliriz, eleştirel düşünceyle ihtimaller arasından seçim yapıp onu yönlendirebiliriz. Bu doğrultuda biz zaten işimizi hiçbir zaman kaybetmiş olmayacağız" ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-goruntu-yonetmenligi-ve-senaryo-uzerine-iki-ayri-soylesi-gerceklesti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-goruntu-yonetmenligi-ve-senaryo-uzerine-iki-ayri-soylesi-gerceklesti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-goruntu-yonetmenligi-ve-senaryo-uzerine-iki-ayri-soylesi-gerceklesti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-goruntu-yonetmenligi-ve-senaryo-uzerine-iki-ayri-soylesi-gerceklesti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/altin-portakal-da-goruntu-yonetmenligi-ve-senaryo-uzerine-iki-ayri-soylesi-gerceklesti/626555/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 13:41:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türk ve Dünya sinemasının yıldızları, yarışma bölümlerinde seyirciyle buluştu</title>
			<description><![CDATA[Altın Portakal Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj yarışmaları müthiş bir heyecanla sürüyor. En yeni yerli yapımlar ve dünya sinemasının en başarılı örnekleri sinemaseverlerin karşısına çıkarken sinemacılar da Antalyalılarla buluşuyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Altın Portakal Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj yarışmaları müthiş bir heyecanla sürüyor. En yeni yerli yapımlar ve dünya sinemasının en başarılı örnekleri sinemaseverlerin karşısına çıkarken sinemacılar da Antalyalılarla buluşuyor.
Altın Portakal yarışında sona gelindi; festival, cuma gününü bir ulusal ve bir uluslararası yarışma filmiyle kapattı. Elbette belgeseller, kısa filmler, öğrenci filmleri ve yarışma dışı ulusal ve uluslararası gösterimler de sinema şenliğinin son gününde salonlardaydı. Gösterim programındaki son Ulusal Yarışma filmi "Bekle Bizi Brüksel", Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu'da seyirciyle buluştu. Gösterimin ardından da yönetmen Necmi Sancak, sanat yönetmeni Zeynep Koloğlu, oyuncular Sermet Yeşil, Caner Cindoruk, Hande Doğandemir, Tekin Ezgüten, Cem Sürgit, Uğur Uzunel, Deniz Dumanlı ve Emre Bulut seyircilerin sorularını cevapladı.
Seçimlerin yapıldığı gün kaçırılan bir uçak hakkında uçakta, haber stüdyosunda ve kahvede yapılan yorumlardan bir 'ülke manzarası' sunan film; yaşanmış bir olayın 'what if' yorumu. Yönetmen, bunu şöyle açıkladı: "Belediye seçimleri gününde Ankara-İstanbul uçağı kaçırıldı. Tesadüfen çok yakın bir arkadaşım o uçaktaydı, ben de o sırada yurt dışında okuyordum. Arkadaşım aradı, hüngür hüngür ağlıyor! 'Uçağımız kaçırıldı' diye. Kim kaçırdı, nasıl oldu; haberlerde hiçbir şey yok! Kimin kaçırdığını sorduk, dedi ki: Kitap yazdığını zanneden bir akıl hastası, kitabı Romanya'da geçiyor ve kitabın tanıtımını yapacak diye uçağı kaçırmaya karar vermiş. Biz gülmeye başladık haliyle; arkadaş ağlıyor, biz gülüyoruz. Fakat sonra bu olay, haberlere konu olsaydı nasıl olurdu, diye düşünmeye başladım ve bu hikaye çıktı."
Caner Cindoruk: "Yıllardır böyle özgün hikâye okumamıştım"
Filmin oyuncularından Caner Cindoruk, hikâyeyi ilk okuduğu anda etkilendiğini çünkü yıllardır böyle özgün hikâye okumadığını söyledi: Cindoruk, "Uçağı kaçıranların bu iki 'deli' adamla bağ kurmaya başlaması ve onlarla beraber bir sürecin içinde dönüşmeye başlaması çok hoşuma gitti. Böyle dişi karakterlere oyuncular çok açtır. Her filmde de böylesi gelmez, o yüzden çok heyecanlandım. Bu arada ben o heyecanı şimdi aramızda olmayan, filmimizi görememiş Zihni Göktay ağabeyimizin gözlerinde bile o heyecanı gördüm; sanki ilk defa bir iş yapıyormuş gibi ama son işi oldu. Ona da bir alkış istiyorum; keşke görseydi, keşke o da burada otursaydı. Filme dönersek kara mizah anlatısı da çok hoşuma gitti çünkü genelde dramaların içinde oldum. O yüzden tam da aradığım hikâyeyi ve senaryoyu buldum. Bu iki adamı da çok sevdim. Çünkü 'deli' dediğimiz, ne? Aslında küçücük bir çizgi. Bazen o çizginin öbür tarafında oluyoruz, bazen bu tarafında. Artık ülkemizde herkes o çizgiye çok yakın bence, delirmemek elde değil" Çekimler esnasında da filmin yazımının devam ettiğini dile getiren Sancak, oyuncuların, filmin hikâyesine de katkıda bulunduğunu belirtti: "Senaryo benim için tamamen bir yol haritası. Katılan her ekiple beraber senaryo gelişir, değişir ve sette mümkün olduğunca çok keşif yapmaya çalışırım. Mesela Sacit'in anlattığı hikâyeyi tamamen Caner yazdı! Stüdyo çekimleri sırasında bir ara tamamen Cem'e, Uğur'a ve Hande'ye bıraktım. 'Birbirinize girin, ne oluyorsa olsun' dedim. Diyalogların neredeyse yarısı orada çıktı, diyebilirim. Filmi 105 dakika tasarlamıştım, neredeyse 160 dakikalık ilk kurgu çıktı. Çünkü durduramadık birbirimizi" ifadelerini kullandı.
Tunus'tan, dirayetli bir baba hikayesi
Festival, Uluslararası Yarışma bölümünde ise bugün "13. Raunt" (Round 13) filmini ağırladı. Gösterimin ardından yönetmen Muhammed Ali Nahdi ve oyuncu Afif bin Mahmud, seyircilerin sorularını cevaplandırdı. Ünlü günlerini geride bırakan bir boks şampiyonunun, oğlunun tedavisi için para bulabilme umuduyla çıktığı hayatının en çetin ringini konu alan filmin hikâyesine bir hastanede rastladığını belirten yönetmen, şöyle konuştu: "Esasen oyuncuyum, Tunuslu bir boksörü canlandırmak istiyordum. Ama bu 15-20 yıl önceydi. O zamandan beri televizyon, sinema ve tiyatroda tecrübe edindim. Bu filme konu olan hikâyeyle bir devlet hastanesinde karşılaştım. 3-4 yıl önce hastaneye gittiğimde hasta bir çocuk ve annesiyle karşılaştım. Aile, çocuğu yaşatabilmek için mücadele ediyordu. Bu görüntü gözümün önünden gitmedi ve bu yüzden bunu bir filme çevirmek istedim" İki çocuk annesi bir oyuncu olarak bu ağır role nasıl hazırlandığı sorulan Afif bin Mahmud ise şöyle cevap verdi: "Bütün rollerimde kendimi mutlaka canlandıracağım karakterlerden keskin bir şekilde ayırmaya çalışıyorum. Bu rol için de yönetmenimizle uzun uzun konuşarak plan yaptım. Eğer böyle bir ayrım yapamazsam ben mahvolurum! Çocuk oyuncumuz için bir şeyler söylemek istiyorum; adeta oyuncu olmak için doğmuş biri, oldukça zeki ve yetenekli. Sadece kendi rolünü değil bütün senaryoyu ezberledi. Zekasından ötürü onunla çalışmak çok kolaydı ve ileride de iyi bir oyuncu olmasını bekliyorum" Bir seyircinin, "Babanın hiç vazgeçmeyip devam etmesi çok güzeldi. Böyle durumlarda genelde babalar terk ediyor" yorumuna katılan yönetmen, şöyle dedi: "Doğru söylüyorsunuz, böyle durumlarda babalar genellikle bırakıyor. Filmde de hastanedeki hemşire 'Genelde babalar gider' diyor. Afif'in oynadığı kadınsa 'Hayır' diyor; 'Bu baba gitmez, gitmeyecek'. Neden gitmedi biliyor musunuz; aynı durumda ben olsaydım gitmezdim."
"Çakallarla Dans 8" Altın Portakal'da
Murat Şeker'in "Çakallarla Dans" serisinin sekizinci filmi "Şututgart Çıkarması" da cuma akşamı Gala Gösterimleri kapsamında seyirci karşısına çıktı. Gösterimin ardından yönetmen Murat Şeker, senarist Ali Tanrıverdi, oyuncular Şevket Çoruh, Didem Balçın, Tim Seyfi, Timur Acar ve Hakan Bilgin söyleşiye katıldı. Yönetmen Murat Şeker, "Çakallarla Dans 16 sene boyunca güldürmeye devam etti. Çakallarla Dans'ı yazarken, tasarlarken ve Çakallarla Dans'ta oynarken neler değişti veya yaşanan tüm bu değişmeler sizi nasıl etkiledi?" şeklindeki soruya şu cevabı verdi: "2010'da yaptığımız filmde daha cesurduk, artık o kadar cesur davranamıyoruz. Ülkemizdeki 16 yıllık değişim, hepimizi değiştirdi. Ama güzel olan şey; biz hâlâ bir aradayız, dolayısıyla hâlâ umut var. Hayat devam ediyor, mücadeleye devam!"
"Hesaplı kitaplı insanım ama sekizinci filmi çekeceğimizi bilemezdim"
Bir seyircinin; Çakallarla Dans serisinin temellerinin, yönetmenin ilk filmi olan "İki Süper Film Birden"de atıldığı yolundaki yorumuna katılan Şeker, şöyle dedi: "Bu salondaydı; 2006'da 'İki Süper Film Birden' ilk defa burada gösterilmişti, yarışma filmiydi. Hayalindeki filmi çekmeye çalışan ama başarısız olan bir yönetmenin hikâyesiydi. Tim Seyfi oynadı Necati Tüfek karakterini; bugün hâlâ beraberiz, Murat Akkoyunlu hâlâ burada. Tabii ki benden izler taşıyordu Necati karakteri. Avrupa'yı sarsacak deneysel bir film yapmak isteyen çılgın yönetmen. Ama orada da diyordu ya Atilla'nın oynadığı karakter; 'Ya bırak oğlum bu işleri. Bak çok güzel bir diziye başlıyoruz: Çakallara Dans. Gel bunu çek sen'. Ben biraz hesaplı kitaplı bir insanım ama bu filmin sekizincisini günün birinde yapacağımızı bilemezdim. Avrupa'yı sarsacak deneysel filmimden vazgeçmiş değilim ama Avrupa'nın kendisi zaten deneysel bir şekilde sarsılacak gibi; bizim sarsmamıza gerek yok."
Şeker'le ilk filminden bu yana çalışan oyuncu Tim Seyfi ise "Almancada bir deyim var; filmi sevdiyseniz bütün arkadaşlarınıza söyleyin, sevmediyseniz düşmanlarınıza söyleyin. Lütfen arkadaşlarınıza söyleyin, anlatın" diye konuştu. Oyuncu Timur Acar da "Bu yolculuğa çıkarken sekizinci filme kadar geleceğimizi, Altın Portakal'da filmimizi izleyeceğimizi gerçekten düşünmemiştik. Şevket ağabey '10 çekeriz' diyordu, ben inanmamıştım; şimdi 8 oldu. Bu ekiple beraber yolculuk yapmak güzel, sizlerle burada olmak güzel" dedi.
Şevket Çoruh ve Hakan Bilgin de filmi, Altın Portakal'da izlemekten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu_2.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu_2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu_3.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu_2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu/626548/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 13:36:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Özel bireylerden Cumhuriyet coşkusu</title>
			<description><![CDATA[Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı Engelsiz Kafe'nin özel bireyleri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla hazırladıkları bando gösterisiyle cadde yürüyüşü gerçekleştirdi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı Engelsiz Kafe'nin özel bireyleri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla hazırladıkları bando gösterisiyle cadde yürüyüşü gerçekleştirdi.
Kırmızı beyaz kıyafetleriyle yürüyüşe katılan özel bireyler, ellerindeki Türk bayraklarını sallayarak Cumhuriyet coşkusunu sokaklara taşıdı. Marşlar eşliğinde ilerleyen grup, renkli ve coşkulu görüntülere sahne oldu. Çevreden geçenlerin ilgiyle izlediği yürüyüşte, özel bireyler Cumhuriyet Bayramı sevincini hep birlikte yaşadı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/ozel-bireylerden-cumhuriyet-coskusu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/ozel-bireylerden-cumhuriyet-coskusu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/ozel-bireylerden-cumhuriyet-coskusu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/ozel-bireylerden-cumhuriyet-coskusu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/ozel-bireylerden-cumhuriyet-coskusu/626471/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:09:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya Kültür Yolu Festivali'nde 9 gün boyunca 440'tan fazla etkinlik</title>
			<description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali'nin açılışında, kentte 40'tan fazla mekânda 440'tan fazla etkinlik düzenleneceğini açıkladı. COP31'in ardından EXPO alanında fuar, kongre ve etkinlik merkezi oluşturacaklarını da belirten Ersoy, "Kış ve bahar dönemlerine de hareketlilik kazandıracağız" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali'nin açılışında, kentte 40'tan fazla mekânda 440'tan fazla etkinlik düzenleneceğini açıkladı. COP31'in ardından EXPO alanında fuar, kongre ve etkinlik merkezi oluşturacaklarını da belirten Ersoy, "Kış ve bahar dönemlerine de hareketlilik kazandıracağız" dedi.
Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin Antalya ayağı, Haşim İşcan Kültür Merkezi'nde Bakan Ersoy'un katılımıyla düzenlenen törenle başladı. Festival kapsamında 31 Ekim-8 Kasım tarihleri arasında konser, sergi, opera, bale, tiyatro, arkeoloji gezileri ve geleneksel sanat atölyeleri düzenlenecek.
EXPO için TGA çatısı altında yeni yapılanma
Türk turizmini 12 aya ve 81 ile yayma hedefini vurgulayan Ersoy, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) ardından EXPO alanında atılacak adımları şöyle anlattı: "Bu büyük uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptıktan sonra Antalya EXPO alanında, Türkiye'nin en büyük ve en önemli fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birini hayata geçirmek üzere TGA çatısı altında kuracağımız ve profesyonellerden oluşan yeni bir yapılanmaya gideceğiz. Antalya turizminin önemli bir ihtiyacı olan kongre ve fuar turizmi için dünya ölçeğinde ve çok üst düzey nitelikte bir merkez oluşturarak kış ve bahar dönemlerine de hareketlilik kazandıracağız."
"40'tan fazla mekânda 440'tan fazla etkinlik"
Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin bu yıl 26 şehri kapsadığını söyleyen Ersoy, yaklaşık 8 aya yayılan organizasyonun gelecek yıl 32 ilde düzenleneceğini belirtti. Ersoy, Antalya programına ilişkin, "Antalya için 40'tan fazla mekânda 440'tan fazla etkinlik düzenleyeceğiz. Ayrıca 85 lezzet durağı belirledik" dedi.
Ersoy, Konyaaltı Beach Park'taki ana sahnede Simge, Poizi, Sefo, Gökhan Türkmen, Ebru Yaşar, Demet Akalın ve Hakan Altun'un konser vereceğini söyledi. Sahne sanatları programında ise "Anna Karenina" ve "Carmina Burana" baleleri ile "Attila" operasının yer alacağını belirtti. Festivalde 10'dan fazla konser, 30'un üzerinde sergi ve yerleştirme ile 30'a yakın atölye düzenleneceğini açıklayan Ersoy, 9 gün sürecek programda gezi organizasyonları, fotoğrafçılık ve çocuklara yönelik etkinliklerin de bulunacağını kaydetti.
Kutsal emanetler ve yaşayan miras
Ersoy, "Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri" sergisinde kutsal emanetler, Kabe örtüleri ve Kur'an-ı Kerim nüshalarının sergileneceğini söyledi. "Yaşayan Miras Antalya" sergisinde ise Bakanlıkça Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların telkari, cam ve ahşap işleri, kilim ve halı dokuma, çömlekçilik, çinicilik, keçe, ebru, tezhip ve minyatür alanlarındaki eserlerinin ziyaretçilerle buluşacağını aktardı. Ziyaretçilerin bu sergide sanatın yanı sıra asırlardır aktarılan bilgi, beceri, algı ve anlayışı da tecrübe edeceğini belirten Ersoy, "Yaşayan Miras" başlığı altında atölyeler, kısa film gösterimleri ve Düğmeli Evler üzerine söyleşi gerçekleştirileceğini sözlerine ekledi.
Ersoy, "Üç Ressam" sergisinde de Mustafa Taviloğlu'nun koleksiyonunda yer alan Alaeddin Aksoy, Mehmet Güleryüz ve Komet'in eserlerinin sanatseverlere sunulacağını kaydetti.
Gastronomi programında 85 lezzet durağı
Festivalin gastronomi programı için 85 lezzet durağı belirlendiğini açıklayan Ersoy, programa şef Mehmet Akdağ'ın ev sahipliği yapacağını söyledi. Antalya, Korkuteli, Elmalı, Gömbe, Finike, Beycik ve Kaş rotasının yanı sıra Manavgat ve Alanya rotalarının belirlendiğini bildirdi. Türk mutfağının dünyadaki bilinirliğini artırmak için festivali bir vitrin olarak kullandıklarını belirten Ersoy, lezzet noktalarında kentin geleneksel mutfak kültürünü çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturan lezzetlerin sunulacağını ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-kultur-yolu-festivali39nde-9-gun-boyunca-44039tan-fazla-etkinlik.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-kultur-yolu-festivali39nde-9-gun-boyunca-44039tan-fazla-etkinlik.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-kultur-yolu-festivali39nde-9-gun-boyunca-44039tan-fazla-etkinlik_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-kultur-yolu-festivali39nde-9-gun-boyunca-44039tan-fazla-etkinlik.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-kultur-yolu-festivali-nde-9-gun-boyunca-440-tan-fazla-etkinlik/626421/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:25:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da alkollü sürücü ortalığı savaş alanına çevirdi: 4 yaralı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde alkollü sürücünün kullandığı otomobilin aynı istikametteki araca çarpması sonucu meydana gelen üç araçlı zincirleme kazada 4 kişi yaralandı. Kazaya karışan araçtakiler ve araçlarını park eden diğer sürücüler, yaralıların yardımına koştu. Çarpışma anı ve hurdaya dönen aracından sürücünün çıktığı anlar ile çevredekilerin yardıma koştuğu anlar güvenlik kamerasına yansıdı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde alkollü sürücünün kullandığı otomobilin aynı istikametteki araca çarpması sonucu meydana gelen üç araçlı zincirleme kazada 4 kişi yaralandı. Kazaya karışan araçtakiler ve araçlarını park eden diğer sürücüler, yaralıların yardımına koştu. Çarpışma anı ve hurdaya dönen aracından sürücünün çıktığı anlar ile çevredekilerin yardıma koştuğu anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, Manavgat-Alanya D-400 Karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tahsin Ö'nün kullandığı 07 BYL 374 plakalı BMW marka otomobil, ışıklı kavşağını geçtiği sırada aynı istikamette gitmekte olan İbrahim T'nin kullandığı 03 AIU 034 plakalı AUDI otomobile arkadan çarptı. Bu otomobil de çarpmanın etkisiyle yine aynı istikamette gitmekte olan Cemil A'nın kullandığı 07 BPV 723 plakalı Mercedes marka tur minibüsüne arkadan çarptı.
Üç aracın karıştığı zincirleme kazada araç sürücüsü İbrahim T., araçta yolcu olarak bulunan Avşin Ş. ile yine araç sürücüsü Tahsin Ö. ve aynı araçta yolcu olarak bulunan Ahmet B. E. yaralandı. 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı belirlendi.
Diğer taraftan yapılan alkol kontrolünde 07 BYL 374 plakalı otomobil sürücüsü Tahsin Ö'nün 1.76 promil alkollü olduğu belirlendi.
Araçlarını park edip yardıma koştular
Öte yandan, kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, çarpışma sonrası araçların savrulduğu anlar ile kazaya karışan araçtaki bir kişinin inip yaralıları dışarıya çıkarma çabası ve diğer sürücülerin de araçlarını park ederek olay yerine yardıma koşmaları yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-alkollu-surucu-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-4-yarali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-alkollu-surucu-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-4-yarali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-alkollu-surucu-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-4-yarali_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-alkollu-surucu-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-4-yarali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-alkollu-surucu-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-4-yarali/626355/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 10:20:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Otomobil jandarma motosikletine çarptı, uzman çavuş yaralandı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde otomobilin jandarma motosikletine ve bir başka otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada motosikleti kullanan Jandarma Uzman Çavuş yaralandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde otomobilin jandarma motosikletine ve bir başka otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada motosikleti kullanan Jandarma Uzman Çavuş yaralandı.
Kaza, Manavgat-Antalya D-400 Karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bedirhan E.'nin kullandığı 07 BFB 479 plakalı NISSAN marka otomobil, önce aynı istikamette seyir halindeki Çolaklı Jandarma Komutanlığında Uzman Çavuş Uğurcan C'nin kullandığı 07 JAA 095 plakalı jandarma motosikletine, ardından da Havva D'nin kullandığı 07 CBR 514 plakalı otomobile çarptı.
Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü Uğurcan C., 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla Manavgat Devlet Hastanesine kaldırıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobil-jandarma-motosikletine-carpti-uzman-cavus-yaralandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobil-jandarma-motosikletine-carpti-uzman-cavus-yaralandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobil-jandarma-motosikletine-carpti-uzman-cavus-yaralandi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobil-jandarma-motosikletine-carpti-uzman-cavus-yaralandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/otomobil-jandarma-motosikletine-carpti-uzman-cavus-yaralandi/626351/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 10:18:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Otomobilin çarptığı yaşlı adamdan acı haber</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde otomobilin çarptığı yaya, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde otomobilin çarptığı yaya, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Kaza, Serik ilçesi Orta Mahalle'de Antalya-Alanya D-400 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ali Osman Ö. idaresindeki 07 CBV 126 plakalı otomobil, yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan Ramazan Kızıl'a çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil, refüjdeki ağaca ve demir bariyerlere çarparak durabildi. Kazada yaya Ramazan Kızıl ile otomobil sürücüsü Ali Osman Ö. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kaza yaşandığı sırada yoldan geçen Serik Belediye Başkanı Op. Dr. Kadir Kumbul da durarak, yaralılara ilk müdahalede bulundu. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan Ramazan Kızıl, Serik Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Otomobil sürücüsü Ali Osman Ö.'nün ise sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Ramazan Kızıl'ın cenazesi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Kaza nedeniyle bir süre kontrollü sağlanan trafik, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobilin-carptigi-yasli-adamdan-aci-haber.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobilin-carptigi-yasli-adamdan-aci-haber.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobilin-carptigi-yasli-adamdan-aci-haber_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobilin-carptigi-yasli-adamdan-aci-haber.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/otomobilin-carptigi-yasli-adamdan-aci-haber/626224/</link>
			<pubDate>Sat, 31 Oct 2026 00:16:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya 30 Ekim'de de Cumhuriyeti kutladı: 400 metrelik dev bayrakla fener alayı düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[Antalya'da olumsuz hava şartları nedeniyle ertelenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamındaki fener alayı ve konser, bugün büyük bir coşku içinde gerçekleştirildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da olumsuz hava şartları nedeniyle ertelenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamındaki fener alayı ve konser, bugün büyük bir coşku içinde gerçekleştirildi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamındaki fener alayı ve Semicenk konseri, olumsuz hava şartları nedeniyle 30 Ekim'e ertelenmişti. Bugün düzenlenen fener alayına çok sayıda Antalyalı katıldı. Ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle yürüyen vatandaşlar, Varyant noktasından 400 metre uzunluğundaki dev Türk bayrağıyla Cumhuriyet Meydanı'na doğru ilerledi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir'in de yer aldığı yürüyüşe yabancı uyruklu vatandaşlar da ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterlerinin yer aldığı meşalelerle eşlik etti. Kalabalık "Antalyalı uyuma, ışıkları aç kapa" sloganları atarken, Fener alayına çevredeki binalarda bulunan vatandaşlar da alkışlarla ve ışıklarını yakıp söndürerek eşlik etti. Binalara Türk bayrakları asıldığı da görüldü. 7'den 70'e her yaştan binlerce vatandaşın katıldığı yürüyüşte "Yaşasın Cumhuriyet" ve "Ne mutlu Türküm diyene" sloganları yükseldi. Vatandaşlar, İzmir Marşı'nı hep bir ağızdan söylerken Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni de yüksek sesle okudu. Fener alayı Cumhuriyet Meydanı'nda son buldu. Kutlamalar, sanatçı Semicenk'in konseriyle devam etti.
"Çok gururluyuz"
Cumhuriyet Bayramı'nı coşkuyla kutladıklarını belirten Berkay Yaman, "29 Ekim için çok heyecanlıyız, çok gururluyuz. Her bayramda olduğu gibi, her kutlamada olduğu gibi çok coşkuluyuz. Bu bayram için de çok gururluyuz" şeklinde konuştu.
Yürüyüşe katılan Guline Şahin, "Harika, Cumhuriyetimizde olan her şey harika. Herkesin bayramını kutluyorum. Cumhuriyetimiz ilelebet yaşasın inşallah" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-30-ekim39de-de-cumhuriyeti-kutladi-400-metrelik-dev-bayrakla-fener-alayi-duzenlendi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-30-ekim39de-de-cumhuriyeti-kutladi-400-metrelik-dev-bayrakla-fener-alayi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-30-ekim39de-de-cumhuriyeti-kutladi-400-metrelik-dev-bayrakla-fener-alayi-duzenlendi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-30-ekim39de-de-cumhuriyeti-kutladi-400-metrelik-dev-bayrakla-fener-alayi-duzenlendi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-30-ekim-de-de-cumhuriyeti-kutladi-400-metrelik-dev-bayrakla-fener-alayi-duzenlendi/626198/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 22:11:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MATSO Başkanı Gök: "Türkiye'de üretilen her 5 muzdan 1'i Manavgat'tan"</title>
			<description><![CDATA[Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) ve Manavgat Muz Birliği Başkanı Önem Gök, Türkiye'de üretilen muzun yaklaşık yüzde 20'sinin Manavgat'ta yetiştirildiğini belirterek, "Bu da ülkemizde üretilen her 5 muzdan 1'inin Manavgat'ta yetiştiği anlamına geliyor. 2026 yılında üretimimizi 170 bin tonun üzerine çıkarmayı hedefliyoruz" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) ve Manavgat Muz Birliği Başkanı Önem Gök, Türkiye'de üretilen muzun yaklaşık yüzde 20'sinin Manavgat'ta yetiştirildiğini belirterek, "Bu da ülkemizde üretilen her 5 muzdan 1'inin Manavgat'ta yetiştiği anlamına geliyor. 2026 yılında üretimimizi 170 bin tonun üzerine çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.
MATSO ve Manavgat Muz Birliği Başkanı Önem Gök, Muz Birliği Yönetim Kurulu üyeleriyle MATSO hizmet binasında istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda artan üretim maliyetleri, ithalatın yerli üretici üzerindeki etkileri, su kaynaklarının verimli kullanılması ve sektörün geleceğine yönelik çalışmalar ele alındı. Manavgat'ın örtü altı tarım yatırımlarıyla Türkiye'nin önemli muz üretim merkezlerinden biri haline geldiğini belirten Gök, "2025 yılında 168 bin tonluk üretimle ülkemizin toplam muz üretiminin yaklaşık yüzde 20'sini karşıladık. Yani Türkiye'de üretilen her 5 muzdan 1'i Manavgat'ımızda yetişiyor. Bu, ilçemizin tarımsal üretimde ulaştığı gücü açıkça ortaya koyuyor. 2026 yılında ise üretimimizi 170 bin tonun üzerine çıkararak yeni bir rekora ulaşmayı hedefliyoruz. Muz üretimi, ilçemizde istihdamdan paketlemeye, lojistikten ticarete kadar birçok alana önemli katkı sağlıyor" dedi.
"Yerli üreticimizin rekabet gücünü korumalıyız"
Muz ithalatındaki artışın yerli üretici üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Gök, "Türkiye'nin muzda kendi kendine yeterlilik oranı yüzde 80,7 seviyesinde olmasına rağmen 2025 yılında ithalat yüzde 5,1 artarak 213 bin tonu aştı. Üreticilerimiz yatırımlarıyla üretim kapasitesini artırırken, ithal ürünlerin iç piyasada oluşturduğu rekabet baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Yerli üreticimizin emeğini korumak için piyasa ve gümrük denetimlerinin etkin şekilde sürdürülmesi, yerli üretimi destekleyecek tedbirlerin alınması gerekiyor" diye konuştu.
Enerji, gübre ve sulama maliyetlerindeki artışın üreticilerin üzerindeki yükü ağırlaştırdığını belirten Gök, "Üretimin sürdürülebilirliği için girdi maliyetlerini azaltacak desteklerin geliştirilmesi ve üreticilerimizin rekabet gücünün artırılması büyük önem taşıyor" dedi.
"Su kaynaklarımızı verimli kullanmalıyız"
Tarımsal üretimde suyun önemine dikkat çeken Gök, "Kontrollü sulama sistemlerini ve modern seracılık uygulamalarını yaygınlaştırarak hem üretim maliyetlerini azaltmalı hem de su kaynaklarımızı korumalıyız. Üretimimizi artırırken doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini de gözetmeliyiz" ifadelerini kullandı.
"Üreticilerimizin sorunlarına çözüm üreteceğiz"
Sektör temsilcileriyle istişareye önem verdiklerini vurgulayan Gök, "Üreticilerimizin taleplerine ve sorunlarına çözüm üretmek, Manavgat'ımızın muz üretimindeki güçlü konumunu daha ileriye taşımak için çalışacağız" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/matso-baskani-gok-quotturkiye39de-uretilen-her-5-muzdan-139i-manavgat39tanquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/matso-baskani-gok-quotturkiye39de-uretilen-her-5-muzdan-139i-manavgat39tanquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/matso-baskani-gok-quotturkiye39de-uretilen-her-5-muzdan-139i-manavgat39tanquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/matso-baskani-gok-quotturkiye39de-uretilen-her-5-muzdan-139i-manavgat39tanquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/matso-baskani-gok-turkiye-de-uretilen-her-5-muzdan-1-i-manavgat-tan/626131/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:58:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATSO'da görev dağıtımı yapıldı</title>
			<description><![CDATA[Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu'nda görev dağılımı gerçekleştirildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu'nda görev dağılımı gerçekleştirildi.
ATSO'nun 18 Ekim'de gerçekleştirilen seçimlerinin ardından göreve gelen yönetim kurulu, mazbatalarını alarak ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda yapılan görev dağılımıyla birlikte yönetim kurulundaki görev ve sorumluluklar netleşti. Buna göre ATSO Yönetim Kurulu; Başkan Berkay Bahar, Başkan Yardımcıları Murat Totoş ve Ayhan Yıldırım, Sayman Üye Hüseyin Sarı ile Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Çilingiroğlu, Recep Mavi, Aziz Çiçek, Ali Demir, Cenan Demir, Şaban Tat ve İsa Ersöz'den oluştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/atso39da-gorev-dagitimi-yapildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/atso39da-gorev-dagitimi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/atso39da-gorev-dagitimi-yapildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/atso39da-gorev-dagitimi-yapildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/atso-da-gorev-dagitimi-yapildi/626127/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:48:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Joan Cusco: "Alanya artık plaj futbolu ailesinin bir parçası''</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde düzenlenen Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası kapsamında konuşan Alanya Belediyespor Kulüp Başkanı Faruk Konukçu, "Alanya artık plaj futbolu ailesinin bir parçası" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde düzenlenen Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası kapsamında konuşan Alanya Belediyespor Kulüp Başkanı Faruk Konukçu, "Alanya artık plaj futbolu ailesinin bir parçası" dedi.
Alanya'da gerçekleştirilen Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası, farklı ülkelerden takımları ve spor dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Organizasyon kapsamında değerlendirmelerde bulunan Alanya Belediyespor Kulüp Başkanı Faruk Konukçu, Alanya'nın uluslararası organizasyonlar konusunda önemli bir tecrübeye sahip olduğunu söyledi. Alanya Belediyesi'nin kendi insan kaynağı, ekipman ve teçhizatlarıyla uluslararası organizasyonları gerçekleştirebilen Türkiye'deki istisnai belediyelerden biri olduğunu belirten kulüp başkanı, spor turizminin kentin geleceği açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
"Alanya'yı 12 ay gelir üreten bir şehir hâline getirmek istiyoruz"
İçerisinde bulundukları tesisin Alanya'nın spor ve etkinlik turizmi hedeflerine hizmet ettiğini ifade eden Konukçu, "Stratejik planımız doğrultusunda Alanya'yı spor ve etkinlik turizmiyle 12 ay boyunca gelir üreten, refah sağlayan ve istihdam oluşturan bir şehre dönüştürmek amacıyla yola çıktık. Bu tesis de tam olarak bu amaca hizmet ediyor. Bugün çok rahatlıkla ifade edebilirim ki şehrin bütün dinamikleri, spor turizmiyle Alanya'nın değişeceğine ve dönüşeceğine inanıyor. Kaymakamlığımızdan Gençlik ve Spor teşkilatımıza, siyasi partilerimizden ilgili kurum ve kuruluşlarımıza kadar herkes bu konuda ortak bir anlayışla hareket ediyor" dedi.
Alanya Belediyesi olarak tanıtım ve organizasyon çalışmalarında güç birliği yaptıklarını kaydeden Faruk Konukçu, bugüne kadar 22'den fazla uluslararası organizasyonu Alanya'ya kazandırdıklarını, bunların bir kısmının gerçekleştirildiğini, diğerlerinin ise önümüzdeki dönemde hayata geçirileceğini söyledi. Alanya'nın gelecek dönemde Türkiye'nin, hatta Avrupa'nın en önemli spor turizmi merkezlerinden biri olacağını belirten kulüp başkanı, organizasyonların ulusal ve uluslararası alanda tanıtılmasında basın mensuplarının önemli rol üstlendiğini ifade ederek, "Biz burada bir değer inşa etmeye çalışıyoruz. Ancak ne kadar önemli bir değer oluşturursanız oluşturun, bunu görünür kılacak ve hedef kitlesine ulaştıracak kanalları açmazsanız yaptığınız çalışmalar kendi içerisinde kalır. Bu nedenle sizlerin desteğiyle gerçekleştirdiğimiz organizasyonları hem Türkiye'ye hem de dünyanın dört bir yanına duyurabileceğiz" diye konuştu.
"Alanya'nın kalıcı spor tesisi kazanması çok önemli"
Beach Soccer Worldwide Başkanı Joan Cusco ise Alanya'da yeniden bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, kentle uzun yıllara dayanan güçlü bir bağlarının bulunduğunu söyledi. Alanya'da plaj futbolunun daha da gelişmesine katkı sağlamayı önemsediklerini dile getiren Cusco, organizasyonun gerçekleştirilmesine imkân sağlayan kalıcı tesis yatırımının önemine dikkat çekti. Alanya'ya yalnızca plaj futbolu değil, farklı spor dallarının da gerçekleştirilebileceği bir tesis kazandırıldığını vurgulayan Cusco, "Böyle bir konsepte inanılması, sporun turizmle birleştirilmesi ve geleceğe yönelik bu yatırımın hayata geçirilmesi gerçekten çok önemli. Bu tesisi kalıcı olarak Alanya'ya kazandıran herkesi tebrik ediyor ve teşekkürlerimi iletiyorum" dedi. Ekim ayının sonu ve kasım ayının başında olunmasına rağmen Alanya'nın güneşli havası, plajları ve doğal güzelliklerinin Avrupa açısından önemli bir tanıtım fırsatı sunduğunu belirten Cusco, Zürih'te yaşayan kızının da organizasyon görüntülerini izleyerek Alanya'nın atmosferinden etkilendiğini anlattı.
"Alanya'ya gelen delegasyon 500'ü, toplam katılımcı sayısı 1000'i aştı"
Organizasyonun uluslararası katılımına ilişkin bilgiler de paylaşan Cusco, oyuncular, antrenörler, teknik ekipler, yöneticiler, federasyon ve kulüp temsilcilerinden oluşan delegasyonun 500'ü aştığını, Alanya'daki toplam kişi sayısının ise 1000'e yaklaştığını ifade etti. Katılımcıların Alanya'daki misafirperverlikten memnun olduğunu belirten Cusco, "Burada bulunan delegasyonumuz; tesislerde, otellerde, alışveriş yaptıkları dükkânlarda, yemek yedikleri restoranlarda ve şehir genelinde gördükleri misafirperverlikten son derece memnun. Kendilerine gösterilen ilgi ve misafirperverlikten dolayı çok mutlu ve müteşekkirler. Hepsinin teşekkürlerini Alanya halkına iletmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Plaj futbolunun yalnızca bir spor dalı olmadığını, aynı zamanda uluslararası bir dayanışma ve dostluk ailesi oluşturduğunu kaydeden Cusco, Alanya'nın da artık bu ailenin bir parçası olduğunu söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/joan-cusco-quotalanya-artik-plaj-futbolu-ailesinin-bir-parcasi3939.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/joan-cusco-quotalanya-artik-plaj-futbolu-ailesinin-bir-parcasi3939.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/joan-cusco-quotalanya-artik-plaj-futbolu-ailesinin-bir-parcasi3939_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/joan-cusco-quotalanya-artik-plaj-futbolu-ailesinin-bir-parcasi3939.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/joan-cusco-alanya-artik-plaj-futbolu-ailesinin-bir-parcasi/626122/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:44:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Otomobilin çarptığı yaşlı adama ilk müdahale yoldan geçen doktor belediye başkanından geldi</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde otomobilin yaya geçidinde karşıya geçmeye çalışan yayaya çarpması sonucu 2 kişi yaralandı. Yaralılara ilk müdahaleyi, kazanın yaşandığı sırada yoldan geçen Serik Belediye Başkanı Op. Dr. Kadir Kumbul yaptı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde otomobilin yaya geçidinde karşıya geçmeye çalışan yayaya çarpması sonucu 2 kişi yaralandı. Yaralılara ilk müdahaleyi, kazanın yaşandığı sırada yoldan geçen Serik Belediye Başkanı Op. Dr. Kadir Kumbul yaptı.
Kaza, Serik ilçesi Orta Mahalle'de Antalya-Alanya D-400 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ali Osman Ö. idaresindeki 07 CBV 126 plakalı otomobil, yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan Ramazan Y.'ye çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil, refüjdeki ağaca ve demir bariyerlere çarparak durabildi. Kazada yaya Ramazan Y. ile otomobil sürücüsü Ali Osman Ö. yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bu sırada yoldan geçmekte olan Serik Belediye Başkanı Op. Dr. Kadir Kumbul, yaralıları fark ederek araçtan inip, sağlık ekipleri gelene kadar yaralılara ilk müdahalede bulundu. Olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri, yaralıları ambulanslarla Serik Devlet Hastanesi ve özel hastaneye sevk etti. Yaralılardan Ramazan Y.'nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu, otomobil sürücüsü Ali Osman Ö.'nün ise sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Trafik bir süre kontrollü sağlandı
Kaza nedeniyle D-400 kara yolunda trafik akışı bir süre aksadı. Trafik tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, polis ekiplerinin çalışmasının ardından yol kısa sürede yeniden trafiğe açıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobilin-carptigi-yasli-adama-ilk-mudahale-yoldan-gecen-doktor-belediye-baskanindan-geldi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobilin-carptigi-yasli-adama-ilk-mudahale-yoldan-gecen-doktor-belediye-baskanindan-geldi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobilin-carptigi-yasli-adama-ilk-mudahale-yoldan-gecen-doktor-belediye-baskanindan-geldi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/otomobilin-carptigi-yasli-adama-ilk-mudahale-yoldan-gecen-doktor-belediye-baskanindan-geldi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/otomobilin-carptigi-yasli-adama-ilk-mudahale-yoldan-gecen-doktor-belediye-baskanindan-geldi/626121/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:43:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alanya Belediyespor çeyrek finalde turnuvaya veda etti</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde düzenlenen Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda mücadele eden Alanya Belediyespor, çeyrek finalde Ukrayna temsilcisi Sunrise Kyiv'e 7-2 mağlup olarak turnuvaya veda etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde düzenlenen Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda mücadele eden Alanya Belediyespor, çeyrek finalde Ukrayna temsilcisi Sunrise Kyiv'e 7-2 mağlup olarak turnuvaya veda etti.
Alanya'da gerçekleştirilen Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda heyecan, çeyrek final karşılaşmalarıyla devam etti. Erkekler ve kadınlar kategorilerinde 5 kıta ve 33 ülkeden 48 takımın katılımıyla düzenlenen organizasyonda Türkiye'yi temsil eden Alanya Belediyespor, yarı final bileti almak için Ukrayna takımı Sunrise Kyiv ile karşı karşıya geldi.
Uluslararası Plaj Sporları Merkezi'nde oynanan mücadelede iki takım da yarı finale yükselmek için kıyasıya mücadele etti. Maçta etkili bir oyun ortaya koyan Sunrise Kyiv sahadan 7-2 galip ayrıldı. Bu sonuçla Sunrise Kyiv adını yarı finale yazdırırken, Alanya Belediyespor'un şampiyonadaki mücadelesi çeyrek final aşamasında sona erdi.
Golleri Volkan ve Bruno kaydetti
Alanya Belediyespor'un karşılaşmadaki gollerini Volkan ve Bruno kaydetti. Sunrise Kyiv'de ise Duchev 3, Damm 2, Samoilenko ve Hodel de 1'er gol attı.
5 kıta ve 33 ülkeden 48 takımın mücadele ettiği Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası, 1 Kasım Pazar günü oynanacak final karşılaşmalarıyla sona erecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya-belediyespor-ceyrek-finalde-turnuvaya-veda-etti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya-belediyespor-ceyrek-finalde-turnuvaya-veda-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya-belediyespor-ceyrek-finalde-turnuvaya-veda-etti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya-belediyespor-ceyrek-finalde-turnuvaya-veda-etti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/alanya-belediyespor-ceyrek-finalde-turnuvaya-veda-etti/626109/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:14:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da apartman yangını</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesinde apartman dairesinde çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesinde apartman dairesinde çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.
Yangın, Merkez Mahallesi Yuva Sokaktaki apartman dairesinde saat 15.20 sıralarında meydana geldi. Yangını gören vatandaşların ihbarıyla adrese itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Park eden araçlar yüzünden olay yerine zorlukla ulaşan itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürdü. Yangın anında kimsenin evde olmadığı öğrenilirken, dairenin bir odası zarar gördü.
Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-apartman-yangini.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-apartman-yangini.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-apartman-yangini_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-apartman-yangini.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-apartman-yangini/626102/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 17:05:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alanya'da yağmurun ardından güneş yüzünü gösterdi sahiller doldu</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde yaklaşık bir haftadır etkili olan sağanak yağışlı hava, bugün yerini güneşli havaya bıraktı. Güneşli havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler Keykubat Plajı'na akın etti. Bazı vatandaşlar dalgalı denize girerek serinlerken, bazıları ise aileleriyle birlikte kumsalda güneşin tadını çıkardı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde yaklaşık bir haftadır etkili olan sağanak yağışlı hava, bugün yerini güneşli havaya bıraktı. Güneşli havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler Keykubat Plajı'na akın etti. Bazı vatandaşlar dalgalı denize girerek serinlerken, bazıları ise aileleriyle birlikte kumsalda güneşin tadını çıkardı.
Alanya'da bir haftadır aralıklarla etkisini sürdüren sağanak yağışın ardından güneşli hava yüzleri güldürdü. 30 Ekim itibarıyla havanın açmasıyla birlikte sahillerde hareketlilik yaşandı. Güzel havayı değerlendirmek isteyen yerli ve yabancı turistler, Keykubat Plajı'na gelerek deniz ve güneşin keyfini çıkardı. Hava sıcaklığının 20, deniz suyu sıcaklığının ise 24 derece ölçüldüğü ilçede, bazı vatandaşlar dalgalı olmasına rağmen denize girmeyi tercih etti. Bazı vatandaşlar ise aileleriyle birlikte kumsalda vakit geçirerek güneşli havanın tadını çıkardı.
Plajda kurulan voleybol fileleri de vatandaşların ilgisini çekti. Güneşli havayı spor yaparak değerlendiren vatandaşlar, plaj voleybolu oynayarak keyifli vakit geçirdi. Yağışlı günlerin ardından sahilde yaşanan hareketlilik, sonbaharın son günlerinde Alanya'da yazdan kalma görüntüler oluşturdu.
"Biz Alanya'da yazı yaşıyoruz"
Denizden çıktıktan sonra açıklamalarda bulunan Kürşat Kunt (50), yaklaşık bir haftadır yağışlı havanın etkili olduğunu belirterek, "Bir haftadır aslında havalar çok yağmurluydu. Ama bugün, biliyorsunuz 30 Ekim, havanın güzelliğini yaşıyoruz. Denizin güzelliğini görüyorsunuz. Bütün yurt genelinde yağmur ve fırtına varken biz Alanya'da yazı yaşıyoruz. Biraz önce denizden çıktık, gördüğünüz gibi. Herkesi buraya bekliyoruz. Tatilin adresi burası" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-yagmurun-ardindan-gunes-yuzunu-gosterdi-sahiller-doldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-yagmurun-ardindan-gunes-yuzunu-gosterdi-sahiller-doldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-yagmurun-ardindan-gunes-yuzunu-gosterdi-sahiller-doldu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-yagmurun-ardindan-gunes-yuzunu-gosterdi-sahiller-doldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/alanya-da-yagmurun-ardindan-gunes-yuzunu-gosterdi-sahiller-doldu/626043/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 16:13:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Altın Portakal'da oyuncuların günü</title>
			<description><![CDATA[Altın Portakal, Türk sinemasını her alanda destekleme misyonuyla bugün önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türk oyuncuların uluslararası markete açılmasının ilk adımı olan ortak yapımlarda rol alabilmenin ipuçları, uluslararası cast marketleri ve uzmanların katıldığı bir söyleşi ile paylaşıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Altın Portakal, Türk sinemasını her alanda destekleme misyonuyla bugün önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türk oyuncuların uluslararası markete açılmasının ilk adımı olan ortak yapımlarda rol alabilmenin ipuçları, uluslararası cast marketleri ve uzmanların katıldığı bir söyleşi ile paylaşıldı.
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, farklı alanlarda Türk sinemasına verdiği desteklere bugün de Türk oyuncuların, uluslararası markete erişimiyle ilgili bir söyleşiyi ekledi.
"Beyond Location: How Talent Attracts International Co-Productions" (Mekânın Ötesinde: Yetenek, Uluslararası Ortak Yapımları Nasıl Çeker?) başlıklı söyleşi; uluslararası cast marketleri ve uzmanların gözüyle Türk oyuncuların, hak ettikleri başarılı uluslararası yapımlara erişimini kolaylaştıran ipuçlarını verdi.
Söyleşiye; oyuncu Cemal Hünal, cast direktörü Harika Uygur, Lucinda Syson ve Filmmakers Europe Yöneticisi David Zitzlsperger katıldı.
Sektörde 35 yıldır var olduğunu belirterek sözlerine başlayan Lucinda Syson, bu süre zarfında sektörde pek çok değişiklik yaşandığını, gelinen noktada ise ortak yapımların da artmasıyla cast'ın farklı ülkelerden oluşturulduğuna dikkat çekti. Syson, "Türkiye'de bir role ihtiyacım olursa veya Harika'nın bir araştırma yapmasına ihtiyaç duyarsam onun bilgisi devasa ve benim asla olamayacağım kadar ileri düzeyde. Bu yüzden Harika'ya geliyorum ve artık tüm Avrupa'da böyle bir ağımız var" diye konuştu.
"Haluk Bilginer bile audition verdi; bunu aklınızda tutun"
Harika Uygur da özellikle "Danish Girl" filminden sonra bu durumun daha da belirginleştiğini belirterek şunları söyledi:
"Artık çeşitlilik dünyada çok genişledi; özellikle The Danish Girl filminden sonra. Bu film bir şekilde artık oyuncuların uluslararası olabileceğini kanıtladı. Biliyorsunuz, eskiden sadece Ömer Şerif, Türk karakter oynardı. Ben bunu The International filminde kırdım. Tom Tykwer, Haluk Bilginer'in rolünü yine Ömer Şerif'e cast etmişti. Ben de dedim ki 'Niye bütün Türkleri Ömer Şerif oynuyor? Türkiye'de oyuncu mu yok?' Dolayısıyla Haluk Bilginer'i önerdim. Gina Jay yapmıştı cast direktörlüğünü; Haluk Bilginer, Gina Jay'e audition verdi. Arkadaşlar; audition verdi! Lütfen bunu aklınızda tutun; Haluk Bilginer audition verdi. Ve ondan sonra gidip rolü aldı"
"Nine Perfect Strangers'a Romanya'dan oyuncu aranırken Aras'ı önerdim"
Uygur, çok izlenen Amazon dizisi Nine Perfect Strangers'ta da benzer bir durum yaşandığını dile getirdi ve yaşananları şöyle anlattı:
"Nine Perfect Strangers için David Trueba benden Romanya'dan bir cast yapmamı rica etmişti. Ben de dedim ki 'Ben Türk'üm; Romanlar ve Türkler birbirine çok benzer. Demek ki Roman karakteri de oynayabiliriz. Niye Türk oyuncu önermiyoruz ki?' Ve Türkiye'den cast yaptım; yaklaşık 200 kişiden audition aldık ve sonunda Aras (Aydın) oynadı."
Ortak yapımlar için Avrupa çapında bir cast direktörlüğü havuzu olan Filmmakers Europe Yöneticisi David Zitzlsperger ise kuruluş temellerini ve çalışma sistemlerini şöyle anlattı:
"Filmmakers olarak oyuncuların ve menajerlerin, daha sonra yapımcı ve yönetmenle çok yakın çalışan o tarafa, yani cast direktörlerine görünür olmasını sağlayan bir platform inşa etmeye çalışıyoruz. 2017'de Almanya'da başladık çünkü cast direktörü Simone Br; Almanya, Avusturya ve İsviçre'de bunu yapmasını sağlayacak bir yazılım oluşturmamızı istemişti. Çok şanslıydık çünkü Simone Br o dönemde Avrupa'nın en etkili cast direktörüydü. Bize tam olarak menajerlere ve oyunculara erişime ihtiyacı olduğunu ancak bunun, uluslararası meslektaşlarıyla bağlantılı olması gerektiğini söyledi. Bunun sebebi de uluslararası yapımların ve ortak yapımların yükselişiydi. Avrupa'da başlayan bu sürecin şu anda platformumuzda yaklaşık 160 bin Avrupalı oyuncunun ve 3 bin 300 civarında ajansın cast direktörünün görünür olmasıyla sonuçlanmış olması harika. Ancak Türkiye ile aramızda eksik bir köprü olduğunu görüyoruz. Uluslararası cast direktörleri birlikte çalıştığında, Lucinda ve Harika ölçeğinde projeler yaptıklarında, Türk yeteneklerin o kadar da görünür olmadığını fark ediyoruz. Somutlaştırmak gerekirse 10 yıl önce Londra'da bir Türk oyuncuya ihtiyaç duyulursa Türk'e benzer görünen birini ararlardı; bugün ise doğrudan Türkiye'ye bakıyorlar. Bizim görevimiz de bunu, Türk sinema topluluğu içinde vurgulamak, Türk oyuncuların sistemimizde görünür olmasını sağlamak."
Zitzlsperger, Avrupa'da ortak yapımların destek alma şartları arasında farklı bölgelerden isimlerin filmde yer alması olduğuna işaret ederek bunun, Türk oyuncular için değerlendirilmesi gereken fırsat olabileceğini ifade etti. Zitzlsperger, "Türkiye'de bu kadar çok yetenek ve bu denli büyük bir sektör varken Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık perspektifinden bakıldığında yeteneklerin görünürlüğü ve ortak yapım fikri, diğer ülkeler kadar yüksek değil. Bunun siyasi sebepleri olduğu kadar buradaki yeteneklerin yeterince bilinmemesi ve görünür olmaması da bir etken. Almanya'da fonlamalar çoğu zaman doğrudan oyunculara ve isimlere bağlıdır. Bir proje başladığında cast direktörleri çok erken dahil olur; bölgesel fonların projeye onay vermesi için başvuruya, gişe garantisi olan büyük isimleri veya o bölgeden genç yetenekleri yazarlar. Uluslararası ortak yapımlarda bunu birden fazla bölgeden sağlamak çok önemlidir. Almanya'da yaşayan çok sayıda Türk yetenek varken Türkiye'de yaşayanların neredeyse hiç görünür olmadığını görüyoruz. Bizim amacımız, kendinizi görünür kılmanız. Bu, şirket olarak bize fayda sağladığı kadar sistemimizle çalışan cast direktörlerine de fayda sağlıyor. Görünür olduğunuzda dil becerileriniz sizi Türkiye dışındaki ortak yapımlara taşır aynı şekilde uluslararası yapımların da buraya gelmesini sağlar" dedi.
Lucinda Syson, bu noktada Türk oyunculara ısrarla İngilizceyi tavsiye etti. Syson, "Size kesinlikle ve ısrarla tavsiye edeceğim tek şey; İngilizcenizi şimdiden olabildiğince iyi bir seviyeye getirmenizdir. Aynı şeyi İngiliz oyuncuların Amerikan aksanı için de söylüyoruz. Avrupa veya Amerikan ortak yapımlarının olduğu o alana girmek istiyorsanız İngilizcenizi gerçekten tam anlamıyla kusursuz hale getirmelisiniz. Çünkü mesele sadece biriyle sohbet edebilmek değil o dilde oyunculuk yapabilmek, o dilde rol yapma özgüvenine sahip olmak ve doğal olabilmek. Seçmelerde sizi eleyecek olan şey bu" ifadelerine yer verdi.
Uluslararası çalışmak isteyen oyunculara tavsiyeler
Oyuncu Cemal Hünal'ın "Sıfır görünürlüğü olan, yeteneğine inanan ve uluslararası alanda çalışmak isteyen ama nereden başlayacağını bilemeyen oyunculara ne önerirsiniz" şeklindeki sorusunu ise Zitzlsperger, şöyle cevapladı:
"Platformumuzda bir profiliniz olsun. Çok basit ve tamamen ücretsizdir. İkincisi, profesyonel ve otantik vesikalık fotoğraflarınız olsun. Kendinizi çok beğendiğiniz fotoğraflar değil sizi, doğal gösteren profesyonel fotoğraflar koyun. Ardından tüm becerilerinizi, özellikle de dil becerilerinizi doğru şekilde girin. Bir dili akıcı konuşmayla anadil olarak konuşmak farklıdır. Lucinda'nın dediği üzere İngiliz İngilizcesi öğrenmeye kasmayın, kendi aksanınızla mutlu olun. Son olarak kendi kültürel mirasınızı sahiplenin. İngiliz veya Alman oyuncu olmaya çalışmayın; zaten öyle seçilmezsiniz."
Oyuncular setlerde neler yaşıyor?
Festival kapsamında oyunculuk alanında bugün gerçekleştirilen bir diğer söyleşi de "Ödül Alıyoruz, Peki Neler Yaşıyoruz?" başlığını taşıyordu.
Oyuncular Sendikası'ndan Örgütlenme Uzmanı Demet Koca ile Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Taciz ve Ayrımcılıkla Mücadele Birimi Sorumlusu Gizem Soysaldı'nın katıldığı söyleşide sinema ve televizyonda 'kadın'ın temsili ele alındı.
Gizem Soysaldı; kadın karakterlerin kendi başlarına değil ancak bir başkası üzerinden var olduğuna dikkat çekerek, "Geçtiğimiz yıllarda Sinema Televizyon Sendikası'nın yaptığı bir çalışmaya göre dizilerde 'dedikodu yapan; kadınlar, araba kullananlar; çoğunlukla erkekler.' Kadınların çoğunlukla belirli bir mesleği yok. Hikâyeler sıklıkla erkeklerin, kadınları kurtarması üzerine. Ve genelde şöyle klişede dönüp duruyoruz: Çok güzel ama sakar bir kadın başrol, çok yakışıklı, güçlü ve zengin bir erkek başrol! Bir de çok güzel, seksî ama mesleği belli olmayan ve hayatını, bu başrol çiftimizi ayırmak üzerine planlar yaparak geçiren bir kadın" dedi.
Soysaldı, 'yaş ayrımcılığı'na değinerek özellikle kadın oyuncular için yaş ilerledikçe rol alanlarının daraldığını hatırlattı.
Sektörde oyuncuların yaşadığı pek çok sorun hakkında sendika olarak çalıştıklarını dile getiren Soysaldı; son çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:
"Yaklaşık dört yıl önce yakınlık koordinatörü Ece Türkmut Dere ile çalışmaya başladık. Bu mesleğin sendika olarak tanımını yaptık. Sektöre tanıtılması için videolar, lansmanlar, toplantılar düzenledik; protokolleri birlikte yazdık. Ve bugüne kadar Türkiye'de 16 tane projede yakınlık koordinatörlüğü kullanıldı. Biz sendika olarak Ocak 2026'da, 120'yi aşkın katılımcıyla bir çalıştay gerçekleştirdik ve Set Çalışma İlkeleri, bu çalıştay sonucunda hayata geçti. Bununla; asgari çalışma standartları belirledik, kamuoyunun, yapımcıların ve devletin bilgisine sunduk."
"Uyanık kalsınlar diye çocuk ve bebek oyuncuları suya sokup çıkarırlardı"
Demet Koca ise setlerdeki çocuk ve bebeklerle ilgili bilinmeyen bazı noktalara temas ederek, "Anayasa madde 71 çocukların gece çalışamayacağını söylüyor ama bizim sektörümüzde çocuk oyuncular, gece saatlerinde de çalışıyor. Belki bundan on yıl önce bir sette pedagog, çocuk oyuncu koçu yoktu ama artık Oyuncular Sendikası'nın yıllarca bir teamül haline getirdiği, 'Bu Sette Çocuk Var' kampanyası, artık 'Bu İş Yerinde Çocuk Var' olarak devam ediyor. Çocukları, bebek oyuncuları suya sokup çıkartıyorlardı setlerde; uyanık kalsınlar diye. Ama şimdi pedagog var" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-oyuncularin-gunu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-oyuncularin-gunu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-oyuncularin-gunu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal39da-oyuncularin-gunu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/altin-portakal-da-oyuncularin-gunu/626014/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 15:41:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ATSO Başkanı Berkay Bahar: "Bugünden sonra bizim için tek bir renk var, ATSO'nun rengi"</title>
			<description><![CDATA[Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Berkay Bahar, yeni yönetim kurulu üyelerinin tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, seçim sürecinin geride kaldığını belirterek, "Bugünden sonra bizim için tek bir renk var. ATSO'nun ve Antalya iş dünyasının rengi. Bize oy veren de vermeyen de, bizi destekleyen de desteklemeyen de bizim için aynı yerdedir. Onlara hizmet etmek bizim boynumuzun borcudur" dedi. Bahar, yeni dönemde Altıntaş'taki müteahhitlerin]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Berkay Bahar, yeni yönetim kurulu üyelerinin tanıtıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, seçim sürecinin geride kaldığını belirterek, "Bugünden sonra bizim için tek bir renk var. ATSO'nun ve Antalya iş dünyasının rengi. Bize oy veren de vermeyen de, bizi destekleyen de desteklemeyen de bizim için aynı yerdedir. Onlara hizmet etmek bizim boynumuzun borcudur" dedi. Bahar, yeni dönemde Altıntaş'taki müteahhitlerin sorunları ile Kapıkule Sınır Kapısı'nda tır geçişlerinde yaşanan aksaklıklara yönelik çalışmalara başladıklarını açıkladı.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu üyelerinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Seçimlerin ardından yeni yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda, önceki dönem ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman'da yer aldı. Toplantıda konuşan ATSO Başkanı Berkay Bahar, seçim sürecinde kendilerine destek verenlere teşekkür ederek, yeni dönemde Antalya iş dünyasının sorunlarına çözüm üretmek için çalışacaklarını belirtti.
"Bu mazbata benim değil, sizindir"
Seçim sürecinde büyük emek verdiklerini belirten ATSO Başkanı Berkay Bahar, mazbatanın yalnızca bir seçim sonucunu temsil etmediğini söyledi. Bahar, "6 aydır sahadayız ancak hiç bu kadar heyecanlanmamıştım. Burası çok hayalini kurduğumuz bir yerdi. Herkese yeniden teşekkür ediyorum. Mazbatamızı aldık ama ben mazbatamıza sadece bir seçim sonucu olarak bakmıyorum. Bu mazbata, aylarca kapı kapı dolaşan, büyük emek veren insanların emeğidir. Dolayısıyla bu mazbata benim değil, sizindir" ifadelerini kullandı.
Antalya'ya daha fazla değer kazandırmak amacıyla yola çıktıklarını dile getiren Bahar, "Süreç boyunca hep söyledim; ben ortak akla değil, nitelikli ortak akla inanıyorum. İnsanlar zaman içerisinde beni haklı buldular. İşte bu salonda Antalya'ya çok ciddi değer katacak nitelikli bir ortak akıl var" diye konuştu.
Yusuf Hacısüleyman'a teşekkür
Önceki dönem ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman'a teşekkür eden Bahar, kendisini bir ağabey ve yol gösterici olarak gördüğünü belirtti. Bahar, "Görevi kendisinden devraldığım için kendimi hem şanslı hem de gururlu hissediyorum. Benim için önceki dönem başkanı değil, bir ağabeydi. Çok düştüğüm zamanlar oldu, hep elimden tuttu ve kaldırdı. Özellikle Ali Bahar'dan sonra benim için çok önemli bir kişi oldu. Mentörüm, abim oldu. Çok teşekkür ederim Yusuf abi" dedi.
Seçim sürecinde kendisiyle birlikte çalışanlara, ailelerine ve ATSO personeline de teşekkür eden Bahar, kurumun geçmiş birikiminden yararlanacaklarını belirterek, "Biz buraya geçmişi silmeye değil, üzerine yeni bir hikâye yazmaya geldik. Geçmişten aldığımız ilhamla yeni bir hikâye yazmanın zamanı geldi. Başlıyoruz. Hafızası sizlersiniz. Tecrübeniz, emeğiniz ve yıllardır bu kuruma kattığınız değer bizim için çok kıymetli. Güçlü kurumlar yalnızca başkanlarıyla değil, çalışanlarıyla, komiteleriyle, meclisleriyle ve üyeleriyle güçlüdür" ifadelerini kullandı.
"Antalya çok yorgun"
Seçim sürecinde Antalya iş dünyasının yaşadığı sorunları yakından gözlemlediklerini ifade eden Bahar, kentteki iş insanları, sanayiciler ve esnafın zorlu bir dönemden geçtiğini söyledi. Bahar, "Yola çıktığımız ilk haftadan itibaren çok yorgun bir Antalya olduğunu gördüm. İş adamlarımız yorgun, sanayicimiz yorgun, esnafımız yorgun. Bizim onları üzmeye hakkımız yok diyerek başladığımız süreci, 18 Ekim sabahı gözlerimi yukarıya dikerek, 'Çok şükür Allah'ım, şehri germeden son güne kadar gelebildik' diyerek tamamladım" dedi.
"Bugünden sonra tek bir renk var"
Seçim döneminde farklı grupların yarıştığını ancak artık birlik içerisinde hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Bahar, "Mavi vardı sahada, turuncu vardı, kırmızı vardı, beyaz vardı. Bağımsız bazı gruplar vardı. Bugün o seçim bitti. Bugünden sonra bizim için tek bir renk var. ATSO'nun ve Antalya iş dünyasının rengi. Bize oy veren de vermeyen de, bizi destekleyen de desteklemeyen de, eleştiren de öven de bizim için bugünden itibaren aynı yerdedir. Onlara hizmet etmek bizim boynumuzun borcudur" diye konuştu.
"49 meslek komitemizi yönetimin parçası haline getireceğiz"
Yeni dönemde seçim sürecinde verdikleri sözlerin takipçisi olacaklarını kaydeden Bahar, 49 meslek komitesini yönetim süreçlerine daha aktif şekilde dahil edeceklerini belirtti. Bahar, "Bizim meselemiz bir makam değil, Antalya iş dünyasının sahip olduğu gücü ortaya çıkarmaktı. Bugün artık bunu söylemenin değil, göstermenin zamanı. Verdiğimiz her sözün takipçisi olacağız. Açıkladığımız projelerin hesabını vereceğiz. 49 meslek komitemizi yönetimin gerçek bir parçası haline getireceğiz. Bugün aldığımız mazbata bir final değil, her şeyin başladığı gündür" dedi.
Altıntaş ve Kapıkule'deki sorunlar gündemde
Göreve başlamalarının ardından Antalya iş dünyasının yaşadığı sorunlara yönelik çalışmalara başladıklarını açıklayan Bahar, özellikle Altıntaş bölgesindeki müteahhitlerin yaşadığı sıkıntıların takipçisi olduklarını söyledi. Bahar, "Yönetim kurulundan aldığım izinle çok ciddi sorunlarla başladık. Bugün Altıntaş'ta yaşanan sorunların tam takipçisiyiz. İnşaat grubumuz, 30'uncu, 43'üncü ve 44'üncü komitelerimiz, müteahhitlerimizin yaşadığı sorunlara doğrudan müdahale etmeye başladı" ifadelerini kullandı.
Kapıkule Sınır Kapısı'nda tır geçişlerinde yaşanan aksaklıklara da değinen Bahar, ihracatçıların ve üreticilerin mağduriyet yaşadığını belirterek, "Kapıkule'de tırlarımız geçmiyor. Esnafımızın, üreticimizin malları orada zayi oluyor. Bunlara müdahale etmeye başladık. Arkadaşlar, biz bu şehrin hakkaniyetiyiz. Hep birlikte zülfiyare dokunacağız ama sizsiz yapamayız. Lütfen bir olalım, birlik olalım, hep beraber olalım. Ben hazırım, eğer siz de hazırsanız" diye konuştu.
"Dört yılın sonunda iyi ki güvenmişiz dedirtmek istiyoruz"
Yeni dönemde daha fazla dinleyen, çalışan ve üreten bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini ifade eden Bahar, dört yıllık görev süresinin sonunda üyelerin güvenine layık olmayı hedeflediklerini belirtti. Bahar, "Ben dört yılın sonunda insanların bize, 'İyi ki güvenmişiz, iyi ki işler yaptılar' demesini hayal ediyorum. İşte benim başarıdan anladığım bu. Dört yılın sonunda geldiğimiz nokta bu olacak. Bu büyük sorumluluğu bizlere emanet eden meclisimize, üyelerimize, yol arkadaşlarıma ve bütün Antalya iş dünyasına yürekten teşekkür ediyorum. Allah bizi bu güvene layık eylesin. Şimdi çalışma zamanı" dedi.
Yeni yönetim kurulu üyeleri tanıtıldı
Konuşmaların ardından ATSO'nun yeni yönetim kurulu üyeleri sahneye davet edilerek tanıtıldı. Berkay Bahar başkanlığındaki yönetim kurulunda Murat Totoş, Ayhan Yıldırım, Hüseyin Sarı, Mustafa Çilingiroğlu, Recep Mavi, Aziz Çiçek, Ali Demir, Cenan Demir, Şaban Tat ve İsa Ersöz yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/atso-baskani-berkay-bahar-quotbugunden-sonra-bizim-icin-tek-bir-renk-var-atso39nun-rengiquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/atso-baskani-berkay-bahar-quotbugunden-sonra-bizim-icin-tek-bir-renk-var-atso39nun-rengiquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/atso-baskani-berkay-bahar-quotbugunden-sonra-bizim-icin-tek-bir-renk-var-atso39nun-rengiquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/atso-baskani-berkay-bahar-quotbugunden-sonra-bizim-icin-tek-bir-renk-var-atso39nun-rengiquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/atso-baskani-berkay-bahar-bugunden-sonra-bizim-icin-tek-bir-renk-var-atso-nun-rengi/625973/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 14:58:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alanya'da inşaatın balkonuna çıkan işçiyi arkadaşı ikna etti</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde parasını alamadığı gerekçesiyle inşaat halindeki binanın balkonuna çıkan işçi, arkadaşı tarafından ikna edilip bulunduğu yerden indirildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde parasını alamadığı gerekçesiyle inşaat halindeki binanın balkonuna çıkan işçi, arkadaşı tarafından ikna edilip bulunduğu yerden indirildi.
Olay, saat 10.00 sıralarında Alanya'nın Oba Mahallesi ALKÜ Hastane Caddesi üzerindeki 200 daireli site inşaatında meydana geldi. İddiaya göre, şantiyede çalışan ve ismi öğrenilemeyen inşaat işçisi, parasını alamadığı gerekçesiyle yapımı devam eden binanın balkonuna çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler hava yatağı açarak önlem alırken, şahıs mesai arkadaşının ikna çabasıyla bulunduğu yerden indirildi.
İnşaat firması yetkilileri olayın binanın mekanik işçiliğini yapan taşeron firmanın işçilerin ödemesini 2 ay geciktirmesinden kaynaklandığını, firma olarak taşeron firmanın yapması gereken ödemeyi de işçiye kendilerinin yaptığı bilgisini paylaştı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-insaatin-balkonuna-cikan-isciyi-arkadasi-ikna-etti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-insaatin-balkonuna-cikan-isciyi-arkadasi-ikna-etti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-insaatin-balkonuna-cikan-isciyi-arkadasi-ikna-etti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-insaatin-balkonuna-cikan-isciyi-arkadasi-ikna-etti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/alanya-da-insaatin-balkonuna-cikan-isciyi-arkadasi-ikna-etti/625962/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 14:49:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alanya'da binlerce kişi 'Gazze' için yürüdü</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve Filistin'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla "Gazze İçin Sessiz Çığlık Yürüyüşü" düzenlendi. Binlerce öğrenci ve vatandaşın katıldığı yürüyüşte, Türk ve Filistin bayrakları taşındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve Filistin'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla "Gazze İçin Sessiz Çığlık Yürüyüşü" düzenlendi. Binlerce öğrenci ve vatandaşın katıldığı yürüyüşte, Türk ve Filistin bayrakları taşındı.
Alanya İmam Hatipliler Derneği (ALİMDER) öncülüğünde, Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Alanya Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen yürüyüş, Eski Alanya Belediye Binası arkasından başladı. İlçedeki okullardan binlerce öğrenci ve vatandaşın katıldığı yürüyüşte, katılımcılar slogan atmadan ellerinde Türk bayrakları, Filistin bayrakları ve pankartlarla İskele Şelale Meydanı'na kadar yürüdü.
Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dua edildi
Yürüyüşün sona erdiği İskele Şelale Meydanı'nda ALİMDER Başkanı İsa Arıkan tarafından basın açıklaması yapıldı. Bildirinin okunmasının ardından Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Alanya Müftüsü Mehmet Seven tarafından Gazze'de hayatını kaybedenler ve Filistin halkı için dua edildi.
"Biz bugün bağırmadık"
ALİMDER Başkanı Arıkan, yaptığı açıklamada, Gazze'de yaşanan insanlık dramına ve dünyanın bu duruma karşı sessiz kalmasına dikkat çekti. Başkan, "Yürekleri mazlumlarla atan vicdan sahibi kıymetli katılımcılar. Bugün burada sözün tükendiği yerde vicdanı konuşturmak için toplandık. Gazze'de yaşanan insanlık dramına ve dünyanın bu zulüm karşısındaki sessizliğine karşı sessiz bir çığlık olmak için yürüdük. Biz bugün bağırmadık. Çünkü Gazze'de çocukların çığlığı bizim sesimizden daha büyüktü. Biz bugün slogan atmadık. Çünkü yıkılmış evlerin sessizliği bütün sloganlardan daha ağırdı. Biz bugün sadece yürüdük. Ama attığımız her adım dünyanın vicdanına brakılmış bir soru oldu. Bir çocuk daha ölürken insanlık daha ne kadar susabilir?" dedi.
Gazze'de yaşananların yalnızca son 3 yılın acısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Arıkan, bunun Filistin topraklarında yıllardır devam eden işgal, abluka, zorla yerinden etme ve şiddetin sonucu olduğunu ifade etti. Arıkan, "Bugün Gazze'de yaşananlar yalnızca bir coğrafyanın değil, insanlığın sınavıdır. Ve bu sınavın adı tarihe çoktan yazılmıştır. Bu bir insanlık lekesi, bu bir soykırım. İsrail'in saldırıları altında çocukların öldürüldüğü, hastanelerin ve okulların hedef olduğu, evlerin mezara dönüştüğü, annelerin çocuklarını kefenlediği bir dünyada artık mesele yalnızca Gazze değildir" ifadelerini kullandı.
Filistinli öğrenciden Alanya halkına teşekkür
Yürüyüşe katılan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) İşletme Fakültesi öğrencisi ve Alanya'daki Filistinli öğrencilerin temsilcisi Karam Saleh de etkinliğin kendileri için büyük anlam taşıdığını söyledi. Yürüyüşe Milli Eğitim Bakanlığı, öğrenciler, üniversite rektörü ve Alanya Filistin Dayanışma Platformu ile birlikte katıldıklarını belirten Saleh, Alanya halkına teşekkür etti. Saleh, "Bu yürüyüş aslında çok anlamlı bir yürüyüştü. Filistin'e mutlaka ulaştırmaya çalışacağım. Böyle eylemler yapıldıkça Filistin'deki halk inanın mutlu olur, yalnız olmadığını anlar. Bu hayatta bu mücadeleyi tek başına bırakmadığını görür ve gerçekten Filistin'deki ailelerimize moral verici olur" diye konuştu.
Ailesinin Filistin'de yaşadığını ve kendisinin eğitim için Alanya'da bulunduğunu anlatan Saleh, her yürüyüş ve etkinlikten sonra yaşananları ailesiyle paylaştığını belirterek, "Gerçekten çok mutlu oluyorlar. 'Biz yalnız değilmişiz. Allah Türk milletinden razı olsun' diyorlar. Alanya halkına tekrar teşekkür ederim" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-binlerce-kisi-39gazze39-icin-yurudu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-binlerce-kisi-39gazze39-icin-yurudu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-binlerce-kisi-39gazze39-icin-yurudu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-binlerce-kisi-39gazze39-icin-yurudu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/alanya-da-binlerce-kisi-gazze-icin-yurudu/625918/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 14:01:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Aksu Belediyesi zabıta personeline biber gazı kullanımı eğitimi</title>
			<description><![CDATA[Aksu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personeline, görev sırasında karşılaşılabilecek direniş ve fiilî saldırı durumlarında savunma amaçlı teçhizatın bilinçli kullanılması amacıyla biber gazı eğitimi verildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Aksu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personeline, görev sırasında karşılaşılabilecek direniş ve fiilî saldırı durumlarında savunma amaçlı teçhizatın bilinçli kullanılması amacıyla biber gazı eğitimi verildi.
Aksu Belediyesi toplantı salonunda gerçekleştirilen eğitim, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü personeli polis memuru Ferhat Yılmaz tarafından verildi.
Belediye Zabıta Yönetmeliği'nin "Savunma amaçlı teçhizat" başlıklı 45. maddesi kapsamında düzenlenen eğitimde, biber gazının kullanımına ilişkin teorik bilgiler paylaşıldı. Ardından açık alanda gerçekleştirilen uygulamalı bölümde, biber gazının kullanımı, oluşabilecek etkileri ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgi verildi. Eğitim kapsamında uygulamalı anlatımların yanı sıra soru-cevap bölümüyle personelin merak ettiği konular da ele alındı.
Aksu Belediyesi Zabıta Müdürü Kaan Aydın, personelin mesleki bilgi ve donanımını artırmaya yönelik eğitimlerin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Aksu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü olarak vatandaşlarımıza daha etkin ve profesyonel hizmet sunmak, ekip arkadaşlarımızın görevlerini daha bilinçli bir şekilde yerine getirmelerini sağlamak amacıyla eğitim çalışmalarımıza önem veriyoruz. Eğitimimize katkı sunan Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü personeli Polis Memuru Ferhat Yılmaz'a teşekkür ediyorum. Tüm zabıta personelimize görevlerinde başarı ve kolaylıklar diliyorum."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/aksu-belediyesi-zabita-personeline-biber-gazi-kullanimi-egitimi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/aksu-belediyesi-zabita-personeline-biber-gazi-kullanimi-egitimi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/aksu-belediyesi-zabita-personeline-biber-gazi-kullanimi-egitimi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/aksu-belediyesi-zabita-personeline-biber-gazi-kullanimi-egitimi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/aksu-belediyesi-zabita-personeline-biber-gazi-kullanimi-egitimi/625880/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 13:07:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Üniversite öğrencileri Antalya'nın tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfettiler</title>
			<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle üniversite öğrencilerinin Antalya'nın tarihi ve kültürel mirasını yakından tanımalarına yönelik gezi düzenledi. Antalya Kent Araştırmaları Merkezi, Behlül Dal Sinema Müzesi ve Hıdırlık Kulesi gibi kentin önemli noktalarını ziyaret eden öğrenciler, Antalya'nın tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetme fırsatı buldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle üniversite öğrencilerinin Antalya'nın tarihi ve kültürel mirasını yakından tanımalarına yönelik gezi düzenledi. Antalya Kent Araştırmaları Merkezi, Behlül Dal Sinema Müzesi ve Hıdırlık Kulesi gibi kentin önemli noktalarını ziyaret eden öğrenciler, Antalya'nın tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetme fırsatı buldu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile Akdeniz Üniversitesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında, Hemşirelik Fakültesi öğrencilerine yönelik kültür gezisi gerçekleştirildi. Üniversite hayatına yeni başlayan gençlerin eğitim gördükleri kenti daha yakından tanımalarını amaçlayan etkinlikte öğrenciler, Antalya'nın tarihi ve kültürel değerleri hakkında bilgi edindi. Antalya Kent Araştırmaları Merkezi, Behlül Dal Sinema Müzesi ve Hıdırlık Kulesi'ni ziyaret eden öğrenciler, kentin geçmişine ve kültürel mirasına yakından tanıklık etti.
Öğrenciler Antalya'nın kültürel mirasını keşfetti
Geziye katılan Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi öğrencisi Gülşen Öztürk, gezi sayesinde Antalya'yı farklı yönleriyle tanıma fırsatı bulduklarını ifade ederek, "Antalya'ya farklı bir pencereden bakma fırsatımız oldu. Şehrin sadece turistik yönünü değil, tarihi ve kültürel zenginliklerini de yakından tanıdık. Bu gezi bize önemli katkılar sağladı. Çok memnun kaldık, emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dedi. Hemşirelik Fakültesi öğrencisi Nebi İzci ise gezinin kendileri için öğretici olduğunu belirterek, "Antalya'nın kültürel zenginliğini görmüş olduk. Birbirinden farklı müzeleri, tarihi yerleri ve eski gazeteleri inceleme fırsatı bulduk. Bu güzel gezi için Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ederiz" diye konuştu.
"Öğrencilerin yaşadıkları kenti tanımaları önemli"
Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Rabia Işık, düzenlenen gezinin hem öğrenciler hem de kendisi için farklı bir deneyim olduğunu ifade ederek, "Uzun yıllardır Akdeniz Üniversitesi'nde çalışıyorum. Bu proje, özellikle birinci sınıf öğrencilerimizin eğitim gördükleri şehrin özelliklerini, kültürünü, yapısını ve geçmişini tanımaları açısından son derece önemli. Bugün bu projenin ilk adımını gerçekleştirdik. Öğrencilerimizin kültürel gelişimlerine katkı sağlayacak bu çalışmanın bir parçası olmaktan çok mutluyum" dedi.
"Gençlere yönelik etkinlikler devam edecek"
Kadın Danışma Merkezi Sorumlusu Havane Üzülen ise projenin gençlerin üniversite yaşamına uyum sağlamalarını ve Antalya'yı tanımalarını amaçladığını belirterek, "Bu projeyi Akdeniz Üniversitesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü iş birliğinde yürütüyoruz. Gençlerimiz üniversite hayatına başlarken ve kente ilk adımlarını atarken yanlarında olmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki süreçte de Kadın Danışma Merkezimizde gençlerimize yönelik atölyeler, eğitimler ve geziler düzenlemeyi planlıyoruz" diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/universite-ogrencileri-antalya39nin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/universite-ogrencileri-antalya39nin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/universite-ogrencileri-antalya39nin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/universite-ogrencileri-antalya39nin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/universite-ogrencileri-antalya-nin-tarihi-ve-kulturel-zenginliklerini-kesfettiler/625857/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 12:52:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Altın Portakal dopdolu bir programla seyirciyle buluşuyor</title>
			<description><![CDATA[Altın Portakal Film Festivali sinema, belgesel gösterimleri, paneller ve söyleşilerle dolu bir programla tüm hızıyla sürüyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Altın Portakal Film Festivali sinema, belgesel gösterimleri, paneller ve söyleşilerle dolu bir programla tüm hızıyla sürüyor.
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, sosyal sorumluluk bilinciyle çalışmayı sürdürüyor. Bütün insanlığı ilgilendiren iklim krizinin sinemaya bakan yönlerini de değerlendiren festival, bu yıldan itibaren basılı materyalleri azaltmaya ve Film Forum'da çevreci ödüller vermeye başladı. Bugün de Yeşil Setler Mümkün İnisiyatifi'nce gerçekleştirilen bir söyleşiye ev sahipliği yaptı.
Altın Portakal çevreci sinemanın peşinde
"Sinemanın Geleceği- Film Endüstrisinde İklim Odaklı Dönüşüm" başlıklı panel gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü yapan Yeşil Setler Mümkün (YSM) Genel Koordinatörü Yeşim Girgin, yaklaşık üç yıldır yürüttükleri projenin çıkış noktasının; sektöründen içinden bir hareket duyarlılığı olduğunu belirtti. Sektör dışından yapılan düzenlemelerin sektör gerçekleriyle uyuşmadığına ve bu yüzden işlevsiz kaldığına dikkat çeken Girgin, "İklim kadar önemli ve bir anlamda sinemanın geleceğini belirleyecek olan bir konunun sektör içinden kişiler tarafından içselleştirilmediği sürece hayata geçirilemeyeceğini düşünüyoruz" dedi.
Festival kapsamın yeni yerli yapımlar ve dünya sinemasının en başarılı örnekleri de sinemaseverlerin karşısına çıkarken sinemacılar da Antalyalılarla buluşuyor. Ekipleriyle birlikte, seyirciyle buluşan yapımlar arasında; Elisa, Kadim Mavi, Hakikatin Ölümü, Babalarımdan Biri Ay'dır, Umut Işığı ve Riverstone vardı.
Altın Portakal'da belgesel ve kısa filmlerin günü
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında Ulusal Kısa Film Yarışması, Ulusal Kısa Film Özel Gösterim, Ulusal Belgesel Yarışması ve Ulusal Belgesel Özel Gösterim bölümlerindeki birbirinden ilginç hikâyeler, perdeden seyirciye yansırken gösterimlerin ardından seyirciler de film ekiplerine sorularını yöneltme imkânı buldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal-dopdolu-bir-programla-seyirciyle-bulusuyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal-dopdolu-bir-programla-seyirciyle-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal-dopdolu-bir-programla-seyirciyle-bulusuyor_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal-dopdolu-bir-programla-seyirciyle-bulusuyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/altin-portakal-dopdolu-bir-programla-seyirciyle-bulusuyor/625833/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 12:34:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya Büyükşehir Belediyesi'nden COP31 için yoğun mesai</title>
			<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentte düzenlenecek COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı öncesinde hazırlıklarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bu büyük organizasyon öncesinde kent genelinde 50 araç ve 300 personelle yol bakım ve onarım, peyzaj düzenlemesi, işaretleme ve temizlik çalışmaları gerçekleştiriyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentte düzenlenecek COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı öncesinde hazırlıklarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, bu büyük organizasyon öncesinde kent genelinde 50 araç ve 300 personelle yol bakım ve onarım, peyzaj düzenlemesi, işaretleme ve temizlik çalışmaları gerçekleştiriyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, COP31 hazırlıkları kapsamında çalışmalarına hız verdi. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol, Fen İşleri ile Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri; kent merkezi, Gazi Bulvarı, Serik Caddesi, Aksu, Kundu Oteller Bölgesi ve COP31 Zirvesi'nin düzenleneceği alan güzergâhında koordineli şekilde görev yapıyor.
Fen İşleri Daire Başkanlığı ekipleri yol bakım, yenileme ve yatay-dikey işaretleme çalışmalarını yürütürken, Park ve Bahçeler ekipleri peyzaj alanlarını düzenliyor. Atık Yönetimi ve İşletmeler Şube Müdürlüğü ekipleri ise genel temizlik hizmetlerini gerçekleştiriyor. İlçe belediyeleri ve ilgili kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde yürütülen çalışmalar, 9 Kasım'a kadar kademeli olarak sürdürülecek ve COP31 Zirvesi süresince de devam edecek.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Atık Yönetimi ve İşletmeler Şube Müdürlüğü Saha Amiri Gökhan Tüntaş, hazırlıkların yoğun bir tempoda sürdüğünü ifade ederek, "COP31 zirvesinin öneminin farkındayız. Bu kapsamda müdürlük olarak 50 araç ve 300 personelimizle sahadayız. Tüm birimlerimiz yol bakım ve onarım, çevre düzenlemesi ve temizlik çalışmalarını eşgüdüm içerisinde yürütüyor. Büyükşehir Belediyemizin sorumluluk alanlarıyla sınırlı kalmadan ilçe belediyelerimiz ve ilgili kurumlarla iş birliği yapıyoruz. Çalışmalarımız 9 Kasım'a kadar kademeli olarak ilerleyecek ve zirve süresince devam edecek" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-buyuksehir-belediyesi39nden-cop31-icin-yogun-mesai.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-buyuksehir-belediyesi39nden-cop31-icin-yogun-mesai.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-buyuksehir-belediyesi39nden-cop31-icin-yogun-mesai_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya-buyuksehir-belediyesi39nden-cop31-icin-yogun-mesai.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-buyuksehir-belediyesi-nden-cop31-icin-yogun-mesai/625828/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 12:31:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Serik'te iki otomobil çarpıştı: 1 yaralı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde iki otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Serik ilçesinde iki otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı.
Kaza, Antalya - Alanya D-400 karayolu, Sanayi Kavşağı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kavşakta seyir halinde olan Tuğba E. Ö. idaresindeki 07 ARB 123 plakalı otomobil ile sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 07 ATY 782 plakalı otomobil çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlarda maddi hasar oluşurken, 07 ARB 123 plakalı otomobilin sürücüsü Tuğba E. Ö. yaralandı. Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı sürücü, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/serik39te-iki-otomobil-carpisti-1-yarali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/serik39te-iki-otomobil-carpisti-1-yarali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/serik39te-iki-otomobil-carpisti-1-yarali_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/serik39te-iki-otomobil-carpisti-1-yarali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/serik-te-iki-otomobil-carpisti-1-yarali/625755/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 11:15:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Hafif ticari araç ile motosiklet kavşakta çarpıştı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'da motosiklet ile hafif ticari karıştığı kaza motosiklet sürücüsünün kask kamerasına yansıdı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da motosiklet ile hafif ticari karıştığı kaza motosiklet sürücüsünün kask kamerasına yansıdı.
Kaza, Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi Lara Turizm yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde seyir halindeki Ekrem T.'nin kullandığı 01 BDZ 881 plakalı motosiklet kavşak sisteminde plaka ve sürücüsü öğrenilemeyen hafif ticari araç ile çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan motosiklet sürücüsü yağışlı hava nedeniyle ıslak olan yolda devrilerek kaymaya başladı. Asfalt yolda sürüklenen motosiklet sürücünün yardımına diğer sürücüler yetişti. Motosiklet sürücüsü kazayı hafif sıyrıklarla atlatırken kaza an kask kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde motosiklet sürücüsünün kavşak sistemine yaklaştığı sırada kontrollü geçiş ışığının yandığı, soldan gelen hafif ticari araç sürücüsünün ise diğer araçların kavşak içerisinde beklemesine rağmen yola çıktığı görüldü.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/hafif-ticari-arac-ile-motosiklet-kavsakta-carpisti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/hafif-ticari-arac-ile-motosiklet-kavsakta-carpisti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/hafif-ticari-arac-ile-motosiklet-kavsakta-carpisti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/hafif-ticari-arac-ile-motosiklet-kavsakta-carpisti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/hafif-ticari-arac-ile-motosiklet-kavsakta-carpisti/625733/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 11:00:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da 26 yaşındaki Rabia Nur'dan 3 gündür haber alınamıyor</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Aksu ilçesinde salı sabahı evinden ayrılan 26 yaşındaki Rabia Nur Yiğit'ten haber alınamıyor. Kızının engelli olduğunu belirten baba Ömer Yiğit, görenlerin emniyet birimlerine haber vermesini istedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Aksu ilçesinde salı sabahı evinden ayrılan 26 yaşındaki Rabia Nur Yiğit'ten haber alınamıyor. Kızının engelli olduğunu belirten baba Ömer Yiğit, görenlerin emniyet birimlerine haber vermesini istedi.
Olay, Aksu ilçesine bağlı Çamköy Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Orman Sokak'ta ailesiyle birlikte yaşayan 26 yaşındaki Rabia Nur Yiğit, salı sabahı evinden ayrıldı. Genç kadının eve dönmemesi ve kendisinden haber alınamaması üzerine endişelenen ailesi, durumu emniyet birimlerine bildirdi.
Acılı aileden yardım çağrısı
Kızının engelli olduğunu belirten baba Ömer Yiğit, Rabia Nur'un bir an önce sağ salim bulunmasını istediklerini ifade etti. Kızlarından gelecek iyi bir haberi bekleyen aile, Rabia Nur'u gören veya nerede olduğuna ilişkin bilgisi bulunan vatandaşlardan yardım istedi. Aile, bilgi sahibi olanların en yakın emniyet birimine başvurmasını talep etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-26-yasindaki-rabia-nur39dan-3-gundur-haber-alinamiyor.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-26-yasindaki-rabia-nur39dan-3-gundur-haber-alinamiyor.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-26-yasindaki-rabia-nur39dan-3-gundur-haber-alinamiyor_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-26-yasindaki-rabia-nur39dan-3-gundur-haber-alinamiyor.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-26-yasindaki-rabia-nur-dan-3-gundur-haber-alinamiyor/625715/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 10:45:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da yıldırım düşen ev alev topuna döndü</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Korkuteli ilçesinde yıldırımın düşen ev alev topuna dönerken pencereden atlayan çift yangından yara almadan kurtuldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Korkuteli ilçesinde yıldırımın düşen ev alev topuna dönerken pencereden atlayan çift yangından yara almadan kurtuldu.
Olay, İmrahor Mahallesinde gece 02.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde etkili olan yağış sırasında Abdulkadir Kara'ya ait ikamete yıldırım isabet etti. Çıkan yangın tüm evi sararken Kara çifti pencereden atlayarak olaydan yara almadan kurtuldu.
Mahallelinin ihbarıyla olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.
Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu alevler kontrol altına alınırken ev kullanılamaz hale geldi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-yildirim-dusen-ev-alev-topuna-dondu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-yildirim-dusen-ev-alev-topuna-dondu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-yildirim-dusen-ev-alev-topuna-dondu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-yildirim-dusen-ev-alev-topuna-dondu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-yildirim-dusen-ev-alev-topuna-dondu/625632/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Oct 2026 09:54:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da iki katlı evin çatısı alevlere teslim oldu</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 2 katlı bir evin çatı katında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Yangın sırasında terasta bulunan 2 kişiden birinin aşağı inmeye çalıştığı görüldü. Sokakların dar olması nedeniyle itfaiye araçları yangın bölgesine ulaşmakta güçlük çekerken, yükselen alevler ve yoğun duman cep telefonu kamerasına yansıdı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 2 katlı bir evin çatı katında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Yangın sırasında terasta bulunan 2 kişiden birinin aşağı inmeye çalıştığı görüldü. Sokakların dar olması nedeniyle itfaiye araçları yangın bölgesine ulaşmakta güçlük çekerken, yükselen alevler ve yoğun duman cep telefonu kamerasına yansıdı.
Yangın, saat 18.00 sıralarında Muratpaşa ilçesine bağlı Ermenek Mahallesi 12. Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir evin çatı katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler çatı kısmında etkili olurken, binadan yükselen yoğun duman gökyüzünü kapladı. Yangın sırasında terasta bulunan 2 kişiden birinin aşağı inmeye çalıştığı görüldü. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Ancak sokakların dar olması nedeniyle itfaiye araçları yangının çıktığı noktaya ulaşmakta güçlük çekti. Ekiplerin müdahalesi sonucu alevler kontrol altına alınarak söndürüldü.
Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-iki-katli-evin-catisi-alevlere-teslim-oldu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-iki-katli-evin-catisi-alevlere-teslim-oldu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-iki-katli-evin-catisi-alevlere-teslim-oldu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-iki-katli-evin-catisi-alevlere-teslim-oldu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-iki-katli-evin-catisi-alevlere-teslim-oldu/625444/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 20:28:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Cinlerin Düğünü" filminin Türkiye'deki ilk gösterimi yapıldı</title>
			<description><![CDATA[63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film kategorisinde yarışan "Cinlerin Düğünü" filminin Türkiye'deki ilk gösterimi yapıldı. Gösterimin ardından seyircilerin sorularını cevaplayan yönetmen Ferit Karahan, "Hafıza gibi çalışan bir kaos oluşturmak istedim" dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Ulusal Uzun Metraj Film kategorisinde yarışan "Cinlerin Düğünü" filminin Türkiye'deki ilk gösterimi yapıldı. Gösterimin ardından seyircilerin sorularını cevaplayan yönetmen Ferit Karahan, "Hafıza gibi çalışan bir kaos oluşturmak istedim" dedi.
"Cinlerin Düğünü" filminin Türkiye'deki ilk gösterimi, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında gerçekleştirildi. Gösterimin ardından film ekibinin katılımıyla düzenlenen söyleşide yönetmen Ferit Karahan ile oyuncular Demet Özdemir, İlhan Şen ve Kaan Yıldırım, filme ve canlandırdıkları karakterlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Hafıza gibi çalışan bir kaos oluşturmak istedim"
Antalya'da olmaktan mutluluk duyduğunu belirten yönetmen Ferit Karahan, filmin önceki yapımlarıyla ilişkisini ve anlatım biçimini şu sözlerle anlattı: "Antalya benim bütün filmlerimi aldı. O yüzden Antalya'da olmaktan gerçekten çok mutluyum. Bence bu film, 'Cennetten Kovulmak' ve 'Okul Tıraşı'ndan çok farklı değil. Onlar da kendi hafızamın belli kesitlerini çıkarıp seyirciye sunduğum filmlerdi. Bu film ise hafızanın kendisi gibi daha girift bir tonda gidip geliyor. Bazı şeyleri büyütüp bazı şeyleri küçültüyor. Çünkü insan hafızası böyle çalışır. Hafıza gibi çalışan bir kaos oluşturmak istedim. Filmin bir bütün olarak insanı bir kâbus gibi yakalamasını istedim. Biçimsel tercihim de biraz böyle oldu."
"Gerçeklik o kadar sert ki"
Filmin biçimsel yönüne ilişkin konuşan Karahan, "Biçim olarak gerçeküstü ögeler taşısa da daha çok gerçekliğe yakın. Bunu gerçeklikten kaçmak için yapmadım. Bizim yaşadığımız coğrafyada gerçeklik o kadar sert ki bence gerçeküstü ögelere başvurmadan gerçekliği anlatamıyoruz. Ben çocuğuma anlatırken de bunu yapıyorum. Filmin biçimsel yönü biraz da böyle gelişti" ifadelerini kullandı.
"Benim için çok özel ve çok önemli bir proje oldu"
Filmde dört kardeşten biri olan Ceren'i canlandıran Demet Özdemir, seyircilerle bir arada olmaktan heyecan duyduğunu belirterek, "Şu an sakin otursam da içimde küçücük bir çocuk var. Sizlerle birlikte olduğum için çok heyecanlıyım. Benim için çok özel ve çok önemli bir proje oldu. Bana göre çok güzel bir film, çünkü yolculuğu çok kıymetli. Sevgili Ferit Karahan'la çalışmak da çok kıymetliydi" şeklinde konuştu.
"Ceren, müthiş direniş örneklerinden biri"
Canlandırdığı karakterin yaşadığı süreci anlatan Özdemir, şöyle devam etti: "'Bu coğrafyada' diyerek altını çizmek istemiyorum. Çünkü bence kadınların yaşadıkları sıkıntılar ve var olma mücadeleleri bir coğrafyayla ilgili değil. Ceren özelinde ise annesinin vefatından hemen sonrası için müthiş bir kabullenişten söz edebilirim. Küçük bir kız çocuğunun, evde hem anne hem abla olmak ve herkese bakmak zorunda olduğu bir kadına dönüştüğü bir yolculuktu. Bu kabulleniş, toprak yemesiyle birlikte bence müthiş bir direnişe dönüştü. Hem bir kabullenişti hem de ona dayatılan ahlaki değerlere karşı bir direnişti. Ara ara 'Maalesef böyle yaşayıp gideceğim, hayatım burada son bulacak' diye kabullendiği, ancak bebeğinin kalp atışını duyduktan sonra müthiş bir umuda açıldığı ve kendince var olma mücadelesi verdiği bir yolculuktu. Kendine göre büyük bir direnişti. Sonuçta kadının yaptığı her hamle büyük bir direnişe yol açıyor. Benim için Ceren, müthiş direniş örneklerinden biri."
"En başından beri hüzün ve melankoliyi konuştuk"
Filmde Deniz'i canlandıran İlhan Şen, karakterin yolculuğunu hüzün ve melankoli üzerinden kurduklarını belirterek, şunları söyledi: "Telafi ve vazgeçmişlikten çok, hüzün ve melankoli arasındaki gidiş geliş bizim için daha önemliydi. Bazen ne kadar oyunculuk bildiğinizin, nereden gelip nereye gittiğinizin çok önemi yoktur. Çünkü bu bir yönetmen sinemasıdır. Yönetmen size bir şeyler söyler ve siz onu yapmakla yükümlüsünüzdür. Burada da aynen öyle oldu. En başından beri hüzün ve melankoliyi konuştuk. Hüzün nedir? Melankoli nedir? Depresyon nedir? Gözündeki melankoli nedir? Benim kendi adıma minicik de olsa bir çabam varsa bu, kafamın içinde neler döndüğünün seyirci tarafından anlaşılmaması üzerineydi. Belki gözümden bir şeyler anlaşılabilirdi. Sizin anladığınızla yanınızdakinin anladığının farklı olmasını istedim. O zaman Deniz karakteri adına benim için daha sinematografik bir şey olacaktı."
Şen, karakterin yolculuğuna ilişkin, "Bir şey kaybedersiniz ve onu ararsınız. Bunun adı hüzündür. Bir şey kaybedersiniz ama ne kaybettiğinizi bilmezsiniz. Buna da melankoli denir. Sevgili Ferit'le bunun üzerinden yola çıktık. Karakterin bütün yolculuğunu da bunun üzerine kurduk. Deniz'in gördüğümüz hikâyesi, en azından sinematografik olarak biraz daha bir yol hikâyesi" dedi.
"Sevgi görmeyen bireylerin biraz sertleşebileceğini düşünüyorum"
Filmde Halit'i canlandıran Kaan Yıldırım ise karakterin aile ilişkilerine değinerek, şu ifadeleri kullandı: "İnsan hayatında sevginin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sevgi görmeyen bireylerin biraz sertleşebileceğini düşünüyorum. Halit, bence ailede en az sevilen, en az düşünülen konumunda. Hatta ona hiç fırsat verilmemiş, okutulmamış. Babası bütün tasarruflarını ağabeyinden yana kullanmış. Kardeşler arasında fırsat eşitliği olmazsa bu iş çok zordur. Hepimiz hayatlarımızda bunu yaşıyoruz. Bunların hiçbirini tecrübe etmemesi onda çok büyük bir öfkeye sebep olmuş. Bence ilk rahatladığı an, babasının öldüğü an. Bu da bir insan için enteresan. En çok acı duymasını beklediğimiz an, aslında en çok rahatladığı an oluyor."
"Bütün bunları yaşamasına rağmen bırakmıyor"
Halit'in yaşadıklarına rağmen ailesinin yanında kaldığını ifade eden Yıldırım, "Bütün bunları yaşamasına rağmen bırakmıyor. Orada kalıp o insanlara bakıyor. Babası ölene kadar orada kalıyor. Ben bunu kendi içimde biraz fıtrata da bağlıyorum. Bazen birine çok şey yaparsınız, hiç geri dönüşü olmaz. Bazen bir çocuğa hiçbir şey yapmazsınız ama o çocuk orada kalır, çalışır, sonuna kadar durur. İnsanoğlu enteresan bir varlık. Günün sonunda tam 'Kurtulacağım ve gideceğim' dediği noktada yine aynı yerde kalıp aslında toprak oluyor. Sondaki o kaybolmayı da çok seviyorum" dedi.
Filmin konusu
Anadolu'nun ücra, zamandan yalıtılmış ve tekinsiz bir köyünde, aidiyet duygusunun en temelden sarsıldığı ağır bir trajediyi merkeze alan Cinlerin Düğünü, taşranın boğucu atmosferini güçlü bir psikolojik derinlikle beyaz perdeye taşıyor. Filmin kalbinde, yasal olarak barınmalarına izin verilmeyen, adeta üzerlerine karanlık bir örtü serilmiş izole bir evde yaşamak zorunda kalan bir ailenin hayatta kalma savaşı yatıyor. Doğdukları günden beri yakalarını bırakmayan bu köksüzlük ve peşlerine düşen o bitmek bilmeyen kötü şans hissi, aynı çatı altında büyüyen dört kardeşin yaşamlarını nesiller boyu sürecek sarsıcı bir kabusa çeviriyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/quotcinlerin-dugunuquot-filminin-turkiye39deki-ilk-gosterimi-yapildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/quotcinlerin-dugunuquot-filminin-turkiye39deki-ilk-gosterimi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/quotcinlerin-dugunuquot-filminin-turkiye39deki-ilk-gosterimi-yapildi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/quotcinlerin-dugunuquot-filminin-turkiye39deki-ilk-gosterimi-yapildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/cinlerin-dugunu-filminin-turkiye-deki-ilk-gosterimi-yapildi/625425/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 19:33:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evlerinin yanışını gözyaşları içinde çaresizce izlediler</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Kepez ilçesinde çıkan yangında gecekondu küle döndü. Evde kiracı olarak oturan ailenin küçük kızı ve ağabeyi alev topuna dönen evin yanışını ve itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmasını gözyaşlarıyla izledi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Kepez ilçesinde çıkan yangında gecekondu küle döndü. Evde kiracı olarak oturan ailenin küçük kızı ve ağabeyi alev topuna dönen evin yanışını ve itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmasını gözyaşlarıyla izledi.
Yangın, saat 16.30 sıralarında Kepez ilçesi Beşkonak Mahallesi 4409 sokakta bulunan müstakil bir gecekonduda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yabancı uyruklu Memduh El Cüneydi'nin oturduğu müstakil gecekonduda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın anında evde yaşayanlardan bir kadın ve 2 çocuk panikle dışarı çıktı. Kısa sürede yangın büyüyerek evi sardı. Mahalle sakinlerinin durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirirken ihbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Gözyaşlarıyla izledi
Yangın kısa sürede büyüyerek evi tamamen sararken, adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'na bağlı ekipler alev topuna dönen gecekonduya müdahale etti. Bu sırada gecekonduda kıracı olarak yaşayan ailenin küçük kızı ve ağabeyi alevler içindeki evin yanışını ve itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmasını gözyaşlarıyla izledi. Küçük kızı annesi teselli etmeye çalışırken, yangında tamamen yanan ev kullanılamaz hale geldi.
Yangının sonunda adrese gelen ev sahibi "Bitirmişler ki evi" diyerek tepkisini dile getirirken, kiracıların komşusu da ev sahibine "Bitirmediler, yangın bitirdi" sözlerini sarf etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/evlerinin-yanisini-gozyaslari-icinde-caresizce-izlediler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/evlerinin-yanisini-gozyaslari-icinde-caresizce-izlediler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/evlerinin-yanisini-gozyaslari-icinde-caresizce-izlediler_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/evlerinin-yanisini-gozyaslari-icinde-caresizce-izlediler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/evlerinin-yanisini-gozyaslari-icinde-caresizce-izlediler/625421/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 19:23:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>HİZMET-İŞ'ten çalışma hayatı için kapsamlı reform çağrısı</title>
			<description><![CDATA[HİZMET-İŞ Sendikası'nın Antalya'da düzenlenen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın sonuç bildirgesinde kıdem tazminatı tavanının kaldırılması, asgari ücret tespit sisteminin değiştirilmesi, emeklilerin en düşük aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi ve belediye şirketlerinde çalışan işçilere 52 günlük ilave tediye ödenmesi için yasal düzenleme yapılması çağrısında bulunuldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HİZMET-İŞ Sendikası'nın Antalya'da düzenlenen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın sonuç bildirgesinde kıdem tazminatı tavanının kaldırılması, asgari ücret tespit sisteminin değiştirilmesi, emeklilerin en düşük aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi ve belediye şirketlerinde çalışan işçilere 52 günlük ilave tediye ödenmesi için yasal düzenleme yapılması çağrısında bulunuldu.
HAK-İŞ Konfederasyonu'na bağlı HİZMET-İŞ Sendikası'nın Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı, Genel Başkan Mahmut Arslan başkanlığında Antalya'da gerçekleştirildi. Sendikanın yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyeleri, şube ve il başkanları, profesyonel şube başkan yardımcıları ile komisyon ve komite başkanları ve üyelerinin katıldığı toplantıda, çalışma hayatının temel sorunları ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı. Toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde çalışanların ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi, gelir dağılımında adaletin sağlanması, sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi ve çalışma hayatındaki sorunların çözümüne yönelik talepler sıralandı.
"Refah adil paylaşılmalı"
Bildirgede, ekonomik büyümenin çalışanların yaşam durumlarına yeterince yansımadığı belirtilerek, çalışanların üretilen katma değer ve artan milli gelirden adil pay alması gerektiği vurgulandı. Artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerin satın alma gücünün korunması ve çalışanların insanca yaşayabilecekleri bir gelire sahip olması gerektiği ifade edildi. Türkiye'de kayıt dışı istihdam oranının yüzde 25'e yaklaştığına dikkat çekilen bildirgede, kayıt dışı çalışmanın çalışanların sosyal güvencelerini zayıflattığı ve kayıtlı işletmeler açısından haksız rekabete neden olduğu kaydedildi. Kayıtlı istihdamın ve sendikal örgütlenmenin desteklenmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması istendi.
İş Kanunu ve iş güvencesinin yeniden düzenlenmesi talebi
4857 sayılı İş Kanunu'nun değişen iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtilen bildirgede, iş güvencesinin kapsamının genişletilmesi, işe iade hükümlerinin gözden geçirilmesi, çalışma sürelerinin yeniden değerlendirilmesi ve kanuni süreleri aşan fazla çalışmanın önlenmesi talepleri dile getirildi. İşe iade kararı verilen işçilerin işverenin iradesine bağlı kalmaksızın işlerine dönebilmelerini sağlayacak düzenlemelerin yapılması istenirken, iş hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğu savunulan zorunlu arabuluculuk uygulamasının kaldırılması çağrısında bulunuldu. Kıdem tazminatında kazanılmış hakların korunarak daha güçlü bir güvence sisteminin oluşturulması gerektiği ifade edilen bildirgede, kıdem tazminatı tavanının kaldırılması talep edildi. İşsizlik ödeneğinin artırılması ve ödeneğe hak kazanma şartlarının kolaylaştırılması da talepler arasında yer aldı.
Vergi sistemi ve emekli aylıkları için düzenleme talebi
Çalışanların yıl içerisinde vergi dilimleri nedeniyle gelir kaybı yaşadığı belirtilen bildirgede, çok kazanandan daha fazla, az kazanandan daha az vergi alınmasını esas alan adil bir vergi reformuna ihtiyaç duyulduğu kaydedildi. Emeklilik sistemindeki adaletsizliklerin giderilmesi gerektiği ifade edilen bildirgede, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine yükseltilmesi, aylıkların enflasyon karşısında değer kaybetmemesi ve daha fazla prim ödeyen çalışanların emekli aylıklarının aleyhlerine olacak şekilde azalmasının önlenmesi istendi. Asgari ücret tespit sisteminin de değiştirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, mevcut komisyon yapısının daha katılımcı, demokratik, adil ve çoğulcu bir modelle yeniden oluşturulması çağrısı yapıldı.
Belediye işçileri için 52 günlük ilave tediye talebi
Belediyeler, bağlı kuruluşlar, belediye şirketleri ve il özel idarelerinde çalışan işçilerin Kamu Çerçeve Protokolü kapsamına alınması gerektiği belirtilen bildirgede, kamu hizmeti yürüten işçiler arasındaki ücret ve sosyal hak farklılıklarının giderilmesi istendi. Belediye şirketlerinde çalışan işçilerin 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediyeden yararlanamamasının önemli bir sorun olduğu ifade edilerek, bu işçilere 52 günlük ilave tediye ödenmesini sağlayacak yasal düzenlemenin yapılması talep edildi. Kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan taşeron işçilerinin kadro sorunlarının çözülmesi gerektiğine de dikkat çekilen bildirgede, kadro kapsamı dışında kalan kamu işçilerinin de kadroya geçirilmesi için yasal düzenleme yapılması istendi. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen çalışanların tayin, nakil ve becayiş haklarının güvence altına alınması gerektiği belirtilen açıklamada, özellikle eş durumu, sağlık, engellilik ve zorunlu mazeretler nedeniyle yer değişikliği talep eden işçilerin yaşadığı sorunların çözülmesi çağrısında bulunuldu.
Ev işçilerinin kayıt altına alınması hedefleniyor
Türkiye'de 1 milyon 300 binin üzerinde ev işçisinin bulunduğu ve bu çalışanların yüzde 98'inden fazlasının kayıt dışı çalıştığı belirtilen bildirgede, HİZMET-İŞ Sendikası koordinasyonunda HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından yürütülen çalışmalarla bugüne kadar 165 bin ev işçisine ulaşıldığı kaydedildi. Çalışmalar kapsamında 500 bin ev işçisine ulaşılmasının hedeflendiği, ev işçilerinin insanca ücret, sendikal örgütlenme ve iş güvencesine kavuşması gerektiği ifade edildi. İş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının etkinleştirilmesi, iş kazalarının önlenmesi için denetimlerin artırılması ve yaptırımların güçlendirilmesi gerektiği belirtilen bildirgede, dijitalleşme, yapay zeka ve yeşil dönüşüm süreçlerinde de çalışanların haklarının korunması çağrısı yapıldı.
Gazze ve Filistin vurgusu
Bildirgede HİZMET-İŞ Sendikası'nın hak ve adalet mücadelesinde dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insan hakları ihlallerine karşı dayanışmayı sürdüreceği belirtildi. Gazze ve Filistin'in sendika açısından kırmızı çizgi olduğu vurgulanarak, bölgede yaşananlara karşı uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Devlet tarafından başlatılan 'Terörsüz Türkiye' sürecine destek verildiği ifade edilen bildirgede, sürecin başarıyla tamamlanması temennisinde bulunuldu. Özellikle yerel yönetimlerde partizanlık, mobbing, sendikasızlaştırmaya yönelik baskılar ve haksız işten çıkarmaların sona erdirilmesi gerektiği belirtilerek, çalışma barışının diyalog ve çalışanların iradesine saygı temelinde güçlendirilmesi istendi.
HİZMET-İŞ Sendikası, sonuç bildirgesinde işçilerin işine, aşına, alın terine ve kazanılmış haklarına sahip çıkmaya, bu hakların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için mücadelesini sürdürmeye devam edeceğini bildirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/hizmet-is39ten-calisma-hayati-icin-kapsamli-reform-cagrisi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/hizmet-is39ten-calisma-hayati-icin-kapsamli-reform-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/hizmet-is39ten-calisma-hayati-icin-kapsamli-reform-cagrisi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/hizmet-is39ten-calisma-hayati-icin-kapsamli-reform-cagrisi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/hizmet-is-ten-calisma-hayati-icin-kapsamli-reform-cagrisi/625379/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 16:54:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türk ve dünya sinemasının yıldızları yarışma bölümlerinde seyirciyle buluştu</title>
			<description><![CDATA[Altın Portakal Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj yarışmaları heyecanla sürüyor. En yeni yerli yapımlar ve dünya sinemasının en başarılı örnekleri sinemaseverlerin karşısına çıkarken sinemacılar da Antalyalılarla buluşuyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Altın Portakal Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj yarışmaları heyecanla sürüyor. En yeni yerli yapımlar ve dünya sinemasının en başarılı örnekleri sinemaseverlerin karşısına çıkarken sinemacılar da Antalyalılarla buluşuyor.
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, yarışma heyecanı ile doludizgin sürüyor. Ulusal ve uluslararası kategoride uzun metrajlı filmler ve ekipleri, sinemaseverlerin karşısına çıkıyor. Dün, ekipleriyle birlikte, seyirciyle buluşan yapımlar arasında; Elisa, Kadim Mavi, Hakikatin Ölümü, Babalarımdan Biri Ay'dır, Umut Işığı ve Riverstone vardı.
Dünya prömiyerini Altın Portakal'da yapan Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden "Elisa" ekibi, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu'ndaki gösterim sonrası soruları cevapladı ve Türk sinemasında az rastlanan bir tür olan bilim- kurgu türünde olmasına rağmen seyircilerin büyük ilgisiyle karşılandı. Söyleşiye; yönetmen Sinan Sertel, senarist Selman Kılıçaslan, oyuncular Sabahattin Yakut, Cemil Büyükdöğerli, Berfu Öngören, Ekin Türkmen, Mehmet Çepiç, Serkan Altıntaş ve çocuk oyuncu Defne Doğar ile kurgucu Naim Kanat katıldı.
Çocukluğundan beri bilim kurgu hayranı olduğunu belirten yönetmen Sinan Sertel, "Önceki filmin de bir süper kahraman filmiydi. Ama türün temel özelliklerinden farklı olarak bu filmde bir ana karakter yok; genelde bilim kurguda bir ana karakter olur ve onun hikâyesini dinleriz. Bizim filmimizde başrol yok desek yeridir; herkesin hikâyesine giriyoruz hatta ölülerin bile hikâyesi var" diye konuştu.
Sertel, bilim kurguda dünya sinemasındaki başarılı örneklerle karşılaştırılması ihtimalini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine ise "Bu sadece bilim kurgu değil bizim topraklarımız üzerinden bilim kurgu anlatma biçimi. Dolayısıyla ben kendimi bu yarışa sokmuyorum, ben kendi minderimdeyim" dedi.
Oyuncular da aynı noktaya değinip projeyi kabul etmelerindeki en önemli etkenin; bu 'benzersiz bir iş yapma riskini almak' olduğunu ifade etti. Sabahattin Yakut, "30 kilometrekarelik bir mağara içinde bütün günümüzü geçiriyorduk" derken Berfu Öngören, "Oyunculuk adına neyi yapıp neyi yapamadığımı görme imkânı verdi" diyerek meslektaşını destekledi. Ekin Türkmen, klostrofobisi dolayısıyla madende çalışmakta zorlandığını dile getirerek "Bu vesileyle tüm maden işçilerine selam ve saygılarımı gönderiyorum; fizikî risklerin yanında psikolojik olarak da çok zor bir iş" diye konuştu.
Usta oyuncu Mehmet Çepiç ise kariyerinde ilk kez böyle bir karakter canlandırdığını esprili bir dille ifade ederek, "Bana genelde mafya babası, MİT mensubu, terörist, hain, şerefsiz adamlar verilir. Bu senaryoyu okuduğumda çok etkilendim. Yönetmen yardımcımız Vural, çekimlerin son günü, 'Filmle ilgili bir tek şey söylesen ne derdin?' dedi. Sinan'ı düşünerek 'şükretmek' dedim. Şükrettiğin zaman başarılı olursun; o çok şükretmiş" ifadelerini kullandı.
Naim Kanat ise filmin kurgusunun da en baştan senaryo ile birlikte şekillendiğini belirterek şunları söyledi:
"Senaryoda dahil oldum ve baştan konuştuk her şeyi. Çünkü janr sineması ama bu topraklarla çok ilgili; erken Hıristiyanlık dönemi var İslam dönemi var ona eklemlenen. Ve tabii cesur olmaya çalıştığımız için sınırlarımızı da tartıştık, bir sürü şey denedik. Bu sebeple kurgu aşaması da çok keyifli ve dolu dolu geçti."
Aspendos'un ikinci, Ulusal Yarışma filmi "Kadim Mavi"ydi. Yönetmen Emir Ziyalar, yapımcı Ahmet Ziyalar, uygulayıcı yapımcı Deniz Bilol Büyükgüral, oyuncular Umut Aksoy, Merve Kaya, Barış Kolik, Bilgi Aydoğmuş, Musa Öztep, Öykü Su Okur ve sanat yönetmeni Natali Yeres, gösterimin ardından soruları cevapladı.
Alışılmışın dışında bir görsel estetik tercihinde bulunduğu için filmin anlamının geride kalması endişesi taşıyıp taşımadığı sorulan yönetmen, şu cevabı verdi:
"Benim için filmin, anlaşılması gereken tek bir anlamı yok. Herkesi filmde kendi anlamını aramaya davet ediyorum. Bir seyirci, 'filmi anlamadım ama çok sevdim' dedi. Benim için bu yeterli; yapmak istediğim buydu."
Yönetmen; bir seyircinin, filmde pek çok mitolojik unsura atıf yapıldığını ancak bunların örtük olduğu yorumuna karşılık ise şunları söyledi:
"Açıkçası geleneksel Yunan mitolojisinden uzak durmaya çalıştım çünkü onlar bu işi zaten yapıyorlar. Ben bizim toprağın bir mitolojisini ele almak istedim ve burada keskin göstergeler vermek yerine sadece arketipler etrafında gezinerek aslında yine kendi mitolojimizi örmemize yönelik bir niyetle yola çıktık."
Sanat yönetmeni Natali Yeres de aynı noktadan hareketle filmdeki sanat yönetimi çalışmasını şu sözlerle özetledi:
"Az önce ifade edilen şekilde birtakım mitlerden, arketiplerden yola çıktık ama kendi mitolojik kahramanlarımızı oluşturduk. Gördüğünüz bütün objelerin hepsi sıfırdan tasarlanıp yapıldı. Kişisel bir travma var bu hikâyenin omurgasını oluşturan. Ama biraz daha kapalı tutmak istediğimiz için ben de mümkün olduğunca göstererek değil alttan alta bütün bunlar zaten doğal olacak şekilde bir estetik dünya kurmaya çalıştım"
Yönetmenliğe adım attığı "Benim Marlon ve Brandom" filmiyle dünya çapında ödüller kazanan Hüseyin Karabey de son filmi "Hakikatin Ölümü" ile Ulusal Ulusal Uzun Metraj Yarışması'ndaydı. Yönetmenle birlikte oyuncular Mert Fırat, Mehmet Günsur, Yağmur Elif Seber, Ümit Çırak, Emre Yıldızlar, Taylan Karabey, görüntü yönetmeni Orçun Özçelik, yardımcı yönetmen Ali Çakmak, sanat yönetmeni Çağlar Narler, uygulayıcı yapımcı Serdal Doğan, yapımcılar Doruk Acar, Cem Doruk, Ozan Kılavuz ve Abdullah Bozan, gösterim sonrası soruları cevapladı.
İki eski dostun büyük ve ağır bir yük üzerinden yüzleşmesini ele alan filmi oluşturan unsurları, yönetmen, kendi bakış açısından şu şekilde tarif etti:
"Kuşaklar arasında aktarılmış, birikmiş problemlerimiz var. Bazen bunları gençlere aktarmasak da onlar bizim hal ve davranışlarımızdan anlıyor. Ben de 'neden bu tür konuları hep seçiyorum?' diye düşündüğümde unutmamak için yaptığımı fark ettim. Kendim için yapıyorum aslında filmleri. Eğer unutmazsam belki gelecekte yaşayacağımız yeni travmalara bir nebze hazırlıklı oluruz, diyorum. Çünkü hiç kolay değil bu tür filmler yapmak"
Başarılı oyuncu Mert Fırat, canlandırdığı karakterinin çelişkilerine nasıl yaklaştığı, karakterle nasıl bir ilişki kurduğunun sorulması üzerine şunları söyledi:
"Romanı daha önce çok duymuştum. Çünkü 90'ların bu karanlık dönemleriyle ilgili çok fazla içerik var ama böyle nitelikli yazılmış eserlere az rastlıyoruz. Dolayısıyla insanların hayatlarının tam da bu sürecin içinde harcandığı, insanların nasıl yürüyen cesetlere dönüştüklerini Feridun çok iyi özetliyor. Ve bunu hiç hamaset yapmadan, hiç siyasî bir tarafa girmeyerek, tamamen insan odağında, o konsantrasyonu tutarak yapıyor. Dolayısıyla buradaki hikaye benim için, o yıllar tam da Ankara'nın göbeğinde maruz kaldığımız yıllardı. Biz birçok suikastı, Güneydoğu'daki birçok eylemi, büyükşehirlerdeki birçok eylemi, üniversite eylemlerini, çatışmaları yaşadık, gördük. Bir önceki kuşaktan 70'leri dinledik, okuduk. 80'lerde 32. Gün, siyasî gazeteleri ve devamındaki televizyon programları ve 90'ların Türkiye'sini yaşadık. Dolayısıyla bizler, yani iki oyuncu olarak, zaten bu dönemin içinden geçmiştik ya da bu dönem bizim içimizden geçmişti diyelim. Dolayısıyla Feridun'un yaşadıkları iyi kötü kulağımıza çalınıyordu, kitaplardan okuyorduk ama deneyimlemek benim için bambaşka oldu. Gelgelelim bir tarafıyla savunman gereken bir karakter. Aslında bence oyunculuk da bir savunma sanatı. Bir tarafıyla, ne kadar korkunç olursa olsun, onu bir yere konumlandırmak, savunmak zorundasınız.
Filmde Feridun'un karşısına çıkıp gerçekleri hatırlatan Timuçin karakterini canlandıran Mehmet Günsür'e de karakterlerin bu karşılıklı pozisyonu soruldu. Usta oyuncu, bu soruya karşılık 'sorumluluk' kavramına işaret etti:
"Her hikâyede aslında bir sorumluluk var. Anlatmak istediğimiz şeyi iyi anlatabilmek, eğer gerçek duygulardan bahsediyorsak ki öyle, bunları yaşayanlara karşı bir sorumluluğumuz var. Gerçek karakterleri canlandırıyorsak onlara karşı sorumluluklarımız var. Bir şeyleri unutmamak lazım. Hikâyemiz aslında hem Türkiye'yi hem de bütün dünyayı anlatıyor. Çünkü bu her zaman böyle olmuştur; karanlık önce seni kullanır, sonra da yok eder. Bunun örnekleri sadece Türkiye'de yok, her yerde var. Bunları unutmamak da bir sorumluluk"
Yönetmen de Günsür'ün görüşlerine şu sözlerle katkıda bulundu:
"Hainlerle kahramanlar arasında çok ince bir çizgi vardır.Baskıya maruz kalmışlardır; birileri çözülmüştür, birileri devam etmiştir ama hainler de kahramanlar da bu yaralarından asla kurtulamaz. Mehmet'in dediği şekilde bu sadece Türkiye'de değil 1960'lardan itibaren sistematik olarak Soğuk Savaş döneminde üçüncü dünya ülkelerinde sık sık yaşanan darbeler, iç savaşlarla yoğun bir şekilde yaşanmış: Yunanistan'da, Latin Amerika'da, İran'da. Ne yazık ki bundan daha ötesini de yaşamaya başladık; birikimleri kullanmayı biliyorlar. Benim yapmaya çalıştığım şey sadece; eğer bunları unutmazsak belki bir daha olmama ihtimali var, demek. Gençlerin geçmişte yaşanan her şeyi bilmesi mümkün değil. Onların da bilmesi, görmesi, tekrar okuması için bir sebep olmalı. Sanat bu anlamda bir tetikleme oluşturabilir."
Filmde bir emniyet görevlisini canlandıran tecrübeli oyuncu Ümit Çırak ise hikâyeyi şöyle yorumladı:
"Benim oynadığım karakter bir emniyet görevlisi, emekliliği gelmiş. Sadece bir dosyayı kapatacak; derdi bu. Ama o dosya kapanmıyor. Filmde benim en çok hoşuma giden şuydu: İktidarlar tarihi yazarlar ama o tarihi insanlar yaşar ve sanatsa o yaşananların kaydını tutar. O anlamda benim oradaki çaresizliğim çok hoşuma gitmişti. Çok korkutucu bir rol; çünkü komik mi olacak, absürtlükte mi kalacak, nasıl bir denge tutturacağız? Enstrüman olarak çok kısıtlı bir çerçevemiz var; elimizden geleni yapmaya çalıştık."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/turk-ve-dunya-sinemasinin-yildizlari-yarisma-bolumlerinde-seyirciyle-bulustu/625336/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 16:11:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda Alanya Belediyespor penaltılarla çeyrek finalde</title>
			<description><![CDATA[Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda mücadele eden Alanya Belediyespor, Çin temsilcisi TMS FC'yi penaltı atışları sonucunda 13-12 mağlup ederek çeyrek finale yükseldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda mücadele eden Alanya Belediyespor, Çin temsilcisi TMS FC'yi penaltı atışları sonucunda 13-12 mağlup ederek çeyrek finale yükseldi.
Antalya'nın Alanya ilçesindeki 23 Projects Uluslararası Plaj Sporları Merkezi'nde düzenlenen şampiyonada, erkekler kategorisinde son 16 turu karşılaşmaları oynandı. Alanya Belediyespor, Çin ekibi TMS FC ile karşı karşıya geldi. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelenin normal süresi 5-5, uzatma bölümü ise 6-6 eşitlikle tamamlandı. Penaltı atışlarında rakibine 7-6 üstünlük sağlayan Alanya temsilcisi, toplamda 13-12'lik skorla adını çeyrek finale yazdırdı.
Alanya Belediyespor'un normal süre ve uzatma bölümündeki gollerini Madsen (2), Felipe (2), Cem Keskin ve Volkan Yeşilırmak kaydetti. Çin temsilcisi TMS FC'nin golleri ise Antonio (2), Gin (2), Cai Wei Ming ve Liu Hal Ran'dan geldi.
Rakibi bekleniyor
Çeyrek finale yükselen Alanya Belediyespor, Sunrise Kyiv ile Kosta Rika temsilcisi CY Limon arasında oynanacak karşılaşmanın galibiyle eşleşecek. Erkekler ve kadınlarda 5 kıtadan 33 ülkenin 48 takımının mücadele ettiği Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası, 1 Kasım Pazar günü oynanacak final karşılaşmalarıyla sona erecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/plaj-futbolu-dunya-kulupler-sampiyonasi39nda-alanya-belediyespor-penaltilarla-ceyrek-finalde.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/plaj-futbolu-dunya-kulupler-sampiyonasi39nda-alanya-belediyespor-penaltilarla-ceyrek-finalde.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/plaj-futbolu-dunya-kulupler-sampiyonasi39nda-alanya-belediyespor-penaltilarla-ceyrek-finalde_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/plaj-futbolu-dunya-kulupler-sampiyonasi39nda-alanya-belediyespor-penaltilarla-ceyrek-finalde.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/plaj-futbolu-dunya-kulupler-sampiyonasi-nda-alanya-belediyespor-penaltilarla-ceyrek-finalde/625308/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 15:43:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alanyaspor, Gençlerbirliği maçı hazırlıklarına başladı</title>
			<description><![CDATA[Corendon Alanyaspor, Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Gençlerbirliği maçının hazırlıklarına başladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Corendon Alanyaspor, Trendyol Süper Lig'in 10. haftasında deplasmanda karşılaşacağı Gençlerbirliği maçının hazırlıklarına başladı.
Teknik Direktör Joao Pereira yönetiminde Cengiz Aydoğan Tesisleri'nde gerçekleştirilen antrenman, dinamik ısınma hareketleriyle başladı. Pas çalışmasıyla devam eden idman, çift kale maçla sona erdi.
Turuncu-yeşilli ekip, Gençlerbirliği karşılaşmasının hazırlıklarını yapacağı antrenmanlarla sürdürecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanyaspor-genclerbirligi-maci-hazirliklarina-basladi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanyaspor-genclerbirligi-maci-hazirliklarina-basladi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanyaspor-genclerbirligi-maci-hazirliklarina-basladi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanyaspor-genclerbirligi-maci-hazirliklarina-basladi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/alanyaspor-genclerbirligi-maci-hazirliklarina-basladi/625261/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 15:04:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir ekiplerinin yağmur mesaisi gece boyunca sürdü</title>
			<description><![CDATA[Antalya'da etkili olan aşırı yağışların ardından birçok ilçede su baskınları yaşanırken, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT ekipleri gece boyunca sahada görev yaptı. Başta itfaiye ekipleri olmak üzere ilgili tüm birimler, vatandaşlardan gelen ihbarlara müdahale ederek olumsuzlukların giderilmesi için yoğun çalışma yürüttü. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, yağıştan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da etkili olan aşırı yağışların ardından birçok ilçede su baskınları yaşanırken, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT ekipleri gece boyunca sahada görev yaptı. Başta itfaiye ekipleri olmak üzere ilgili tüm birimler, vatandaşlardan gelen ihbarlara müdahale ederek olumsuzlukların giderilmesi için yoğun çalışma yürüttü. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, yağıştan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek Büyükşehir ekiplerinin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Aksu, Demre, Kepez, Kumluca, Manavgat, Muratpaşa ve Serik ilçelerinde etkili olan yağışlar nedeniyle su baskınları, mahsur kalma olayları ve ağaç devrilmeleri yaşandı. İhbarların ardından harekete geçen Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, vatandaşların yardımına koşarak olaylara müdahale etti.
Demre'de selin izlerini silmek için çalışmalar sürüyor
Selden en fazla etkilenen bölgeler arasında yer alan Demre ilçesinin Yavu, Çevreli ve Üçağız mahallelerinde ise ev, iş yeri, sera ve altyapıda hasar meydana geldi. Bölgede selin izlerinin silinmesi, su baskınlarının etkilerinin giderilmesi ve oluşan hasarların ardından gerekli çalışmaların yürütülmesi için ekiplerin çalışmaları sürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT ekipleri, gece boyunca devam eden müdahale çalışmalarının ardından sahadaki faaliyetlerini sürdürüyor. Başta itfaiye ve ASAT olmak üzere tüm ekipler, yağışların neden olduğu olumsuzlukları gidermek ve vatandaşların mağduriyetini azaltmak için görev yapıyor.
"İhtiyaç duyulan noktalarda çalışmalar sürüyor"
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, aşırı yağış ve selden etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, ihtiyaç duyulan noktalarda çalışmaların sürdüğünü söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/buyuksehir-ekiplerinin-yagmur-mesaisi-gece-boyunca-surdu.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/buyuksehir-ekiplerinin-yagmur-mesaisi-gece-boyunca-surdu.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/buyuksehir-ekiplerinin-yagmur-mesaisi-gece-boyunca-surdu_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/buyuksehir-ekiplerinin-yagmur-mesaisi-gece-boyunca-surdu.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/buyuksehir-ekiplerinin-yagmur-mesaisi-gece-boyunca-surdu/625154/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 13:56:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da 29 Ekim 10 bin kişilik spor salonunda kutlandı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, düzenlenen törenle coşkuyla kutlandı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, düzenlenen törenle coşkuyla kutlandı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Antalya Valisi Hulusi Şahin'in Valilikte tebrikleri kabul etmesiyle başladı. Törenin ardından kutlamalar havanın yağışlı olması nedeniyle 10 bin kişilik kapalı Antalya Spor Salonu'nda devam etti. Törende Vali Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir ve İl Garnizon Komutanı Tümgeneral Yusuf Diker, salondaki katılımcıları selamlayarak bayramlarını kutladı. Bayrak geçişinin ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. Kepez ve Muratpaşa ilçelerindeki okullardan gelen öğrenciler, halk oyunları gösterileriyle kutlamalara renk kattı. Öğrencilerin şiirler de okuduğu törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu.
"Türkiye'yi daha da ileriye taşımak ortak sorumluluğumuz"
Programda yaptığı konuşmada Cumhuriyet'in temel değerlerine sahip çıkmanın, millî egemenliği korumanın ve Türkiye'yi her alanda daha ileriye taşımanın ortak sorumluluk olduğunu belirten Vali Şahin, "Cumhuriyet, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan etmiştir. Devletin meşruiyet kaynağını millet iradesine dayandırmış, Türk milletinin kendi kendisini yönetme hakkını devletimizin temel ilkesi hâline getirmiştir" dedi.
"Cumhuriyetimizin gücü milletimizin birlik ve beraberliğinden gelir"
Cumhuriyet'in yalnızca kazanılmış bir zaferin sonucu olmadığını, geleceğe yönelik ortak iradeyi de temsil ettiğini kaydeden Vali Şahin, millî egemenlik, bağımsızlık, hukuk devleti, demokrasi ve çağdaşlaşmanın Cumhuriyet'in kurucu değerleri arasında yer aldığını belirtti. Vali Şahin, "Cumhuriyetimizin gücü milletimizin birlik ve beraberliğinden, devletimizin gücü ise hukuktan, kurumlardan ve vatandaşlarına karşı taşıdığı sorumluluktan gelir" ifadelerini kullandı.
Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefinin bilim, eğitim, hukuk ve teknoloji alanlarında ilerlemeyi gerektirdiğini belirten Vali Şahin, eğitimden sağlığa, sanayiden tarıma, kültürden spora kadar elde edilen kazanımların nesiller boyunca ortaya konulan emeğin ürünü olduğunu söyledi. Şahin, bu kazanımların korunarak gelecek kuşaklara daha güçlü şekilde aktarılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
"Cumhuriyeti yaşatmak sadece törenlerle sınırlı değildir"
Gençlerin tarihini bilen, Cumhuriyet'in kazanımlarının kıymetini kavrayan, sorgulayan, araştıran ve bilime inanan bireyler olarak yetişmesinin önemini vurgulayan Vali Şahin, "Bizlere düşen bu güveni boşa çıkarmamak, Cumhuriyet'in temel değerlerine sahip çıkmak, millî egemenliğimizi ve bağımsızlığımızı korumak, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, ülkemizi her alanda daha ileriye taşımaktır" dedi.
Cumhuriyet'i yaşatmanın yalnızca törenlerle sınırlı olmadığını belirten Vali Şahin, Cumhuriyet değerlerinin günlük hayatta yaşatılması, ülkenin emek, bilgi, adalet ve ortak sorumluluk bilinciyle ileriye taşınması gerektiğini ifade etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Millî Mücadele'nin kahramanlarını ve aziz şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla anan Vali Şahin, gazilere şükranlarını sundu. Vali Şahin, sözlerini "Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene" ifadeleriyle tamamladı. Programın ardından tribünlerdeki öğrencilerin yanına oturan Vali Şahin, gençlerin bayramını kutladı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılan Elif Sandal, "Bayram olduğu için çok mutluyuz, iyi ki Atatürk'ün çocuklarıyız. Burada olmaktan gurur duyuyoruz. Tekvando sporunu severek yapıyoruz. Bunu ciddiye alarak ve severek yapıyoruz. Umarım ileride ülkemizi gururlandırabiliriz" şeklinde konuştu.
Elif Hazan Bodur da, "Atatürk bu bayramı bize armağan etmiş, Atamızın çocuklarıyız" ifadelerini kullandı.
Törenlere Vali Hulusi Şahin'in yanı sıra, Antalya milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Kocaman, vali yardımcıları, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, adli yargı temsilcileri, Antalya Garnizon Komutanı Tümgeneral Yusuf Diker, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Hüseyin Bekmez, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Yarbay Mustafa Söylemez, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri, kamu kurum ve kuruluş müdürleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Kutlamalar, öğretmenler, vatandaşlar ve protokol üyelerinin hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-29-ekim-10-bin-kisilik-spor-salonunda-kutlandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-29-ekim-10-bin-kisilik-spor-salonunda-kutlandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-29-ekim-10-bin-kisilik-spor-salonunda-kutlandi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-29-ekim-10-bin-kisilik-spor-salonunda-kutlandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-29-ekim-10-bin-kisilik-spor-salonunda-kutlandi/625150/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 13:54:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alanya'da Cumhuriyet Bayramı coşkuyla kutlandı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde Cumhuriyet'in kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk'ün makamında gerçekleştirilen tebrik kabulünün ardından Atatürk Kültür Merkezi'nde devam eden programda, İstiklal Marşı okundu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bayram mesajı yayımlandı. Öğrencilere ödüllerin verildiği törende halk oyunları ve çeşitli gösteriler sahnelendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde Cumhuriyet'in kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk'ün makamında gerçekleştirilen tebrik kabulünün ardından Atatürk Kültür Merkezi'nde devam eden programda, İstiklal Marşı okundu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bayram mesajı yayımlandı. Öğrencilere ödüllerin verildiği törende halk oyunları ve çeşitli gösteriler sahnelendi.
Cumhuriyet'in kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü dolayısıyla Alanya'da kutlama programı gerçekleştirildi. Sabah saatlerinde Alanya Kaymakamlığı makamında düzenlenen tebrik kabulüne, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ve Piyade Albay Adem Ağırbaş, tebrikleri birlikte kabul etti. Tebrik kabulünün ardından Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Atatürk Kültür Merkezi'nde devam etti. Çok sayıda vatandaşın katıldığı program, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhuriyet Bayramı mesajı yayımlandı. Protokol konuşmalarının ardından çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Program, öğrencilerin sergilediği halk oyunları ile çeşitli gösterilerle devam etti.
"Cumhuriyet'in kazanımlarını hep birlikte kutluyoruz"
Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Cumhuriyet'in zor şartlar altında kurulduğunu belirterek, "Cumhuriyet'in kuruluşu çok zor şartlarda, imkansızlıklar içerisinde gerçekleştirildi. Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde ve silah arkadaşlarının mücadelesiyle kurtuluş mücadelesinden çıkan ülkemiz, büyük bir yokluk içerisindeydi. Anadolu coğrafyası, son yüzyıllarda birçok savaştan çıkmış, harap ve bitap bir haldeydi. Ancak Atatürk ve silah arkadaşları, bütün imkânsızlıklara rağmen Millî Mücadele'yi üstün bir başarıyla yürüttüler. Sonrasında Cumhuriyet'i ilan ederek yeni bir Türkiye ile yolumuza devam ettik" dedi. Cumhuriyet'in 103 yıllık geçmişinde Türkiye'nin birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettiğini ifade eden Öztürk, "Cumhuriyet'in kuruluşundan bugüne kadar ekonomide, turizmde, tarımda, eğitimde, sanayide ve sağlıkta çok önemli mesafeler katettik. Türk insanının mücadeleci yapısıyla, milletler için oldukça kısa sayılabilecek 103 yıllık bir sürede önemli işler gerçekleştirdik. Bugün dünya milletleri sahnesinde onurlu bir yere sahibiz. Ülkemizin hem bölgesel hem de küresel anlamda güçlü bir ülke olma noktasındaki konumu her geçen gün daha da güçleniyor. Son yıllarda yapılan savunma sanayisi ve yerli teknoloji yatırımları da ülkemizin konumunu güçlendiriyor" diye konuştu.
"Cumhuriyetimiz nice yüzyıllar boyunca yaşayacak"
Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ise Cumhuriyet Bayramı kutlamalarındaki coşkunun kendisine umut verdiğini belirtti. Özçelik, "103 yıl önce kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı bu koşunun coşkusunu burada görmek, gençlerin, çocukların ve ailelerin heyecanına tanıklık etmek beni daha da umutlandırıyor. Bu coşkuyu gördükçe Cumhuriyetimizin nice yüzyıllar boyunca süreceğine olan inancım güçleniyor. Bunun böyle olacağına inanıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği misaki milli sınırlar içerisinde, yüce Türk milletinin inancıyla Cumhuriyetimiz sonsuza kadar yaşayacaktır. Türkiye'yi ve Türk milletini muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak üzere sürdürdüğümüz koşu sonsuza kadar devam edecektir. Atatürk'ün izindeyiz" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-cumhuriyet-bayrami-coskuyla-kutlandi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-cumhuriyet-bayrami-coskuyla-kutlandi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-cumhuriyet-bayrami-coskuyla-kutlandi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39da-cumhuriyet-bayrami-coskuyla-kutlandi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/alanya-da-cumhuriyet-bayrami-coskuyla-kutlandi/625090/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 12:45:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da cuma günü 06.00 ile 24.00 arasında geniş kapsamlı su kesintisi yaşanacak</title>
			<description><![CDATA[Antalya'da 30 Ekim Cuma günü, Karayolları Katlı Kavşak çalışması nedeniyle geniş kapsamlı su kesintisi ve basınç düşüklüğü yaşanacak. Konyaaltı'ndaki Hürriyet Caddesi üzerinde gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında ASAT tarafından Duraliler 1 Ana İsale Hattı'ndaki çelik boru bağlantıları yenilenecek. Kesintinin Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin bazı bölgelerini de etkilemesi bekleniyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'da 30 Ekim Cuma günü, Karayolları Katlı Kavşak çalışması nedeniyle geniş kapsamlı su kesintisi ve basınç düşüklüğü yaşanacak. Konyaaltı'ndaki Hürriyet Caddesi üzerinde gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında ASAT tarafından Duraliler 1 Ana İsale Hattı'ndaki çelik boru bağlantıları yenilenecek. Kesintinin Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin bazı bölgelerini de etkilemesi bekleniyor.
Antalya'da altyapı çalışmaları nedeniyle su kesintisi yaşanacak. Konyaaltı ilçesi Hürriyet Caddesi üzerinde devam eden Karayolları Katlı Kavşak çalışması kapsamında, ASAT Genel Müdürlüğü tarafından Duraliler 1 Ana İsale Hattı'na ait 1000 milimetre çapındaki çelik boruların deplase bağlantıları yapılacak. 30 Ekim Cuma günü saat 06.00'da başlayacak çalışmaların gece 24.00'e kadar sürmesi planlanıyor. Çalışmalar nedeniyle çok sayıda mahallede su kesintisi ve basınç düşüklüğü yaşanabilecek.
Su kesintisi yaşanacak mahalleler
Çalışmalardan Konyaaltı, Muratpaşa ve çevresindeki çok sayıda yerleşim alanının etkilenmesi bekleniyor. Su kesintisi ve basınç düşüklüğü yaşanabilecek mahalleler şöyle: Bahtılı (bir kısmı), Aşağıkaraman, Duraliler, Mollayusuf (Villalar Bölgesi), Siteler, Akdeniz Üniversitesi, Bayındır, Meltem, Bahçelievler, Deniz, Varlık, Altındağ, Kışla, Kızılsaray, Elmalı, Tahılpazarı, Balbey, Selçuk, Barbaros, Kılıçarslan, Haşimişcan, Sinan, Zerdalilik, Gençlik, Demircikara, Yeşilbahçe, Şirinyalı, Fener, Çağlayan, Güzeloba, Kemerağzı, Kundu ve Kundu Oteller Bölgesi.
Çalışmalar gece yarısına kadar sürecek
Çalışma programı kapsamında iki adet bağlantı işlemi gerçekleştirilecek. Ayrıca ana şebeke hattı üzerinde bulunan vantuz, vana ve debimetrelerin tamir ve bakımları yapılacak. Çalışmanın ana isale hattı üzerinde yürütülmesi nedeniyle etkilerin bildirilen mahallelerle sınırlı kalmayabileceği, Kepez ve Muratpaşa ilçelerindeki diğer ana depoların da etkilenmesi durumunda su kesintisinin belirtilen süreden daha uzun sürebileceği belirtildi.
Vatandaşların tedbirli olması istendi
Su kesintisinin 30 Ekim Cuma günü saat 06.00 ile 24.00 arasında yaşanması planlanıyor. Çalışmaların erken tamamlanması durumunda ise suyun belirtilen saat beklenmeden yeniden verilmesi mümkün olacak. Ancak çalışmalar sona erse bile su şebekesinin yeniden dengelenmesi ve basıncın normal seviyeye ulaşması zaman alabilecek. Bu nedenle vatandaşların kesinti öncesinde gerekli tedbirleri alması, ihtiyaç duyabilecekleri suyu önceden temin etmesi istendi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-cuma-gunu-0600-ile-2400-arasinda-genis-kapsamli-su-kesintisi-yasanacak.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-cuma-gunu-0600-ile-2400-arasinda-genis-kapsamli-su-kesintisi-yasanacak.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-cuma-gunu-0600-ile-2400-arasinda-genis-kapsamli-su-kesintisi-yasanacak_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-cuma-gunu-0600-ile-2400-arasinda-genis-kapsamli-su-kesintisi-yasanacak.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-cuma-gunu-06-00-ile-24-00-arasinda-genis-kapsamli-su-kesintisi-yasanacak/625088/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 12:44:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Mankenler kraliçesi Aslı Baş'ın babası: " Kızım cinayete kurban gitti"</title>
			<description><![CDATA[Muğla'nın Bodrum ilçesinde 2010 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden ve Yargıtay'ın kararı bozması ile yeniden görülmeye başlanan 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş davası, Baş ailesinin mazeret bildirmesiyle ertelendi. 16 yıldır hukuk mücadelesi veren baba Mehmet Yavuz Baş, kızının cinayete kurban gittiğini iddia etti. Acılı baba, "Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Muğla'nın Bodrum ilçesinde 2010 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden ve Yargıtay'ın kararı bozması ile yeniden görülmeye başlanan 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş davası, Baş ailesinin mazeret bildirmesiyle ertelendi. 16 yıldır hukuk mücadelesi veren baba Mehmet Yavuz Baş, kızının cinayete kurban gittiğini iddia etti. Acılı baba, "Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. "Dava başladığında 62 yaşındaydım, şimdi 78. Benim ölümü mü bekliyorlar? Öldüğümde mahkeme sonuçlanacak mı? Adalete olan inancım bugün olmazsa yarın tabii ki sonuçlanacak. Benim ahım var" dedi.
2003 yılında düzenlenen 'Miss Model Of Turkey' yarışmasında birinci olan Aslı Baş, 21 Temmuz 2010'da gece saatlerinde turizmci Ahmet Bayer'in Bodrum'da bulunan Tatil Köyündeki villasının 6,5 metre yüksekliğindeki balkonundan düşerek hayatını kaybetmişti. Aslı Baş'ın Bodrum'daki şüpheli ölümüyle ilgili kararın Yargıtay tarafından bozulmasının ardından Muğla 1'inci ağır Ceza Mahkemesinde tekrar başlayan duruşmanın bugün yapılan celsesine Aslı Baş ailesinin avukatı ve ailenin mazeret bildirmesi nedeniyle 21 Ocak 2027 tarihine ertelendi.
"16 senedir hukuk mücadelesi veriyoruz"
Aslı Baş'ın Antalya'da yaşayan babası Mehmet Yavuz Baş, rahatsızlığı nedeniyle ertelenen duruşmaya katılamadığını kaydetti. 16 yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini belirten ve kızının cinayete kurban gittiğini savunan acılı Baba, "Kızımın telefonundaki kayıtlar 16 senede çözülemez duruma geldi. 16 senedir biz bir hukuk mücadelesi veriyoruz. Onun çözülmesi, teknik sorunların giderilmesi, o telefon konuşmalarının ne olduğu, teknik olarak ortaya çıkması için araştırma yapıldı. Bir sonuç alınamadı. Ve Yargıtay'ın beraat kararını bozmasından sonra üç mahkemeye girdik. Dördüncü mahkemede ben rahatsızlandım. Gidemeyecek durumdaydım. Avukatlarım ile mazeret bildirerek bu mahkemeye katılamadık" dedi.
"Çitli bitkiden atlamış olsaydı eteği bir yerlere takılırdı"
Olayın gerçekleştiği günden bahseden Mehmet Yavuz Baş, "Cinayetin işlendiği gece 112 aranıyor. Oradaki eleman, 'Ne var?' diyor. 'Bir düşme hadisesi var. Merdivenlerden düştü, kafası kanıyor' diyor. 'Kim bu?' 'Müşteri.' 'Evet, müşteri.' diyor. Aslı'dan bahsediyor. Ambulans üç saat sonra geliyor. Yani bu arada da benim görüşüm, benim tahminim, ölmesi bekleniyor. Merdivenlerden düştü, başı kanıyor dediğiniz insan kendini nasıl yüksekten atıp da intihar etti deniyor? Şahitlerden bir tanesi diyor ki, şahitlerden bir tanesi, 'Çit bitkisini balıklama atladı.' Bir tanesi diyor ki, 'Sportif atladı.' Diğer bir tanesi diyor ki, 'Bitkileri araladı, arasından" Bakın, bu yüksekliği bir metre, eni 80 santim bir bitkiden üzerinde entarisi olan bir kişi buradan balıklama dahi atlasa eteği oralardan bir yere takılır, yırtılır. Böyle bir şey de yok. Zaten bunlar da saklanmış, gizlenmiş. Yani elbisesi de verilmedi. Yırtık da yok zaten. Öyle bir şey de söz konusu değil" diye konuştu.
"Mazlumun ahı indirir şahı"
Baba Baş, olay zamanında 62 yaşında olduğunu, şuanda yaşının 78 olduğuna dikkat çekerek, yine de adalete olan inancını yitirmediğini söyledi. Baş, "Benim ölümümü mü bekliyor? Ben ölünce mahkeme bitecek mi? Adalete olan inancım bugün olmazsa yarın tabii ki sonuçlanacak. Mazlumun ahı indirir şahı. Benim ahım var" ifadelerini kullandı.
"Yaşama sevincimizi elimizden aldılar"
Kızının her zaman hayata pozitif bakan ve daima gülümseyen bir kız olduğunu ifade eden Baş,
"Onun canına kıyanlar da kendilerine göre, affedersiniz, psikopat. Benim kızım dünya güzeli. Yani fizikselden hariç, ölümünden üç dört gün evvel doğaya teşekkür ediyor. Yani yaşama teşekkür ediyor. Her şeyin çok güzel olduğunu, dünyaya pozitif olarak baktığı için teşekkür ediyor her şeye. Bu sevgimizi elimizden aldılar. Bize dünyayı kapkara yaptılar. Yaşama sevincimizi elimizden aldılar. Dünya kapkara bir hâl alıyor. En büyük acının evlat acısı olduğunu biz de tattık. Yani ateş düşmüyor, ateşi düşürüyorlar. Ateş ediyorlar bize. Biz ateşin düştüğü yerde değil, ateş altında kaldık" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/mankenler-kralicesi-asli-bas39in-babasi-quot-kizim-cinayete-kurban-gittiquot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/mankenler-kralicesi-asli-bas39in-babasi-quot-kizim-cinayete-kurban-gittiquot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/mankenler-kralicesi-asli-bas39in-babasi-quot-kizim-cinayete-kurban-gittiquot_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/mankenler-kralicesi-asli-bas39in-babasi-quot-kizim-cinayete-kurban-gittiquot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/mankenler-kralicesi-asli-bas-in-babasi-kizim-cinayete-kurban-gitti/625078/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 12:38:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kepez'de yağışlara karşı 724 saha nöbeti</title>
			<description><![CDATA[Kepez Belediyesi, ilçede etkisini artıran yağışlara karşı 7/24 teyakkuz haline geçerek saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekipler, 26-28 Ekim tarihleri arasında vatandaşlardan gelen 70 ihbara anında müdahale ederken; kombine araçlarla mazgal ve su ızgarası temizliğini titizlikle yürütüyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kepez Belediyesi, ilçede etkisini artıran yağışlara karşı 7/24 teyakkuz haline geçerek saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ekipler, 26-28 Ekim tarihleri arasında vatandaşlardan gelen 70 ihbara anında müdahale ederken; kombine araçlarla mazgal ve su ızgarası temizliğini titizlikle yürütüyor.
Kepez Belediyesi, ilçe genelinde etkisini artıran yağışların günlük yaşamı olumsuz etkilemesini önlemek amacıyla tüm birimleriyle teyakkuz durumuna geçti. Oluşabilecek su baskınları ve tıkanıklıklara karşı saha çalışmalarını aralıksız sürdüren belediye ekipleri, vatandaşlardan gelen taleplere hızlı bir şekilde yanıt veriyor.
3 günde 70 ihbara anında müdahale
Vatandaşlardan iletilen bildirimleri yakından takip eden ekipler, 26-28 Ekim tarihleri arasında haber merkezine ulaşan 70 ihbara dönüş yaparak gerekli müdahaleleri gerçekleştirdi. İlçe genelinde ihtiyaç duyulan tüm noktalarda aktif görev alan belediye personeli, sorunların çözümü ve taleplerin karşılanması için sahada çalışmalarını sürdürüyor.
Kombine araçlarla mazgal temizliği
Yoğun yağış anında suyun tahliyesini kolaylaştırmak ve tıkanıklık riskini ortadan kaldırmak amacıyla alt yapı temizliklerine de öncelik veriliyor. Kombine araçlarla yürütülen çalışmalarda, yağmur suyu ızgaraları ile mazgallarda biriken çöp ve atıklar temizleniyor. Suyun akışını engelleyecek birikintileri ortadan kaldıran ekipler, su baskını riskini en aza indirmeyi hedefliyor.
Ekipler 7/24 görev başında
İlçe sakinlerinin günlük hayatının aksamaması ve oluşabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi amacıyla Kepez Belediyesi'nin ilgili birimleri koordineli şekilde hareket ediyor. İlçe genelinde devriye ve takip faaliyetlerini sürdüren ekipler, 7 gün 24 saat esaslı çalışma düzeniyle her türlü acil duruma karşı hazır bekletiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/kepez39de-yagislara-karsi-724-saha-nobeti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/kepez39de-yagislara-karsi-724-saha-nobeti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/kepez39de-yagislara-karsi-724-saha-nobeti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/kepez39de-yagislara-karsi-724-saha-nobeti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/kepez-de-yagislara-karsi-724-saha-nobeti/624997/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 11:26:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Altın Portakal çevreci sinemanın peşinde</title>
			<description><![CDATA[63. uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, sosyal sorumluluk bilinciyle çalışma sürdürüyor. Bütün insanlığı ilgilendiren iklim krizinin sinemaya bakan yönlerini de değerlendiren festival, bu yıldan itibaren basılı materyalleri azaltmaya ve Film Forum'da çevreci ödüller vermeye başladı. Festival Yeşil Setler Mümkün İnisiyatifi'nce gerçekleştirilen bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[63. uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, sosyal sorumluluk bilinciyle çalışma sürdürüyor. Bütün insanlığı ilgilendiren iklim krizinin sinemaya bakan yönlerini de değerlendiren festival, bu yıldan itibaren basılı materyalleri azaltmaya ve Film Forum'da çevreci ödüller vermeye başladı. Festival Yeşil Setler Mümkün İnisiyatifi'nce gerçekleştirilen bir söyleşiye ev sahipliği yaptı.
"Sinemanın Geleceği- Film Endüstrisinde İklim Odaklı Dönüşüm" başlıklı ve Yeşil Setler Mümkün (YSM) Genel Koordinatörü Yeşim Girgin moderatörlüğündeki panele; YSM Proje Lideri ve gesgörüntü yönetmeni Ersin Gök, YSM Proje Yöneticisi Ekin İlyasoğlu, senarist Selcan Özgür, Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) Kamu, Dış İlişkiler ve Projeler Kıdemli Müdürü Alphan Eröztürk, European Climate Foundation (Avrupa İklim Vakfı/ ECF) Türkiye Direktörü Mustafa Özgür Berke ve Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç katıldı.
Yeşim Girgin, yaklaşık üç yıldır yürüttükleri projenin çıkış noktasının; sektöründen içinden bir hareket duyarlılığı olduğunu belirtti. Sektör dışından yapılan düzenlemelerin sektör gerçekleriyle uyuşmadığına ve bu yüzden işlevsiz kaldığına dikkat çeken Girgin, "İklim kadar önemli ve bir anlamda sinemanın geleceğini belirleyecek olan bir konunun sektör içinden kişiler tarafından içselleştirilmediği sürece hayata geçirilemeyeceğini düşünüyoruz" dedi.
İklim duyarlılığında zihniyetin önemine işaret eden Dicle Tuba Kılıç, "İnsanın kendisini nerede konumlandırdığı önemli; bir arıyı da bir hak öznesi olarak kabul edebiliriz, doğanın da anayasal hakları olsun. Mesela Anadolu inanılmaz zenginliğe sahip ve örneğin bir gölün kıyısındaki çok küçük bir su birikintisinde dünyada sadece orada yaşayan iki santimlik bir balık olabiliyor; oraya bir set kurduğunuzda o balığı yok edebilirsiniz" dedi.
ECF Türkiye Direktörü Mustafa Özgür Berke ise YSM'nin, Türkiye'de yaygın olmayan bir çalışmaya soyunmasını takdir ederek şöyle konuştu:
"Didaktik bir şekilde 'iklim değişikliğinin etkileri budur, şöyle yaparsak dünyayı değiştiririz' hikâyeleri değil bütüncül olarak kültür sektörünün toplumsal kabulü açısından çok önemli bir şey yaptıkları. Çünkü mesela Türkiye'de insanlar, iklim değişikliğinin insan kaynaklı olduğunu yüzde 90 oranında kabul ediyor. Dolayısıyla bilimle uyumlu bir perspektif var. Ancak sorumluluk konusunda ve ne yapılacağı konusunda soru işaretleri var. Bizim alışageldiğimiz üzere; bilim insanları bunun üzerine çalışır, sonra sivil toplum kuruluşları bir takım görevler edinir, farkındalık oluşturmaya çalışır ve sonucunda da insan davranışı değişir, teorisinin çalışmadığını biliyoruz. O yüzden buradaki çalışmaların hızlanması, etkisinin de hızlı bir şekilde artması açısından, sizlerle yapılacak işbirlikleri çok önemli"
ÇEVKO Kamu, Dış İlişkiler ve Projeler Kıdemli Müdürü Alphan Eröztürk de setleri daha 'yeşil' kılmak için "Filmden geriye ne kaldı?" sorusu üzerinden hareket etmeyi önerdi. Eröztürk, "Bu filmden geriye ne kaldı? Yani biz ne bıraktık? Biz bunu çektik de çekerken hangi doğal kaynakları kullandık? Nerelere dokunduk ve onları bozduk? Bunları kadar yapmadan bu süreci ne kadar tamamlayabiliyorsak çevresel anlamda o nisbette başarılıyız demektir" dedi.
Reklamcılık sektörü de panelin konu başlıkları arasındaydı. YSM Proje Yöneticisi Ekin İlyasoğlu, reklam, pazarlama ve iletişim sektörleri bir arada ele alındığında sektörün 2025'in ortalarında dünyadaki tüm karbon emisyonunun yüzde 3'ünü yatığını söyledi. İlyasoğlu, "Yüzde 3, şu demek: Avrupa Birliği'nin 27 ülkesinin yıl boyu ürettiği karbon miktarı, 5.8. Yani 27 ülkenin ürettiği karbonun yarısı kadarını biz reklam, pazarlama ve iletişim endüstrisi olarak üretiyoruz. Dolayısıyla kendimize yüklenmemiz gerekiyor, bir şeyler yapmamız gerekiyor. Karbon nerede oluşuyor: Reklam veren tarafından herhangi bir ürün üretildiği andan tüketiciye ulaştığı âna kadar. Ekiplerin yaptığı toplantılarda tükettiği yemeklerden tutun seyahatlere, yapay zekâ kullanımlarından başlayarak setlere, bunun sonrasında reklamın medyada yayınlanması sırasında üretilen karbon" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal-cevreci-sinemanin-pesinde.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal-cevreci-sinemanin-pesinde.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal-cevreci-sinemanin-pesinde_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/altin-portakal-cevreci-sinemanin-pesinde.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/altin-portakal-cevreci-sinemanin-pesinde/624985/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Antalya'da refüjü aşıp karşı şeride dalan kamyon ortalığı savaş alanına çevirdi: 3 yaralı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde seyir halindeyken, refüjü aşarak karşı şeride geçen kamyonun 2 otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada 3 kişi yaralandı. Kamyonun refüjü aşıp diğer araçlara çarpma anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde seyir halindeyken, refüjü aşarak karşı şeride geçen kamyonun 2 otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada 3 kişi yaralandı. Kamyonun refüjü aşıp diğer araçlara çarpma anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Kaza; Antalya-Manavgat D-400 Karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya istikametinden Manavgat istikametine seyir halindeki İsmail D'nin kullandığı 64 ACH 776 plakalı kamyon, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip refüjü ve tel örgüleri aştıktan sonra karşı şeride geçerek Metin Y'nin kullandığı 07 BGU 683 ve Hasan Ç'nin kullandığı 07 LOU 10 plakalı araçlara çarptı.
Kazada kamyon sürücüsü İsmail D. ile 07 BGU 683 plakalı araç sürücüsü Metin Y. ve araçta yolcu olarak bulunan Ahmet Ali Ü. yaralandı. Kazanın ardından olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Çolaklı Jandarma Karakolu, 112 sağlık ve Bölge Trafik İstasyon Amirliği ekipleri sevk edildi. Yaralılar, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Kaza yapan araçların yol ortasında kalması nedeniyle yol trafiğe kapanırken, Kömürcüler Köprüsünden sonra Antalya istikametine trafik akışı Çolaklı Mahalle Merkezinden sağlandı. Araçların çekici vasıtasıyla yoldan kaldırılmasının ardından trafik akışı normale döndü.
Kaza anı kamerada
Öte yandan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde kamyonun süratli bir şekilde tel örgüleri devirip refüjü aşarak karşı yola geçmesi ve araçlarla çarpışma anı yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-refuju-asip-karsi-seride-dalan-kamyon-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-3-yarali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-refuju-asip-karsi-seride-dalan-kamyon-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-3-yarali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-refuju-asip-karsi-seride-dalan-kamyon-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-3-yarali_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/antalya39da-refuju-asip-karsi-seride-dalan-kamyon-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-3-yarali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/antalya-da-refuju-asip-karsi-seride-dalan-kamyon-ortaligi-savas-alanina-cevirdi-3-yarali/624966/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 10:44:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Plakasız motosikletle gelip kurşun yağdırdılar</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde plakasız motosikletle geldikleri restorana silahlı saldırı olayının şüphelisi olarak yakalanan 5 kişiden 3'ü çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken 2 kişi ise adli kontrolle serbest kaldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde plakasız motosikletle geldikleri restorana silahlı saldırı olayının şüphelisi olarak yakalanan 5 kişiden 3'ü çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken 2 kişi ise adli kontrolle serbest kaldı.
22 Ekim Pazar günü saat 03.58 sıralarında Manavgat ilçesi Evrenseki Mahallesi'nde bulunan restoranta plakasız bir motosikletle gelen 2 kişi tarafından 6 el ateş edilmesi Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipleri alarma geçirdi.
Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemelerin ardından Jandarmanın Dedektifleri JASAT ve Çolaklı Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri, gerçekleştirdikleri çalışma sonucunda olayın failleri ve olaya iştirak eden 5 kişiyi yakaladı.
Olayın ardından olay öncesi ve sonrası 120 saatlik kamera görüntüsü izleyen ekipler, olayı gerçekleştiren ve iştirak eden 5 kişiyi belirledi. Şüpheliler jandarmanın operasyonuyla yakalanırken şüphelerle birlikte 3 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 74 adet uyuşturucu hap, 65 adet tabancaya ait fişek, 117 bin lira, olayda kullanılan motosiklet ve tabanca ele geçirildi.
22 Ekim 2026 tarihinde Manavgat Evrenseki Mahallesinde bulunan restoranda meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı JASAT ve Çolaklı Jandarma Karakolu ekiplerinin çalışmaları sonucunda yakalanan 5 şüpheli Jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Manavgat adliyesine sevk edildi.
Silahla Ateş Etme, Tabanca İle Ateş Etmek Suretiyle Mala Zarar Verme, Genel Güvenliğin Kasten Tehlike Sokulması, 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet, 2521 Sayılı Kanuna Muhalefet, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti ve kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarından hakim karşısına çıkan şüphelilerden Azad Ö., Furkan K. ve Ayberk B. tutuklanarak Manavgat Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilirken, S. Ö. ve S. Ö. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/plakasiz-motosikletle-gelip-kursun-yagdirdilar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/plakasiz-motosikletle-gelip-kursun-yagdirdilar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/plakasiz-motosikletle-gelip-kursun-yagdirdilar_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/plakasiz-motosikletle-gelip-kursun-yagdirdilar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/plakasiz-motosikletle-gelip-kursun-yagdirdilar/624965/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 10:43:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Benzin ile ocakta odun yakmak isterken evi yaktı</title>
			<description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde kâgir olarak adlandırılan köy evi yanarak kullanılamaz hale geldi. Ocak yakmak isterken yangına sebep olduğu iddia edilen ve vücudunda yanıklar oluşan Kerim Aydilek hastaneye kaldırıldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde kâgir olarak adlandırılan köy evi yanarak kullanılamaz hale geldi. Ocak yakmak isterken yangına sebep olduğu iddia edilen ve vücudunda yanıklar oluşan Kerim Aydilek hastaneye kaldırıldı.
Yangın, Manavgat ilçesi Taşağıl Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezine gelen ihbar üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Taşağıl Jandarma Karakolu ve 112 Sağlık ekipleri sevk edildi. Yangın söndürme çalışması yapan itfaiye ekiplerine Taşağıl Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri de destek verirken, evin çatısının ve iç kısımlarının büyük bölümünün ahşap olması nedeniyle ev kullanılamaz hale geldi.
Benzinle odun yakmak isterken yangın çıktı
Yangının ev sahibi Kerim Aydilek'in evin ocaklık (şömine) kısmında benzin ile odun yakmaya çalıştığı sırada bir anda alev alması ve oda içerisindeki eşyalara sıçraması sonucunda çıktığı öğrenildi. Vücudunun çeşitli yerlerinde yanık oluşan Kerim Aydilek, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Serik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yangın sırasında evin bahçesinde zincirle bağlı olan yavru köpeğin korkuyla kulübesinin yanında bulunan ağaçların arasına girdiği ve uzun süre çıkamadığı görüldü. Küçük köpek, sahibinin gelmesinin ardından saklandığı yerden çıkarken, yangın korkusuyla ağaca çıkan horozun da yangın sönmesine rağmen ağaçtan inmediği gözlendi.
Muhtar itfaiye istasyonu istedi
Yangın söndürme çalışmalarını takip eden Taşağıl Mahalle Muhtarı Ali Aksoy, "Mahallelimizin geniş yüzölçümü, orman alanlarının çok geniş olmasının yanında yeni Antalya-Konya yolunun da mahallemizden geçmesi, sık sık kazaların yaşanması artık mahallemizde itfaiye istasyonu kurulmasını kaçınılmaz hale getirmiştir. Mahallemize acilen itfaiye istasyonu kurulmalıdır" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/benzin-ile-ocakta-odun-yakmak-isterken-evi-yakti.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/benzin-ile-ocakta-odun-yakmak-isterken-evi-yakti.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/benzin-ile-ocakta-odun-yakmak-isterken-evi-yakti_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/benzin-ile-ocakta-odun-yakmak-isterken-evi-yakti.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/benzin-ile-ocakta-odun-yakmak-isterken-evi-yakti/624892/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Oct 2026 09:48:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Alanya'nın plaj futbolu devleri son 16'da</title>
			<description><![CDATA[Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda mücadele eden Alanya Belediyespor, Kosta Rika temsilcisi CY Limon'u 11-2 mağlup ederek grup lideri olarak son 16 turuna yükseldi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Plaj Futbolu Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda mücadele eden Alanya Belediyespor, Kosta Rika temsilcisi CY Limon'u 11-2 mağlup ederek grup lideri olarak son 16 turuna yükseldi.
Uluslararası Plaj Sporları Merkezi'nde düzenlenen Alanya'daki şampiyonada, 5 kıtadan 33 ülkenin 48 takımı mücadele ediyor. Organizasyonun üçüncü gününde sahaya çıkan Alanya Belediyespor, rakibi karşısında etkili bir performans sergileyerek farklı galibiyete imza attı.
Golleri 6 farklı oyuncu kaydetti
Alanya Belediyespor'un gollerini Felipe (2), Bruno (3), Madsen (2), Barış Terzioğlu (2), Semih Türkmen ve Yasin Bağcı kaydetti. Kosta Rika temsilcisi CY Limon'un golleri ise Jose ve Mora'dan geldi. Bu sonuçla grup maçlarını ilk sırada tamamlayan Alanya temsilcisi, adını son 16 turuna yazdırdı.
Müftüoğlu: "İlk hedefimiz gruptan lider çıkmaktı"
Alanya Belediyespor Teknik Direktörü Adil Müftüoğlu, kendilerine destek veren Alanya halkına teşekkür ederek, taraftarların desteğinin takımı olumlu yönde etkilediğini söyledi. Turnuvanın ilk maçlarının her zaman zor geçtiğine dikkati çeken Müftüoğlu, rakipleri yeterince tanımadıkları için başlangıçta bazı zorluklar yaşadıklarını belirtti. İlk maçta üstün oynamalarına rağmen 5-1'lik skorun ardından rakibin golleriyle karşılaştıklarını ve mücadeleyi 5-4 kazandıklarını aktaran Müftüoğlu, ikinci gün de iyi bir oyun ortaya koyarak farklı galibiyet elde ettiklerini ifade etti. Müftüoğlu, üçüncü maçta da baştan sona üstün oynayarak sahadan galibiyetle ayrıldıklarını dile getirdi.
"Alanya'da farklı ülkeleri aynı amaç etrafında buluşturuyoruz"
Turnuvanın sporun birleştirici gücünü ortaya koyduğunu vurgulayan Müftüoğlu, Bulgaristan, Gürcistan, Kosta Rika ve Türkiye'den takımların aynı grupta mücadele ettiğini belirtti. Alanya'da farklı ülkelerden sporcuları ağırlamaktan mutluluk duyduklarını kaydeden Müftüoğlu, organizasyona katılan tüm takımlara ve oyunculara teşekkür etti.
"Hedefimiz çeyrek finale yükselmek"
Grup aşamasını lider tamamlamanın kendileri için önemli bir hedef olduğunu belirten Müftüoğlu, son 16 turundaki rakiplerinin akşam yapılacak kura çekiminin ardından belli olacağını söyledi. Rakiplerini analiz ederek bir sonraki karşılaşmaya hazırlanacaklarını ifade eden Müftüoğlu, "İyi bir takımımız var ve her geçen gün üzerine koyarak ilerliyoruz. İnşallah yarın son 16 turunda kazanan taraf biz oluruz ve çeyrek finale yükseliriz. Burada önemli olan ülkemizi ve şehrimizi en iyi şekilde temsil etmek. Turnuvanın kazasız, belasız ve sakatlıksız tamamlanmasını diliyoruz" dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39nin-plaj-futbolu-devleri-son-1639da.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39nin-plaj-futbolu-devleri-son-1639da.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39nin-plaj-futbolu-devleri-son-1639da_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/alanya39nin-plaj-futbolu-devleri-son-1639da.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/alanya-nin-plaj-futbolu-devleri-son-16-da/624724/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Oct 2026 18:15:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali "Kökler, Işık ve Kamera" adlı özel bölümüyle dünyanın yaralı coğrafyalarını sahneye taşıdı</title>
			<description><![CDATA[63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde bu yıl "Kökler, Işık ve Kamera" adlı özel bölüm oluşturuldu. İran, Lübnan, Ukrayna ve Filistin'den sinemacıların eserlerine yer verilen bölümde, dünyanın en acil çözüm bekleyen coğrafyalarının hikâyeleri sahneye taşındı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde bu yıl "Kökler, Işık ve Kamera" adlı özel bölüm oluşturuldu. İran, Lübnan, Ukrayna ve Filistin'den sinemacıların eserlerine yer verilen bölümde, dünyanın en acil çözüm bekleyen coğrafyalarının hikâyeleri sahneye taşındı.
İran, Lübnan, Ukrayna ve Filistin'den sinemacıların eserlerine yer verilen "Kökler, Işık ve Kamera" adlı bölümdeki ilk gösterimler bugün Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu'nda gerçekleştirildi. Gösterimlerin ardından ise film ekipleri seyircilerin sorularını cevapladı.
Yasmin El- Masrî: "Filmi çekerken tarih yazdığımızı biliyorduk"
Festivalde dünya çapında büyük yankı uyandıran ve Annemarie Yasir'in yönettiği "Filistin 36"nın (Palestin 36) gösterildi. Festivalde uluslararası jüri üyesi olan filmin oyuncularından Yasmin El-Masrî, gösterimin ardından duygularını paylaştı. El-Masrî, "Dürüst olmak gerekirse bu filmin sürdürdüğü yolculuk ve gördüğü hayat karşısında hayrete düşmüş durumdayım. Çünkü filmin galasını bir yıl önce, geçen eylül ayında yaptık. Arkasında hiçbir film stüdyosu, hiçbir büyük bütçeli pazarlama ekibi olmadan yalnızca doğru şeyi yaptığımıza dair inancımızla Filistin'den çıkan böyle bir filmin buralara geldiğini görmek inanılmaz. Bu filmin aslında Filistin'de çekilmesi planlanmıştı fakat tam çekimlere başlamak üzereyken tüm dünyanın gözü önünde Gazze kanamaya başladı. Ortada hiçbir planımız olmadan öylece beklemek zorunda kaldık. Yaklaşık altı ay bekledik ve ardından tüm prodüksiyonu Ürdün'e taşıdık. Her gün işe gittik, çünkü elimizden gelen tek şeyin bu olduğunu biliyorduk. Eğer Gazze'de değilseniz, hayatta kalmak için mücadele eden bir Filistinli olarak Gazze sınırlarında bulunmuyorsanız, işinize gitmek ve Filistin'i de yanınızda götürmek zorundaydınız. Biz de tam olarak bunu yaptık. Oyuncular, ses ekibi, ışık ekibi; bu filmin parçası olan herkes tarih yazdığımızın farkındaydık. Çünkü dünyaya 'neden'ini anlatıyorduk: Bugün telefonlarınızda neden bir soykırımı izlediğinizi, neden çocukların cansız bedenlerini ve çocuklarının bedenlerine sarılan anneleri izlediğinizi anlatıyorduk. Dünya ise sadece izliyor, buna imkan tanıyor, ticari anlaşmalar müzakere ediliyor. İşte bu insanlık dışı durum; insanı bir çözüm ya da bir anlayış, anlamayı sağlayacak bir bilgi aramaya itiyor. Bana göre bu film, anlamanızı sağlayacak unsurlardan biri. İnsanlıktan çıkarma süreci 1936'da başladı; Filistin toprakları ve Filistinlilerin bedenleri üzerindeki İngiliz mandası döneminde başladı. Bugün yaşananlarsa yalnızca bunun bir yankısı, bir uzantısı. Bu filmi size sunmak benim için sıradan bir gösterimden çok daha öte. Ben asıl sizin neler hissettiğinizi, neler düşündüğünüzü merak ediyorum. Çünkü bu benim hayatım. Dünyayı dolaşıp Filistin 36'yı anlatıyorum, böyle bir dönemde Filistinli olmanın nasıl bir his olduğunu anlatıyorum. Ancak buraya gelmeniz ve bu filmi izlemek istemeniz benim için dünyalara bedel. Size çok minnettarım, aranızda bulunmaktan onur duydum. Teşekkür ederim" dedi.
Kadınlara saygı duruşu: Ne Ses Ne Seda
Dünya'da ilk gösterimini Altın Portakal'da yapan "Ne Ses Ne Seda", gerçek bir hikâyeden esinlenen bir film. İran ile İsrail arasında Haziran 2025'te yaşanan ve 12 Gün Savaşı olarak anılan çatışmalar sırasında bombaların yağdığı Tahran'da alzaymır hastası anneannesine bakmaya çalışan bir torunun gerçek hikâyesinden yola çıkan ve kurmaca ile gerçekliğin iç içe geçtiği film hakkında yönetmen Yazdan Tebrizîşunları söyledi:
"Hikâyenin büyük bir kısmı gerçekti. Belgeselin nerede bitip kurgunun nerede başlayacağı veya ikisinin birbirine nerelerde, nasıl karışacağına hep film ekibiyle konuşarak karar verildi. Kurguyla gerçeklik arasındaki bulanıklık, bu sebeple filmi çekerken kendi hayatımda da devam etti. Bu film, kadınlara bir saygı duruşudur."
"Bizi ayakta tutan, sinemaya duyduğumuz bu devasa aşktır"
Amirali Nevaî'nin yönettiği "Gün Işığı Ekspresi" (Sunshine Express) de AKM Perge Salonu'nda sinemaseverlerle buluştu. Gösterimin ardından yönetmen, soruları cevapladı. Nevaî, ilk olarak filmini, yedi kişiye adamak istediğini belirterek, "Bu filmi, İran halkının yaşadığı derin tükenmişliğe, bıkkınlığa ve İran sinemasında çalışırken intihar eden yedi kişiye adamak istiyorum. Şu an İran'da hayat öylesine boğucu ki ben şahsen üç çok yakın arkadaşımı kaybettim; tıpkı filmin finalinde intihar eden adama benzer şekilde onlar da intihar etti. Bu yüzden bu filmi, İran'da sinema sektöründe çalışıp kendi hayatına son veren o güzel insanlara adıyorum" dedi.
Filmi iki yıl önce henüz savaş yokken çekmeye başladığında herkesin kendisine "Neden bunun bir savaş olduğunu düşünüyorsun? Filmde neden bir savaş olsun ki?" dediğini aktaran yönetmen, "Ama hissettiğim tam olarak buydu ve tuhaf bir şekilde, filmi bitirdikten altı ay sonra büyük bir savaş patlak verdi" dedi.
Amirali Nevaî ayrıca, savaşla birlikte İran yönetimince takip edilmemek için stüdyo olarak kiraladıkları deponun da yerle bir olduğunu ekledi. Rotterdam Film Festivali'nde büyük ödül için yarışan ve dünyada pek çok festivalde gösterilen filmin tamamen bağımsız olarak ve kendi kaynaklarıyla çekildiğini belirten Nevaî, "Bu film tamamen arkadaşlarımın parasıyla yapıldı. Bir gün bir film seansında hepsi yanıma gelip "Dün gece beraberdik ve senin bir sonraki projene yatırım yapmaya karar verdik. Yeni bir projen var mı?" dediler. 'Evet' dedim. Yani bütçenin tamamı arkadaşlarımın özel parası" diye konuştu.
Seyircilerden gelen bütün bu maddi imkânsızlıklar ve siyasî kısıtlamalar içinde İran sinemasının güçlü eserler çıkarabilmesindeki kaynağın ne olduğu sorusu üzerine yönetmen, "İran, dünyada sinemayla tanışan dördüncü ülkedir. İran'da çok köklü ve güçlü bir sinema geleneği var. Ayrıca Asya sinemasındaki ilk Yeni Dalga akımlarından biri de İran'da ortaya çıktı. Kiyarüstemî'ne Amir Nadirî'ye çok şey borçluyuz. Biz yeni nesil sinemacılar ise filmlerimizi gerçekten bağımsız yapmaya ve resmî makamlardan hiçbir fon ya da maddi destek almamaya karar verdik. Çünkü o parayı kabul ederseniz propaganda filmleri çekmek zorundasınız. Önünüze açık çek koyup 'İstediğin rakamı yaz, imzalayalım' diyebiliyorlar; benim de başıma geldi bu. Fakat biz bunu kabul etmemeyi seçtik. Yola devam etmenizi sağlayan tek güç; sinema tutkusu. Bu tutku olmasa bizden geriye ne kalırdı; bilmiyorum. Bizi ayakta tutan şey, görüntü üretmeye duyduğumuz bu devasa aşktır; bizim görsel dünyaya bağlılığımız, saf bir tutkudur" dedi.
"İstediğimiz sinemayı yapmak için bağımsız olmaktan başka çare yok"
"İki Kere Yaşamak, Üç Kere Ölmek" (Living Twice, Dying Third) filminin gösteriminden sonra film ekibinden Umran Haşimî ile Alirıza Haydarî Rad seyircilerin karşısına çıktı ve yönetmen Kerim Lakzâde'nin yazılı mesajını okudu. Yönetmen, mesajında film hakkında şu bilgileri paylaştı:
"Bu filmi İran'da bağımsız olarak yaptık. Bir yıl boyunca dört farklı dönemde çekildi. İran'da film yapma şeklimiz çok kolektif; bu filmi arkadaşlarımızla birlikte yaptık. Bunun sadece İran'da değil dünyanın birçok yerinde de nispeten nadir olduğuna inanıyoruz. Ancak kendi filmlerimizi yapmak ve sevdiğimiz sinema türünü ekrana taşımak istiyorsak bu şekilde çalışmaktan başka çok az alternatifimiz olduğunu düşünüyoruz. Ekibimiz sadece on kişiden oluşuyor. Çekimler sırasında her kişi birkaç farklı sorumluluk üstleniyor. Birisi; kamera önünde olması gerektiğinde oyunculuk yapıyor, kamera arkasında ise prodüksiyona, teknik işlere, set tasarımına, ışıklandırmaya ve hatta ekip için yemek pişirmeye yardımcı oluyor. Her çekim gününden sonra birlikte oturup o günkü görüntüleri izledik. Her şeyi tartıştık; filmin nasıl şekillendiğini, oyunculukların nasıl işlediğini ve hikayenin hangi yöne gitmesi gerektiğini. Örneğin filmde Alirıza'nın canlandırdığı karakter de bu süreçte ortaya çıktı. O sırada Alirıza görüntü yönetmenliğinde yardımcı oluyordu."
"Melekler Diyarı" (The Land of Angels) ise Gazze'yi çocukların gözünden anlatan bir yapımdı. Filmin yapımcısı İlahe Nevbaht, yaşananları çocukların gözünden anlatmayı da ana karakterin bir öğretmen olmasını da özellikle tercih ettiklerini söyledi:
"Biz konuyu askerî ya da politik bir çerçeveden değil doğrudan çocukların dünyasından ve tamamen insanî bir açıdan ele almayı amaçladık. Ana karakteri de bilinçli olarak bir öğretmen yaptık. Çünkü çocuklara dirençli olmayı, güçlü kalmayı ve pozitif düşünmeyi ancak bir öğretmen aşılayabilir. Bu mücadeleyi ve direnci gelecek nesillere aktarabilecek en doğru figür, bir öğretmendi."
Nevbaht, Batı dünyasına ulaşabilmeyi önemsediklerini dile getirerek, filmin yakında Barselona'da gösterim yapacağını, ayrıca İran'ın OSCAR adayı olmasının planlandığını dile getirdi. Kökler, Işık ve Kamera bölümü kapsamında uzun metrajlı filmlerin yanı sıra kısa film gösterimleri de vardı. Gösterim sonrası söyleşiye; "Bir Gün Çocuk" filminin yapımcısı Ana Maria Pirvan, "Haniye" filminin yönetmeni Ali Andarz ve "Nasaz" filminin yönetmeni Vahid Mezrae katıldı.
Yapımcı Ana Maria Pirvan, "Bir Gün Çocuk" filminin aslında uzun metraj film çekimine hazırlık amacıyla yapılmış bir film olduğunu fakat Berlinale'de En İyi Kısa Film ödülünü kazandıklarını söyledi. "Haniye"nin yönetmeni Ali Andarz ise amacının, yalnızca İran'a özgü bir mesele olarak kalmayacak, evrensel bir hikâye anlatmak istediğini, bu amaçla bir çocuğun tek başına büyük işlere kalkışmasını, cesaretini ve bunun, ailesi üzerindeki etkisini gösteren bir film yaptığını dile getirdi. "Nasaz" filminde başrolün kendisini sadece ıslıkla ifade etmesinin sebebi sorulan yönetmen Vahid Mezrae ise şu cevabı verdi:
"Senaryoyu ilk yazdığımda ana karakter hiç konuşmuyordu. Geliştirme aşamasında onun diyalog kurmak yerine yalnızca ıslık çalarak kendini ifade eden biri olmasına karar verdim. Aslında filmin başından itibaren bunun görsel ipuçlarını yerleştirdim, Kutusunun üzerindeki çiçek ve kuş motifleri, evdeki kafes ve pencere detayları hep bunun birer simgesiydi. Karakteri adeta bir kuşa benzettim, kelimelerle konuşmuyor, ıslık çalıp şarkı söyleyerek var oluyor."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/63-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivali-quotkokler-isik-ve-kameraquot-adli-ozel-bolumuyle-dunyanin-yarali-cografyalarini-sahneye-tasidi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/63-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivali-quotkokler-isik-ve-kameraquot-adli-ozel-bolumuyle-dunyanin-yarali-cografyalarini-sahneye-tasidi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/63-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivali-quotkokler-isik-ve-kameraquot-adli-ozel-bolumuyle-dunyanin-yarali-cografyalarini-sahneye-tasidi_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.pembepusula.org/images/haberler/2026/10/63-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivali-quotkokler-isik-ve-kameraquot-adli-ozel-bolumuyle-dunyanin-yarali-cografyalarini-sahneye-tasidi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.pembepusula.org/63-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivali-kokler-isik-ve-kamera-adli-ozel-bolumuyle-dunyanin-yarali-cografyalarini-sahneye-tasidi/624686/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Oct 2026 17:10:29 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>