"Zaman Senden Yana" ile meme kanserinde hayata ayrılan zamanın değeri vurgulandı
Europa Donna Türkiye-Meme Hastalıkları Koalisyonu Derneğince Roche İlaç Türkiye'nin katkılarıyla hayata geçirilen "Zaman Senden Yana" projesiyle meme kanserinde erken tanının önemine ve yenilikçi tedavilerin hasta yaşamına sağlayabileceği katkılara dikkat çekildi. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 17-18 Ekim tarihlerinde İstanbul Ataşehir'de bulunan bir AVM'de kurulan üç boyutlu deneyim alanında ziyaretçiler, bir meme kanseri hastasının gözünden
Europa Donna Türkiye-Meme Hastalıkları Koalisyonu Derneğince Roche İlaç Türkiye'nin katkılarıyla hayata geçirilen Zaman Senden Yana projesiyle meme kanserinde erken tanının önemine ve yenilikçi tedavilerin hasta yaşamına sağlayabileceği katkılara dikkat çekildi. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 17-18 Ekim tarihlerinde İstanbul Ataşehir'de bulunan bir AVM'de kurulan üç boyutlu deneyim alanında ziyaretçiler, bir meme kanseri hastasının gözünden tanı ve tedavi yolculuğuna tanıklık etti.
Dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, milyonlarca kadının ve ailesinin yaşamını etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuldu. Türkiye'de ise Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl yaklaşık 32 bin kadın meme kanseri tanısı alıyor. Erken tanının tedavi başarısında belirleyici rol oynadığı hastalıkta, bilimsel gelişmeler sayesinde hastalığın özelliklerine göre farklı tedavi seçeneklerinden yararlanılabiliyor. Bu gelişmeler, tedavinin klinik sonuçlarının yanı sıra hastaların günlük yaşamlarına etkisinin de daha fazla gözetilmesini sağlıyor.
Meme kanseri hastalarının deneyimlerine dikkat çekildi
Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken tanının önemine dikkat çekmek ve meme kanseri hastalarının tanı ve tedavi süreçlerindeki deneyimlerine yönelik toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirilen Zaman Senden Yana projesi, 17-18 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Ataşehir'de bulunan bir AVM'de ziyaretçilerle buluştu. Europa Donna Türkiye - Meme Hastalıkları Koalisyonu Derneği tarafından Roche İlaç Türkiye'nin katkılarıyla gerçekleştirilen projede, özel olarak hazırlanan deneyim alanı aracılığıyla ziyaretçilere hastaların yaşadığı süreçleri farklı bir perspektiften deneyimleme imkanı sunuldu.
Tanıdan tedaviye, zamanın değerini anlatan deneyim
Zaman Senden Yana projesi kapsamında hazırlanan deneyim alanında, üç LED ekran aracılığıyla görsel ve işitsel bir anlatım sunuldu. Yaklaşık 2,5 dakika süren filmde ziyaretçiler, bir meme kanseri hastasının gözünden tanı ve tedavi sürecine eşlik etti. Hastane koridorları, bekleme alanları, sağlık çalışanları ve saat sesleriyle başlayan anlatı, tedavi sürecinden günlük yaşamın değerli anlarına uzandı. Zaman Senden Yana mesajıyla ziyaretçilere sağlıklarını ertelememeleri ve meme kanseri konusunda bilinçli adımlar atmaları çağrısında bulunuldu.
Kadını meme kanseri tanısı aldığı andan itibaren desteklemeliyiz
Radyasyon onkolojisi uzmanı ve Europa Donna Türkiye - Meme Kanseri Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Serap Yücel, meme kanseri tanısı alındığı andan itibaren bir kadının hayatında her şeyin değiştiğini belirterek, Kadınlar, aile yaşamının merkezinde yer alıyor; çocukların, eşlerin ve aile içindeki pek çok sorumluluğun bir arada yürütülmesinde önemli bir rol üstleniyor. Ancak meme kanseri tanısı alıp tedavi sürecine başladıklarında hem kendilerine hem de tedavilerine ilişkin çeşitli endişe ve kaygılar yaşayabiliyorlar. Bu durum, aile içindeki dengeleri de etkileyerek yeni ihtiyaçları beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle meme kanseri tanısı alan kadınları yalnızca tedavi süreçlerinde değil, sosyal yaşamlarında, aile ilişkilerinde ve iş hayatlarında da desteklememiz gerektiğine inanıyoruz. Meme kanseri tanısı alan bir kadın, hayatını adeta bir film şeridi gibi gözünün önünden geçiriyor. Geçmişini, geleceğini ve bundan sonra neler yapması gerektiğini sorgulamaya başlıyor. İşte tam da bu noktada ona yalnız olmadığını, benzer deneyimlerden geçen başka kadınların da bulunduğunu hissettirmek istiyoruz. Tedavi sürecinin, kadınların aileleriyle geçirdikleri zamandan, sosyal yaşamlarından ya da emek vererek oluşturdukları kariyerlerinden mümkün olduğunca uzaklaşmadan ilerlemesini önemsiyoruz. Bu nedenle kadınların yalnızca tıbbi değil, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını da gözeten bütüncül bir destek yaklaşımına ihtiyaç duyuyoruz. Türkiye'de 25'inci yılımızdayız ve geride bıraktığımız bu süreçte çok şeyin değiştiğini görüyoruz. Özellikle son yıllarda kadınlar hem kendileri hem de meme kanseri hakkında çok daha açık konuşmaya başladılar. Bu değişim, 25 yıldır sürdürdüğümüz çalışmaların ne kadar değerli olduğunu gösterse de önümüzde hâlâ uzun bir yol var. Kadınların bir araya gelerek deneyimlerini paylaşabildiği, birbirlerinden güç alabildiği ve dayanışma içinde olabildiği bir ortam oluşturmayı önemsiyoruz. Amacımız, kadınların doğru tedaviye ulaşmalarını, hekimleriyle açık bir iletişim kurabilmelerini ve yaşadıkları kaygıları daha iyi yönetebilmelerini desteklemek. Geçmiş deneyimlerimizden ve birbirimizin hikâyelerinden güç alarak meme kanseri yolculuğunda hiçbir kadının kendisini yalnız hissetmemesi için çalışmaya devam ediyoruz dedi.
Zaman Senden Yana projesiyle ilgili bilgi de paylaşan Yücel, şunları söyledi:
Europa Donna Türkiye ve Roche İlaç Türkiye iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Zaman Senden Yana' projesiyle de meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmeyi amaçlıyoruz. Kadınlara, erken tanının yalnızca tedavi başarısı açısından değil, yaşamlarına ayırabilecekleri zamanı korumak açısından da ne kadar değerli olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Meme kanserinin erken evrede tespit edilmesi, tedavi seçeneklerinin artmasına, bazı hastalarda daha az yoğun tedavilerin uygulanabilmesine ve sağ kalım oranlarının yükselmesine katkı sağlayabiliyor. Biz de bu projeyle erken tanı konusunda farkındalığı artırmayı ve kadınların sağlıklarını önceliklendirmelerini teşvik etmeyi hedefliyoruz.
Meme kanserinde erken tanıyı çok önemsiyoruz
Tıbbı Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay ise, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğuna dikkat çekerek, Meme kanseri, hem dünyada hem de Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser türü. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konulurken Türkiye'de bu sayı yaklaşık 32 bine ulaşıyor. Bu nedenle meme kanserinde erken tanı büyük önem taşıyor ve özellikle Ekim ayı boyunca bu konuda farkındalığı artırmaya çalışıyoruz. Erken tanıdan kastımız, hastanın bir şikâyetle ya da eline gelen bir kitle nedeniyle hekime başvurmasından önce, henüz belirti vermeyen değişikliklerin mamografi taramalarıyla tespit edilmesi. Meme kanserinin erken evrede tespit edilmesi, tedavi başarısını artırırken bazı hastalarda daha az yoğun tedavilerle etkili sonuçlar elde edilmesine de imkan sağlayabiliyor. Bu nedenle kadınların yaşlarına ve bireysel risk faktörlerine uygun tarama programlarını aksatmamaları son derece önemli. Meme kanseri, tedavi alanında da önemli gelişmelerin yaşandığı hastalıklardan biri. Yeni tedavi seçenekleri ve teknolojiler sayesinde tedavi başarımız giderek artıyor. Bununla birlikte, tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde uygun hastalarda hastanede veya tedavi ünitesinde geçirilen süreyi azaltmak da mümkün hale geliyor. Bu da kadınların kendilerine, ailelerine, işlerine ve sosyal yaşamlarına daha fazla zaman ayırabilmelerine katkı sağlıyor. Artık yalnızca tedavinin başarısına değil, hastaların yaşam kalitesine de odaklanıyoruz. Meme kanseri tedavisinde yaşanan bu gelişmeleri, hastalarımızın hem sağlıkları hem de günlük yaşamları açısından son derece değerli buluyoruz ifadelerini kullandı.
Son yıllarda onkoloji alanında tıbbın diğer pek çok alanında olduğu gibi çok önemli gelişmeler yaşandı
Roche İlaç Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mahir Kurt, zamanının meme kanserinde en kritik unsurlardan biri olduğunu vurgulayarak, Zaman demek, tanı demek ve tanıda kazanılan zaman hastalığın gidişini, hastalığa verilen cevabı, tedavi sonuçlarını etkileyen bir faktör. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor. Erken tanı ise kişinin kendi meme sağlığına ilişkin farkındalığıyla başlıyor; kendi kendine meme muayenesi, düzenli hekim kontrolleri ve yaşa ve risk durumuna uygun taramalarla devam ediyor. Bu noktada erken tanı farkındalığın artırılmasını son derece değerli buluyoruz. Roche olarak biz de meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Europa Donna Türkiye'nin bu girişimine destek veriyoruz. Son yıllarda tıbbın pek çok alanında olduğu gibi onkoloji alanında da önemli gelişmeler yaşandı. Bu gelişmeler yalnızca tedavi etkinliğini ve başarı oranlarını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda hastaların tedavi sürecindeki deneyimlerini ve yaşam kalitelerini de olumlu yönde etkiliyor. Özellikle tedavi yöntemlerindeki yenilikler, uygun hastalarda tedavi için ayrılan sürenin azalmasına, böylece kişilerin kendilerine ve sevdiklerine daha fazla zaman ayırabilmelerine imkan sağlayabiliyor. Dolayısıyla yenilikçi tedavilerin sunduğu faydaları yalnızca tedavi başarısıyla sınırlı değerlendirmemek gerekiyor. Kadınların günlük yaşamlarına devam edebilmeleri, aileleriyle ve sevdikleriyle daha fazla vakit geçirebilmeleri ve kendilerine zaman ayırabilmeleri de bu gelişmelerin önemli bir parçasını oluşturuyor şeklinde konuştu.