Uzmanlar uyardı: Bursa'nın 7 şiddetinde deprem üretecek fay sistemi var
Osmangazi Belediyesi, Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında "Geçmiş ve Gelecek Bağlamında Bursa'da Deprem" paneli düzenledi. Uzmanlar, kentin jeolojik yapısını ve 1855 depremi gibi tarihsel verileri ele alarak hazırlıkların önemini vurguladı.
Osmangazi Belediyesi, Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında Geçmiş ve Gelecek Bağlamında Bursa'da Deprem paneli düzenledi. Uzmanlar, kentin jeolojik yapısını ve 1855 depremi gibi tarihsel verileri ele alarak hazırlıkların önemini vurguladı.
BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği'nin katkılarıyla Panorama 1326 Fetih Müzesi'nde düzenlenen panelde, Bursa'nın tarih boyunca yaşadığı depremler, kentin jeolojik özellikleri ve deprem riskine karşı alınması gereken önlemler ele alındı.
Akademik bilgi ve tarihsel verilerin ışığında gerçekleştirilen panel, Bursa'nın geçmişinden çıkarılacak derslerin geleceğin kent planlamasına ve afet hazırlıklarına nasıl katkı sağlayabileceğine ilişkin önemli değerlendirmelere sahne oldu.
Jeolojik Mirası Koruma Derneği Üyesi Prof. Dr. Hükmü Orhan'ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde, UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, Deprem, Mimarlık ve Bursa: Tarihsel Bir Perspektif başlıklı sunumuyla deprem olgusunu mimarlık ve Bursa'nın tarihsel gelişimi çerçevesinde değerlendirdi.
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, İnsan Yerleşimleri, Doğal Kaynaklar ve Jeolojik Miras başlıklı sunumunda insan yerleşimleri ile doğal çevre arasındaki ilişkiye ve jeolojik mirasın önemine değindi.
Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Deprem Tehlikesi Açısından Havza Biçen Faylar Arasında Bir Karşılaştırma başlıklı sunumunda fay sistemlerini deprem tehlikesi açısından ele alırken, Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Karahancı ise Gökmenzade'nin İşaretnüması'nda 1855 Depremi başlıklı konuşmasında Bursa'nın deprem tarihine ışık tutan tarihsel kaynakları değerlendirdi.
Uzman akademisyenler, sunumlarında Bursa'nın jeolojik yapısı, tarihsel depremleri ve deprem tehlikesi hakkında bilgi paylaşarak Bursalıların deprem konusunda bilinçlenmesine katkıda bulundu.
Panel kapsamında konuşmalar öncesinde gösterilen animasyon filmde, 1855 yılında Bursa'da meydana gelen depremin kentte yol açtığı yıkım gözler önüne serildi. Tarihsel depremin etkilerini görsel bir anlatımla aktaran film, Bursa'nın deprem geçmişini yeniden hatırlatırken afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini de ortaya koydu.
Bursa'nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen panel, kentin tarihsel ve jeolojik birikimini deprem gerçeğiyle birlikte ele alarak geçmiş deneyimlerin geleceğe aktarılmasına, deprem bilincinin güçlendirilmesine ve Bursa'nın afetlere karşı daha hazırlıklı bir kent olması yönündeki ortak değerlendirmelere katkı sağladı.
TARİH JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Çok önemli bir gün için bir arada olduklarını ifade eden Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, Bursa'nın kalbi olan Osmangazi'deyiz. Osmangazi Belediyesi, fethin 700'üncü yılına özel bir çalışma yürütüyor. Bir protokol dâhilinde odamızla birlikte, Bursa'nın fethinin 700'üncü yılında 'Bursa Depremi Konuşuyor' panelini düzenliyoruz. Tarih, jeoloji mühendisleri için çok önemli. Bunu bir örnekle açıklamak isterim. 1900'lü yıllardan öncesi tarihsel dönem olarak geçmekte, 1900 yılından sonrası ise aletsel dönem olarak kabul edilmektedir. Özellikle konuya deprem penceresinden baktığımızda bu şu anlama geliyor: 1900'lü yıllardan sonra nerede bir deprem oluyorsa depremin büyüklüğünü, derinliğini ve etki alanını net bir şekilde veri olarak işleyebiliyoruz. 1900 yılından önce aletsel ölçümler mümkün olmadığı için tarihsel kayıtlara bakıyoruz. Tarihte neler yaşandığını ortaya koyan yazıtlar, o döneme ilişkin tarihçilerin araştırmaları ve diğer ayrıntılar bizler için çok önemlidir. Bu panelin düzenlenmesinde emeği geçen başta Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın'a, AR-GE Müdürü Serkan Cebeci'ye, emeği geçen tüm ekibe ve kıymetli hocalarımıza teşekkür ederim. şeklinde konuştu.
BU PANEL ÖNEM VERDİĞİMİZ PROJELERDEN BİRİ
Düzenlenen panelin konusunun Bursa'da deprem olduğunu belirten Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu, 2026 yılını Bursa'da önemli bir yıl olarak başlattık. Bursa'nın fethinin 700'üncü yılı kapsamında bir seneye yayılan kutlama programı hazırladık. Bu kutlamaların sadece eğlence, yürüyüş ve festival etkinliklerinden ibaret olmaması; bilimi ve aklı da işin içine katarak Bursa ve Osmangazi'ye katkı sağlayacak, geleceğe bir miras bırakabilecek etkinlikler düzenlemek için gayret ettik. Bu panel de önem verdiğimiz projelerden biri. Başkanımız Erkan Aydın'ın göreve geldiği günden itibaren dile getirdiği bir konu var: 'Bilim ve akıl bizim önceliğimiz olacak.' Bu kapsamda birçok proje yürütüyoruz. Bu panel de değer verdiğimiz projelerden biri. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. ifadelerini kullandı.
BURSA'NIN JEOLOJİK MİRASININ NELER OLDUĞU BİLİNİYOR
Jeolojik Mirası Koruma Derneği olarak bu organizasyonun bir parçası olduklarını aktaran Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, Jeolojik miras, doğal mirasın bir parçasıdır. Jeolojik geçmişin belgelerini barındıran; fosil, kayaç, mineral ve yer şekilleri gibi doğal varlıklardan oluşur. Bunlar ancak uzmanlar tarafından tespit edilebilir. Bursa, büyük bir potansiyele sahip. Bursa'nın jeolojik mirasının neler olduğu ana hatlarıyla biliniyor ve bunlar yayımlandı. Bunlardan değerli sonuçlar çıkarmak ise karar vericilere ve Bursalılara kalmış belediyelerin bu tür çalışmalara öncülük etmesi çok sık görülen bir durum değil. Bu bakımdan Osmangazi Belediyesi'ni tebrik ediyorum. Jeolojik Mirası Koruma Derneği olarak bu organizasyonun bir parçasıyız. Bu nedenle, büyük bir heves ve memnuniyetle yürütülen bu çalışmalara katılıyoruz. Umarız belediyemiz, Bursa'nın zengin jeolojik mirasını değerlendirme fırsatı bulur. diye konuştu.
KESTEL YENİŞEHİR ARASI 1855 DEPREMİNDE KIRILMAMIŞ GÖZÜKÜYOR
Bursa'da 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip bir fay sistemi bulunduğunu belirten Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Türkiye Diri Fay Haritası'nda Bursa ve çevresindeki faylar, 1855 yılında gerçekleşen depremlere neden olan faylar kadar uzun değil. Bizim tespit ettiğimiz fay, tüm Bursa Ovası'nı boydan boya geçen bir fay. Bu fayın uzunluğu yaklaşık 94 kilometreyi buluyor. 1855 yılında bu fayın yaklaşık yarısının kırıldığı, tarihsel kayıtlardaki hasarların incelenmesiyle ortaya konuluyor. Bu rapor ve çalışmalarda, Susurluk'tan Kestel'e kadar uzanan bir sistemin kırılmış olması gerektiği belirtiliyor. Çünkü 1855 yılında iki deprem meydana gelmiş. Bize göre Kestel'den Yenişehir Ovası'nın iç kesimlerine uzanan bölüm ise 1855 yılında kırılmamış görünüyor. Bu noktada bazı hesaplamalar yapmaya başlıyorsunuz. Fayların yılda kaç milimetre yer değiştirdiği önemli; çünkü bu verilerle fay üzerinde biriken gerilmeyi hesaplıyorsunuz. Buna göre, 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip bir fay sistemimiz var. Üstelik bu fay, ovanın bir ucundan diğer ucuna kadar uzanıyor. Türkiye'nin farklı bölgelerinde de ovaları boydan boya geçen faylar bulunuyor. Ancak bunların varlığı genellikle deprem sonrasında ortaya konulmuş. Belirli bir büyüklüğe ulaşan depremler, yüzeyde kırılmalara neden olabiliyor ve fayın izi depremden sonra belirginleşebiliyor. Bursa'nın avantajı ise deprem gerçekleşmeden önce fayın ovanın içinde bulunduğunu biliyor olmamız. Bu bilgi doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. ifadelerini kullandı.
BURSA BİRİNCİ DERECE DEPREM KUŞAĞINDA
Depremin son derece önemli bir konu olduğunu ifade eden UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu, Osmangazi Belediyesi, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği'nin ortaklaşa düzenlediği panele katılarak bir sunum gerçekleştirdim. Bu vesileyle Bursa'yla ilgili pek çok konuyu daha ayrıntılı inceleme ve bu alanda çalışmalar yapma fırsatı buldum. Deprem çok önemli bir konu. Bu konunun disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınması nedeniyle organizasyonu düzenleyen belediyemize ve meslek odamıza çok teşekkür ediyorum. Ülkemizin her yeri birinci, ikinci ve üçüncü derece deprem bölgelerinde yer alıyor. Bursa da birinci derece deprem bölgesinde bulunuyor. Fay hatlarını değiştirme gibi bir lüksümüz olmadığı için depremlere hazırlıklı olmamız gerekiyor. Dolayısıyla en az can ve mal kaybıyla insanlarımızı ve binalarımızı korumak adına neler yapılabileceğini, tarihteki örnekleri de ele alarak bu panelde değerlendirme fırsatı bulduk. şeklinde konuştu.