Trabzon'da üretilen zırhlı bot özellikleri ile dikkat çekiyor
Trabzon'da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Abdullah Kanca Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Umut Yaşar Uzunali tarafından geliştirilen Modüler Zırhlı Kontrol Botu (MZKB), deniz güvenliği ve özel operasyonlarda kullanılmak üzere tasarlandı.
Trabzon'da Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Abdullah Kanca Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Umut Yaşar Uzunali tarafından geliştirilen Modüler Zırhlı Kontrol Botu (MZKB), deniz güvenliği ve özel operasyonlarda kullanılmak üzere tasarlandı.
Trabzon Tersanesi ve GEKATEK Mühendislik iş birliğiyle geliştirilen Modüler Zırhlı Kontrol Botu (MZKB), balistik korumalı yapısı ve olası batma durumunda gövdeden ayrılabilen ön kabiniyle dikkat çekiyor. Farklı görev ihtiyaçlarına göre dönüştürülebilen bot, personel güvenliğini ön planda tutan modüler tasarımıyla dikkat çekiyor.
İç ve kıyı sularda personel taşınması, deniz güvenliği ve özel operasyonlar için tasarlanan bot, EN 1063 BR6 ve EN 1522 FB6 seviyelerinde balistik koruma sağlayan yapıya sahip özelliğiyle dikkat çekti. Projenin özelliklerinden biri ise olası bir batma durumunda gövdeden ayrılarak düşük hızlarda bağımsız seyrini sürdürebilen ön kabin sistemi oldu. İhtiyaca göre farklı görevlerde kullanılabilecek şekilde tasarlanan botun arka kabini de acil müdahale ve ambulans konseptine dönüştürülebiliyor. Yaklaşık 11 metre uzunluğunda ve 3,2 metre genişliğindeki MZKB, 2 mürettebat ve 6 personel taşıma kapasitesine sahip. İki adet 300 beygir gücündeki motorla donatılan bot, 30,5 knot süratlerine çıkabiliyor.
Denizde de balistik koruma altında taşınma ihtiyacını düşündük
Projenin ortaya çıkış sürecini anlatan Dr. Umut Yaşar Uzunali, MKZB Modüler Zırhlı Kontrol Botu Projesi'ni 2020 yılında bir fikir olarak geliştirmeye başladık. Deniz ortamında da personelin bir noktadan başka bir noktaya balistik koruma altında güvenli şekilde taşınmasına ihtiyaç duyulabileceğini düşünerek yola çıktık. Yaklaşık 4-5 aydır seyir testlerini tamamladığımız botumuzu bu doğrultuda geliştirdik. Botun kabinleri monokok gövde yapısına sahip ve belirli bir balistik koruma sağlıyor. Projeyi benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, botun batması durumunda ön kabinin gövdeden ayrılarak su üzerinde kalabilmesini sağlayan mekanik bağlantı sistemi. Bu sistem için patent başvurusunda da bulunduk. Kabinin ayrılmadığı senaryolarda personel can salıyla tahliye olabiliyor. Ancak can salındaki personelin saldırılara açık hale gelebileceğini göz önünde bulundurarak ön kabini, olası bir batma durumunda su üzerinde kalabilecek şekilde tasarladık. İskele ve sancak taraflarında bulunan elektrik motorları sayesinde bot, düşük seyir hızlarında da görev yapabiliyor dedi.
Denizde personelin güvenli taşınmasının önemini daha net görüyoruz
Uzunali, ilgili komutanlıklarla yaklaşık üç aydır fikir alışverişinde bulunduklarını, gelecek geri bildirimlere göre çıkarma ve koruma senaryolarına yönelik farklı seçenekler geliştirmeyi planladıklarını belirtti. Uzunali, Projeyi geliştirmeye başladığımız 2020 yılında drone saldırıları ve insansız, patlayıcı yüklü deniz araçları bugünkü kadar yaygın değildi. Ancak gelecekte böyle bir koruma sistemine ihtiyaç duyulabileceğini öngördük. Temel amacımız Ar-Ge çalışmaları yürütmek ve ülkemize faydalı projeler geliştirmekti. Bugün gelinen noktada denizde personelin güvenli taşınmasının önemini daha net görüyoruz. Ukrayna-Rusya Savaşı'nda da bunun örnekleriyle karşılaşıyoruz. Düşük maliyetli dronlarla yük ve balıkçı gemileri hasara uğratılabiliyor, personel yaralanabiliyor veya saldırılar ölümle sonuçlanabiliyor. Bizim önceliğimiz, personelin denizde de güvenliğini sağlayarak zarar görmeden görev yapabilmesine katkıda bulunmak. Bot, farklı görev ihtiyaçlarına göre çeşitli donanımlarla yapılandırılabiliyor. Arka kabin ambulans tipine dönüştürülebilirken motorlara ve kabinlere drone saldırılarına karşı koruma sağlayan kafes sistemleri uygulanabiliyor. Yaklaşık üç aydır ilgili komutanlıklarla fikir alışverişinde bulunuyoruz. Gelecek geri bildirimler doğrultusunda çıkarma ve koruma senaryolarına yönelik farklı seçenekler sunmayı planlıyoruz. Botta iki adet 300 beygir gücünde dıştan takma motor bulunuyor. Testlerde 30,5 knot sürate ulaşarak hedeflerimizin üzerine çıktık. Gövde ve kabinlerin çelik yapıda olmasına rağmen bu sürate ulaşılması önemli bir sonuç oldu. Ürün geliştirme çalışmalarımızı Trabzon'daki tersanemizde sürdüreceğiz diye konuştu.
Hedef seri üretim ve ihracat
Trabzon Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı Kaptan İlyas Murtezaoğlu ise projenin ürün geliştirme ve seri imalat aşamalarında iş birliğine başladıklarını belirtti. Yurt içinden ve yurt dışından botun farklı modifikasyonlarına yönelik talepler aldıklarını aktaran Mürtezaoğlu, Umut Hocamız projeyi bugüne kadar önemli bir noktaya getirdi. Bundan sonraki süreçte ürün geliştirme ve seri imalat konusunda iş birliğine başladık. Projeyi birlikte yürüteceğiz. Hem yurt içinden hem de yurt dışından ürünün farklı modifikasyonlarına yönelik talepler aldık. Bu talepler doğrultusunda ürün tiplerini belirleyerek yakın zamanda seri imalata geçmeyi hedefliyoruz. Bu süreçte tersanemizin tüm imkanlarını kullanacağız. Üniversite-sanayi iş birliğine büyük önem veriyoruz. Yönetim kurulumuzun bu konudaki vizyonu oldukça net ve biz de bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Umut Hocamızla birlikte projeyi seri üretime taşıyacağız. Donanmamız kıta sahanlığımızı ve denizlerimizi koruyor. Biz de geliştirdiğimiz bu botla olası riskli durumlarda donanma personelimizin güvenliğine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Ayrıca tersanemizde donanmamızın gemilerine bakım ve onarım hizmeti sunabilmek için ciddi yatırımlar yapıyoruz. Projeyi gördüğümüzde büyük gurur ve heyecan duyduk. Neler yapabileceğimizi değerlendirerek bütün imkânlarımızı seferber etmeye karar verdik. Bunun ülkemiz adına önemli bir proje olacağına inanıyoruz. Geliştirilen botun donanmamızın yanı sıra Sahil Güvenlik ve emniyet teşkilatının ihtiyaçlarına da cevap verebileceğini düşünüyoruz. Ürüne yurt dışından da talepler geliyor. Projeyi uluslararası pazarlara taşıyarak ihracata katkı sağlamayı ve ülkemizi bu alanda önemli bir konuma getirmeyi hedefliyoruz ifadelerini kullandı.