"Nükleer tıp tanı ve tedavide kişiye özel yaklaşımın önemli bir parçası"
Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Emel Ceylan, nükleer tıp uygulamalarının hastalıkların tanı ve evrelemesinin yanı sıra uygun hastalarda tedavi süreçlerinde de önemli rol üstlendiğini söyledi. Özellikle kanser hastalarında kullanılan ileri görüntüleme ve hedefe yönelik tedavi yöntemlerinin, hastalığın biyolojik özelliklerinin değerlendirilmesine ve tedavi planının kişiselleştirilmesine katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Ceylan, "Nükleer tıp,
Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Emel Ceylan, nükleer tıp uygulamalarının hastalıkların tanı ve evrelemesinin yanı sıra uygun hastalarda tedavi süreçlerinde de önemli rol üstlendiğini söyledi. Özellikle kanser hastalarında kullanılan ileri görüntüleme ve hedefe yönelik tedavi yöntemlerinin, hastalığın biyolojik özelliklerinin değerlendirilmesine ve tedavi planının kişiselleştirilmesine katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Ceylan, Nükleer tıp, günümüzde hastalıkların tanısından tedavi yanıtının değerlendirilmesine ve uygun hastalarda tedavi uygulanmasına kadar sürecin farklı aşamalarında yer alıyor dedi.
Nükleer tıp, radyoaktif maddelerin tanı ve tedavi amacıyla kullanıldığı ve hastalıkların yalnızca anatomik yapısının değil, fonksiyonel ve metabolik özelliklerinin de değerlendirilmesine olanak sağlayan bir tıp alanı olarak biliniyor. Teknolojik gelişmelerle birlikte nükleer tıbbın tanı ve tedavideki kullanım alanları da genişliyor.
Hastalıkların biyolojik özellikleri hakkında bilgi veriyor
Nükleer tıp yöntemlerinin hastalıkların vücuttaki biyolojik davranışı hakkında bilgi sağladığını söyleyen Liv Hospital Ulus Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Emel Ceylan, Nükleer tıp görüntülemelerinde kullanılan radyofarmasötikler, hedeflenen doku veya hücrelerin özelliklerine göre seçiliyor. Bu sayede hastalığın yalnızca anatomik olarak nerede bulunduğunu değil, metabolik ve fonksiyonel özelliklerini de değerlendirebiliyoruz. Özellikle kanser hastalarında bu bilgiler tanı, evreleme, tedavi yanıtının değerlendirilmesi ve takip süreçlerinde önemli katkılar sağlıyor diye konuştu.
PET/BT tanı ve takipte önemli rol oynuyor
Başta onkolojik hastalıklar olmak üzere birçok farklı alanda kullanılan PET/BT görüntülemenin, hastalığın yayılımının değerlendirilmesine ve tedavi planlamasına katkı sunduğunu belirten Prof. Dr. Ceylan, PET/BT, bazı hastalıklarda tanı ve evreleme sürecinin önemli bir parçası olabiliyor. Bunun yanında tedavi sonrasında hastalığın tedaviye verdiği yanıtın değerlendirilmesinde de kullanılabiliyor. Ancak her hastada aynı görüntüleme yönteminin kullanılması söz konusu değil. Tetkikin hastanın klinik durumuna ve tıbbi gereksinimine göre planlanması gerekiyor şeklinde konuştu.
Nükleer tıp artık tedavinin de bir parçası
Nükleer tıbbın yalnızca görüntüleme amacıyla kullanılmadığını belirten Prof. Dr. Ceylan, hedefe yönelik radyonüklid tedavilerin uygun hastalarda önemli bir tedavi seçeneği olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Ceylan, Bazı radyofarmasötikler yalnızca hastalığın görüntülenmesinde değil, uygun hastalarda tedavi amacıyla da kullanılabiliyor. Hedeflenen hücrelere ulaşan radyonüklidler aracılığıyla tedavinin doğrudan hastalıklı dokulara yönlendirilmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşım, kişiye özel tedavi anlayışının nükleer tıp alanındaki önemli örneklerinden biri dedi.
Multidisipliner yaklaşım önem taşıyor
Nükleer tıp sonuçlarının hastanın genel klinik tablosu içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Ceylan, özellikle kanser hastalarında farklı uzmanlık alanlarının birlikte karar vermesinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Ceylan, Nükleer tıp, hastalıkların tanısından tedavi yanıtının değerlendirilmesine ve uygun hastalarda tedavi uygulanmasına kadar sürecin farklı aşamalarında yer alıyor. Özellikle kanser tedavisinde nükleer tıp, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, cerrahi ve diğer ilgili branşlarla birlikte multidisipliner yaklaşımın önemli bir parçası. Teknolojik gelişmeler sayesinde önümüzdeki dönemde daha hedefli görüntüleme ve tedavi seçeneklerinin kullanımının artacağını düşünüyoruz ifadelerini kullandı.