'Nadir Toprak Elementleri Çalıştayı', bilim dünyasını Kütahya'da buluşturdu
Türkiye Bilimler Akademisi ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Türkiye'de ve Dünya'da Geçmişten Geleceğe Nadir Toprak Elementleri" başlıklı çalıştay, akademi, kamu ve sanayi temsilcilerini Kütahya'da bir araya getirdi. Çalıştayda, enerji, savunma sanayi, yüksek teknoloji üretimi ve sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik öneme sahip nadir toprak elementleri tüm yönleriyle ele alındı.
Türkiye Bilimler Akademisi ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen Türkiye'de ve Dünya'da Geçmişten Geleceğe Nadir Toprak Elementleri başlıklı çalıştay, akademi, kamu ve sanayi temsilcilerini Kütahya'da bir araya getirdi. Çalıştayda, enerji, savunma sanayi, yüksek teknoloji üretimi ve sürdürülebilir kalkınma açısından stratejik öneme sahip nadir toprak elementleri tüm yönleriyle ele alındı.
DPÜ Rektörlük Kırmızı Salon'da gerçekleştirilen çalıştayın açılış programına Kütahya Valisi Musa Işın, DPÜ Rektörü Süleyman Kızıltoprak, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Ahmet Tekin, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Mehmet Kul, Uşak Üniversitesi Rektörü Ahmet Demir, TÜBA Başkanı Muzaffer Şeker, Eti Maden Genel Müdür Yardımcısı Derya Maraşlıoğlu, TÜBA Bilim Kurulu üyeleri, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Nadir toprak elementlerinin stratejik önemi vurgulandı
Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜBA Nadir Toprak Elementleri Çalışma Grubu Yürütücüsü Zafer Evis, nadir toprak elementlerinin toplam 17 elementten oluştuğunu belirterek bu elementlerin tarihi süreç içerisinde nasıl sınıflandırıldığını anlattı. Evis, günümüzde yüksek teknoloji ürünlerinin üretiminde kritik rol üstlenen bu elementlerin çıkarılması, işlenmesi ve çevresel etkileri hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verdi. Çalıştayın düzenlenmesine katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Evis, Türkiye'nin bu alandaki potansiyelinin bilimsel çalışmalarla daha da güçleneceğini ifade etti.
DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ise üniversitenin böylesine önemli bir bilimsel etkinliğe ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Nadir toprak elementlerinin günümüz teknolojilerinin vazgeçilmez ham maddeleri arasında yer aldığını vurgulayan Kızıltoprak, elektrikli araçlardan yenilenebilir enerji sistemlerine, savunma sanayisinden elektronik cihazlara kadar pek çok alanda kullanılan bu stratejik kaynakların bilimsel açıdan değerlendirilmesinin Türkiye'nin kalkınma hedefleri açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker konuşmasında, nadir toprak elementlerinin günümüzde ülkelerin ekonomik ve teknolojik güç yarışında belirleyici faktörlerden biri haline geldiğini belirtti. Bu elementlere sahip ülkelerin küresel ölçekte önemli avantajlar elde ettiğini ifade eden Şeker, Türkiye'nin sahip olduğu doğal kaynakların bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Şeker, çevresel hassasiyetlerin gözetilerek yürütülen çalışmaların ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, oluşturulan bilimsel çalışma gruplarının Türkiye'nin doğal kaynaklarını katma değere dönüştürmek için yoğun çaba gösterdiğini söyledi.
Vali Işın: Kütahya, Türkiye'nin maden şehirlerinden biri
Kütahya Valisi Musa Işın da konuşmasında Kütahya'nın sahip olduğu zengin maden rezervleriyle Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Nadir toprak elementlerinin gelecekte dünya siyasetini ve ekonomik dengeleri etkileyebilecek stratejik kaynaklar arasında yer aldığını ifade eden Işın, Türkiye'nin bu alandaki potansiyelinin doğru planlamalar ve bilimsel çalışmalarla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kütahya'nın birçok önemli mineral ve madenin çıkarıldığı bir şehir olduğuna dikkat çeken Işın, bu tür bilimsel organizasyonların hem şehrin hem de ülkenin gelişimine katkı sağlayacağını belirterek çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Açılış programının ardından başlayan ilk oturumda, Prof. Dr. Zafer Evis nadir toprak elementlerinin temel özellikleri ve kullanım alanlarını anlattı. Dr. Belma Soydaş Sözer, Türkiye'nin nadir toprak elementleri alanındaki Ar-Ge ekosistemini ve üretim vizyonunu değerlendirirken, Eti Maden Genel Müdür Yardımcısı Derya Maraşlıoğlu kurumun nadir toprak oksitleri üzerine yürüttüğü çalışmaları katılımcılarla paylaştı.
Dr. Orkun Hasekioğlu, TÜBİTAK tarafından yürütülen araştırma ve destek programlarını aktarırken, Prof. Dr. Abdülkerim Yörükoğlu ise Türkiye'nin mevcut durumunu ve gelecekteki üretim potansiyelini değerlendirdi.
Prof. Dr. Mustafa Kumral başkanlığında gerçekleştirilen ikinci oturumda ise Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker üniversitelerinde yürütülen çalışmaları anlattı. Prof. Dr. Hasan Göçmez nadir toprak elementlerinin teknoloji alanındaki uygulamalarını açıklarken, Sait Uysal küresel güç mücadelesinde Çin ve ABD arasındaki rekabette nadir toprak elementlerinin rolünü ele aldı. Prof. Dr. Haydar Yalçın ise konunun ekonomik ve bibliyometrik boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Üretimden savunma sanayisine kadar geniş bir perspektif
Doç. Dr. Metin Özgül başkanlığında gerçekleştirilen üçüncü oturumda, Prof. Dr. Mehmet Kul hidrometalurjik üretim yöntemlerini ve bu süreçlerde karşılaşılan teknik zorlukları anlattı. Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, nadir toprak elementlerinin zenginleştirilmesinde kullanılan katı faz ekstraksiyon tekniklerine değinirken, Dr. Öğr. Üyesi Buse Tuğba Zaman analiz süreçlerinde yüksek doğruluk ve hassasiyet sağlayan yöntemler hakkında bilgiler verdi.
Çalıştayın son gününde gerçekleştirilecek oturumlarda ise yeni nesil termoelektrik malzemeler, metal alasımlar, elektrooptik sistemler, piezoelektrik malzemeler, jeotermal kaynaklar ve atıklardan nadir toprak elementlerinin geri kazanımı gibi konular uzman isimler tarafından ele alınacak.
Türkiye'nin nadir toprak elementleri vizyonuna katkı
Toplam beş oturumda 23 bildirinin sunulacağı çalıştayın, Türkiye'nin nadir toprak elementleri alanındaki bilimsel bilgi birikiminin artırılması, üniversite-sanayi iş birliklerinin güçlendirilmesi ve yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Akademisyenler, kamu kurumları ve sektör temsilcilerini aynı platformda buluşturan çalıştay, Türkiye'nin stratejik madenler alanındaki gelecek vizyonuna ışık tutan önemli organizasyonlardan biri olarak değerlendiriliyor.