Jeotermalde yeni dönem... EGS teknolojisi enerji maliyetlerini ve emisyonları düşürebilir
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, geliştirilmiş jeotermal sistemlerin (EGS) temiz enerji dönüşümünde kritik rol oynayacağını belirterek, teknolojinin enerji maliyetlerini azaltırken enerji güvenliğine de önemli katkı sağlayacağını söyledi.
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, geliştirilmiş jeotermal sistemlerin (EGS) temiz enerji dönüşümünde kritik rol oynayacağını belirterek, teknolojinin enerji maliyetlerini azaltırken enerji güvenliğine de önemli katkı sağlayacağını söyledi.
İSTANBUL (İGFA) - Orta Doğu'da yaşanan sıcak çatışmaların enerji arzı üzerindeki etkileri, ülkeleri yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeye zorlarken, gözler jeotermal enerjide yeni nesil teknolojilere çevrildi. Bu kapsamda öne çıkan Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS), fosil yakıtlara bağımlılığı azaltabilecek önemli çözümler arasında gösteriliyor.
Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, EGS teknolojisinin geleneksel jeotermal santrallerden farklı olarak yerin yaklaşık 8 kilometre derinliğindeki çatlak kayaçlara sıvı enjekte edilmesi ve elde edilen ısının elektrik üretiminde kullanılması prensibine dayandığını belirtti.
Kındap, bu sistem sayesinde jeotermal enerjinin kesintisiz üretim avantajının daha geniş alanlarda kullanılabileceğini ifade ederek, yenilenebilir enerji kaynaklarının ihtiyaç duyduğu depolama ve iletim altyapısı gereksiniminin önemli ölçüde azaltılabileceğini söyledi.
STANFORD ARAŞTIRMASI DİKKAT ÇEKTİ
Kındap, Stanford University tarafından yürütülen ve sonuçları Nisan ayında yayımlanan araştırmanın, EGS teknolojisinin temiz enerjiye geçiş sürecinde ihtiyaç duyulan dev altyapı yatırımlarını azaltabileceğini ortaya koyduğunu aktardı. Araştırmaya göre EGS, enerji güvenliğini artırırken hava kirliliğinin azaltılmasına da katkı sağlıyor.
Türkiye'nin dünyanın önemli jeotermal potansiyeline sahip ülkeleri arasında bulunduğunu vurgulayan Kındap, enerji teknolojileri geliştirme konusunda daha aktif olunması gerektiğini belirtti. Kındap, Türkiye'nin EGS teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasında öncü ülkeler arasında yer almasının stratejik önem taşıdığını ifade etti.
ENERJİ MALİYETLERİNDE YÜZDE 60'A VARAN DÜŞÜŞ
EGS'nin rüzgâr, güneş, hidroelektrik ve batarya sistemleriyle entegre çalışabilen güçlü bir yenilenebilir enerji çözümü olduğuna dikkat çeken Kındap, yapılan analizlerde elektrik arzının yalnızca yüzde 10'unun EGS tarafından karşılandığı senaryoda karasal rüzgâr kapasitesi ihtiyacının yüzde 15, güneş enerjisi kapasitesinin yüzde 12 ve batarya depolama ihtiyacının yüzde 28 oranında azaldığının görüldüğünü söyledi.
Araştırmalara göre temiz enerji senaryolarında yıllık enerji maliyetlerinin mevcut fosil yakıt kullanımına kıyasla yaklaşık yüzde 60 oranında düştüğünü belirten Kındap, sağlık ve iklim maliyetlerinin de hesaba katılması halinde toplam toplumsal maliyetlerde yaklaşık yüzde 90'lık bir azalma sağlanabileceğini kaydetti.
Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla hızla büyüyen veri merkezlerinin enerji ihtiyacına da değinen Kındap, EGS'nin kesintisiz elektrik üretme kabiliyeti sayesinde bu alanda önemli bir çözüm olarak değerlendirildiğini söyledi. Teknolojinin önündeki en büyük engelin maliyet olduğunu belirten Kındap, bilimsel çalışmaların sondaj teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde 2035 yılına kadar maliyetlerin önemli ölçüde düşebileceğine işaret etti.